Anadolu Korku Öyküleri 3 (Yılgayak)

·
Okunma
·
Beğeni
·
400
Gösterim
Adı:
Anadolu Korku Öyküleri 3
Yazar:
Alt başlık:
Yılgayak
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
292
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752207288
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü kalemlerle biraraya geldiği, etkileyici bir antoloji. İlk kitabın yayımlanmasının ardından geçen sürede ana fikri aynı kalsa da hem dünyada hem de ülkemizdeki korku kültürünün değişimleri bu yeni kitabın öykülerinin üretilmesinde en etkili rolü oynadı.

Anadolu topraklarına baktığımızda açıkça görünen ilk şey, dünya uluslarına –birkaç istisna dışında- nasip olmamış, binlerce yıl geriye doğru izini sürebileceğimiz medeniyet tarihimizdir. İşte bu topraklarda yoğrulmuş, köklü bir kültürel yapı ve iç içe geçmiş sosyal zenginliği barındıran bu öyküler, belki de asla açıklanamayacak kadim korkuları beraberinde getiriyor.

Türk mitolojisi, Erliğin Kızları, Cemre ve Nevruz da bu kitapta, define peşinde koşup hırslarına yenilen, zeytin ağaçlarının ya da lanetli taşların gazabına uğrayanlar da. Tekinsiz kasaba ve mezraların, kimselerin dillendirmeye cesaret edemediği karanlık sırları, hayaletler, cadı neneler ve periler dolu masalları ile aynı anda; bilinmez ve keşfedilmemiş canavarların da yuvası olmuş hikâyeler bunlar.

Her öykünün Anadolu'nun bambaşka korkularına, önceden işlenmemiş yepyeni bakış açılarıyla yanaştığı, Anadolu Korku Öyküleri efsanesine kanı kaynayarak eklenmiş tüyler ürpertici bir kitap.



(Tanıtım bülteninden)
292 syf.
·Beğendi·8/10
Anadolu Korku Öyküleri 3 (Yılgayak)
17.01.2020
Serinin üçüncü kitabı korkutmaya devam ediyor.Hikayelerin Türk kültüründen öğelerle bezenmesi çok iyi.On hikayeden altısı diğerlerinden fazla etkiledi beni.Kolektif yazarlar ile oluşturulan eserleri yeni yazarlarımızı tanımak açısından oldukça faydalı buluyorum.
292 syf.
·Beğendi·10/10
Anadolu Korku Öyküleri 3-Yılgayak
/Bilgi Kitapevi
Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü kalemlerle biraraya geldiği, etkileyici bir antoloji. İlk kitabın yayımlanmasının ardından geçen sürede ana fikri aynı kalsa da hem dünyada hem de ülkemizdeki korku kültürünün değişimleri bu yeni kitabın öykülerinin üretilmesinde en etkili rolü oynadı.
Anadolu topraklarına baktığımızda açıkça görünen ilk şey, dünya uluslarına –birkaç istisna dışında- nasip olmamış, binlerce yıl geriye doğru izini sürebileceğimiz medeniyet tarihimizdir. İşte bu topraklarda yoğrulmuş, köklü bir kültürel yapı ve iç içe geçmiş sosyal zenginliği barındıran bu öyküler, belki de asla açıklanamayacak kadim korkuları beraberinde getiriyor.
Türk mitolojisi, Erliğin Kızları, Cemre ve Nevruz da bu kitapta, define peşinde koşup hırslarına yenilen, zeytin ağaçlarının ya da lanetli taşların gazabına uğrayanlar da. Tekinsiz kasaba ve mezraların, kimselerin dillendirmeye cesaret edemediği karanlık sırları, hayaletler, cadı neneler ve periler dolu masalları ile aynı anda; bilinmez ve keşfedilmemiş canavarların da yuvası olmuş hikâyeler bunlar.
Her öykünün Anadolu'nun bambaşka korkularına, önceden işlenmemiş yepyeni bakış açılarıyla yanaştığı, Anadolu Korku Öyküleri efsanesine kanı kaynayarak eklenmiş tüyler ürpertici bir kitap.

