dört kitap arasından en yüksek tempolu olan, en aksiyonlusu buydu ve ilk 3 kitaptan daha çok sevdim kesinlikle. nedense bu seri ile aramda gereksiz bir bağ oluştuğunu hissediyorum, bana 2010lu yıllarda alacakaranlık hayranı olduğumuz zamanları hatırlatıyor:)) keşke bu da zamanında film ya da dizi olsaydı da hazır whoa whoa whoa season gelmişken izleyip hasret giderseydik. neyse... okumak da güzel.
kitabın son 100 sayfası hariç çok beğendim.bu sefer daemon'ın da bakış açısından bölümleri okumak iyi oldu. katy ile birbirlerini sevdiklerine inanıyorum artık:)) bir yerden sonra "seni seviyorum, hayır ben daha çok seviyorum" şeklinde diyalogları sıksa da birbirlerine karşı duydukları aşka, sevgiye şahitlik etmek güzeldi. çok çok üzüldüğüm sahneler oldu, özellikle daemon'ın insanları iyileştirebildiğini garantilemek için katy'yi resmen parçaladıkları ve daemon'ın içeri girip katy'yi kanlar içinde paramparça gördüğü sahne çok üzücüdü anlatamam:( yazar biraz daha etkileyici yazsa ağlardım kesin.
kaçış sahneleri de oldukça iyi yazılmıştı, heyecanlandım okurken. kökenler ile ilgili gerçekler de beni şaşırttı doğrusu, sizi küçük, tatlı, bücür psikopatlar. sonraki kitapta kurtulmalarını umuyorum. lütfen artık kimse ölmesin.
kitapta 3 karakter öldü maalesef. 3'ü de bayıldığım kişiler değillerdi ama ölmeleri çok kötü oldu. ve gereksiz. sanki atv'de kardeşlerim dizisini izliyormuş gibi hissettim, her şey tek bir ailenin başına mı gelir yani??? ve tam da sevmeye başlıyordum, yazık oldu.
sonu iyi gibiydi aslında. ama nedense çok uzamış gibi hissettirdi. böyle bir şey olacaksa 3. kitaptan itibaren olmalıydı. kalan son kitapta nasıl olacak da galaksiler arası barış anlaşması imzalanacak merak ediyorum. ve yazar çok uzatıyor, sadece kurguyla değil yazım tarzıyla da. evet akıcı, ama