Siyah İnci

Anna Sewell
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Bu kitabın bende yeri çok ayrı hayvanlara yapılan eziyetleri içselleştirmiş bir birey olarak çok etkilendiğim özüterek okuduğum bir kitap oldu .Sonra anneme de okutturdum kitabı , çocuk kitabı kızım atlar konuşup duruyor deyip bıraktı.Bu kitabı bu yıl içerisinde okudum bu arada arkadaşlar .Oysa bende derin bir huzur bıraktı ben çok sevdim , öneririm
1000Kitap
Siyah İnciAnna Sewell · Kenta Yayınları · 201011,9bin okunma
Kitap incelemesi
8/10
·176 syf.··
2024 57. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 15:08
Öncelikle 8 puan vermem kimseyi aldırmasın çünkü okuduğum 10 puanlık kitaplarla kıyaslayıp veriyorum puanı. Kitabın içeriği hakkında hiçbir fikrim yoktu, ilk sayfada kitabın bir at hikayesi olduğunu görünce şaşırdım açıkçası. Kitap oldukça akıcıydı ve kısa sürede bitirdim. Sanki gerçekten bir at konuşmayı ve yazmayı öğrenmiş de bu kitabı yazmış gibiydi. Hikayesi, konusu oldukça güzel: Hem iyi ve bilgili at sahipleri olunca işlerin ne kadar iyi olduğunu hem de tam tersi şekilde kötü ve bilinçsiz at sahipleri olunca işlerin ne kadar acımasız ve zalimce olduğunu gösteriyor. Kitabın mutlu bir sonla bitmesi hoştu, Zencefil'in sonu gibi bir sonla karşılaşmamak güzeldi.
1000Kitap
Siyah İnciAnna Sewell · Kenta Yayınları · 201011,9bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2023 47. kitabı
Siyah İnci Aranızda çizgi film izleyenler var mı, bilmiyorum. Hani orada atlar konuşuyor. Acılarını, sevinçlerini, hüzünlerini, neşelerini anlatıyor. Gerçek hayatta ise hepimiz biliyoruz. Atların çizgi filmlerdeki gibi konuşup dilleri olmadığını.. Hoş.. Dilleri olsa bizlere neler anlatırlardı acaba ? Hiç düşündük mü? Eminim konuşsalardı.. Siyah İnci gibi sabit mengene kayışı ve suluk zincirinden çektiği acıları bize bir bir anlatırlardı. Gerçi bunlarla kalsalar iyi.. Kendi ağırlıklarından katbekat daha ağır yük ve yolcu arabaları taşımalarından, seyislerinin onları düzenli beslemediğinden veya nalları çıktığında toynakları arasına sıkışan taş parçalarından, sırtlarında her defasında şiddetle şaklayan kırbaçtan, kendilerine kötü muamele edilmesinden tutun, gözyaşlarını hep içlerine akıttıklarından bahsedelerdi sanırım. İşte Siyah İnci, atlara kötü muamele edenler ve zorluklar karşısında pes etmeyen, umudu olan, yenilmez bir at. Hikaye bu ya.. Kitapta geçenler de onun yaşadıkları.. Keyifli okumalar diliyorum.. ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okur
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Biz Ne Ara Bu Kadar Kötü Olduk?
