Bir Gemide (Öyküler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.403
Gösterim
Adı:
Bir Gemide
Alt başlık:
Öyküler
Baskı tarihi:
1984
Sayfa sayısı:
106
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ada Yayınları
Baskılar:
Bir Gemide
Bir Gemide
Bir Gemide
88 syf.
·2 günde
“Bu geminin üstündeyiz. Adı belleğimizin derinliklerinde silinmiş bu geminin üstündeyiz. Hoş adını bilsek de neye yarar? Ne nereye gittiğini biliyoruz, ne niçin gittiğimizi. Yiyip, içip, yatıyoruz.”(syf:36)

Bir Gemide,1962-1976 yılları arasında yazılmış içerisinde Kaza,Kentin Üzerinde Dayanılmaz Bir Korku, Bir Gemide, Kanca, Dönüş,Seksek,Olanak -siz, Melek Cici adlı olmak üzere 8 öyküden oluşuyor
Ferit Edgü'nün diğer öykülerinde olduğu gibi Bir Gemide'de bir anlamsızlık ve hiçlik söz konusu. Öykülerin de genel olarak varoluşsal sorgulama,kimlik sorunsalı,ve gerçeklik kavramına değiniyor. Realist bir bakış açısıyla yazılan öyküler iletişimsizlik,kimlik karmaşası ve bireyin çatışması gibi insanlığın içerisinde bulunduğu durumu da sorguluyor.
Öykülerin hepsini okurken ayrı ayrı keyif aldım, ama Varlık kavramını sorguladığı Bir Gemide'yi, Bireyin içerisinde bulunduğu çatışmaya değindiği Dönüş'ü, ve kokulara takıntısı olan bir adamı anlattığı Kentin üzerinde Dayanılmaz Bir Korku öykülerini daha çok beğendiğimi söyleyebilirim.

Öyküler'de kullanılan dil günlük kullanılan dile çok yakın olduğundan genel olarak akıcı bir şekilde ilerliyor kitap.
Ferit Edgü'nün kullanmakta usta olduğu şiirsel anlatım Bir Gemide'de karşımıza çıkıyor. Düz yazı ve şiiri güzel bir şekilde harmanlayarak sunması öykülerden alınan tadı daha da yoğunlaştırıyor.Öyküleri okurken aynı zamanda şiir'de okumuş gibi hissediyorsunuz.

1979 Sait Faik Hikaye Armağanını kazanan bu güzel öykü kitabı Bir Gemide'yi tüm kitapseverlere tavsiye ederim,Keyifli okumalar...
88 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Ferit Edgü'nün “Bir Gemide” adlı kitabı yazarın okuduğum ilk eseri. 8 öyküyle toplumda herkesin bir yerlerden denk geldiği yaraları yazarak haykırması bunları düzeltmeye olan inancını gözler önüne seriyor.
Beni en etkileyen hikaye ise “Dayanılmaz Bir Koku” idi. Bu hikayeyi okurken yapmakta olduğum yolculuk ve bulunduğum ortam da hikayenin bendeki etkisini artırmış olacak ki hikayeyi okumayı tamamladığım anda incelememde bu öyküyü temel almam gerektiğinde karar kıldım.
Kokulara aşırı duyarlı bir adamın bir sabah berbat bir koku duyması üzerine kurulu bir hikaye. Kahramanımız başta kokuyu yok etmeye uğraşsa da sonraları, bu kokuyu kendisi dışında farketmiş birini bulmaya razı duruma geliyor. Nitekim bir çocuğun farkındalık sözleriyle seviniyor. Zaman ve mekan sınırı olmaması hikaye konusunun evrenselliğini belirtir nitelikte.Eskilere olan, bozulmamışlığa, yabanıllaşılmamışlığa ve saflığa olan özlemini eski kokuların yitmişliğiyle, bulunamayışıyla temsil ediyor yazar. Bu yitikliği tek farkedenin kendisi olamayacağını düşünmesi belkide sorun olarak gördüğü şeylerin çözümüne dair inancı.
...
Minibüste gidiyorum. Şoförün arka koltuğunda ineceğim yeri kollayarak sürdürüyorum yolculuğumu bir yandan da “Bir Gemide” okuyorum. Birazdan şoför yasak olmasına rağmen sigarasını tüttürüyor. Koku diyorum, aynı kitaptaki gibi kimse bir şey demiyor sadece ben duyuyorum herhâlde bu tiksindirici kokuyu.. O sırada bir çocuk biniyor bir öğrenci diyor, uzatıyor parayı. Başlıyor şofor bağırmaya: hafta sonu ne öğrencisi; çocuk, öğrenciyim abi yalan mı söyleyeceğim diyor. Adam 1 lira için çocuğu azarlıyor. Yine bir koku geliyor burnuma arka koltuktan, çocuğun kırılmışlığından, ezilmişliğinden yayılıyor koku. Minibüs doluyor karışıyor kokular, seçim arabası geçiyor yan şeritten daha yeşil İstanbul diyor müzik eşliğinde. Egzozunun dumanı cama vuruyor. Sıcak asfalt kokusu, toz genzimi yakıyor. Yine mi geldin koku diyorum.

