Adı:
Anne, Tut Elimi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
216
ISBN:
9786054764648
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
"Ben konuşsaydım, size konuşmanın nasıl bir şey olduğunu anlatırdım. Ben konuşmayı hep bir şeylere benzetirim. Konuşmak, pazar sabahı altı buçukta uyandıktan sonra, o günü pazartesi sandığınız için kalkıp okula gitmeye hazırlanırken, tatil olduğunu fark edip tekrar uyumaya benzer. Konuşmak, yolda giderken bir köpeğin sizi çok sevip peşinize takılmasına benzer. Konuşmak, çayınız çok sıcak diye annenizin birazını döküp üstüne soğuk su eklemesine benzer.

Konuşmak, çok sevdiğiniz bir şeyi, tokanızı ya da terliğinizi ya da kalem kutunuzu bir türlü bulamadıktan sonra, onu kaybettiğinizi düşünmeye başladığınız sırada, koltuğun altında görmeye benzer. Konuşmak, bir bebeğin eliyle parmağınızı tutmasına benzer. Konuşmak, çilek reçeline benzer. Ben konuşsaydım, bunları anlatırdım size. Böylece, konuşmanın neye benzediğini anlardınız belki. Ben konuşsaydım, ağzımdan çıkan her şeye dikkat ederdim. Çünkü konuşmanın ne kadar değerli olduğunu bilirdim. Ben konuşsaydım, kendimi anlatmaya çalışırdım. Beni anlamanızı isterdim. Ama bu imkânsız, değil mi? Ben konuşsaydım, susardım."

"Saflıkla bilgeliğin, hüzünle korkunun, hayatla ölümün buluştuğu bir kitap Anne, Tut Elimi. İlk roman gibi olmayan, hem masum hem de 'arıza' bir roman."
-Tuna Kiremitçi-
(Tanıtım Bülteninden)
Resmen yaşadım.yazardan ilk defa okuyorum. Sadece kapağını pek sevemedim ama 4 saatte bitirdim kitabı.Elimden bırakamadım.kitapta farklı zamanlara geçişler vardı.kızın düşüncelerini çok güzel ifade etmiş yazar.akıcı bir şekilde zevk alarak okudum.teşekkur ederim yazara.
Birini sevdiği için ölen insanlar duydum. Peki insan birini sevdiği için yaşar mı?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anne, Tut Elimi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
216
ISBN:
9786054764648
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
"Ben konuşsaydım, size konuşmanın nasıl bir şey olduğunu anlatırdım. Ben konuşmayı hep bir şeylere benzetirim. Konuşmak, pazar sabahı altı buçukta uyandıktan sonra, o günü pazartesi sandığınız için kalkıp okula gitmeye hazırlanırken, tatil olduğunu fark edip tekrar uyumaya benzer. Konuşmak, yolda giderken bir köpeğin sizi çok sevip peşinize takılmasına benzer. Konuşmak, çayınız çok sıcak diye annenizin birazını döküp üstüne soğuk su eklemesine benzer.

Konuşmak, çok sevdiğiniz bir şeyi, tokanızı ya da terliğinizi ya da kalem kutunuzu bir türlü bulamadıktan sonra, onu kaybettiğinizi düşünmeye başladığınız sırada, koltuğun altında görmeye benzer. Konuşmak, bir bebeğin eliyle parmağınızı tutmasına benzer. Konuşmak, çilek reçeline benzer. Ben konuşsaydım, bunları anlatırdım size. Böylece, konuşmanın neye benzediğini anlardınız belki. Ben konuşsaydım, ağzımdan çıkan her şeye dikkat ederdim. Çünkü konuşmanın ne kadar değerli olduğunu bilirdim. Ben konuşsaydım, kendimi anlatmaya çalışırdım. Beni anlamanızı isterdim. Ama bu imkânsız, değil mi? Ben konuşsaydım, susardım."

"Saflıkla bilgeliğin, hüzünle korkunun, hayatla ölümün buluştuğu bir kitap Anne, Tut Elimi. İlk roman gibi olmayan, hem masum hem de 'arıza' bir roman."
-Tuna Kiremitçi-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Almila Nur YILDIRIM
  • DÜNYA
  • Edanur Kaya
  • SUEDA
  • Procyon
  • Didem
  • nurcan
  • Gulan
  • Havayuvari
  • Ömür Kvs

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%50 (2)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0