Puan vermedi·248 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 23:01
Canım Siyah İnci’mmm… Bu cümleyi nerede duyduğumu tam olarak bilmiyorum. Bir incelemede mi, bir yorumun satır arasında mı karşıma çıktı, hatırlamıyorum. Ama bir kitap hakkında böyle konuşulabilir mi diye düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. Bir romana değil de, sanki yaşayan bir şeye seslenir gibi yazılmıştı. İşte o hitap, Siyah İnci’yi benim için sıradan bir okuma olmaktan çıkarıp merak ettiğim, dokunmak istediğim bir şeye dönüştürdü. Ocak ayı için kendime özenle hazırlanmış bir okuma listem vardı aslında. Planlı, düzenli, ayın ruhuna göre seçilmiş kitaplardan oluşan bir liste. Ama ben hiçbir zaman listelere birebir uyan bir okur olmadım. Kitaplarla ilişkim çoğu zaman bir plana değil, bir çağrıya dayanır. Siyah İnci de böyle geldi bana. Sırasını beklemedi, listedeki yerini önemsemedi. Doğrudan elime düştü. Anna Sewell’in Siyah İncisi, bir atın gözünden anlatılan bir yaşam hikâyesi. Ancak bu tanım kitabı açıklamak için yetersiz kalıyor. Çünkü anlatılan yalnızca bir hayvanın başına gelenler değil; insanın gücü elinde bulundurduğunda nasıl dönüştüğü, merhameti nasıl unuttuğu ve şiddeti nasıl sıradanlaştırdığı. Siyah İnci’nin sesi yüksek değil. İtiraz etmiyor, hesap sormuyor. Sadece yaşadıklarını anlatıyor. Ve belki de tam bu yüzden insanın içine daha çok işliyor. Kitap boyunca kötülük büyük ve dramatik sahnelerle değil, gündelik ihmallerle karşımıza çıkıyor. Bir kırbaç kadar, bir ilgisizlik de can yakabiliyor. Bir bakışın eksikliği, bir anlayışın yokluğu, bir canlıyı yalnızca “iş gördüğü” sürece değerli saymak… Sewell okuru suçlamıyor, parmak sallamıyor. Sadece gösteriyor. Ve bu gösterme hâli, çoğu zaman bağırmaktan çok daha sarsıcı. Ben okudukça düşündüm: Biz ne ara bu kadar kötü olduk? Hayvanların toplanmasını isteyecek kadar, önlerinden geçip giderken bir kap suyu, bir
1000Kitap
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
İnci’nin Otobiyografisi/ [Spoiler barındırır..]
Puan vermedi·248 syf.··
2025 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 15:50
Hikayenin kahramanı Siyah İnci, toynağının birinde beyaz leke, alnında şirin beyaz bir yıldız olan iyi yetiştirilmiş iyi huylu bir attır. 4 yaşında By Gordon’un çiftliğine getirilir. Arkadaşlarından Şenbacak, gür yeleli, kalın kuyruklu, küçük, şişman gri bir Midilli olan küçük hanımların bindiği attır. Konuşması sırasında Siyah İnci’ye; iyi huylu, ısıran bir at olmamasını temenni ederken ilerden uzun boylu, kestane donlu, uzun güzel boyunlu bir kısrak Zencefil uzanır ve onu yerinden ettiğini söyler. Zencefil, kötü bir ısırma ve dişleme huyu olan attır. Hikayede atların birbiriyle konuşmaları, sürekli olarak at tacirleri tarafından satın alınmaları bunun sonucu olarak gerek hırsızlarla karşılaşıp yemlerinden çalınıp güçten düşmeleri gerek ayyaşların dikkatsizliği yüzünden nalını düşüren atın tırnağına taş girip kaza yapması gerek modaya uysun diye başları dik durması için sabit mengene kayışı takılıp zorlanmaları gerekse ağır yükler taşıması sebebiyle düşmeleri yer alıyor. Zaman zaman iyi insanlara denk geldikleri görülüyor. Ferahlatıcı yiyecekler yedikleri, aydınlık ahırlarda kaldıkları da oluyor… Ben bu hikayede en çok İnci yerine yan karakter olan Zencefil’i sevdim ve onunla daha çok bağ kurdum.. Çünkü o hakkını arayan bir at.. Kötü davranıldığında ısırma ve dişleme huyu var..Sahibini cezalandırıyor. İnci gibi uysal değil.. By Gordon’un karısı hastalanınca atları satarlar çiftlikte yalnız Şenbacak kalır. Bir süre birlikte olan Zencefil ve İnci de bir gün ayrılmak zorunda kalırlar.. Aradan epey zaman geçince bandonun konser verdiği parkta cansız gözlerinde umutsuz bakışlı, yaşlı, yıpranmış,ciğerleri kötüleşmiş Zencefil’le karşılaşır İnci. Verdikleri parayı çıkarmak istedikleri için sahipleri sürekli çalıştırmıştır.Bir süre sonra içine göçmüş gözler ve cansız
