Yılmaz Erdoğan hayatı ile ilgili kesitlerini birleştirdiği bu kitapta ki şiirlerin hemen hepsi 30 lu yaşların başında ki Yılmaz'ı aktarıyor..
Nedense o mizahi hüznü, aşkları, hedefleri, hayalleri bence o yaşlara geldiğinde daha önceden hayal ettiği on hayat senaryosunun içinde değil..
Ve günümüzde 20-25 sene geçti bambaşka hayal edemediği yaşam, ün, başarı seviyesinde..
Keşke Yılmaz abinin bugünkü haliyle ilgili his ve hayat bakışını konuşabileceğim bir şans olsa.. Bu topraklarda iki farklı hayat arası geçiş yapmış bir ustanın macerasını bu kitaptan sonra merak ettim..
AnladımYılmaz Erdoğan · Sel Yayıncılık · 20091,198 okunma
Kendisi ile aynı liseden mezun olmamız ve aynı sokaklarda volta atmamız hasebiyle yazdıklarıyla beni de yıllar öncesine götürdü. Şiirden ziyade hayata bakışını anlattığı şiir-deneme karışımı bir kitap. Dünyaya sıradan(!) olmayan bir gözle bakmak isterseniz okumanızı tavsiye ederim.
35 kişilik tekstil atölyesinde boyumun makine pedalına zar zor yetiştiği zamanlardı. Hırs edip makineci olmuştum. Yaşımdan büyüklerin yaşadığı o kara sevdaları yaşarım gibisiyle büyümeye çalışırdım. Boyumdan büyük işlere çocukluğumun verdiği hırs ile başlamıştım. Büyükler Ümit besen- orhan Gencebay- Müslüm gürses… dinlerdi ve bir sigara eşlik ederdi onlara. Radyo 2000 akşama kadar efkar dağıtırdı atölyenin her köşesine. Ben elimde dikmeye çalıştığım cep astarları ile büyümenin hayallerini kurardım. En sevdiğim şarkılar çıkınca tuvalet aralarına gider sigara içerdim yaşım daha 11 di. Haberler o zamanlar sigara içmenin yaşının 14 e kadar düştüğünü anlatırdı. Gülerdim buna. ( yine çok uzatıyorum) aşık olmayı büyüklerimizin o utangaç yaklaşımlarına benzetirdik. Atölyemizden biri overlekçu kıza vurulmuştu ve ablamız hiç oralı değildi. Abimiz radyoya bir mesaj attı “ ben falan atölyeden falan makineci, atölyemizin en güzel oberlokçusu için yılmaz erdoğandan ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim şiirini istiyorum” şiir çaldı ve ben ilk defa yılmaz erdoğan ile orda tanıştım. Yıllar geçti bir kaç şiirini daha buldum. Halen ezberimde gezer o şiir. Yıllar geçti Yılmaz Erdoğanla tanıştım. Çoğu şiirlerini dinleye dinleye ezberledim.
Kelimeler çocuk gibi sanki. İçimizden geçiyor. Bir çocuğun elinden tutmuşsunda geziyorsun sanki cadde ve sokaklara bakmadan tüm ülkeyi. Yılmaz abi kelimeleri gezdiriyor. Ve benim o utangaç şaşkınlığım halen Yılmaz abinin şiirleri karşısında durup durup sendeliyor.
Kitabı okumadan evvel, Yılmaz erdoğan bir kaç defa dinlenmeli, ki onun okuyuş tarzında okunmalı. Yoksa hiç bir keyif alınmaz bu kitaptan. Ama onun okuyuş tarzını yakalarsanız gerçekten kitap hece hece üzerinize yapışacaktır.
Yılmaz Erdoğan sempati duyduğum bir sanatçı. Başarılı bir aktör olmasının yanı sıra çok sayıda film yazmıştır. Salt okumayı yetersiz bulup, yazmaya da teşvik eder ve öğrenciler yetiştirir. Filmlerinde bana hissettirdiği şey hep içten olma durumuydu. Onu bana yakın hissettiren şey buydu. Bu kitapta hissettiğim şey de aynı duygular oldu, içtenlik. Okuduğum diğer şairlerden en büyük farkı -doğal olarak- çok daha hakim olduğum bir dönem hakkında yazıyor oluşu. Bu da beni şiirlerinin içine kolay bir şekilde hapsediyor. Ama sadece bu değil. Sanki şiirlerinin bir tadı var, hatta bir kokusu, bir hissiyatı. Betimlemeleriyle dönemi hakkında kilit ipuçları barındırıyor. Öyle ki uzun yıllar sonra okunduğunda bile gelecek nesillerin fikir sahibi olmasına yardımcı olacak ipuçları bunlar.
