Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
63
Basım Tarihi:
Temmuz 1987
İlk Yayın Tarihi:
1963
Yayınevi:
Bilim Felsefe Sanat Yayınları
Orijinal Adı:
Cathay
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·61 syf.·
2018 70. kitabı
Ezra Pound... İsmini pek bilmiyoruzdur. Ancak bir o kadar kıymetli Amerikalı bir şair. Amerika ile pek barışık olamamış. İtalya'ya yerleşen şair, Faşizmin savunucusu olmuş. Mussolini'yi desteklemiş.
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2013366 okunma
10/10
·61 syf.··
2021 13. kitabı
Ezra Pound - Cathay Karşımızdaki şiir kitabını açıp öyle Nazım Hikmet, Cemal Süreya okur gibi okuyamıyoruz. Yani ben okuyamadım. İnce ama bir o kadar da ince anlamlı şiirler var bu eserimizde. Pound, Amerikalı şair ve imgeci şiir akımının kurucusu. Çoğu sevdiğimiz (T.S Eliot, James Joyce, Ernest Hemingway vb.) ve gerçekten kaliteli dediğimiz yazarlara yardımcı olup yol gösteren başarılı olmalarına vesile olan bir şairimiz. Müzisyen ve halk şairleri açısından önderlik yaptığı için kendisini araştırdıktan sonra şiirlerini okumaya başlayınca istemsiz klasik müzik dinlermiş gibi geliyor size şiirleri. Ve apayrı bir anlam kazandırıyor zihninize. Okumadan önce kendisini mutlaka araştırmanızı öneririm gerçekten ayrıca Jaguar kitaba da bu eseri bize kazandırdığı için teşekkür ederim. Sayesinde harika bir şair tanımış oldum. ——————————————————— “Kafamız üzüntüyle dolu, acımızı kim anlar?” syf: 9
Edebiyat
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2017366 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2021 6. kitabı
Şiir formunun diller arası aktarımda değişimi ve yorumlanmasına dair örneklemler diyebiliriz, Cathay'daki şiirler için. Diyeceğim o ki bu kitaptaki şiirler Ezra Pound'a ait değildir. Şiirler, birden fazla şaire ait olup başka bir kültürde doğmuştur. Yani Ezra Pound, Japon sanat tarihi uzmanı Ernest Fenollose'nın defterlerindeki 150 adet Çin şiiri üzerine çalışarak Cathay adıyla yayınlıyor. Fenollose'den Pound'a, Pound'dan Ülkü Tamer'e uzanan o aralıkta ikiden fazla dile çevrildiği için özgün yapısını ara sıra yitirirken yeni bir yorum da kazanmış. Okuduğum şiirlerin, kendi için özgün bir yapısı ve derdi. Farklı kişilere ait olduğu için bir eleştiri yapmak zorlaşıyor. O yüzden olduğu gibi bırakmak güzeldir. Bu kitap benim için çok farklı bir deneyim oldu. Şiir türünü okumayı severim ama değişime uğrayan şiirleri okumak bana güzel bir deneyim kattı. Bir de Cathay isminin anlamı, aslen Çin demekmiş. Yani yine de özünden bir şeyler yitirmemiş desek yanlış olmaz. [Kaynak: instagram.com/p/CJ_3URvJ0hR/?...]
Edebiyat
CathayEzra Pound · Ketebe Yayınları · 2020366 okunma
Our mind is full of sorrow, who will know of our grief?
7/10
·61 syf.··
2021 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2021 17:19
Ezra Pound, Amerikalı şair. Hakkında kurulabilecek en genel ve basit cümledir bu. Ezra Pound imgeci şiir akımının kurucusu olarak geçer literatürde. Tanınması da bu sayede gerçekleşir. 1910’lu yıllarda Ernest Hemingway, James Joyce ve T.S. Eliot gibi yazar ve şairlerin kariyerlerine destek olmaya çalışır Ezra Pound. İkinci Dünya Savaşı hayatında tam anlamıyla bir kırılma ânı yaratır. O yıllarda İtalya Venedik’te yaşayan Pound, Faşizm yanlısı konuşmaları ile Mussolini’yi destekleyen yanı sıra ABD başkanı Roosevelt’i yeren radyo konuşmaları nedeniyle vatan haini ilân edilir. ABD birliklerince tutuklanır, altı ay kampta kalır. Yargılanmak üzere ABD’ye götürüldüğünde akıl hastası olduğu ileri sürülür ve yıllarca sürecek olan akıl hastanesi süreci başlar. Farklı ülkelerdeki sanatçıların çabasıyla hakkında özel bir af çıkarılarak serbest kalır. Yine Venedik’e döner ve 87 yaşındayken orada ölür. Cathay, Ezra Pound’un imgeselliğinin bariz bir örneği. Şiirlerde bahsedilen bir krallık, bir ülke ve bazı insanlar mevcut. Fakat bunların gerçekliği hakkında bir yorum yapmak çok zor. Pound’un yaratısı demek daha doğru bu noktada. Cathay’daki şiir örneklerinden de yine Pound’un etkilenmiş olduğu Japon ve Çin şiirinin etkilerini görebilmek mümkün. Öneri noktasında yorumsuzum çünkü şiire uzak okurlar için kayda değer bir okuma olmayacaktır. Şiir okuması konusunda kendini belli bir mesafe kat etmiş sayan okurlar içinse bambaşka bir tecrübe olacağını söylemeliyim.
