Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·268 syf.··
2024 16. kitabı
Daha önce "Raziye"sini okuduğum Melih Cevdet Anday'ın belki de en çok bilinen ve sevilen romanıyla geldim bu kez, Aylaklar. Bir konakta bir dolu aylak.. O konağın neyle döndüğünü ya da dönmediğini bilen yok, Leman Hanım'dan başka (hatta belki o bile değil(!) )... Kitap, Sultan II. Abdülhamit'in eczacıbaşısı Şükrü Paşa'dan kalan konakta yaşayan kızı Leman Hanım ve şürekası üzerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarının bir panoramasını sunuyor. Hâlâ Osmanlı'yla göbek bağını kesememiş, o şatafatlı yaşayıştan kopamamış bir avuç insan.. Hepsi de kendine has karakterleriyle bir romanın başkahramanı olmaya yeter:) Düşünün ki hepsi bir romanda toplanmış. Leman Hanım'ın burnundan kıl aldırmaz paşa kızı tavırları, Davut Bey'in dünya yıkılsa umurunda olmaz halleri ve hayalperestliği, Dündar Bey'in ağzından düşürmediği ittihatçılığı ve eğlenceli halleri, Şükrü'nün dayanılmaz egosu ve pişkinliği, Muammer'in pasifliği, hele hele de Mürşide'nin deli ve korkutucu tavırları.. Hepsi bir araya gelince mükemmel bir senfoni çıkıyor ortaya:) Melih Cevdet Anday'ın anlatımına hayran kaldım; hem ironik hem de trajikomik.. Ben çok sevdim, çok da eğlendim okurken. Hatta sık sık bu kitabın bir filmi çekilse tam da yeşilçam filmleri tadında olur dedim. Kısacası gönül rahatlığıyla tavsiyemdir
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2022579 okunma
8/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2022 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 00:00
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki 2022’de okuduğum en iyi kitaptı. 2022 yılını okuma açısından verimli geçiremesem de böyle bir kitapla tanıştığım için çok memnunum. Bu kitabı neden bu kadar çok beğendin diye soracak olursanız bunun birçok nedeni var. İlk olarak Meşrutiyet elitlerinin Cumhuriyetin ilanı ile beraber yaşadıkları bocalama çok güzel anlatılmış. Tanrılaştırdıkları paşa babalarının artık hayatta olmayışı, hayatta olsa eski gücünü kalmaması üzerine boş beleş geçinen insan güruhunun düştüğü durumlar kitabın merkezide olması kitabı beğenmemi sağladı. İkinci olarak karakterlerdeki çeşitlilik ve diyalogların sade fakat deyim yerindeyse vurucu olması hoşuma giden diğer etmenler. Kitap 2 bölümden oluşmakta. İlk bölüm konakta geçiyor. Diğer kısmı ise evin sakinlerinden Muammer’in günlüğünden takip ediyoruz. Karakterler üzerinden kitabın konusuna girmek daha mantıklı olacak. Kısaca karakterlerden bahsedecek olursak: Leman Hanım: Konağın sahibi. Şükrü Paşa’nın kızı. Aynı zamanda Davut Bey’in eşi. Dominant bir karakter. Parasız da kalsa bir zamanlar yaşadığı lüks ve şatafattan vazgeçmek istemiyor. Eski şaşalı günlerin özlemini sürekli içinde yaşıyor. Davut Bey: Leman Hanım’ın eşi. Pakize ve Mürşide’nin babası. Tam bir hayalperest. O derece ki kitabın ilerleyen sayfalarında bunasa da hayalperest olduğu için konaktakiler bunadığını zor idrak edecekler. Hayatı boyunca çalışmamış, Leman Hanım sayesinde refah bir hayat sürmüş. Galip Bey: Konağın damadı. Pakize’nin eşi. Çok pinti bir kişi. Aynı zaman da çok düşük bir profil. Sünepe kelimesi Galip Bey’i gayet güzel tanımlıyor sanırım. Dündar Bey: Eski bir İttihatçı. Hayatı boyunca ne düzenli bir işi, ne geliri ne de evi barkı olmuş. Ama halinden mutlu. Çok şeyde gözü olmayan biri. Kitaptaki karakterler arasında en iyi
Edebiyat
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2022579 okunma
8/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2024 23:14