mum yanar
mum ışıldar
kendileri yoktur gölgeleri oluşur
ferinden korkulsa da rahmetin
yenilmez toprağa can katmanın kudreti
bir ömre kaç hayat sığar
görülecektir…
mum aydınlar
mum sınar
ayrılık acısı kadar seversin
ve sevmenin coşkusu kadar koyar insana
aşk sözcüğünden ayrılmak
mum yaralanır
mum sürer
kem göz sahibini sürükler
son çağındır artık
fitil kokar
gövden de birikir
senden eriyen parçalar
mum biter
mum söner dibine hayatın
işte yaşadım dediğin
bir mum ömrüdür
eren
ve
eriten kendini…
Yılmaz Erdoğan
AnladımYılmaz Erdoğan · Sel Yayıncılık · 20091,198 okunma
'Sana Bakmak' şiiriyle okumaya niyetlendiğim eseri de genel itibariyle beğendim. Bildiğimiz, aşina olduğumuz Yılmaz Erdoğan dizeleri... Kendi okumamdan ziyade kendi sesinden dinlemeyi daha çok seviyorum.
AnladımYılmaz Erdoğan · Sel Yayıncılık · 20091,198 okunma
Bazı kitaplar vardır, özellikle şiir kitapları, okuduktan sonra kocaman bir roman okumuş havasında olursunuz. Bu kitap bana göre öyle bir kitap. Yılmaz Erdoğan şiirleri o kadar ince ruhlu ki, okurken dalıp gidiyorsunuz. Nostalji ve özlem duygusunu pekiştiriyor. Güzel ve anlamlı şiir severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap bana göre. Duyguyu o kadar güzel veriyor ki hayran olmamak elde değil:
sana uykular taşıyacağım
deliksiz süslü kahvaltılar gibi
kahvaltısız sabahlar
seni uyandırmanın en güzel yolunu bulup
kıyamayacağım uyandırmaya
kimse görmüş değil henüz
bir meleğin nasıl uyuduğunu
ama hala benzetiriz,
bir meleği
bir güzelin uykusuna...
AnladımYılmaz Erdoğan
İlk okuduğum kitabı oldu içindeki şiirlerin çoğu bana hitap etmedi yani o yüzden pek sevemedim... Benim şiir anlayışıma çok uyan şiirler değildi... Ama içerisinde bazı güzel bulduğum şiirlerde oldu minimum sayıda da olsa öyle kitabın bana çok hitap ettiğini söyleyemem ortalama bir şiir kitabı olmuş bence... 1-5/10
Kürt kökenli Türk oyuncu, yazar, şair, seslendirme sanatçısı, komedyen ve yönetmen. Sadri Alışık Ödülleri en iyi erkek oyuncu, Altın Kelebek Ödülleri en iyi komedi dizisi, AACTA en iyi yardımcı erkek oyuncu, Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü sahibidir.
Erdoğan 1967 yılında Nazım Erdoğan ve Süheyla Erdoğan'ın ortanca oğlu olarak dünyaya geldi. Ayrıca Anadolu Ateşi dans topluluğunun kurucusu Mustafa Erdoğan'ın küçük kardeşi, ses sanatçısı Deniz Erdoğan'ın ağabeyidir. İlk ve ortaokulu bitirdikten sonra Ankara Aydınlıkevler Lisesine devam eden oyuncu, lise eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini kazandı. İstanbul'un Kocamustafapaşa semtinde 3 arkadaşının bekâr evine yerleşti. Eğitim hayatını yarıda bırakarak Ferhan Şensoy'un Nöbetçi Tiyatro kadrosuna katılmıştır.
İlk kez 1988 yılında Olacak O Kadar adlı televizyon komedi programının senaryo yazar kadrosunda yer aldı. 1993 yılında kendi yazdığı ve Demet Akbağ ile başrolünü paylaştığı Bir Demet Tiyatro isimli televizyon dizisi ile geniş kitleler tarafından tanındı. Erdoğan 1993-1998 yılları arasında Sanem Oktar ile evli kalmış, 1996 yılında Berfin Erdoğan isimli bir kız evladı dünya gelmiştir. 2006-2018 yılları arasında evli bulunduğu Türk sinema ve dizi oyuncusu Belçim Erdoğan ile evli olan sanatçının bu evlilikten 2010 yılında doğan Rodin Erdoğan isimli bir erkek çocuğu vardır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Yılmaz_Er...