Alıntı
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Siyah İnci Kitap İncelemesi:
10/10
·113 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 01:03
İlk defa bir klasiğin incelemesini yazıyorum ve çok heyecanlıyım. Açıkçası bu klasiğin konusundan çok bize verdiği mesajlar ve öğütler çok güzeldi bana göre. Kitabımız bir fabl. Baş karakterimiz olan kişi bir at. Biz bu atın ağzından okuyoruz bütün hikayeyi. Atımızın adı da Siyah İnci ve kitabın ismi de buradan gelmiş zaten. Kitabın konusu: Aslında kitabımız o kadar olaylı değil zaten yaklaşık 100 sayfa kadar bu yüzden konusundan çok kısa olarak bahsedeceğim. Bu kitap bize adı Siyah İnci olan bir atın hayatını anlatıyor. Kitapta Siyah İnci'nin bazı sahiplerinin çok kötü olduğunu bazı sahiplerinin ise çok iyi olduğunu okuyoruz. Aynı zamanda Siyah İnci'nin yaşadığı zorluklarını ve mutluluklarını da okuyoruz. Benim bu kitapta en çok sevdiğim şey kitabın ana fikriydi. O yüzden biraz bundan bahsedeyim. Kitabımızda hayvanlarla ilgili birçok şeye değinilmiş ben de bunların arasından kitapta en çok değinilen konuları söyleyeceğim. -Hayvanlara yapılan zulümler. -İnsanların sırf modaya ayak uydurmak için o zamanlar atlara taktığı sabit mengene kayışı takmanın atların canını nasıl acıttığı. -İnsanların atları gereksiz yere kırbaçlayıp onlara eziyet ettiklerinde atların neler hissettikleri. Gibi birçok konuyu ele almış yazarımız. Ben bu kitabı herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu kitapta hayvanların özellikle de atların, insanların davranışları karşısında nasıl hissettiğini anlayabiliriz. Gerçekten insanları hayvanlara ve özellikle de atlara karşı duyarlı yapabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim elimde kısaltılmışı vardı. Bu yüzden kalınını almadım. Ama ileride kalınını da alıp okumayı çok istiyorum. Benim size tavsiyem kalınını almanız. Hem zaten kalın dediğim de 200 sayfa civarında. Gerçekten beğendiğim bir kitaptı. Ki ben klasik okurken sıkılan ve
Edebiyat
Siyah İnciAnna Sewell · İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,9bin okunma
8/10
·184 syf.··
2024 58. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 21:41
Siyah İnci, bir ( at ) baş kahramanı... Hayvan çiftliği gibi hayvanların, dilinden anlatılan bu eser; gayet yerinde ve insanın düşünmesi gereken mesajları dile getiriyor... Hiç düşündünüz mü? Hayvanlara yaptığımız her davranışın eylemin onlarda nasıl bir davranış sergileyeceğini... süsledik onları, farklı (modernizm) adını verdiğimiz, canlarını acıtan eylemleri, sırf dış görünüşü istediğimiz gibi olsun diye onlara yaptığımız durumların onlarda neler hissettiğini, neler yaşadığını düşündük mü? Sizin hangi iyiliğin cennete götüreceğini bilemezsiniz...hangi kötülüğün cehenneme götüreceğini de... Bir at ın doğası, köpek, kedi vs...bilmeden, anlamadan, onları yetiştirmeye çalışmak mantıklı değil, bu yüzden hangi hayvan olursa olsun, onun doğasına uygun eylemler gerçekleştirmeliyiz, kendi zevkimiz ve çıkarımız için değil... Onlar yaratıcının sessiz kulları...kendine, insana yakıştığı gibi davran... hayvanları sevmeyen, değer vermeyen, insana değer verebilir mi? .........Herkese Keyifli Okumalar Dilerim.........