Kitabı henüz bitirmiş ve sıcağı sıcağına yorum yapacak birisi olarak karmaşık duygular içerisindeyim. Öncelikle Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda, Osmanlı’dan kalma büyük bir konakta yaşayan insanları konu alan bir roman bekliyor sizi. Klasik denebilecek olaylar vs. Devamında ise roman kahramanlarından birinin günlüğü ile devam edip final yapıyor. Kitap iki bölümden oluşuyor, birinci bölümde yazar adeta edebi kalitesini bilerek perdelemiş bir şekilde ve daha çok ironik tarzda bir dil ve olay örgüsüyle çıkıyor karşımıza. Ancak ikinci ve bence asıl bölümde yazar içindeki dehayı konuşturuyor ve okuyucuyu eserin derinliğine indirerek mest ediyor. Kitabın ikinci bölümüne gelmeden, daha önce incelemeleri okumuş biri olarak, biraz hayal kırıklığına uğramadım diyemeyeceğim çünkü ilk bölüm sıradan bir Türk romanının çok üzerinde değil. Bunu puanlayacak olsam ilk bölüme beş puan verirdim ancak bizi öyle bir ikinci bölüm karşılıyor ki buna da puanım dokuz. Neredeyse eseri iki farklı yazar yazmışcasına bir durum bilmiyorum ben çok etkilendim sanırım… Birinci bölümde romandaki kahramanlar daha yüzeysel şekilde aktarılmışken ikinci bölümde bu kahramanların ve özellikle bir tanesinin adeta üzerine eğilerek derinlemesine bir tahlil çıkıyor karşımıza ama ne tahlil. Bazı cümleler o kadar iyi ki Suç ve Ceza’daki psikolojik tahlillerle yarışır nitelikte. Yazarın üslubu, dili kullanma becerisi oldukça ileri seviyede, anlatmak istediğini okuyucuyu sıkmadan ve hatta merak uyandırarak anlatmayı başarıyor. Neredeyse bütün Cumhuriyet aydınlarında gördüğümüz şekilde; eserde, geçmiş ile gelecek, doğu ile batı, eski ile yeni sürekli mukayese edilerek aktarılıyor ve adeta bu kültür devrimine tanık olmamamız için çaba gösteriliyor, bence bu durum biz okurlar için o dönemi anlamamız
Edebiyat
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2022579 okunma
Puan vermedi
Kitap ; kişilik tahlilleri ve yapılan tasvirlerle muhteşem bir kitap. Kitap 2 bölümden oluşmakta. İlk bölüm konakta geçiyor. Diğer kısmı ise evin sakinlerinden Muammer’in günlüğünden takip ediyoruz. Evdeki baş kahraman olarak nitelenen Leman hanım tarafından çekip çevrilen kalabalık aylaklar ordusundan oluşan konaktaki hayat anlatılmaktadır. Karakterler üzerinden kitabın konusuna girmek daha mantıklı olacak. Kısaca karakterlerden bahsedecek olursak: Leman Hanım: Konağın sahibi. Şükrü Paşa’nın kızı. Aynı zamanda Davut Bey’in eşi. Dominant bir karakter. Parasız da kalsa bir zamanlar yaşadığı lüks ve şatafattan vazgeçmek istemiyor. Eski şaşalı günlerin özlemini sürekli içinde yaşıyor. Aslında konağı çekip çeviren tek kişi. Davut Bey: Leman Hanım’ın eşi. Pakize ve Mürşide’nin babası. Tam bir hayalperest. O derece ki kitabın ilerleyen sayfalarında bunasa da hayalperest olduğu için konaktakiler bunadığını zor idrak edecekler. Hayatı boyunca çalışmamış, Leman Hanım sayesinde refah bir hayat sürmüş. Galip Bey: Konağın damadı. Pakize’nin eşi. Çok pinti bir kişi. Aynı zaman da çok düşük bir profil. Sünepe kelimesi Galip Bey’i gayet güzel tanımlıyor sanırım. Dündar Bey: Eski bir İttihatçı. Hayatı boyunca ne düzenli bir işi, ne geliri ne de evi barkı olmuş. Ama halinden mutlu. Çok şeyde gözü olmayan biri. Kitaptaki karakterler arasında en iyi insan o diyebiliriz. Özellikle Osmanlı’nın batışı ile alakalı gerçekleri onun ağzından dinliyoruz. Kitabın ilerleyen sayfalarında evdeki aylaklar olarak nitelendirilen kişilerden Dündar bey hayata duruşu ile ayrılmaktadır. Dündar bey diğerlerinden farklı olarak dışarıda da bir hayatı ve arkadaş çevresi vardır. Konaktaki diğer kişilerin ne toplumla ilgisi ne de ilişkisi vardır. Hazır yiyip içmekte , hayatı sadece yiyip içerek
2023 Okuma Raporları
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2022579 okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2024 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2024 11:56
Abdulhamid sonrasi ve ilk donem Cumhuriyet yillarini,donemin ahlaki ve siyasi sosyal durumunu bir konak yasami uzerinden guzel betimlemis.Kisilerin ruh tahlilleri gayet basariliydi.İkinci bolum edebi acidan daha guzeldi bence.Toplumda bir baltaya sap olamamis asalakca yasamis ana baba parasi yeyip gezip dolasmis aylaklarin hikayesi.İyi okumalar
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2022579 okunma
8/10
·294 syf.··
2020 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2020 19:15
