Geri Bildirim
Adı:
Hijyenik Aşklar
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789755701851
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. Seviyorduk. Sevmeyi seviyorduk. Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk. Hijyene önem vermiyorduk. Beyaz çarşafların üstündeki lekeler aşklarımızın haritalarıydı. Hangisi biz, hangisi yavru vatan oradan anlıyorduk.
Bir demet tiyatro ile tanıdım ben Yılmaz Erdoğanı sonra da camların buğusuna buğu yazma ihtimali ile devam ettim. Mizah kitapları ile tanışmam onun sayesinde oldu. Kelimeler ile harika oynayan ve kendine has bir tarzı olan biri. Hijyenik aşklarda da çok güldüğüm oldu. Tavsiye ederim.
Çok gülmekten ziyade "eğlenceli" denecek seviyede mizah içeren bir kitap. Yazar "güldürürken düşündürmek" klasiğini okuyucuya bolca yaşatıyor. Özellikle insanların kendilerini dolandırması ile ilgili ve kadın milletinin efendi adam yerine fırlama tercihleri üzerine harika ifadeler var. "Güzel laf altı çizme" delileri için bulunmaz şarjör doldurma fırsatı.

"İyilik kolaydır kötülük maharet ister."

Biraz "666" sezdim sanki :)

Benzer kitaplar

Yılmaz Erdoğan'ı zamane gençleri gibi ÇGHB'den değil, tüm yaşıtlarım gibi "Mükremin Abi " olarak sevenlerden biriyim. İnce İnce Yasemince' de ki hallerini pek beğenmesem de "Deli Emin" haline hayran kalmıştım. Ne var ki zamanla değişen siyasi çizgisi bir tarafa, özellikle Çok Güzel Hareketler Bunlar da hissedilen "her şeyi en iyi ben bilirim" ya da "buralarda komedi benden sorulur" tavırları ile aramız açıldı. Kim bilir belki de biz Mükremin Çıtır'ın bizim gibi kaybedenlerden ve kaybettiğini bulmaya çalışanlardan biri olma ihtimalini sevmiştik de, sindirim sistemimiz bu galip gelmiş tavırlarını hazmetmekte zorlandı. "Yaptım lan, vallaha yaptım. Onca yıl sonra hala Mükremin gibi konuşabiliyorum, yaşasın…" http://ucalisan.blogspot.com.tr/...r-ylmaz-erdogan.html
üniversitenin içindeki bir büfeden bir liraya almıştım bu kitabı. sıradan bir kitap diye düşünmüştüm talep edilen parayı verince, okuyuncaysa verdiğim paradan çok daha fazlasını hakettiğini anladım. Yılmaz Erdoğan'ın mizahıyla sosyal hayatımıza bir bakış. içindeki İyi,Kötü ve Salak yazısını özellikle okumanızı tavsiye ederim.
Sanatçının gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılarından seçilmiş bir demet makale. Esprili dili ile hem kendini okutuyor hem de okurda farkındalıklar oluşmasına katkı da bulunuyor. Zaman ayırmaya değecektir.
Aslında okurun kitabı altını çizerek okumasına tuhaf bakan bir kitaptı. Hatta buna tepki olarak altı çizilecek şeyler yazmayacağından bahsediyordu Yılmaz Abimiz... Lakin olmamış, öyle güzel dökmüş ki kalbini kalemine, altı çizilmeden okunacak bir kitap yazamamış haliyle, yazdığı her kelime çok güzeldi, özellikle kelime oyunlarına mest oldum. Birçok eseri seslendirmesi sebebiyle tanımış, "ANLADIM" da anlamıştım yüreğindeki kuşların hüzünlü türküsünü. İyi ki varsın be güzel abim...
Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. Seviyorduk. Sevmeyi seviyorduk. Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk... Keyifli okumalar
Sapıklığını gizlemek için sapık olduğunu söyleyen bir adam tanıdım tıpkı aptal olduğunu açığa vurmak için terörist olmadığını söyleyen gibi: Yılmaz Erdoğan
Çünkü hepimiz tuvalete biraz da kültürel ihtiyacımızı gidermek için gidiyoruz.
Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. Seviyorduk. Sevmeyi seviyorduk. Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk. Hijyene önem vermiyorduk. Beyaz çarşafların üstündeki lekeler aşklarımızın haritalarıydı. Hangisi biz, hangisi yavru vatan oradan anlıyorduk.
Bazı elele yürüyüşlerde keşke yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk.
Genç sayılmayacak kadar çocuk, çocuk sayılmayacak kadar kaygılıydık.
Yılmaz Erdoğan
Sayfa 33 - sel yayıncılık
Harflerin sözcük oluşturmak için biraraya gelmesi imece usulü bir hüzün inşaatıdır çoğu zaman.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hijyenik Aşklar
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789755701851
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. Seviyorduk. Sevmeyi seviyorduk. Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk. Hijyene önem vermiyorduk. Beyaz çarşafların üstündeki lekeler aşklarımızın haritalarıydı. Hangisi biz, hangisi yavru vatan oradan anlıyorduk.

Kitabı okuyanlar 195 okur

  • Levent Varol
  • BÜŞRA ÇİL
  • Barış AKDEMİR
  • Levent Öz
  • Metehan Keskiner
  • Nihal Mol Guzel
  • Hilal Ku
  • Batuhan Arslanoğlu
  • Efşan
  • Muteevazist

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%43.9
35-44 Yaş
%28.1
45-54 Yaş
%6.1
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.6
Erkek
%44.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (6)
9
%15.6 (7)
8
%11.1 (5)
7
%11.1 (5)
6
%24.4 (11)
5
%8.9 (4)
4
%4.4 (2)
3
%6.7 (3)
2
%0
1
%4.4 (2)