Asansör

·
Okunma
·
Beğeni
·
29,6bin
Gösterim
Adı:
Asansör
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052361818
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Asansör
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İndigo Kitap
Baskılar:
Asansör
Asansör
“Tüm bunları yaşayacağımı bilerek geçmişe dönsem, o asansöre yine binerim. Hem de koşa koşa binerim… Koşa koşa…”

Evlendiğiniz gece başınıza gelebilecek en saçma şey nedir? Aklınızın sınırlarını biraz zorlayın... Şöyle düşünün, balayı için gittiğiniz otelde, o otele sizin gibi gelen diğer bir çiftin damadıyla asansörde kalsanız ne yapardınız? İnanın bana, asansörün kapısı kapanırken var olan hiçbir şey, o kapı tekrar açıldığında eskisi gibi olmayacak. Bu hikâyeyi, gülmekten okuyamayacaksınız…

“Bir aydır seni düşünmeden geçirdiğim bir saniye bile olmadı. Yaptığın her hareketi takip ettirdim. Yaşadığın her şeyden haberdardım. Ben senin 49 kiloya düştüğünü bile biliyorum! Günlerce telefonuna gelen beslenme önerileri mesajları toplu mesaj değildi, onları ben attırdım, sadece sana atıldı. Pembesini bulamadığın o eteği, o mağazaya getirten bendim, her sabah kapına süt bırakılması binanın hizmeti değildi, sadece sana yapıldı, ben yaptırdım. Dışarı her çıktığında dağıtılan çiçekler belediyenin hizmeti değildi, onları ben dağıttırdım. Sana çiçek verebilmek için koskoca bir mahallenin insanlarına her gün çiçekler dağıttırdım. Seni hiçbir yerde işe aldırtmayan da bendim, şirkette açık pozisyon bırakan da, o pozisyona kimseyi aldırtmayan da bendim, çünkü sen gel istedim. Çünkü bana gel istedim. Bana geldiğinde bahanen olsun istedim. Sana bahane vermek istedim…”
384 syf.
Evet bitirdiğimde bu soruyu sordum kendime. Neden okudum ki? Kitap mıydı şimdi bu?
Evet burda yazarları eleştirince, yazamıyorsanız yazmayın diyince bazı şahıslar “Herkes istediğini yazmakta özgür” diyerek çıkışarak savunmaya kalkıyorlar. Şimdi bir daha açıklık getirelim neden böyle kitaplar basılmamalı:

Öncelikle bu kitaplar hep liseli ergenlere, aklı bir karış havada gezen hayatta daha tutunacak yer bulamayanlara hitap ediyor. Ki çoğu kitapta da karakterlerin yaş ortalaması zaten 16-20 arası oluyor.

Kitapta konu hiç şaşmadan aşk olur. Başka bir yerden girse bile sonunu hep aşka bağlar. Kitapta öyle bir hava yaratılır ki, sanki liseli olmak hayatının aşkını bulacağın yaş. Ve karşına çıkacak olan erkek (erkekleri kitapta öve öve bitiremezler) senin beyaz atlı prensin olacak ve bir ömür elini bırakmayacak.

Şimdi ben aşka karşıyım gibi anlaşılmasın sevgini insan kendi içinde hisseder ve böyle kitaplardan öğrenilecek bir şey değil. Ama bu kitapları okuyan ergenlerimiz kendilerine her seni seviyorum diyeni beyaz atlı prensi sanarak gençliğini yakıyor yada beyaz atlı orensi olmadığı için depresyonlardan depresyon beğeniyor.

Şimdi sizce bu kitapların basılması iyi bir şey mi kötü bir şey mi?

Daha karar vermeyin biraz da bu kitaptan bahsedeyim
SPOİLER yeseniz de yemeseniz de aynı. Zaten tüm kitaplar gibi bunun da ana teması AŞK :Dd

İki evli çift. Birinin kocasıyla diğerinin karısı asansörde kalıyor ve nasıl oluyorsa birbirine aşık oluyor... Ve ne tesadüfse ikisi de sevmiyormuş eşlerini :/. Sadece bir hafta birbirilerini görmelerine rağmen delice aşık oluyorlar hatta kız bu adam için kocasına boşanma davası açıyor... Mantık aramayın çünkü yok.

