Herkese merhaba,
Şimdi diyeceksiniz ki, yazara saydırdın okumam dedin okudun, dedim yaparımm hahaha, okurum, kafa değişik bende biraz hahaha.
Merak ettim valla, herkes bu yan serisini cok begenmiş... yalan yok kötü değildi... hatta bir cok kitapta daha iyi ama nedense kitap iyi olmasına rağmen , ben sevemedim. Falso yok , öyle üçlü beşli hatta aşk üçgeni bile yoktu. Beklerdim bu yazardan ben... bildiğimiz guzel bir aşk yazmış. Ama yine beni kazanamadı ... anladım ki bu yazara gercekten ama gercekten okumamam lazım benim.
Kitaba gelirsek; kan ve külden serisinden bildiğimiz onların ataları olan Sera ile Ash (nyktos) hikayesini okuyoruz. Şimdi konu yine İlkeler tanrılar ve bakire kızların bunlara verilmesi ile başlıyor. Sera 17 yaşına kadar bir ilkenin bakire karısı olarak bekler ama ilke onu ıstemez bunun üzerine kendi dünyasına herkes buna yüz cevirir zatende annesi tarafından sevilmemiş ve dışlanmış bir cocuk gibi büyümüş. Sapık üvey abisi ile başa cıkmaya çalışıyor fılan, istenmediği için 3 yıl boyunca kendisi seri katıl gibi yetiştirmiş, dövüş kılıç herşeyi öğrenmiş ve tabikideee artık bakire değil...
Cok uzatmak ıstemıyorum olaylar fılan guzeldi, işte aksıyojn filan... sera ve ash arasında uyum fılan hoşuma gıttı. İşte ash kım olduğu cıkar aslında alır kızı götürür daha doğrusu ölmekten kurtarır. Ama sera planları başkadır , aşık olduğu adama ıhanet edecektir, halkı ıcın.. işte böyle bır şeyler olur... ash sera asıl planı öğrenır bu kısımlar sevdiğim şeyler, ona bır hıç gibi davranır ... sonrası hep spoi söyleymıyorum.. ve tabıkıde şaşırtıcı şeyler ortaya cıkar ... devamı 2. Kitapta...
Şimdi bana biri der mi? 2000 bin yaşında bır tanrı (aslınsa bır ilkede) nasıl bakir kalabılıyor. Bu kadar trajıkomık olay olamaz. Şok oldum lennn adam kaç yaşındaaaa,