"Baş veren İnkılapçı"

Ali Suavi

Falih Rıfkı Atay
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
2018
İlk Yayın Tarihi:
1997
Yayınevi:
Pozitif Yayıncılık
ISBN:
9786054726950
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kimdir bu baş veren Sarıklı İhtilâlci Ali Suavi???
Puan vermedi·104 syf.··
2021 53. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 00:38
Geleceğe doğru ışık veren, fikirleri çağını hatta çağımızı da aşan ilk Türkçü, ilk Türkçecidir Ali Suavi... Paris'e kaçışından önce Anadolu'da sevilen sayılan, haksızlığa tahammülü olmayan "Küçük Hoca" dır. Hürriyet sevdalısıdır Ali Suavi... Türkçü, Türkçeci, Öğretmen, gazeteci, yazar, hayatı sürgünde geçen Anadolu insanının içinden gelerek Türk milletinin ne durumda olduğunu bilen ve milletinin refahını düşünen İhtilâlci, İnkilapçı, hareket adamıdır Ali Suavi... O dönemde - hatta günümüzde de- Laikliği savunan, hilafetin din ile alakası olmadığını söyleme cesaretini gösterendir Ali Suavi... Büyük çınar Osmanlı İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü asırlar içinde ölü doğan iki antlaşma : -Ayestafanos (Yeşilköy) -Sevr. Bu anlaşmalara canı pahasına karşı çıkan iki İhtilâlci Türk: -Ali Suavi -Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk... Tinleri Şad Olsun... Saygı ve Rahmetle
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2024 397. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 23:09
Ali Suavi, 39 yıllık kısacık bir ömre sahip olan, İstanbul doğumlu bir Osmanlı gazetecilik, sürgün ve çeşitli olaylarla dolu dolu geçen bir hayatı vardır. Ömrünün sonunu, 5. Murat'ı tahta geçirmek isteyen toplulukla Çırağan Sarayı baskınında yaşamıştır. Ne yazık ki, kendisi hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır. Okuduğumuz bu eserde, kendisi hakkında daha detaylı bilgilerin olduğu bir kitap umarım bulabilirim. Herkese iyi okumalar!
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
10/10
·104 syf.··
2020 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2020 01:46
Bizde ki hatalı anlayışlardan biri de Osmanlı Hanedanına karşı bir fiilde bulunmuş herkesi hain ilan etmektir. Bu kişilerden biriside Ali Suavi'dir. Ve hala da hakkında detaylı bir çalışma, anlatım mevcut değildir. Bu kısa soluklu eserde, kendisi hakkında yine kendi kaleminden çıkmış eserlerde, makalelerde vs. dayanarak kısa bir Ali Suavi portresi çiziyor Falih Rıfkı.
1000Kitap
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
Türk münevveri
Puan vermedi·104 syf.··
2024 39. kitabı
Gerçekten münevver dediğimizde akla gelen nadide bir şahsiyet fikirleri görüşleri her zaman çağının ilerisinde olan özgürlüğü ve inandığı değerler uğruna canını feda eden mezarı dahi olmayan ama gönlümüzden hiç çıkmayan İlk Türkçülerdendir Sevgi minnet ve rahmetle anıyorum ruhu şad olsun
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2024 2. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 17:08
19. yüzyılda Osmanlı sınırları içerisinde yaşayan toplumu ikiye ayırmak mümkündür; Uyuyanlar ve Uyandırmaya Çalışanlar. Ali Suavi, ikinci kısmın mühim bir temsilcisidir. Namık Kemal gibi isimlerle vakti zamanında bir olmuş bu isim, birçok kesim tarafından "ilk Türkçü" olarak atfedilir. Çankaya ve Zeytindağı gibi ardında kıymetli eserler bırakmış Falih Rıfkı Atay, "Ali Suavi; Baş veren İnkılapçı" adlı 72 sayfalık eserinde kıymet verdiği bu ismi gerek hayat hikayesiyle gerek yaptıkları ve eleştirildiği kısımlarıyla aktarmış, bu eleştirilere yönelik kendi eleştirilerine de yer vermiştir. İlaveten, yaşamış olduğu 1950'li yıllara ve öncesine de atıflar da bulunmuş ve dönemlerin insanlarını kıyaslamıştır. Kendisinin Ali Suavi'ye dair görüşlerinin veyahut genele yaptığı eleştirilerin, haklılığı pek tabii eleştiriye açıktır; Buna dayanarak söylemek mümkündür ki kendisinin Ali Suavi'ye dair biraz fazla "iyiyi görme" hali vardır. Ali Suavi'nin savundukları ve dile getirildiklerinin de doğruluğu/haklılığı elbette ki tartışmaya açıktır. Örneğin, Ali Suavi'nin kurtuluş olarak Sultan V. Murad'ı tahta çıkarma isteği ne kadar doğrudur? Ancak bu demek değil ki Ali Suavi'nin basının kuvvetini ve anlamını savunması, haksızlığa ses çıkarması ve uyandırmaya teşviki yabana atılmalıdır. Yaşadığı yıllara dair yorumları, eleştirileri elbette ki dikkate alınmalıdır. Kitaba başlamadan evvel mutlaka Ali Suavi'nin biyografisine bakılmalı ve şahsi fikrimce dönemin akışına dair çok derin olmasa da bir bilgi sahibi olunmalıdır. Çünkü Atay'ın kaleminde, olay akışını bilmeyen birine göre zaman belirtimi pek iyi değil. Bence yayınevi tarafından da kitapta bir olaydan diğerine geçerken en azından boşluklar bırakılmalı ve okuyucuya akışı takip edecek ve soluklanması için kolaylık tanınmalıydı.