(Tanıtım bülteninden)


Sayfa Sayısı : 292

KİTAP YORUMUM
10 tane korku /gerilim hikayeleri yer alıyor. Gece uyuyamasam da 3 günde bitirdim kitabı. :) Kitabı güzel yapan ise bana göre, farklı 10 yazarımızdan 10 ayrı hikaye olması.
hikayelerden yine kendime dersler çıkarttım.
1- Bizi ilgilendirmeyen işlere çok da karışmamamızın sakıncalarını, işi ehli olan kişilere bırakmamız gerektiği,
2- Duaların önemi.
3- Biz kime ne kötülük yaparsak eninde, sonunda karşımıza o kötülüğün çıkacağı.
4-Birileri bir şey söyledi ise, mal, mülk, kariyer için ileri gitmememiz gerektiği, değerlere saygı duymamız gerektiği, aksi halde yine ummadığım şekilde cezalar alacağız çok güzel anlatılmış.
Şimdi genelde korku/gerilim kitapları tek bir yazar tarafından yazılır. Kitabı güzel yapanlardan bir tanesi de kalemini bilmediğiniz değerli yazarları tanıma imkanı veriyor bizlere. Dibine kadar korku/gerilimi sevenler için harika bir eser olmuş.
İçinde 1 hikayesi bulunan bana ulaşmasını sağlayan değerli yazarım Orkide ÜNSÜR'e teşekkür ediyorum. :) <3

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
292 syf.
·7 günde·6/10
Korku öykülerini seviyorsanız size yazarlar hakkında bir fikir sunabilecek bir kitap okuyacaksınız. Açıkçası çok fazla korku öyküleri tecrübem yok ama korku öyküleri hep böyle in cin peri ve doğaüstü olaylardan mı oluşuyor diye merak ettim. Yoksa bir kolaya kaçma mevzusu mu? Zira hiçbir hikaye beni korkutmadı, çoğu germedi bile.

Benim için iki öykü ön plana çıktı kitapta. Biri Mehmet Berk Yaltırık'ın Cazı Nene öyküsü. Karadeniz şivesiyle yazıldığı için okuması biraz zor olsa da bu durum eğlenceli de geldi aynı zamanda bana. Ve beni geren nadir öykülerden biriydi. Kitap bittiğinde çoğu öykü aklımda yokken bu hikayeyi hatırlıyorum.

Diğer öykü hem anlatılış şekliyle hem de verdiği mesajlarla Işın Beril Tetik'in Taş Uyur öyküsü oldu. Kanayan yaramız doğa harikalarının katledilip rant ve para uğruna beton yığınına çevrilen dünyamızı anlatıyor oluşu hoşuma gitti. Keşke bu zalimliği yapan herkesin başına öyküde olanlar gelse dedim içinden.

Velhasıl kelam beklediğimi bulamadım sevgili okuyucular. Özel ilgi alanınız ise okuyunuz.
292 syf.
·Puan vermedi
Anadolu Korku Öyküleri 1 yazar kadrosundan Işın Beril Tetik, Demokan Atasoy
ve Galip Dursun'un bulunduğu, Anadolu Korku Öyküleri 2 kadrosundan
Mehmet Berk Yaltırık'ı ekleyen Anadolu Korku Öyküleri 3 Yılgayak; yazar ve
öykü sayısını arttırmasına rağmen ne yazık ki kitap kalitesini arttıramamış.
İlk kadrodaki Kayra “Keri” Küpçü, Koray Günyaşar ve Ayşegül Nergis'in
yokluğu ciddi derecede belli oluyor. İlk iki kitap gibi Bilgi Yayınevi'nden çıkan 'Anadolu Korku Öyküleri 3 Yılgayak' altısı yeni on yazar ve on öykü
ile korku edebiyatı takipçilerini selamlıyor.
Anadolu Korku Öyküleri 3 Yılgayak yazar kadrosu; Demokan Atasoy, Galip Dursun, Işın Beril Tetik, Mehmet Berk Yaltırık, Funda Özlem Şeran, Orkide Ünsür,
Murat Başekim, Ali Yeniay, Uğur Batı ve Murat Baykan'dan oluşuyor.