Merhabalar, Okuduğum ilk Melih Cevdet Anday romanıydı. Melih Cevdet, Birinci Yeni hareketinin öncülerindendir bilen bilir. Ben onu ‘’Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör ’’ dizeleriyle tanımıştım. Fakat onun romancılığı da beni büsbütün etkiledi. Akıcı ve oldukça realist bir dili vardı. Böyle kitaplar okumayı özlediğimi söylemeliyim. İnanılmaz bir ironi, sanki oturup trajikomik bir dizi izliyormuş hissine kapıldığım bir kitaptı. Yer yer büyük kahkahalar attım. Karakterlere geçmeden önce, yazarın oldukça zeki bir adam olduğunu söylemek isterim. Böylesine hayal gücü yüksek ironiler her yiğidin harcı değildir. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Şükrü Paşa Konağı'nda yaşayan ev halkının hayatıyla başlıyor… O kadar çok karakter vardı ki ilk okuyuşta bunları hafızamda tutmak güç olduğundan bir karakter listesi çıkarmıştım. Evet, konakta bir sürü insan yaşıyordu kadınlı erkekli ve kimse orada neden bulunduğunu doğru düzgün açıklayamıyordu. Herkes hazır yiyicilik maksadıyla konakta Leman Hanım’a miras kalan servetlerle geçiniyordu. Bunların idaresi Leman Hanım’ın kontrolündeydi. Eve kimsenin, herhangi bir hayrının dokunduğunu Leman Hanım bu dünyadan göçene kadar görmedim :) Romandaki karakterlerin hepsi o kadar kendine has ki, yazarımızın hayal gücünün sınırsız oluşu da burada kendini gösteriyor. Mesela; Davut Bey, Leman Hanım’ın kocası, kitapta benim en sevdiğim karakterdi. Müthiş bir hayal gücü, bitmeyen ve hayata geçemeyen onlarca akıl almaz projesi olan ama buna rağmen pes etmeyip hayal etmeye devam eden bir adamdı. O kadar hayalperestti ki yaşlandığında bunadığının farkına bile varılmadı. Öte taraftan Mürşide, Davut Bey’in aklı bir karış havada kızı, alkolik, sürekli birilerinin kapısını dinleyen, bence akli melekeleri pek sağlam olmayan bir
Edebiyat
AylaklarMelih Cevdet Anday · Varlık Yayınları · 1974579 okunma
9/10
·294 syf.·
2020 107. kitabı
"Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz. Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil, elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil... Ruhça çökerek, yaşamaktan koparak batar. Enver Paşa bir gün kaçıp gitti. Ne düşünüyordu o sırada biliyor musun? 'Bu sefer yenildim. İnsanın hayatında yenmek de, yenilmek de vardır', diye düşünüyordu. O yenilgiden ne gibi ahlak çöküntüleri çıkacağını hesaplayacak yetenekte değildi. Ama dünyada bunu hesaplayacak kaç devlet adamı vardır dersiniz? Pek azdır. Çoğu futbol maçı gibi görür devlet işini. Sonra vatanlar elden gider, uygarlıklar çöker.." Mayıs ayının yazarı Melih Cevdet Anday oldu benim için. Toplamda yazardan 3 tiyatro kitabı, 6 şiir kitabı ve 1 roman okudum. Garip akımının üç değerli yazarından biridir Melih Cevdet Anday. Tabii Orhan Veli Kanık kadar okunmuş değil lakin çok yönlü bir yazar. Edebiyat birikimi olan her okurun da onu seveceğini düşünüyorum. Şiirlerinde mitoloji ve Yunan esintileri fazlaca hissedilse de tiyatro ve romanlarında dönemsel olaylar, toplumculuk çizgisi de kendini göstermektedir. Şiirlerinin bazılarını daha iyi anlamlandırmak için ya mitoloji bilginiz olmalı ya da şiirde geçen ve bilmediğiniz unsurları araştırıp okumalara devam etmeniz gerekmektedir. Böylece zihinlerde daha da sağlamlaşıyor onun dizeleri.. Aylaklar kitabı da bir panorama. Paşalardan beylere geçiş sürecinin yansıması. Abdülhamit döneminden kalma bir Paşa'nın konağında yaşayan ailenin İstibdat döneminden 1970'li yıllara varan dört kuşağın hikayesini içeriyor bu kitap. Geçiş dönemlerini anlatan yazarlarımız var mesala Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak eserini örnek gösterebiliriz ama teknik ve dil kullanımı açısından Melih Cevdet Anday'ı daha başarılı buldum. Özellikle Osmanlı'nın dağılış döneminin
AylaklarMelih Cevdet Anday · Varlık Yayınları · 1974579 okunma
10/10
·265 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 01:09
Bu kitabın nedense tesiri bende farklı. Bu kitabı okuduğum zaman evimdeymişim gibi hissediyorum, bana çok huzur veriyor. İlk defa bir yazarla bu kadar tanışmak istedim, ölüm yılının doğum yılım olduğunu öğrenmem de beni tuhaf hissettirdi. Kitap, iki bölümden oluşuyor. Genel olarak bir evin döndürülüşünden bahsediliyor. Yazıldığı dönem hakkında da fikir sahibi oluyoruz tabii. 2.kez okuduğumda da farklı yerlere dikkat ettim, belirli aralıklarla okuyacağım bir kitap. Bazıları inceleme yaparken özetini yazmış ve merak edilecek noktalara değinmiş, sinirlerim bozuldu .d Bu kitabı okuyun, güzel.