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
7/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 23:34
Kitap, II. Abdülhamid'i hal' edip yerine sabık sultan Murad'ı geçirmeyi denerken öldürülen Ali Suavi'nin genel olarak fikrî yönüne ışık tutmakta. İlk yarısı bir Falih R. Atay'ın fikirleriyle Ali Suavi'den alıntıların fazla karışması sonucu zevksiz ilerlese de ikinci yarısı verimliydi. Kaliteli bir okuma oldu. Kitapta Ali Suavi'nin, o devirlerde dillendirilmesi bile suç veya yasak sayılabilecek "inkılapçı" fikirlerini konu alıyor. Temelde din adamı olsa da din ve Türklük konularının çakıştığı alanlarda devrinden çok ilerde fikirlere sahip bir insan. Kitabı öneririm.
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
9/10
·104 syf.··
2023 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 22:41
Ali Suavi İnkılâpçılık davasına omuz veren ve bu yükün altına bedel olarak başını koyan kişidir. Tanzimattan beridir inkılâp isteyenler vali, mutasarrıf,paşa, vezir, sefir gibi makam, mansıp sahibi Osmanlı ricalidir. Onlardan daha ilerici, daha yapıcı ve onlardan daha gür seda ile haykıran ilk sivil sesin yegane sahibidir. Halk içinden gelmiş, muallimlik ve muharrirlik yapmış; derslerinde ve yazılarında halkın anlayacağı dilde sadeliği düstur edinmiş. Siyaset, ekonomi, tarih, dil ve edebiyat, dini konular, hesap ve hendese, coğrafya gibi konularda yazılar ve eserler vermiş. Tavsiye ettiği şeyler kendisinden elli yıl sonra yeni Türkiye Cumhuriyeti devleti ile hayat bulacaktır. Dilde sadeleşmeyi ve yazım ve kavrama zorluğundan dolayı harf inkılâbını ilk tavsiye eden odur. Osmanlı medreselerinin yetersizliğini, karmaşık yapısı olduğunu ve köylününde mutlaka eğitilmesinin zaruri olduğunu ilk o dile getirmiş. Her medresenin kendine has bir eğitim anlayışı olduğu ve dini ilimler dışında riyaziye(matematik), coğrafya, tarih, cebir gibi derslerin okutulmadığını belirtir. Bu karmaşanın ortadan kalkması için eğitimin tek bir standart halinde(Tevhid-i Tedrisat ) herkesin anlayacağı sadelikte olmasını üstüne basa basa anlatır. Çok kuvvetli olmasa da din ve dünya işlerinin ayrı mefhumlar olduğuna işaret eder. Şerri ve örfi konularda çok sayıda eleştiri ortaya koyacaktır. Meşrutiyetin Osmanlı'yı kurtaramayacağını izah eder ve demokrasiyi işaret eder. Ali Suavi'nin bu tenkitlerini değil Osmanlı erkanının devrindeki inkılâpçılarının bile havsalasına sığmaz. O günün münevverleri bile onu anlamaz ve cephe alırlar. Çetin bir mücadelenin içinde bulur kendini. Amansız ve tavizsiz yapısıyla aynı şiddetle mukabele eder. Çırağan vakası ile son bulur. Arkasından çok şeyler yazılır.