Siyah İnciAnna Sewell · Kapra Yayıncılık · 202011,9bin okunma
Sadece Bir At Değil, Bir Dost: Siyah İnci'nin Ruhu Bize Dokunuyor
9/10
·248 syf.··
2024 90. kitabı
Anna Sewell'in "Siyah inci" adlı eseri, sadece bir atın hikayesini anlatan sıradan bir roman değil, aynı zamanda hayvan refahı, empati ve sevginin gücü üzerine dokunaklı bir meditasyondur. Hikaye, Siyah İnci adında bir atın gözünden anlatılıyor ve doğumundan ölümüne kadar uzanan zorlu yaşam yolculuğunu takip ediyor. Siyah İnci, ilk yıllarını sevgi dolu bir ailenin yanında geçirir. Doğanın güzelliği ve özgürlüğü içinde koşmaktan huzur bulur. Fakat bu masum mutluluk sonsuza kadar sürmez. Bir gün, Siyah İnci acımasız bir at satıcısına satılır ve bu andan itibaren hayatı alt üst olur. Satıcıdan sonra Siyah İnci, farklı farklı sahiplerin elinden geçer. Bazıları ona nazik davranırken, kimileri onu acımasızca sömürür. Siyah İnci, her yeni sahiple birlikte insanlığın hem en iyi hem de en kötü yönlerini deneyimler. Sevginin şefkatini ve zulmün vahşetini tadar. Roman boyunca Siyah İnci, sadece kendi acılarını değil, diğer atların da yaşadığı zorlukları dile getirir. Kötü muamele gören, aşırı çalıştırılan ve ihmal edilen atların sessiz çığlıklarını okura duyurur. Bu sayede Siyah İnci, sadece bir atın hikayesinden öte, hayvanlara karşı sorumluluklarımızı ve onlara karşı daha şefkatli olmamız gerektiğini anlatan bir ahlaki öyküye dönüşür. Sewell, Siyah İnci'yi tasvir ederken sadece fiziksel güzelliğine odaklanmaz. Aynı zamanda onun zekasını, duygularını ve ruhani derinliğini de ustalıkla resmeder. Siyah İnci, sadece bir hayvan değil, aynı zamanda umut, dayanıklılık ve sevginin somutlaşmış halidir. her yaştan okurun kalbine dokunacak ve onları derinden etkileyecek bir eserdir. Hayvanlara karşı bakış açımızı değiştirmeye ve onlara karşı daha duyarlı olmamızı sağlamaya yetecek güce sahiptir. Bu kitap, sadece bir kez okunup unutulacak bir roman değil, yıllar sonra bile zihnimizde
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
5/10
·224 syf.·
2024 113. kitabı
..SİYAH İNCİ.. İlk kez okuduğum bir yazardır kendileri. Amacının, "insanları atlara şefkat ve sevgi göstermeye, anlayışlı davranmaya teşvik etmek" olduğunu belirtmiştir. Bu kitabı okuduğumuzda aslında normal bir kitapmış gibi görünen fakat sayfa ilerledikçe ve o iç seslere tanık oldukça aslında bir duygunun sadece biz insanlarda değil bildiğimiz üzere hayvanlarda da olabileceğini bizlere hissetirmenin yanında bir atın gördüğü kötü muameleler ve davranılan kaba saba, düşüncesiz hareketlerin onlarda ne gibi bir yankı uyandırdıklarına da şahit olmaktayız. Evet, konuşamıyorlar lakin bu onların üzülmedikleri, sevinmedikleri, ya da incinmedikleri anlamına gelmez. Evet onlar da bir can sahibi tabi ki incinecekler de sevinecekler de. Onlara yapılan her bir ufacık dahi olsa zulüm aslında kendimize yaptığımız bir çirkin yansımadan başka bir şey değildir (Bence). Evet 'çirkin bir yansıma' biz kendimizi nasıl görürsek onları da öyle görürüz. Kendi iç dünyamızda hepimizin çokça kıymet verdiği kalbimizin nimeti ne kadarsa aslında onlara da o minvalde yaklaşabiliriz. Oldukça akıcı bir kitap, açıkçası ilk başlarda birazcık sıkıcı gelmişti lakin Siyah İnci ile birlikte o duygulara eşlik etmeye başlayınca bir o kadar da duygu dolu ilerledim. Bazen bir insanı, bir hayvana nasıl davrandığını bile gözlemleyerek onun ne minvalde bir insan olduğunu anlayabiliriz diye düşünüyorum. Çünkü, aslında dokunuşu, kullandığı sözleri, ve bakışındaki o merhamet duygusu ne kadar güçlü ve derunîyse bizlere de o kadar geçer. Bu düşüncelerimin yanı sıra kitabın hepimize kulağa küpelik bir alıntısı ile bitirmek isterim. "...başkaları bize nasıl davransın istiyorsak, biz de başkalarına öyle davranmalıyız." Keyifli okumalar..
