Bireysel Psikoloji

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.184
Gösterim
Adı:
Bireysel Psikoloji
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057608383
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Bireysel Psikoloji ile Avusturyalı psikiyatr Alfred Adler'in teorilerinin temelinde yatan insan düşüncesi ve davranışının ana nedenlerinin aşağılık hissini telafi etmek amacıyla üstünlük ve iktidar için çaba sarf edilmesinden kaynaklandığının altını çizer.

Bu teori, psikolojik normallik ve anormallik söylemlerine yol açmıştır. İyi sosyal ilişkilere sahip normal kabul edilen kişi, yaşamın faydalı tarafında çaba göstererek (yani, ortak refaha katkıda bulunarak ve böylece birçok kişide görülen aşağılık hissinin üstesinden gelmeye çalışarak), nevrotik kabul edilen kişi ise, artan aşağılık duygusu, az gelişmiş sosyal ilgi ve abartılı, işbirlikçi olmayan bir üstünlük hedefi ile karakterize edilir ki, bu semptomlar kendilerini endişe ve aleni bir şekilde saldırganlık olarak gösterir. Buna göre, sorunlarını kendi iç dünyasından yola çıkarak, kendine has bir biçimde (sonuç odaklı, sağduyulu bir şekilde çözmek yerine) çözerek başarısızlığa yol açıyor. Akla gelebilecek bütün uyumsuzluk biçimleri bu sonuca eşlik etmektedir. Terapi, hastanın psikiyatrik seanslarda kendiyle ilgili verdiği ipuçları ile yaşadığı yanlış yaşam tarzına ilişkin bir içgörü kazanmasını sağlar.
456 syf.
Alfred Adler'in psikoloji kuramının temelini oluşturan kitabı. Bu kitabıyla Adler, insanı ''toplumsal bir varlık'' görüşü altında ele almakta ve bireyin mevcut sistem içindeki pozisyonlarına göre değişen ve şekillenen psikolojisini çözümlemekte. Bireyi toplumsallık olgusu altında değerlendirdiği için ortaya koymuş olduğu kavramlar da yine toplumsal yansımaların birer tazahürü durumunda. Bunların başında bireydeki üstünlük ve aşağılık kompleksleri, karakter tipolojileri, hermafroditist kişi, kız çocuğundaki erkeksilik özeni ve çocukluk dönemlerinin periyodlar halinde incelenmesi gibi durumlar gelmekte ve Adler bunları tek tek detaylarına kadar açıklamaktadır.

Freud psikanalizinin dışında bir misyon belirlemiştir kendisine ve kuramını çocukluk dönemli toplumsal ilişkiler üzerinde yükseltmiştir. Yani insanın doğuştan gelen özelliklerinin ne olduğuyla değil bu özelliklerinin uygulanmasıyla ilgilenmektedir.

Ancak Adler de aşırı bir genelleme durumu gözlemledim. Tümüyle öznel bir bakış açısı hakim belki biraz daha nesnel değerlendirmeler olabilse çok daha ileri seviyede bir eser ortaya koyabilirmiş.

Kuramının en sevdiğim yanı, insanın yaradılışı gereği sosyal çevresine faydalı olacak hedefler belirleyen bir varlık olması iddiasıydı. Sosyal bir varlık olarak insan, toplumsallık anlamında da pozitif bir doğaya sahip olmalıydı. Keza bu iddiasının haklılığını ataerkil toplum yapısı eleştirisiyle de desteklemek mümkün. Çünkü toplumsal bir varlık olarak insanın ataerkil toplum yapısı altında bozulan karakter ve psikolojik yapısı üzerine geliştirmiş sosyal psikoloji kuramını.

İrade ve sosyal ilginin cinsellikten daha değerli bir deneyim olduğunu iddia ederek hem Freud'dan ayrılır hem de Nietzsche'ye yaklaşmaktadır. Çünkü irade ve sosyal ilgi tükenişi bireyde hayal kırıklığı doğururken bir çok kompleksin de kaynağı haline gelmekteydi. Bu anlamda Nietzsche'nin ilk döneminde etkilendiği Schopenhauer'u cinsellik konusunda da aşarak insanı doğru değerlenmesi gerçekten muazzam. Bunu adler ve sosyal psikoloji kuramında da görmek mümkün.