AylaklarMelih Cevdet Anday · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2002579 okunma
5/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 12:30
Kitap güzeldi akıcı konusu insanı sarıyor. Sonuna doğru bir yere varacak mı diye sıkılarak okudum ama yine de sevdim kitabı. Okurken gözünde canlanıyor konaktakiler ve karakterler çok kendine has. Yazarın pakize adlı kitabını çok övdüler onu da okuyabilirim;)
Duygu ve Düşünce
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2022579 okunma
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2019 01:27
Muammer’in günlüğünü okurken şaşakaldım, Muammer’i ve Mürşide’yi hiç sevemedim. Ayla koca bir bilinmezlik gözümde. Her ölüme ise üzüldüm, ama en cok Dündar Bey’e. Okurken hiç sıkılmadım. Kendimi o konağa ait hissettim, içimi korku kapladı.
AylaklarMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2018579 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Melih Cevdet AndayYazar · 68 kitap
Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915, İstanbul - 28 Kasım 2002, İstanbul), şair, tiyatro oyunu, roman, deneme, makale yazarı. Lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk şiirindeki yenilenmeyi başlatmıştır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış, Garip Akımı`ndan ayrılmıştır. UNESCO'nun Courrier dergisi, 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır. İstanbul'da doğan Melih Cevdet Anday'ın çocukluğu Kadıköy Bahariye'de geçti. Ortaokula kadar İstanbul'da eğitim gördü. Liseyi ise Ankara'da, Gazi Lisesi'nde tamamladı. Lisede okuduğu sırada, Orhan Veli ve Oktay Rifat ile tanıştı. Liseyi bitirdikten sonra bir süre Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne kaydoldu. Ancak Devlet Demiryolları'nda memur olarak çalıştığı için öğrenimine devam edemedi. Çalıştığı kuruluş tarafından sosyoloji öğrenimi görmek için Belçika'ya gönderildi. Ukde isimli şiiri 1936'da Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Bunun ardından şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön gibi dergilerde yayınlandı. Orhan Veli ve Oktay Rifat ile birlikte 1941 yılında Garip isimli şiir kitabını çıkardı. Hasan Âli Yücel'in tavsiyesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü'ne memur olarak atandı. 1946 seçimleriyle birlikte bakanlığın el değiştirmesi sonrasında önce yeniden askere alındı, sonra Konya'ya atandı. Ancak bu atama daha sonra geri alındı. Anday, bir süre sonra bu görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü. 1953-1954 yılları arasında Akşam Gazetesi'nin edebiyat ve sanat sayfasını hazırladı. Fikirleri sebebiyle işten çıkarıldı. Doğan Kardeş Yayınları'na geçti ve çeviriler yaptı. Buradaki görevinden de aynı sebeple ayrılmak zorunda kaldı. 1958'den itibaren Tercüman, Büyük Gazete, Yeni Tanin ve İkdam'da kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla denemeler ve makaleler yazdı, tefrika romanlar yayınladı. 1960'ta Nadir Nadi'nin desteğiyle Cumhuriyet'te köşe yazıları yazmaya başladı. Bu gazetedeki yazılarını 1997'ye kadar sürdürdü. 1956'da yayınladığı Yanyana isimli şiir kitabı, 142. maddeye aykırı olduğu gerekçesiyle 1964'te yasaklandı. Anday gerek şiir kitaplarıyla, gerekse daha sonraları yöneldiği roman ve tiyatro alanlarındaki yapıtlarıyla birçok ödül aldı. Anday, İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nde diksiyon, özel bir tiyatro okulunda mitoloji dersleri verdi. 1964-1969 yılları arasında TRT'de yönetim kurulu üyeliği, 1979-1980 yıllarında da Paris'te eğitim müşavirliği görevlerinde bulundu. Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'ne kaldırılan Melih Cevdet Anday, 28 Kasım 2002'de 87 yaşındayken vefat etti. Büyükada mezarlığında toprağa verildi. Takma Adları Anday, eserlerinde kendi adı haricinde şu takma adları da kullanmıştır: Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu.