9,0/10  (4 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
66 gösterim
GAZİ MUSTAFA KEMAL

Gazi Mustafa Kemal, 1933 yılının ocak ayında bir yurt gezisine çıkmıştır. Gezisi sırasında Bursa'ya da uğramıştır. Bursa'da ezan Türkçe okunmaktadır. Atatürk, ezanın Türkçe okunmasını lâiklik ilkesinin ayrılmaz bir parçası saymakta, Türk dilini yabancı etkilerden kurtaracak önemli adımlardan biri olarak görmektedir. Bu konuda çok titiz ve duyarlı olan Atatürk, Bursa'dan İzmir'e geçmiştir. İzmir'de, yanında zamanın İktisat Bakanı Celâl Bayar'ın başkanlığında incelemeler yapan bir iktisat heyeti de vardır. 3 Şubat 1933 günü akşamı İzmir'de Atatürk'e Bursa'daki ezan olayı iletilmiştir.

Bursa'daki olay kısaca şöyledir:

Atatürk Bursa'dan ayrılır ayrılmaz 30-40 kişilik gerici, bağnaz bir grup, ezanın Türkçe okunmasına çok aşırı bir tepki gösteriyorlar, köylere kadar gidip ezanı yeniden Arapçaya çevirmek için harekete geçiyorlar. Atatürk, haberi İzmir'de duyunca çok şaşırıyor, çok öfkeleniyor. Yakınlarının söylediklerine göre, o tarihlerde devrimlere karşı her hareket Atatürk'ü çok sinirlendiriyor, sert karşılık vermeye yöneltiyor. "Bursa'ya baskın yapacağız!" diyen Atatürk, İzmir'den hareket emrini veriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    88
  • ISBN:
    9786054795031
  • Yayınevi:
    Örgün Yayınları
  • Kitabın Türü:
N. Emre Yılmaz 
16 Oca 16:20 · Kitabı okudu · 4 günde

Şubat 1933'ün ilk günlerinde Bursa Ulu Cami'de toplanan 100 kadar kişi camilerde Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunurlar. Ayaklanma kısa sürede bastırılır. Atatürk olayın hemen ardından Bursa'ya gider. Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırada bir kişi Atatürk'e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur: "Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıtaya ve adliyeye olan güveninden ötürü...". Atatürk'ün hemen konuşmakta olan kişinin sözünü kestiği ve günümüzde "Bursa Nutku" diye anılan konuşmayı yapmıştır.
Bu konuşmayla ilgili olarak Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, "Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi" adlı kitabında şu yorumu yorumu yapar: "Tarihte bu sözleri söyleyebilen bir başka devrimci çıkmış mıdır? Başında bulunduğu devletin bile 'zaaf' içinde olabileceğini düşünen, geleceğin siyasal iktidarlardan kuşkulanabilen, ama gençliğe böylesine 'sınırsız' bir güven besleyen, böylesine 'çek' veren, gençliği böylesine 'son çare' olarak gören bir devrimci yoktur! Ve Atatürk, hem gelecek iktidarlar hem de gençlik konusunda yanılmamıştır."