Bizans'ın Gizli Tarihi

·
Okunma
·
Beğeni
·
734
Gösterim
Adı:
Bizans'ın Gizli Tarihi
Baskı tarihi:
25 Ekim 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944884549
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Prokopios, İmparator İustinianos zamanını anlattığı Bizans’ın Gizli Tarihi’nde daha önceki kitaplarında zamana uydurmak zorunda kaldığı, işin içyüzünü açıklamayı göze alamadığı, sessizce geçiştirilmiş 
olayları apaçık ortaya koyduğunu belirtir.
160 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
“İktidardan daha zengin değil, daha şerefli ayrılmak gerek.” #38608466

Plutarkhos ’un Demosthenes - Cicero - #38674114 - kitabında karşılaştığım ve İsokrates’e ait olan bu cümle ile incelemeye başlamak sanırım konu çok uygundur. Çünkü günümüz ve geçmişimizde dâhil olmak üzere iktidar sahibi olmak yani hükmetmek bir iş değil, bir hizmet anlayışı ve biçimi olduğunu savunmaktayım. Bu statü ve mevkileri paylaşanların tek bir ortak gayesi olması gerekmektedir, o da sahip oldukları “halklara ve uyruklarına hizmettir.” Ötesi berisi yoktur. Savunma amaçlı olsa dahi o “Lider” şunu yaptı bunu yaptı diyerek yüceltmemiz bile saçmalıktan ötedir. Çünkü onun görevi o, yapması gereken hizmetler onlar. Eğer ki bu dediğimi anlayabilirsek işte o zaman “Lider” yani iktidar sahiplerinin nasıl birileri olduğunu ve pozisyonlarını nasıl kullandıklarını daha ayrıntılı anlama yoluna girebiliriz. Aksisinde ise “yol yaptı, su getirdi, halka ekmek dağıttı” diye mantık dışı saçmalar dururuz.

Kitabın yazımı MS 550 yılında olmuştur. Yazarımız Prokopios MS 500 yılında Kaiseria – Filistin taraflarında bir şehir – doğdu. 527 yılında Komutan Belisarios’un özel yazmanı, 560 yılında illustres unvanı aldı, 562 yılında ise praefectur unvanı alıp Bizans’ın yöneticisi yani valisi oldu. Kendi branşı tarih olduğu için imparatorluğun resmi tarihçisi olduğu da bilinmektedir. Bu eserden önce kaleme aldığı “Savaşlar Tarihi” ve ölmeden önce Bizans şehrinin mimarisi hakkında yazdığı – MS 561 – “Yapılar” adlı eseri de bulunmaktadır. Ölüm tarihi olarak ise İmparator İustinianos’un ölüm tarihi olan MS 565 yılı gösterilmektedir.

Eser içerisinde çok çarpıcı gerçeklerin olması ve yazarın cesaretsizliğinden, dönemde bulunan ispiyoncu jurnalciler ve ajanlar yüzünden saklanarak kaleme alınmıştır. Söylediklerinin doğruluğu pek çok araştırmanın dikkatini çekti, bu hususta yapılan araştırmalar sonucunda kitabın büyük ölçüde doğru olduğu araştırmacılar tarafından kanıtlanmış olduğu ise kitabın içerisindeki önsözde okura sunulmuştur.

Kitabın yazılmasının sebebi olan İmparator İustinianos – Justinyen – İmparatoriçe Theodora, Komutan Belisarios ve karısı Antonina’dır. Sıra dışı yaşamları, çevrelerindeki insanlara verdikleri zararlar olaylar gösterilerek iddialı bir şekilde anlatılmaktadır. Yazarında o dönemde bir tarihçi ve daha önemlisi bir yönetici olmasını da ele alırsak, doğruluğunu tespit etmek bizim işimiz olmamakla beraber kesinlikle bir ansiklopedi değerinde olduğunu düşünmekteyim. Özellikle kişilik bazlı bir inceleme olarak bakarsak gerçekten başarılı bir yazım olduğunu da savunmak isterim.

" ...insan davranışlarının kötülüğüne aldırmaz olursa, artık her yerde iğrenç biri gibi gözükmekten çekinmez, aynı zamanda yüzünde her zaman beliren utanmazlıkla silahlanıp, en bayağı eylemlere neşeyle, çekinmeden girişir.” ( Alıntı #38919885 )

Birçok kitabın hatta tamamının övmekten bitiremediği “Büyük” Justinyen imparatorluğu, yine harika bir eğitim almış olan amcası Justin’den aldığı bilinmektedir. Ancak Prokopios der ki Justin okuma yazma dahi bilmeyen silik bir kişilikti. Doğruluk payı var mı? Elbette vardır. Çünkü Justinyen’in imparatorluk devri amcasının imparator olmasıyla başlar. Bu da amcanın birçok şeyde yetersiz olduğunu göstermektedir.