Yazdıkça yazasım var. Çok güzel bir kitaptı. Elbette Adler'i eleştirecek ve tartışacak konu başlıkları da var ancak ortaya çıkardığı kuramı bugünün bir çok soruna çare, bir çok soruya cevap niteliği taşıyor. Şu linkte de Adler, birinci ağızdan anlatıyor yetişkinlerin ene yapması gerektiğini;
https://youtu.be/J12ZcSat7g4


Keyifli okumalar diliyorum.
456 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
İnsan doğasına bakışı Freud kadar kötümser olmayan Adler, kendi geliştirdiği Bireysel Psikoloji ekolünün dayanaklarını bu kitapta açıklar. Ruhsal yaşamı Freud gibi cinsellik ya da saldırganlık dürtülerinin haricinde, farklı etkenlerle açıklamaya çalışır. 28 Makale/Konferans metninden oluşan kitap; ilk olarak Bireysel Psikoloji’yi tanımlayıp temel varsayımlarını konu almış.
Hermafrodizm’den Nevrozlara, Nevraljiden Frengiye, Uyku Bozukluğunda Eşcinselliğe kadar bir çok konuyu izah etmeye çalışan Adler, her konuda birbirinden farklı ancak aynı amaca hizmet eden vakalarla hem insanları anlamlandırmaya hem de kuramı ispatlamaya kalkışmış. Kitabın benim için en heyecan verici bölümü ise Dostoyevski’ye ayrılan bölümdü. O’nun iç dünyasına o kadar güzel değinmiş ki, insan tekrar Dostoyevski okumak istiyor. Dostoyevski’yi bir de bu gözle okumak istiyor.

Eğer ilk kez psikoloji kitabı okuyacaksanız, kitabı okumak için çok fazla efor sarf etmeniz gerektiğini bilmenizi tavsiye ederim. Hem terimler hem de eleştirdiği düşünceler (ki çoğu Freud’a ait) açısından donanım sahibi olmak gerekmektedir. Bir kitap okudum hayatım değişti tarzında bir kitap değil ancak, bakış açımızı ve odaklanma yerimizi değiştirmekte hiç de zorluk çekmeyen bir kitap, bir yazar..
448 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Çağdaş psikoloji Freud'le başlar, Adler ve Jung la devam eder. Freud'un psikanaliz metodu ile insan ruhunun derinliklerine açtığı pencereden üç bilim adamı birbirini tamamlayan farklı noktalar görmüşlerdir. Freud nevrozların kökeninde bastırılmış cinsel dürtülerin bulunduğunu vurgularken, Adler Topluma uyum ve aşağıllık kompleksi üzerinde durmuştur. Psikanaliz noktasında aileyle ilk sosyalleşme süreci, kaçıncı çocuk olduğu, ilk anılar vs.nin kişinin gelişiminde önemli rol oynadığını belirtir.
448 syf.
·7 günde
Bir insanın kötü ve ya iyi nasıl olduğu merak konusu olmuşdur. Çok insan insanın istediyi için kötü ve ya iyi olduğunu söyler.Lakin bireysel psikolojide bunun bir çok nedenleri var.En önemlisi çocukluk devridir.Çocukluğunu çocuk gibi yaşayamayanlar büyüdüğünde başkalarının yaşam tarzına karışır ve kendi bile farkında olmadan intikam almak ister.Onun bu bir çok insanlara belkide insanlığa karşı tutumu, çocukluk taleplerini karşılayamamasından yaranır.
Her bir çocuk çocuk gibi yetişdirilmelidir.Bırakın çocukluğunu yaşasın.Zaten büyüyecek. Büyüdüğündü çocuklara hasretle bakan değil, gülümseyerek iyi geçmiş çocukluğunu hatırlayarak bakan insan olsun.
456 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bireysel psikoloji kuramının kurucusu ve psikoloji alanının en büyük düşünürlerinden Alfred Adler'in, kendi kurumlarını okuyucuya örnek vakalarla açıkladığı; uykusuzluk, eşcinsellik, fahişelik vb, günümüzde dahi çok kunuşulan konuları kendi gözlemlerinden yola çıkarak yorumladığı bilinen en temel kitaplarındandır. Adler, kitabında diğer düşünürlerden, özellikle Freud'dan ayrıldığı noktaları okuyucuya anlaşılır bir tarzda açıklar. Psikoloji bilimine ilgi duyanlar için keyifle okunacağı düşündüğüm bir kitap, tavsiye ederim.
456 syf.
·35 günde·Puan vermedi
Adler'in tamamına yakın bir kısmında nevrotikten bahsettiği bir başka başyapıtı. Kitapta nevrotiğin dünyasına ilk adımı erkeksi protesto ile atan Adler mesafe sorunu, direnme, zorlanım nevrozu, eşcinsellik ve konum psikolojisi gibi birçok konuya açıklık getiriyor. Kalıtımın, deneyimin ya da çevrenin mutlaka genel ya da belirli bir nevroza yol açmadığını farklı sınıflardan oluşan onlarca vaka üzerinden sade ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor.