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Siyah İnci
Puan vermedi·248 syf.··
2023 170. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2023 17:30
Ilk öncelikle kitabı daha önce hiç duymamıştım, yazarını da hiç bilmiyordum. Roman, her ne kadar çocuklar için olsa da büyüklerin de okuması gereken bir kitap bana göre. Kitabın içeriğine geçecek olursak yazar, atlara olan düşkünlüğünü, sevgisini ve empatisini çok güzel bir şekilde ifade etmiş. Olayları bir hayvanın gözünden görmek, onların neler yaşadıklarını, neler çektiklerini, nasıl hissettiklerini anlamamızı sağlıyor. Sağlamakla da kalmıyor insanların hayvanlara karşı olan zalimliğini, vicdansızlığını gözler önüne seriyor. Her ne kadar konuşmasalar da ya da duygularını ifade edemeseler de onların da biz insanlar gibi bir şeyleri hissettiklerini, sevilip sevilmediklerini anladıklarını tekrardan hatırlamamız gerektiğini vurguluyor. Kitabın ortalarına doğru aklıma Nietzsche'nin İtalya'da bir ata eziyet edildiğini görüp, ata ağlayarak sarılması ve bu olay sonrasında aklî dengesini kaybetmesi geldi.(Bu konunun işlendiği "Torino atı" diye bir film var izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.) İnsanlar olarak gün geçtikçe karşımızdaki her türlü canlıya karşı empati duygumuz köreliyor. Bize gücü yetmeyen her şey üzerinde bir hâkimiyet kuruyoruz. Karşımızdaki insan olsun, hayvan olsun ya da herhangi bir canlı olsun her türlü eziyeti, şiddeti ve zulmü uyguluyoruz. Dilerim ileriki zamanlarda kendimizi bu konuda sorgulayacağımız günler olur. Bu arada okumanızı tavsiye ederim.
İnsanlar ve Duygular
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma

Yazar Hakkında

Anna SewellYazar · 3 kitap
Anna Mary Sewell İngiltere'nin Norfolk Bölgesi'ndeki Great Yarmouth'da Religious Society of Friends mezhebine bağlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Isaac Phillip Sewell (1793–1879), annesi Mary Wright Sewell (1798–1884) ise çocuk kitapları yazan başarılı bir yazardır. Philip adında bir erkek kardeşi olan Anna Sewell, büyük ölçüde evde eğitim gördü. On iki yaşında iken, ailesi Stoke Newington'a taşındılar ve Sewell ilk kez burada okula gitti. İki yıl sonra, okuldan eve giderken yere düştü ve iki ayak bileği de ciddi bir şekilde sakatlandı. 1836 yılında babası, o bölgenin ikliminin iyileşmesinde yardımcı olacağını düşünerek, Brighton'da bir iş aldı. Buna rağmen, sakatlığının yanlış tedavisinin de sonucu olarak, yaşamının bundan sonraki kısmında Anna bir koltuk değneği olmadan uzun süre ayakta duramıyor ve yürüyemiyordu. Daha fazla hareketlilik için, sık sık atlı arabaları kullanıyordu. Bu sayede atlara büyük sevgi duymaya başladı ve hayvanlara daha iyi muamele için endişe duydu. Bu süre içinde, Anna ve annesi Society of Friends'den ayrıldı ve İngiltere Kilisesi'ne katıldı, ama ikisi de evanjelik çevrelerinde aktif kaldı. Annesi dini bağlılığını en çok evanjelik çocuk kitapları yazarak gösterdi. Bu kitapları Anna yayına hazırlanmasında yardımcı oldu. Avrupa'da sağlığını geliştirmek isterken, Sewell çeşitli yazarlar, sanatçılar ve filozoflar'la tanıştı ve daha önce hiç tanımadığı düşüncelere bu sayede ulaştı. Sewell'in basılı tek eseri "Siyah İnci"'yi, 1871 yılında 1877 yılına kadar, Norfolk'ta Norwich şehri yakınlarındaki "Old Catton"'a taşındıktan sonra yazdı. Bu sürede sağlığı kötüye gidiyordu. Çok güçsüz düştüğü için devamlı yatması gerekiyordu ve bu yüzden yazması çok zor hale gelmişti. Annesine romanı dikte ederek yazdırmaya başladı ve 1876'dan sonra küçük kağıt parçalarına yazdıktan sonra annesi bu metinleri kağıda geçirdi. Sewell romanın haklarını 24 Kasım 1877 günü 57 yaşında iken yerel yayınevi Jarrolds'a sattı. Günümüzde roman çocuk edebiyatı klasiklerinden biri olarak kabul edilse de, Anna Sewell bu romanı atlarla çalışanlar için yazmıştı. Romanını "atların refahı ile aynı zamanda şefkat, sevgi ve saygının insan tedavisindeki önemi" diye açıkladı. Anna Sewell'in Old Catton'daki evi Kitabı yayınlandıktan beş ay sonra 25 Nisan 1878 tarihinde hepatit veya veremden öldü. Ancak bu kısa sürede kitabın yayınlanmasından sonraki ilk başarısını görebildi. 30 Nisan 1878'de Buxton, Norfolk'ın yakınlarında Lammas'da gömüldü.