'Anadolu Korku Öyküleri'ni bir dizi veya sinema projesi olarak görmek güzel olurdu. Çağan Irmak'ın 'Kabuslar Evi' serisi tarzında olması durumunda iyi bir iş çıkabilir.
Korku-Gerilim Edebiyatı sevenleri 'Anadolu Korku Öyküleri'nin
büyüyerek ve gelişerek devam etmesini temenni ediyor...
292 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Korku dolu 10 hikayeden oluşan kitap ürkütmeye devam etti. Bazen anlattıklarını zihnimde canlandırabilirken bazen onu bile yapamadım. En onemlisi de türk yazarlardan Hollywood'un cogu korku filmi konusuna taş çıkaraka konularıydı. Korku sever ve okumaktan haz duyanlardansanız mutlaka öneririm. Anadolu Korku Öyküleri 3
292 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Serinin üçüncü kitabını da bitirdiğime göre korku öykücülüğü konusunda iyi kötü fikir beyan edebilecek kadar bilgi sahibi olduğumu düşünüyorum. Bu kitabı okurken daha üçüncü öyküde yorumuma yazmaya karar verdiğim bir şey oldu. O da, hikayelerin Türk öykücülüğü açısından oldukça başarılı olsa da korku öğesince epey eksik kalmasıydı. Elbette bu sözlerimi meclis dışına taşıyan öyküler de vardı; Mehmet Berk Yaltırık'ın Cazı Nene'si, Ali Yeniay'ın Karakura'sı ve Murat Baykan'ın Yaşbaz'ı. Bu üç öykü, bana göre kitabın hakkını adıyla sanıyla verdi. Seriye genel bir bakış atacak olursam, birinci kitaptaki hikayeleri asla unutamayacakmışım gibi geliyor. İkinci kitabı birkaç gün önce okumuş olmama rağmen neredeyse hiçbir hikayeyi hatırlamıyorum maalesef. Bu kitaptan da yukarıda yazdığım üç hikaye aklımı uzun süre meşgul edecek gibi duruyor. Bu ilginç antolojinin, çocukluğunda mahalleden arkadaşlarıyla toplanıp gecenin bir vakti sokak lambası altında korku hikayeleri anlatan bizim gibi bir neslin evinde bulunması gerekir kanaatindeyim. =)
292 syf.
·Beğendi·7/10
Kitap Yorumu//Anadolu Korku Öyküleri 3/Yılgayak-Kollektif (Bilgi Yayınevi)
.
Bu topraklarda yoğrulmuş, köklü bir kültürel yapı ve iç içe geçmiş sosyal zenginliği barındıran bu öyküler, belki de asla açıklanamayacak kadim korkuları beraberinde getiriyor.
Türk mitolojisi, Erliğin Kızları, Cemre ve Nevruz da bu kitapta, define peşinde koşup hırslarına yenilen, zeytin ağaçlarının ya da lanetli taşların gazabına uğrayanlar da. Tekinsiz kasaba ve mezraların, kimselerin dillendirmeye cesaret edemediği karanlık sırları, hayaletler, cadı neneler ve periler dolu masalları ile aynı anda; bilinmez ve keşfedilmemiş canavarların da yuvası olmuş hikâyeler..
.
Kolektif kitap serisinin son kitabı Yılgayak. Kitaptaki öykülerin konu bütünlüklükleri daha da oturmuş sanki. Ayrıca diğer kitaplarda karşıma çıkan küçük editöryel hatalar bu kitapta tamamen ortadan kalkmış. Konuları bakımından karşılaştırırsak ikici kitabı daha çok sevdim. Yılgayak ondan sonra benim için. Birinci kitabın daha amatör hikayelerden oluştuğunu da söyleyebilirim.
.
Seriyi @mervenin.kitapligi , @okumakicinkitaphalleri ve @bilgiyayinevi çalışması ile bir ekiple okuduk. İyi ki okuduk.
292 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
"Zengin kültürümüzden beslenen, bizden olan, kendimize ait korkuyu biraraya gelerek bizlerle buluşturan bu yetenekli yazarların elinden çıkmış olan bu güzel serinin üçüncü betiğinin, korku dozunu daha da arttıran ve serinin benim gibi sıkı takipçilerini fazlasıyla memnun eden bir betik olmuş. Uğur Batı'nın yazdığı Pezevenk Kör Botan'ı Niye Yedim? öyküsü, betikteki gereksiz öykü olduğunu göstermiş. Demokan Atasoy'un yazdığı Sakın! öyküsü, serinin ikinci betiğinde bulunan Gece Işığı öyküsünden daha korkutucu olduğu ortadadır. Sadece sonu meraklı bir şekilde bitti. Bence o öykü biraz daha geliştirilmeliydi. Betiğe adını veren ve Funda Özlem Şeran'ın yazdığı Yılgayak öyküsü, korku öyküsü olmayayıp çok güzel iletiler içerir. Yazarımız, 12 Hayvanlı (Kulalı) Gündizmesi'ni Hıtay Gündizmesi olarak kabul etmesi yanlıştır. Öyküde geçen Umay Ana ve tayfası, Erlik'in (Şeytan'ın) kızları değil çünkü saf kötülükten iyilik gelmez. Onlar, Doğa Ana'nın evlatlarıdır ve mazlumun ahını yerde bırakmaz. Kadına Şiddet, Anne ile mazlumların ahı bir şekilde seni bulur iletisi verirken Ne Ekersen Onu Biçersin atasözünü anımsattırıyor. Eski ulusal bayramlarımızı yeniden kutlayınız der okurlarına. Işın Beril Tetik, yazdığı Taş Uyur öyküsüyle seride Korku Kraliçesi olduğunu bir kez daha gösterdi bizlere. Öyküsünde korku olsa da doğanın cansız olmadığını bir kez daha öğretti. Doğa cansız görünse de Tanrı'dan izin aldığı zaman özünün ne kadar canlı olduğunu gösteren marifetleri sergiliyor. Karakura, Hollywood'da sıkça işlenen possession yani kontrol altına alma öğesini işlenmiş. Bu öğenin edebiyatımızdaki en başarılı ürünü olduğu ortada. Ah keşke öyküde Sevimli Hırsız Marron, Tanrı'nın adıyla dedikten sonra Şah-Mat yaparak Karakura'yı satranç taşı içerisine hapsetseydi çok güzel olurdu. Uğur Batı'nın öyküsü ve Galip Dursun'un ritmi düşük Misafirler öyküsü hariç diğer öyküler çok güzeldi. Severek okumanızı tavsiye ediyorum."