Tarih kitaplarında Ayasofya’nın yapımına müdavim olan, Roma Hukuku’na yön veren, Roma başta olmak üzere kaybettiği toprakları yeniden almayı başaran, büyük bir veba salgını atlatmış bir imparator olan Justinyen’den bahseder. Kitapta olan ise Justinyen’in çok iyi bir tiyatro oyuncusu olduğunu, halkı her şekilde kendi isteklerine göre yoksullaştırdığını, ağır vergiler koyup hayatta kalması bir tek somuna bakan halkın elinden somunu alması, eski yasanın kendisine aykırı geldiğinde dilediğince yeni yasa çıkarmak ve hatta bununla da kalmayıp parasını verene göre yasa düzenlemek gibi paraya tamah eden bir kişiliğin sahibi olduğu yaşanmış olaylarla anlatılmaktadır. “Hava vergisi,” “El koyma” gibi adetlerin peyda olduğu bir hükümdarlık sürmüş, en yakınlarını dahi bitmek tükenmek bilmeyen para hırsı ile sömürmüştür.

“...insanlara insafsızca davranılırsa, onlar da doğal olarak umarsız yollara saparlar.” ( Alıntı #38896015 )

Ayasofya’nın son yapımı ise dönemin iki partilileri yani Maviler ile Yeşiller arasında çıkan bir kargaşa ile son halini almıştır. Bu ayaklanma tarihte Nika Ayaklanması olarak geçmektedir. Hatta imparator tası tarağı toplayıp kaçmak isterken sahneye İmparatoriçe Theodora çıkıp Justinyen’i durdurmuş ve bütün ipleri elinde olan komutan Belisarios’u isyanı bastırmak için isyancıların üzerine yollamıştır. Komutan ise isyancıları hipodroma toplamış ve bilinen 30 bin kişimin orada ölümü gerçekleştirmiştir. Toplam ölümlerin sayılamayacak kadar çok olduğunu ise yine yazar kendisi beyan etmektedir. Ayrıca Ayasofya’nın bizim için önemi ise daha sonradan bölgenin hâkimi olduğumuzdan ötürü Osmanlı Mimarisi’ne ön ayak olmuştur. Komutan Belisarios’un ise hanım köylü olduğunu, karısına söz geçiremediğini, karısının onu defalarca aldatmasına rağmen ses çıkaramamasını da demeden edemezdim.

İmparatoriçe Theodora fahişelikten gelmiştir. Kitapta rivayet edilir ki imparatoriçe olmadan evvel bir gece 30 adamla yattığı beyan edilmiş, şehvetin ve sapkınlığını dibine varana kadar kendini bütün ahlak kurallarından soyutlamıştır. Büyücülük ve dahası ise kendi medarı iftarı olmuş, zulümde kocasını geride bırakmayacak şekilde hayatını devam ettirmiştir. Her ikisinin de din ile bağları ve inançları işin maddi boyutuna kadardır. Kiliseyi birçok kere yok sayıp, Hristiyanlık ile alakası olmayan Hristiyan inançlarını halka zorla benimsetmek istemişlerdir. Suçsuz yargılama ve serbest kalabilmek için kişilerin bütün malvarlıklarına el koymaya kadar gitmişlerdir. Dahası ise varlıklı ölen kişilerin varislerinin elinden miraslarını alıp, tek bir kalem oynatışla kendilerini yasal varis ilan edip sayısız miraslar üzerine konmuşlardır. Dönemin kadınları ise Theodora’dan güç alıp âşıklarıyla artık alenen zina etmekteydiler, kocaları ise canları ve mallarını korumak için bu duruma ancak seyirci kalabilmekteydi.

“Kötülükleri önlemek üzere ses çıkarılmazsa elbet bunların artışına engel olunmaz, hatta suçları cezalar izlese bile sonu gelmez, çoğu kimseler için kötülüğe dönmek doğal olur.” ( Alıntı #38896809 )

Kitabın gidişatı bu şekilde devam etmektedir. Konuların geneli ise devlet içerisinde olan yolsuzlukların kişiler ve yer belirterek konular halinde okurlara sunulmasıdır. Kitabım Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndandır. İyi bir çevirisi ve kitabı daha iyi kavrayabilmek için 21 sayfa önsözü vardır. Hemen ardından 2 sayfa yazarın kitabın amacı hakkında kaleme aldığı yazı ve devamı ise Justinyen’in yolsuzluklarıyla devam etmektedir. Herhangi bir hata ya da anlaşılmayacak bir cümle yoktur. Çevirmen gerek gördüğü yerlerde okuru bilgilendirmek için notlarına çok sık olmayacak şekilde, sıkmadan yer vermiştir. Benim için başarılı bir çeviriydi.