Evet yazarımız daha ergenlik dönemlerinde yazmış bu kitabı. Ben bu kitabı kötüleyince “ ya yazarın ilk kitabı daha amatördü o yüzden kötüğ” diyen şahıslar. Zaten benim en tuhafıma kaçan da bu. Daha ergen yaşta (14 yaşında) böyle cinsel içerikli, iğrenç bir kitap yazacak kafada olması normal bir şey mi? Liseli bana göre daha hayata bakış açısı gelişmemiş insandır. Nasıl bir ruh hali olmalı ki insan oturup tamamen cinsellik konulu böyle bir kitap yazsın (Hem de amerikan dublajı aksanıyla :/).

Zaten burdan da bu kitapları yazarın kafasında olanların okuduğu için beğenildiğini anlayabiliriz.

Neyse arkadaşlar fazla uzattım. Okumayın okutturmayın!
Şekerim biliyorsunuz sizden gelen talepler üzerine kendimi feda edip böyle saçma kitapları okuyarak, okuyacak olanları vazgeçirmeye çalışıyorum. Bu sefer ki kurbanımız da Şeyma Ay 'ın onerisiyle bu kitap oldu. Öncelikle bu kitabı yazan kızın elinden kalem, klavye ne varsa alın bir daha yazılı iletişim kurmasını engelleyin ayol. Yazara sesleniyorum, Beyza kızım sana okuma yazma öğreten kimse acaba farkında mıydı bir gün Türk edebiyatının içine eden bir şeyler yazacağının. Bilse heralde seni cahil bırakırdı ki zaten cehalet çizgisinden çok uzaklaşamadığın yazdıklarından anlaşılıyor!

Neymiş efendim bir kız evleniyor bir de çocuk aynı otelde bunlar kız evlendiği adamı sevmiyor çocuk da evlendiği kızı birlikte asansöre biniyorlar asansörde mahsur kalıyorlar. Birbirlerinden hoşlanıyorlar sonra ikisi de evlendikleri kişi yerine birbirlerini seçiyorlar vs. Yani saçmasalak bir pembe brezilya dizisinde izleyip iğreneceğiniz ne varsa tüm bayağılı ile bu kitapta sizi bekliyor. Hiç şaşırtıcı olmayacak şekilde cümleler basit, konu işleme sıfır, karakter derinliği sıfır, kurgu sıfır. Berbat bir kağıt israfı.

İnsan olan okumaz bunu. Çünkü insan düşünen bir varlıktır değil mi şekerim? Zeka ürünü olmadığı belli olan bu kitap cidden okunabilecek bir şey değil. Ben de yarım bıraktım zaten dayanamadım.

Abi neden kızlar aşk ve seks olayına bu kadar saplantılı şekilde bağımlı anlamadım. Ya bir kurgu yazın ne bileyim ustaca bir cinayet olabilir ya da macera kitabı yazın. Aksiyon yazın. Alt metni olan bir şeyler olsun. Okuduklarımızdan dersler çıkarabilelim değil mi? Yok lanet olsun hep böyle hangi genç kız kime aşık olacak, kızlığını kime bozduracak, hangi erkekten dayak yiyecek, hangi erkek tarafından aldatılacak kime aşık olacak falan filan...

Bunları okumaktan keyif alan biriyle ne sohbet edilir ne oturulup bir çay kahve içilir. Bu tarz kitapları keyifle okuyan birine diyebileceğim tek şey : "vah zavallı"