Minibüs doluyor. Teyzenin biri nefes nefese biniyor. Büyükçe bir poşeti var, yere koyuyor. Yanıbaşımda ayakta. Etrafı yokluyor yer yok. Şoför bağırıyor: teyzeye yer verin düşmesin. Kimseden ses çıkmıyor. Ter kokusu geliyor teyzeden burnuma ama yolcuların sessizliğinden gelen koku onu bastırıyor. Kalkıyorum buyur teyze benim inmeme az kaldı diyorum. Arkaya geçiyorum. Cips kokusu, sakız birde sigara kokusu... Bitmiyor yollar.

Kitabımı okuyorum. Bir kadın biniyor, kucağında bebeği yine yer veren yok geri iniyor, şoför kızıyor arkalarda yer vardır sen hele bi geç. Arkada boş yer yok, kalkacak olan da yok geçin hanımefendi diyorum. Teşekkür ediyor biraz mahçup, bebek gülümsüyor bana, bir anlığına tüm kötü kokular yok oluyor. Bebekten koku geliyor. Süt kokuyor tüm minibüs... İniyorum nihayet. Metroya bineceğim, kartıma para yüklüyorum. Sırayı bozuyor bir adam önüme geçiyor. Kitabın etkisindeyim herhâlde kokular, yine kötü kokular...
İnsanlar çarpışa çarpışa biniyorlar metroya çarpışa çarpışa iniyorlar. Yorulduğumu hissediyorum. Metrodan inip vapura biniyorum. Oturup denizi seyrediyorum.. Derin bir nefes çekip hatırlıyorum” ne diyordu kitap?”: “ Kendine aşık deniz bile yitirmişti öz kokusunu”( Bir Gemide,syf32) yitirmişti herhalde, burnuma koku gelmiyordu. İki sevgili simit poşetini bırakıyor sulara, martılar bağırıyor. İskeleye yanaşıyoruz. Şarkılar söylüyor bir çocuk kuşlara. El sallayıp, gülümsüyorum ufaklığa. Kokular burnumda ve beynimde karışıyor. Karışıyorum o yaya geçidinde tüm kalabalığa, karışıyorum şehrin geniz yakan kokusuna.
...
İşte “ Dayanılmaz Bir Koku” bana tüm bunları farklı bir bilinçle değerlendirme fırsatı sağladı. Yazarın bir farkındalık yaratmaya uğraştığı satırlarda kendi farkındalığımı uyandırmaya çalıştım.Herkesin üzerine alınması gereken toplumsal umursamazlığa vurgu yapılan öyküyü bir şeyler ancak farkında olunarak onarılmaya başlanabilir düşüncesine sahip herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
Keyifli okumalar...
88 syf.
Ferit Edgü'nün tarzına "Hakkari'de Bir Mevsim" kitabından aşinayım ve şiirsel üslubunu beğenmiştim. Yazarın, öykücülüğünün de iyi olduğunu bu kitapla öğrenmiş bulundum. 79 yılında Sait Faik Hikaye Armağanı'na da değer görülen bu kitap, sekiz öyküden oluşuyor. Kısaca değinecek olursak:
1-"Kaza" adlı öyküde, hikayenin başlangıcından bitişine dek, kazanın ne kazası olduğuna kanaat getiremiyor insan. Ama mantık çerçevesinde düşünecek olursak ben de ana karaktere inanırdım :) Acaba söz arasında, bazı kelimelerin yanlış kullanımlarına dair bir ironi de mi içeriyordu hikaye, bilinmez...
2-"Kentin Üzerinde Dayanılmaz Bir Koku" hikayesinde ise, aslında hepimizin muhafaza etmesi gereken fakat artık yalnızca çocuklara has duygular olarak lanse ettiğimiz duyguların, kurtuluşa giden yolda en kıymetli silahlar olacağı hissini yakaladım kendimce.
3-Kitaba da adını veren "Bir Gemide" öyküsü ise, "hepimiz aynı gemideyiz" klişe cümlesinden derin bir sorgulamaya atıyor okuyucuyu.
Diğer öyküleri nispeten daha az beğendim. Yer yer yazarın iç dünyasından esintiler, aklından geçen duygu düşünce kırıntıları dökülmüş sayfalara. Ben de bazen böylesi, okur tarafından anlaşılma ya da beğenilme kaygısı gütmeyen hikayeleri sevemiyorum ve bunları da yazarın, içsel fırtınalarını dindirmek adına yaptığı yazınsal meditasyonlar olarak kabul ediyorum.