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
8/10
·104 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 00:28
Ali Suâvi, Türk tarihinin çok yönlü şahsiyetlerinden birisi... Tarih, felsefe, siyaset ve din gibi konularda okuyup yazan, yaşadığı devre rağmen fikirlerini hiç çekinmeden dile getiren bir isim. Doğduğu yıl Tanzimat'ın ilan edildiği 1839 senesi, ilerleyen yaşlarında hem Islahat Fermanı'na hem de Kanun-i Esasî'ye de şahit olacak... Onu farklı kılan özelliklerin başında, henüz Türk isminin öyle gür sesle haykırılmadığı bir dönemde, Türkçülüğün sistematik bir biçimde gelişmediği bir süreçte Türk ismini gururla haykıran, Türkçülük kavramının da ilk uygulayıcısı olan bu şahsiyet devrinin marjinal karakterlerinin arasında yer almıştır. Peki Ali Suâvi'nin Türkçülüğünden kastedilen nedir? Öncelikle onun Ulum ve Muhbir gazetelerinde yazdığı yazılardan bir kısmı Türk tarihini ve Türk kimliğini metheden cümlelerden ortaya çıkmıştır. Bilhassa Ulum Gazetesi'nde yayımladığı Türk isimli makalesi İslam - Osmanlı çerçevesine sıkışmış tarihçilik anlayışını İslam öncesi Türk tarihine kadar giden bir perspektiften ele almaktadır. Elbette onun fikirleri sadece tarih alanında kalmamıştır, hutbelerin ve ezanın da Türkçe okutulması fikrini gündeme getiren yine kendisi olmuştur. (Bu görüşünü 19.asırda dile getirdiğini hatırlatmakta fayda vardır.) Ali Suâvi din, felsefe, tarih gibi alanlarda yazacak kadar kendisini geliştirmiş bir şahsiyettir, peki bunları yaparken kimden yardım almış, daha doğrusu nasıl bir eğitim almıştır? Ali Suâvi, ne bir paşa, ne bir paşa çocuğu, ne dönemin büyük bir aydının oğlu, ne de devşirme olarak saraya girip yükselmiş bir şahsiyet değildir. Kendisi Çankırılı bir kağıt tüccarı olan Hüseyin Efendi'nin oğlu olarak, yani sıradan bir Anadolu evladı olarak kendini imkân bulduğu her alanda geliştirmeye gayret etmiş bir Türk mütefekkiridir... Ali Suâvi ismini tarih
Tarih
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
Sarıklı İhtilalci
9/10
·104 syf.··
2022 16. kitabı
Osmanlı'da ki istibdat'a karşı sesini çıkarmış Ali Suavi'yi kısaca tanımak istiyorsanız bu eseri tavsiye ederim. II.Abdülhamit'e muhalif olduğu için bazı kesim tarafından hain edilmektedir. Ama Suavi bir hain değil yıllar önce Cumhuriyet fikrini savunmuş bir aydındır. Ayrıca Türkçülük fikrinin ilk savunucularından birisidir.
Biyografi
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 2018209 okunma
Mezarı yoktur : Gönlümüzde yeri olmalıdır.
10/10
·72 syf.··
2025 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 18:26
Tarihimizde ismini bildiğimiz, bilmediğimiz birçok büyük insan olduğu su götürmez bir gerçek. Ali Suavi hakkında ise bildiklerimiz sınırlı. Eserleri basılmamış. Üstelik hakkındaki birçok yazı yaşadığı dönemde otoriteye, yobazlara ve gericilere karşı olduğu için -haliyle övmek istemezler- olumsuz yönde. Bu nedenle Falih Rıfkı Atay'ın bu eseri çok kıymetli. Kitap bilgi ağırlıklı olmasına rağmen dili oldukça akıcı ve objektif bir yaklaşım var. Ali Suavi 1839'da İstanbul'da doğmuştur. O devrin medreselerinde rüştiyelerinde kendini yetiştirmiştir, bizden birisidir. 40 yıllık yaşamı eğitim, basın, siyaset yoluyla halkı aydınlatma ve inkılap mücadelesiyle geçmiş. Bununla beraber bilinen ilk Türkçüdür. Kendini aşağılık duygusundan kurtarmıştır ve halkı da bu duygudan kurtarmaya (+Türk müsün ? -Estağfirullah Müslümanım gibi durumlardan), Türk ırkının ve dilinin yüceliğini anlatmaya çalışmıştır. Otoriteye karşı çekinmeden fikirlerini söyleyen gözüpek birisidir. Sürgünde bile gazete çıkararak sesini duyurmaya çalışmıştır. Fikirleri çağının ötesindedir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Yaban" adlı kitabında bir ifade var : "Vatan delisi, millet divanesi", bu ifade Ali Suavi'de karşılık bulmuştur. Birçok görüşü Atatürk'ün görüşleriyle de epey benzerlik taşıyor. Buna cesaretini, kararlılığını ve ileri görüşlülüğünü de ekleyince Atatürk'ü biraz çağrıştırdığını söyleyebilirim. Açıkçası kitabı okurken Suavi'yi Atatürk ile epey bağdaştırdım. Belki başka Atatürk'ler de vardı fakat kimisi ülküsü yolunda hedefine ulaşamadan vefat etmiştir diye düşünürdüm. Bu kitabı okurken Suavi sanki onlardan birisiymiş gibi hissettim. Atatürk'le tanışmalarını istedim. (Kitabın Atatürk'ün hayatıyla ilgisi yok). Belki Atatürk hedefine ulaşabilmiş Suavidir, Suavi ise Samsuna ayak bastığında tutuklanan
Ali SuaviFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2023209 okunma

Yazar Hakkında

Falih Rıfkı AtayYazar · 40 kitap