Kitapta bunların yanında rüyalar ve anlamlandırılmaları, melankoli ve paranoya da yer verilmiş. Yine birçok başlıkta Freud'dan ayrıldığı noktaları dile getiren Adler bir konuda birden fazla fikir sahibi olmanıza olanak sağlıyor. Tıbbi terimlerin azımsanmayacak derecede fazla olduğu yazımda kitap genel anlamda akıcılığını korumuş.

En sevdiğim alıntı:

"Kedinin hiç öğretilmeden fareyi yakalaması, varoluşunun ilk günlerinden beri buna hazırlıklı olması, nevrotik bireyin doğasına, yazgısına, durumuna göre kaçınması ve her türlü zorlanımı dayanılmaz bulması, çoğunlukla kendisinden kaynaklanan, gizli ya da açık, bilinçli ya da bilinçsiz kendisini kurtarması için mazeretler yaratmasından daha ilginç değildir."
448 syf.
·31 günde·Beğendi·5/10 puan
Psikoloji eğitimi sürecine dahil olanlar, ya da psikoloji bilgi dağarcıklarını zenginleştirmek isteyen, vizyonlarını geliştirmek isteyen arkadaşlar için temel bir kitap olap olabilir, ama benim için sıkıcıydı.
Haklı olmak çoğu zaman dünyanın en sıkıcı şeylerinden biridir. Bunun söylenmesi hayret uyandırabilir. Fakat herkes haklı olmanın hiçbir işe yaramadığını üzülerek öğrenmiştir.
"En tehlikeli şey, umudunu yitirmiş bir çocuktur. Bir çocuğun yaşamında pek çok zor an yer alır ancak onun umudunu yitirmesine asla izin verilmemelidir."
Şımartılmış çocuk bu dünyada herşeyin başka kimseler tarafından yapıldığını görür. Oldukça kısa bir zamanda kendisini olayların merkezi gibi görmeye başlar. Bu görüşüne uymayan bütün hallerde kötü maksatlar arar. Düşüncesine uygun hareket etmeyen herkesi düşman sayar.
''Kız çocuğuna, erken yaşta, onun doğasının erkek çocuğundan tümüyle farklı olduğu, erkek çocuğun doğal hakkı olan çoğu şeyin kendisine yasak olduğu açıkça anlatılır.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bireysel Psikoloji
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057608383
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
Bireysel Psikoloji ile Avusturyalı psikiyatr Alfred Adler'in teorilerinin temelinde yatan insan düşüncesi ve davranışının ana nedenlerinin aşağılık hissini telafi etmek amacıyla üstünlük ve iktidar için çaba sarf edilmesinden kaynaklandığının altını çizer.

Bu teori, psikolojik normallik ve anormallik söylemlerine yol açmıştır. İyi sosyal ilişkilere sahip normal kabul edilen kişi, yaşamın faydalı tarafında çaba göstererek (yani, ortak refaha katkıda bulunarak ve böylece birçok kişide görülen aşağılık hissinin üstesinden gelmeye çalışarak), nevrotik kabul edilen kişi ise, artan aşağılık duygusu, az gelişmiş sosyal ilgi ve abartılı, işbirlikçi olmayan bir üstünlük hedefi ile karakterize edilir ki, bu semptomlar kendilerini endişe ve aleni bir şekilde saldırganlık olarak gösterir. Buna göre, sorunlarını kendi iç dünyasından yola çıkarak, kendine has bir biçimde (sonuç odaklı, sağduyulu bir şekilde çözmek yerine) çözerek başarısızlığa yol açıyor. Akla gelebilecek bütün uyumsuzluk biçimleri bu sonuca eşlik etmektedir. Terapi, hastanın psikiyatrik seanslarda kendiyle ilgili verdiği ipuçları ile yaşadığı yanlış yaşam tarzına ilişkin bir içgörü kazanmasını sağlar.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0