Hep söylerim, bir öykü kitabındaki bütün öyküleri beğenmeyi beklemek, mucizevi bir olay olsa gerek :)
88 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Edgü Türkiye'de realist romanın kesinlikle en önemli kalemlerinden biri. Hayatı bire bir yansıtması, kendi iç konuşmaları, ve insan psikolojisini ele almasıyla Türkiye'nin önde gelen yazarlarından bana göre. Kıymeti ve kendisi pek biliniyor mu işte bundan emin değilim. Bu kitabında yine yaşamı tüm doğal gerçekliği ile önümüze seren öykülerle dolu bir Edgü romanı ile karşı karşıyayız. Aldı ödülü kesinlikle hak eden bir eser ve yazar Edgü. Diğer kitaplarını da takip edeceğim kesinlikle.
88 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ferit Edgü için daha önce de “minimalist” olduğunu söylemiştim burada ya da başka yerde. Bu asla basitlik olarak algılanmamalı. Aksine, yoğun dolu dolu şeyler anlatır hissettirir ama bunu sade bir şekilde yapar. Kitap 1962-1976 yılları arasında yazılmış 8 kısa öyküden oluşuyor. Varoluşçuluk akımının etkileri bence çok iyi görülmekte. Varoluşsal sorgulamalar, gerçek ve düş arası gidip gelmeler (ki bu tam da Edgüce bir olay) iletişimsizlik, tepkisizlik vs. Ben seviyorum Ferit Edgü’yü çok farklı bir tadı var.
88 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
1979 yılı Sait Faik Hikaye armaganını kazanmis olan kitap sekiz öyküden oluşmaktadır:Kaza,Bir Gemide,Seksek,Kanca,Dönüş,Kentin Üzerinde Dayanılmaz Bir Koku,Olanak-Siz ve Melek Cici.Ferit Edgü kitabında gerçeklik konusunu ele almaktadır.Hikayelerinde insanın kendisini ifade edememe ve kısır döngü içinde var olma savaşını konu etmektedir.Kısa hikayeleri okurken hikayedeki kahramanın içine doğru sizi çektiğini hissedeceksiniz.Özellikle Kanca,Seksek,Dönüş hikayeleri en çok beğendiğim hikayeler oldu..
88 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bir Gemide öykü kitabı 1979 Sait Faik Hikâye ödülünü kazanmış ama benim yazardan şimdiye kadar en az beğendiğim kitap oldu. Gerçi ben Sait Faik’in öykülerini de pek sevmem. Belki de bu ödülü kazanan kitaplardan uzak durmalıyım, bana pek hitap etmiyorlardır.
Çünkü... çünkü... çünkü... yaşamı yeniden buldum. Çünkü binlerce parçaya bölünüp yeniden birleşmek, böylece kendi kendimi doğurmak ve doğumuma tanıklık etmek, hayır doğumumu yaşamak istedim ve seninle birleşirken, birleşme süreci içinde, anlıyor musun, çiftleşmeden değil, tekleşmeden söz ediyorum, o süreç içinde, duyuyor musun Gün, ağlamayı bırak, beni dinle, o neyin süreci olduğunu bilmediğim süreci yaşarken, binbir parçaya, milyonlarca parçaya dağıldım, ama benden ayrılan her bir parça o süreci yaşıyordu, yükselirken milyonlarca ben olarak yükseldim, düşerken, milyonlarca ben düştük... Yoksa, yoksa sen bunu yaşamadın mı Gün?
Köpek burcundan olmalıyım. Çocukluğumdan beri kokulara karşı aşırı duyarlıyım.
Ferit Edgü
Sayfa 21 - Sel Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Gemide
Alt başlık:
Öyküler
Baskı tarihi:
1984
Sayfa sayısı:
106
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ada Yayınları
Baskılar:
Bir Gemide
Bir Gemide
Bir Gemide

Kitabı okuyanlar 106 okur

  • Şeyma

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0