Bir başka berbat kitap uyarısında buluşmak üzere şekerim. Kötü kitaplar okumayın. Geri dönüşüme verin güzel kitapların basılması için kullanılsınlar.
384 syf.
Edebi bir değeri olmayan çok basit bir kitap. İnandırıcılığı da bir o kadar az buldum. Cümle içinde aynı kelime aynı görevde birden fazla kullanılmış. Muhtemelen bu da yazarın dikkatsizliğinden kaynaklanıyor. Yani dil bilgisi hataları da cabası...
384 syf.
·2/10 puan
Satın alıp okuduğuma binlerce kez pişman oldum. Israrlar üzerine aldım ve yoğun beğenisine tav olup okumaya başladım ama büyük fiyaskoydu.
Saçma sapan bir hikaye. Aldatmanın olabilecek en aşağılık şekliyle normalleştirildiği berbat ötesi, en ufak edebi değeri olmayan bir Wattpad kitabıydı.
384 syf.
·1/10 puan
Bazı yerlerde çok güzel yorumlar görüp almıştım bu kitabı ve merakımdan hemen başladım. Ancak gerçekten bana göre değil. İnsanlar nasıl bu kadar sevmişler anlayamadım.
Bazen önyargılarımı kırıp genç yazarların kitabını okumaya çalışıyorum. Sanırım bu üçüncü yanılışım oldu. Tekrar deneyeceğimi sanmıyorum.
Kitabın konusunu anlatmam gerekmez ancak şu şekilde özetleyebilirim. Asansörde kalma ve tanışma. Birinin yalan söyleyip kendini geri çekmesi, sonra diğerinin aynı şeyi yapması. Sonra birinin başına kötü şey gelmesi sonra diğerinin başına kötü şey gelmesi... Bu şekilde sürüp gidiyor.
Eski türk filmlerinden halliceydi.
22yaş üstü sevmeyecektir diye düşünüyorum. Altındakiler ise bayılacaktır.
Üzgünüm bunu söyleyeceğim; tam bir ergen romanı...
384 syf.
·2 günde·7/10 puan
Okuma listem çok çeşitlidir. Bu ergen kitabı, bu çocuk kitabı, bu polisiye, bu fantastik vs. ayırt etmem. Kitap kitaptır diyerek elime ne geçerse okurum. Bazen bir çocuk kitabı bazen, bir ergen fantastik serisi bazen aşk kitabı. Bu kitabi değerlendirirken şu etkenleri de göz önünde bulundurmam gerekiyor ki onlar da şöyle, yazarın yaşı 20ymiş kitabi yazdığında ve bu yaşına kadar da 10 kitap yazmış. Azımsanmayacak bir emek var. Gençlerin uzaktan görüntüsüne baktığımız zaman çevremizde bu umut verici bir durum yazarı kutluyorum . Evet kitapta cok fazla klişe var, evet aşırı tesadüf olayı yazılmış, evet konusu basit vs. vs. Ama.bu kitabın amacı zaten hoş vakit geçirmek. Edebi bir kaygısı yok ki . Ama dil bilgisi gayet güzel kullanılmış. Yazım hatası üstüne durulacak kadar fazla değil. Dizi-film tadında hatta zorlasak bir sit-com bile çıkar bu kurgudan. Ben beğenerek, gülerek bazen hatya sesli gülerek okudum. Çok keyifli vakit geçirdim. Tavsiye ediyorum. Yazarın diğer kitaplarını da okumak isterim. Genç yazarlara bu şanslari vermek lazım.
384 syf.
"Tüm bunları yaşayacağımı bilerek geçmişe dönsem, o asansöre yine binerim. Hem de koşa koşa binerim... koşa koşa.."
.
.
Soluksuz okuduğum bir roman oldu.. Wattpad üzerinden okumak isteyip okuyamadığım bir kitaptı.. Beyza Alkoç Diğer kitaplarınıda severek okuduğum bir yazar, kalemine sağlık..
~Kesinlikle tavsiye ederim, gülerek okuyacağınız bir hikâye..~
Hakkında yorum yapmama bile değmeyecek bir kitap. Tek kelimeyle berbattı. Fazla dayanamayıp yarısında bıraktım. Almanızı asla ama asla önermem. Gidin daha kaliteli kitaplar okuyun. En azndan kendinize bir şeyler katmış olursunuz.
384 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Komedi tadında bir aşk romanı, elimden bir an bile düşürmek istemediğim bir kitap oldu.. Fakat sonunda bir kopukluk oldu, neden olduğunu yazarından başkası cevap veremez tabii
384 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Ben açıkçası kitabın sövülecek kısmı olduğunu düşünmüyorum. Çokta kötü bir kitap değil yani, alır bir saatte okursunuz bence. Yani ne diyeyim herkes kitabı neden okuduğunu sorgulamış ama ben sorgulamıyorum. Bazı yerler sıkıyordu yani hatta bunaltıyordu ama rezalet denecek bir kitapta olduğunu düşünmüyorum ╮(╯_╰)╭
384 syf.
·5/10 puan
Beyza Alkoç un tüm kitaplarını okudum ve kalemine aşık olduğum sayılı yazarlardan bir tanesi. Fakat bu kitabı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Böyle güzel kitapları olan birinin neden bu kitabında bu kadar kötü bir dil kullandığını, yazdığını araştırdım ve bu kitabı 15 yaşında yazdığını öğrendim. Kabul edersiniz ki 15 yaşında gençliğe ilk adımlarını atan birinden bundan daha iyisi gelemezdi... Sadece bu kitabı okuyanlar ön yargılı yaklaşmayın ve diğer kitaplarına da bir şans verin. Okumayanlarda mümkünse sakın okumasın tavsiye etmem .d
384 syf.
·Beğendi·5/10 puan
Kitap bana pek hitap etmedi.