#BetikEli #AnadoluKorkuÖyküleriIII #Kollektif #Yılgayak #Sakın! #Gölgeler #Hasat #CazıNene #Karakura #PezevenekKörBotanıNiyeYedim #TaşUyur #Misafirler #Yaşbaz #BilgiYayınevi
292 syf.
·5 günde
korku öyküleri 1-2 ye nazaran biraz yavan bulduğumu söyleyebilirim. Bildiğimiz anadolu efsanelerine (ecinniler) ek olarak işin içine biraz kesip biçme motifleri serpiştirilmiş...
keyifli okumalar
Gözlerini kapatıp huşu içinde ormanın seslerini dinledi.
Yeşillenen yaprakların hışırtısına, filiz veren dalların çıtırtısına, etrafta dolaşan hayvanların kıpırtısına kulak kabarttı.
Derin derin içine çekti soğuk havayı. Ciğerlerini dolduran taze esinti, burnunun direğine yerleşen kanın paslı kokusunu alıp götürmüştü. Bahar geliyordu, gülümsedi.
Ne de olsa toprak cömertti, vefakardı. Kendisine verilenleri tevazuyla kabul eder, misliyle geri öderdi ve kabul etmez denilen şeyleri bile içine alırdı.
Toprak yaştı. Gün boyu yağan yağmurla yumuşamış,
ne kazmaya ne küreğe direnmişti. İşini gördükten sonra
üstünü kapatıp izleri örtmesi zor olmadı. Son cemreyle
birlikte yerden yükselen sis de yardım etmiş,
sihirli bir tül gizlemişti her şeyi.
Toprak sırdaştı.
Kendisine emanet edilenleri tevazuyla kucaklardı.
Söylenenin aksine, "kabul etmez" sanılan çoğu şeyi
içine alır, saklardı. Şimdi de sadık bir yar misali,
koynuna verileni sarıp sarmalamıştı.
Onu sonsuza dek kimse bulamazdı.
Toprağa minnettardı.
Kolektif
Sayfa 7 - Bilgi Yayınevi - Funda Özlem Şeran
Bizi biz yapan, tahilimizi tıpkı hamur gibi şekillendiren, belki daha ziyade ailemizin ya da yakın akrabalarımızın geçmişte yaşadıkları, onların hücrelerimize bakşedilmiş olan tekinsiz anılarıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anadolu Korku Öyküleri 3
Yazar:
Alt başlık:
Yılgayak
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
292
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752207288
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü kalemlerle biraraya geldiği, etkileyici bir antoloji. İlk kitabın yayımlanmasının ardından geçen sürede ana fikri aynı kalsa da hem dünyada hem de ülkemizdeki korku kültürünün değişimleri bu yeni kitabın öykülerinin üretilmesinde en etkili rolü oynadı.