Falih Rıfkı Atay (1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. İzmir'in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Sakarya ili Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca köyünden İstanbul'a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Falih Rıfkı Atay 1894 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım idi. Ortaokulu Mekteb-i Tahsil Mektebi'nde lise öğrenimini Mercan İdadisi'nde tamamladı. İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Bey (Erozan) ile kendisinden bir ileri sınıfta okuyan Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine yardımcı oldu. II. Meşrutiyet'in ilanı edildiği 1908 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. 1911'de ilk yazıları, Servet-i Fünun dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlandı. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı. 1912'den itibaren Tanin gazetesinde düz yazılar yayımladı. 1913'te memuriyet hayatına başlayan Falih Rıfkı, Sadaret ve Dahiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dahiliye Vekili Talat Paşa ile birlikte resmi görevle Bükreş'e gittiğinde Tanin Gazetesi'ne röportajlar gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu. I. Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve Cemal Paşa'nın özel katipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye Nazırı olması üzerine Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917). 1918'de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi'ni kurdu. Gazetede, Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılar yazdı. Damat Ferit Paşa hükümetinin vatanseverleri yargılamak üzere kurduğu, halk arasında "Kürt Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan mahkemede Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazıları nedeniyle idamı istenerek yargılandı. İkinci İnönü Muharebesi'nin kazanılması üzerine Divan-ı Harp tutumunu değiştirince idamdan kurtuldu. 10 Eylül 1922'de Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılarını Tanin ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde sürdürdü. Savaşın ardından Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevlendirilen Falih Rıfkı, Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere tüm Batı Anadolu'yu dolaştı. 1923'ten TBMM'ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı. 1923-1927 arasında Bolu , 1927-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı. Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hakimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet gazetelerinde başyazarlık yaptı. Köşe yazılarında Atatürk devrimlerini ve batılılaşmayı savundu. Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Bu dönemde 1937 yılındaki Trakya Manevraları'na katılmıştır. İzmir'in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal'in dostluğunu kazandı ve bu döneme an ilişkin anılarını Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), Çankaya (1961) ve Atatürk Ne İdi? (1968) adlı kitaplarda topladı. Atatürk'ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yapıtlarına ayrı bir önem kazandırdı. Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra Dünya gazetesini kurarak (1952) muhalefete geçti; yeni iktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu. Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü. 20 Mart 1971'de kalp krizi sonucu İstanbul'da hayatını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla Cumhuriyet döneminde bu türlerin ilk özgün örneklerini verdi. Zeytindağı (anı-1932, 1964), Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (gezi-1930) ve Pazar Konuşmaları (fıkra-1966) başlıca yapıtlarıdır. Atay, sağlam, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle basının en usta kalemlerinden biriydi. Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmayı amaçladı. Siyasi konuları işleyen fıkra ve başyazılarıyla tanınan Atay gezi, anı, makale ve sohbet türlerinde birçok kitap yayımlamıştı; Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. Eserleri ANI : Ateş ve Güneş (Suriye ve Filistin savaş anılan, 1918), -Zeytindağı (1932), -Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), -Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri (1955), -Çankaya (1961), -Batış Yılları (1963), -Atatürk'ün Hatıraları (1914-1919) -Atatürk Ne İdi? (1968) Gezi : Faşist Roma, Kemalist Tiran, -Kaybolmuş Makedonya (1930), -Deniz Aşırı (1931), -Yeni Rusya (1931), -Moskova-Roma (1932), -Bizim Akdeniz (1934), -Taymis Kıyılan (1934), -Tuna Kıyıları (1938), -Hind (1944), -Yolcu Defteri , (1946), -Gezerek Gördüklerim (1970). Fıkra: Eski Saat (1933), -Niçin Kurtulmamak (1953), -Çile (1955), -İnanç (1965), -Kurtuluş (1966), -Pazar Konuşmaları (1966) İnceleme: -Başveren İnkılapçı (Ali Suavi Üzerine, 1954), -Atatürkçülük Nedir (1966), -Londra Konferansı Mektupları (1933), -Türk Kanadı (1941), -Kanat Vuruşu (1945) Monografi: Babamız Atatürk (çocuklar için, 1955)