Sözün özü; eğer diğer kitapları tarih olarak ele almak gerekiyorsa, bunu onlardan ayıranın ise tamamen anlatılan kişilerin kişilik ve yönetim şekillerinin bizlere en vakıf kişi elinden aktarılmasıdır. Benim için farklı bir deneyim oldu. Bu tarz tarih kitaplarını sevenlerin kesinlikle severek okuyacaklarını düşünmekteyim. Diğer arkadaşlarıma ise yeni bir deneyim yaşamaları için okunulasıdır ve tavsiye isterim.

Son olarak ise Platon’un “Hükümdarlar filozof, filozoflar hükümdar olsaydı, kentlerin yüzü ışırdı.” sözüyle bitirmek istiyorum.

Sevgi ile kalın.
160 syf.
·Puan vermedi
"Prokopios'un çizdiği Bizans toplum yaşamı kavgalarla, gaddarlıkla, parti çatışmalarıyla, işkencelerle, baskılarla örülü. Neredeyse kokuşmuş bir ortam. Tarih kitaplarında "Büyük" diye anılan İustinianos, Gizli Tarih'te para düskünü, hain, sefil, yasaları çiğneyen ve keyfine göre uygulayan kanlı bir despot olarak tanımlanıyor. Vandallara, Gotlara ve Perslere karşı yapılan savaşlarda Bizans ordusunu zaferlere kavuşturan General Belisarios ise eşine tutkun, onun sözünden çıkmayan, zayıf bir erkek olarak anlatılıyor. Prokopios'a bakılırsa o çağda Bizans çürümekte, kadınlar kocalarını aldatmakta, parayla her şey satın alınmakta, insanlar başlarına gelen felaketler karşısında ne yapacağını şaşırmış durumdalar. Yazar, casus sürülerinden ve jurnalcilerden korktuğu için kitabını gizli yazdığını ayrıca belirtiyor. Burada Theodora da bir çeşit fahişe, büyücü ve karanlık bir kadın olarak karşımıza çıkıyor."
160 syf.
·Beğendi·9/10
Yazar Prokopius Justinyanus zamanında Bizans'ta resmi tarihçidir. Bu donemle ilgili 8 ciltlik "Savaşlar Tarihi"ni ve "Yapılar" kitaplarını kaleme almıştır. Kendi deyimiyle korkudan yazamadiklarını da bu kitapta toplamistir. Adeta kitapta imparator Justinyanus'a Karısı Teodora'ya ve belli başlı devlet görevlilerine vermiş veriştirmiştir.Abartılı bir eleştiri silsilesi olsada toplum icindeki yonetime karsi olusan tepkilerin sebeplerini anlamak acisindan degerli bir 1. El kaynak kitaptır.
160 syf.
·1 günde·4/10
Tarihin en çok merak edilen dönemlerinden biri olan Bizans hakkında yine o dönemin tarihçisi tarafından kaleme alınmış bir kitap. Tarih ilgi alanınızda ise bu tarihi kitapta hoşunuza gidebilir.
160 syf.
·3 günde·8/10
Bizans’ın Gizli Tarihi bitti. Kitap İngilizce ve Fransızca çevirilerinden çevirilmiş, daha sonra da orjinal metne göre editörlükten geçmiş. Kitabın başka Türkçe tercümesi olmadığı için ve kitap edebi bir metin olmadığı için hangi dilden çevrildiğini önemsemeden okudum, bununla birlikte kitabın çevirisi çok iyi buldum.

Kitabın yazarı Prokopios, ilk önce General Belisarios’un maiyetinde bulunmuş ve daha sonra İmparator Justinianus hizmetine girip sarayın resmi tarihçisi olmuş. Yazar bu kitabı yazma nedeni olarak resmi tarihçelerde yazmaya cesaret edemediği ama gelecek nesillerin okuması gerektiğini düşündüğü olayları yazmış.