Anadolu topraklarına baktığımızda açıkça görünen ilk şey, dünya uluslarına –birkaç istisna dışında- nasip olmamış, binlerce yıl geriye doğru izini sürebileceğimiz medeniyet tarihimizdir. İşte bu topraklarda yoğrulmuş, köklü bir kültürel yapı ve iç içe geçmiş sosyal zenginliği barındıran bu öyküler, belki de asla açıklanamayacak kadim korkuları beraberinde getiriyor.

Türk mitolojisi, Erliğin Kızları, Cemre ve Nevruz da bu kitapta, define peşinde koşup hırslarına yenilen, zeytin ağaçlarının ya da lanetli taşların gazabına uğrayanlar da. Tekinsiz kasaba ve mezraların, kimselerin dillendirmeye cesaret edemediği karanlık sırları, hayaletler, cadı neneler ve periler dolu masalları ile aynı anda; bilinmez ve keşfedilmemiş canavarların da yuvası olmuş hikâyeler bunlar.

Her öykünün Anadolu'nun bambaşka korkularına, önceden işlenmemiş yepyeni bakış açılarıyla yanaştığı, Anadolu Korku Öyküleri efsanesine kanı kaynayarak eklenmiş tüyler ürpertici bir kitap.



(Tanıtım bülteninden)

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Erdinç Gümüş
  • Görkem
  • Ceren soylu
  • Duygu Songül Kahraman
  • Gözde
  • Eren Onan
  • Begüm Şengöz Gürbulak
  • Bleda Gəncay SÖNMƏZ
  • Elif
  • Onur AKSAKAL

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.4 (4)
9
%8.7 (2)
8
%30.4 (7)
7
%26.1 (6)
6
%17.4 (4)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0