Konusuna gelirsek; yeni evlenen 2 çift var birbirlerini tanımıyorlar sadece balayı yapmak için geldikleri otelde karşılaşıyorlar. Asansörde kalıyorlar 4 kişi birden değil. Bir çiftten kadın bir çiftten adam asansörde kalıyorlar. Yani bir gelin ve bir damat asansörde kalıyor ama gelin damadı, damatta gelini tanımıyor. Asansör bozuluyor kız nefes alma zorluğu geçiriyor falan falan...

+18 fazla. Cinsellik, şiddet vb. Hepsi var.

Kitabın başları pek sarmasa da sonları mizahi bir hal alıyor. O sayfalari düşünmezsem kitap güzel aslında.
" Bu dünyada ne zaman bir canlı ölse bir başka canlı doğarmış " diyor birileri
Ne kadar da haklılar .
Her birimizin kalbi birer dünya ,
Kimileri ölüyor kalbimizde , kimileri doğuyor..
Her kaybettiğimize karşı bir kazanış ..
Her nefret ettiğimize karşı bir seviş ..
Her vazgectiğimize karşı bir bağlanış ..
Her bitişe karşı bir başlangıç .°•☆*

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Asansör
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052361818
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Asansör
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İndigo Kitap
Baskılar:
Asansör
Asansör
“Tüm bunları yaşayacağımı bilerek geçmişe dönsem, o asansöre yine binerim. Hem de koşa koşa binerim… Koşa koşa…”

Evlendiğiniz gece başınıza gelebilecek en saçma şey nedir? Aklınızın sınırlarını biraz zorlayın... Şöyle düşünün, balayı için gittiğiniz otelde, o otele sizin gibi gelen diğer bir çiftin damadıyla asansörde kalsanız ne yapardınız? İnanın bana, asansörün kapısı kapanırken var olan hiçbir şey, o kapı tekrar açıldığında eskisi gibi olmayacak. Bu hikâyeyi, gülmekten okuyamayacaksınız…

“Bir aydır seni düşünmeden geçirdiğim bir saniye bile olmadı. Yaptığın her hareketi takip ettirdim. Yaşadığın her şeyden haberdardım. Ben senin 49 kiloya düştüğünü bile biliyorum! Günlerce telefonuna gelen beslenme önerileri mesajları toplu mesaj değildi, onları ben attırdım, sadece sana atıldı. Pembesini bulamadığın o eteği, o mağazaya getirten bendim, her sabah kapına süt bırakılması binanın hizmeti değildi, sadece sana yapıldı, ben yaptırdım. Dışarı her çıktığında dağıtılan çiçekler belediyenin hizmeti değildi, onları ben dağıttırdım. Sana çiçek verebilmek için koskoca bir mahallenin insanlarına her gün çiçekler dağıttırdım. Seni hiçbir yerde işe aldırtmayan da bendim, şirkette açık pozisyon bırakan da, o pozisyona kimseyi aldırtmayan da bendim, çünkü sen gel istedim. Çünkü bana gel istedim. Bana geldiğinde bahanen olsun istedim. Sana bahane vermek istedim…”

Kitabı okuyanlar 2.027 okur

  • Elif Kaya
  • ELİF AY
  • Alperen Aslan
  • Nehir Rüya
  • Ela Güney
  • Bulutun İncileri
  • Mnur
  • Kumsal Guci
  • Ęcriņ Śu ✿
  • Berat ÖZER

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.2 (74)
9
%1.9 (15)
8
%3.3 (27)
7
%2.4 (19)
6
%2.7 (22)
5
%3 (24)
4
%1 (8)
3
%2.1 (17)
2
%1.1 (9)
1
%3 (24)

Kitabın sıralamaları