Kitabın üslubunu çok sert ve düşmanca buldum, bu durum haliyle yazara inanmayı güçleştiriyor. Justinianus ve eşi Theodora’nın tek bir iyi yönü dahi anlatılmazken, düşman Sasani Kralı Kyros’tan övgüyle bahsedilmiş. Anlatılan olayların ne kadarlık kısmı dedikodu ne kadarlık kısmı gerçek bilmiyorum ama kitabın %10’u dahi gerçekse İmparatorluk 1453’e kadar iyi dayanmış demektir.
160 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Prokopios, İ.S 500 ya da bu tarihten az önce doğduğu sanılıyor. Komutan Belisarios'un özel yazmanı ve hukuk danışmanlığını yaptı.
Proskopios, tarih kitaplarında yazılan Bizans tarihinin iç yüzünü gösterme amacıyla yazdığını belirtiyor. Özellikle İustinianos'un nasıl tahta çıktığını ve Theodora ile birlikte ülkeyi nasıl yönettiklerinin detaylarına yer veriyor...
Hileler, entrikalar, darbeler, suikastlar, komplolar, yenilgiler, karanlık ve kirli işler..
Ve kitabın son cümlesi;
"Hayatta kalacak kadar talihli olanlar, o zaman gerçeği anlayacaklardır..
Kötülükleri önlemek üzere ses çıkarılmazsa elbet bunların artışına engel olunmaz, hatta suçları cezalar izlese bile sonu gelmez, çoğu kimseler için kötülüğe dönmek doğal olur.
Prokopius
Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 8. Basım - 2018 - Çeviri: Orhan Duru
...insanlara insafsızca davranılırsa, onlar da doğal olarak umarsız yollara saparlar.
Prokopius
Sayfa 36 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 8. Basım - 2018 - Çeviri: Orhan Duru
...insan davranışlarının kötülüğüne aldırmaz olursa, artık her yerde iğrenç biri gibi gözükmekten çekinmez, aynı zamanda yüzünde her zaman beliren utanmazlıkla silahlanıp, en bayağı eylemlere neşeyle, çekinmeden girişir.
Prokopius
Sayfa 53 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 8. Basım - 2018 - Çeviri: Orhan Duru
Salgın hastalık bütün bilinen dünyayı ve özellikle Bizans
İmparatorluğu’nu silip süpürüp tarımda çalışan
topluluğun büyük bir bölümünü alıp götürünce ve ardında
bomboş bir iz bırakınca Justinianus, felakete
uğramış mülk sahiplerinin gözünün yaşına bakmadı.
Yalnız adam başına düşen yıllık vergilerini istemekle
kalmadı, ayrıca ölmüş komşularının vergilerinden de
onları sorumlu tuttu.Üstelik en iyi, en zengin döşenmiş
evlerini askerlere bırakmak ve onları el-pençe
divan beklemek ve sahip oldukları en kötü, bozuk,
berbat kulübelerde yaşamak zorundaydılar.
“Yüküm” deyimiyse gökyüzünden çiftlik sahiplerinin tepesine inen görülmemiş bir felaket anlamına geliyor ve onların yaşama umutlarını yok ediyordu. Başka bir deyimle, bu öyle bir vergiydi ki, boş bırakılmış ve üretimsiz kalmış araziden alınıyordu. Sahipleriyse ya toptan yok olmuş, atalarından kendilerine kalan arazileri terk etmiş ya da yükümlülüklerinin altma gömülmüş olurlardı. Ama görevliler yüzleri kızarmadan henüz iyice ezilmemiş olanlara yeni vergiler yüklerdi. Yüküm deyiminin anlamı buydu ve özellikle bu çağda herkesin dilindeydi bu söz.
...büyük bir parayı töredışı yollardan
sağlayıp bir anda olmadık yerlere harcayan Justinianus gibi biri, tarihte görülmüş değildi. Umutsuzlara
ve parası olmayanlara yiyecek ve içecek olarak yalnız
ekmek ve su bırakılmıştı. Gösterdiğim gibi İmparator
bunları da kullanarak, hayatı çekilmez kılmak
için, birini çok pahalı, ötekini de hemen hemen bulunmaz
duruma getirmişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bizans'ın Gizli Tarihi
Baskı tarihi:
25 Ekim 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944884549
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Prokopios, İmparator İustinianos zamanını anlattığı Bizans’ın Gizli Tarihi’nde daha önceki kitaplarında zamana uydurmak zorunda kaldığı, işin içyüzünü açıklamayı göze alamadığı, sessizce geçiştirilmiş 
olayları apaçık ortaya koyduğunu belirtir.

Kitabı okuyanlar 77 okur

  • Anakronizm
  • TARIK ERDEM
  • Secil Türedi
  • Betül
  • Murat Özcan
  • Burcu
  • Ziya Dellal
  • Elif kurt
  • Emre Çubukcu
  • Ayşe Büyüklü

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.9 (5)
9
%14.3 (4)
8
%35.7 (10)
7
%17.9 (5)
6
%3.6 (1)
5
%3.6 (1)
4
%7.1 (2)
3
%0
2
%0
1
%0