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2017366 okunma
Puan vermedi·61 syf.··
2021 19. kitabı
Çok eski yazılardan çevrilmiş hiç eskimeyen duygular. Kiang ırmağı, ikimizin de arasında duruyor. Kepêla deniliyormuş bir Afrika dilinde, nehrin iki yakasında duran iki insana. Nehrin artık o tarafında olmasan da nehrin o tarafı senin. Bu kitap, öbür yakaya yazılmış mektuplardır.
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2017366 okunma
Puan vermedi·61 syf.··
2019 245. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2019 00:00
Cathay, Ezra Pound'un Çin şiirinden yaptığı çevirilerden oluşan bir kitap. "Doğuya bakan bahçemde ağaçlar yeni filizlerle patlıyor. Yeni sevgiler uyandırmaya çalışıyor, Güneşle ayın hep kımıldadığını söylüyor insanlar yumuşak bir yer bulamadıkları için oturacak. Kuşlar kanat çırpıyor ağacıma konmak için, şöyle dediklerini duydum galiba: " Başka insanlar yok değil, Ama en çok bu adamı seviyoruz biz, Ama konuşmak istesek de Acımızı anlayamaz." Tao Yuan Ming İ.S. 365-427
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2017366 okunma
4/10
·61 syf.··
2020 25. kitabı
Pound merak ettiğim bir kişilik, kolay olan ile başlayayım dedim. Kitap tanıtım yazısında tek kelime ile " Başyapıt" deniliyor. Ancak ben şiirlerden hiç ama hiç keyif almadığımı söylemeliyim. İngilizce ve Türkçe olarak basılmış, belki benim algı eksikliğimdir bilemiyorum. Ama Pound merakım devam ediyor, kantolar ve hakkında hazırlanan bir biyografi ile devam etmek istiyorum bu kitabın olumsuz etkisine rağmen Pound'u tanımaya.
Edebiyat
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2017366 okunma
5/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Çok eski zamanlarda yazılmış şiirlerin günümüze çevrilmesiyle oluşan bir bütün. Çok sayıda elden geçmesinden ötürü müdür bilmem ama keyif alamadığım bir kitap oldu.
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2017366 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2021 83. kitabı
"...Yürekteki şeylerin sonu yok." . . "Elyesa Koytak'ın 'Editörün Takdimi' yazısını kitabın kendisinden daha çok seveceğime dair salaş bir tahminim var." 27 Aralık, 2020 . . Araya az ya da çok bir zaman girmiş, fotoğrafını çekmişim ama hafızam zayıf; şiirler vardı da... ama... ee? Kitaba bakınca önce şiir değil, Koytak'ın kelimeleri geldi aklıma. "Fakat kelimelerin nereden geldiğinden çok, nereye gittiği önemlidir." Eh,bu da unutkan zihnimde şimşekler çakmasına yetti zaten. . "Cathay, Çin anlamına geliyor ve bu kitabı bu Çin diye çevirmek yanlış olmazd" diyor, Koytak yazının devamında. Ama biz burada bire bir çeviri görmüyoruz. Cathay, Amerikalı şair Ezra Pound'un eski Çin şiirleri üzerine çalışması. Japon sanat tarihi uzmanı Ernest Fenollose'in bulup derlediği şiirlerinden seçkiler yaparak bu eseri ortaya çıkaran Pound'un sesini bize duyuran kişi ise Ülkü Tamer. . Yani bu kitap, basit bir şiir kitabı değil. Çevirinin yeni bir dil yaratmak olduğunu gördüğümüz, milattan önceki zamanlarda sessizce akan derelerin kenarında çıplak ayak gezindiğimiz bir yolculuk. . Yazının başında mevzusu geçti ama ayrıca belirtmek istiyorum; editörlük bu işin nirengi noktası. Bu metin-yazar-çevirmen koordisnasyonuna rağmen editörlerin arka planda kaldığını düşünsem de bu kitapta ne kadar büyük bir iş payına sahip olduklarını tekrar görmüş oldum. Cathay gibi bir eseri anlamak için mutlaka ilk sayfaları okumalısınız. Sonrası kır sefası. Trt1'deki Efsane Prens gelir belki aklınıza. Ya da Saraydaki Mücevher. Konu dağıldı değil mi? Fark ettim.
CathayEzra Pound · Ketebe Yayınları · 2020366 okunma
8/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
O çalınan ezgilerle Kadifelere sarınmış ben de, başımı onun kucağına koyup uyudum, İçim öylesine yücelmişti ki, göklerin üstüne çıkmıştı, Gün sonunda önce yıldızlar gibi dağıldık, yağmur gibi. So’ya gidecektim, suların ötesine, Sen kendi köprüne gidecektin. — Ezra Pound, Cathay
Şiir
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2013366 okunma

Yazar Hakkında

Ezra PoundYazar · 15 kitap
Ezra Pound, Idaho sınırına yakın Hailey şehrinde 1885 yılında doğdu. Babası darphane memuru, büyük babası ise Kongre üyesiydi. 1901 yılında Pensilvanya Üniversitesine yazıldı. Kısa zamanda Anglosakson, Klasik ve Ortaçağ edebiyatına büyük merak duydu. 1906 yılında sanat diplomasını aldığında hayatının en önemli eseri olan Cantos'a başlamıştı. Üniversiteden sonra, müzisyen şairler, Güney Fransa Provansal halk şairleri üzerine çalışmaya devam etti. 1908 yılında Pound, Venedik'e gitti. İlk şiir kitabı A Lume Spenton'u (Sönmüş Mumlarla) yayınladı. Pound, W. B. Yeats ile karşılaşmak için İngiltere'ye gitti. Orada kısa zamanda ünlü bir edebiyatçı olarak tanındı. Yeats ile tanıştı ve Yeats'in pazartesi akşamları toplantılarının vazgeçilmez siması haline geldi. Pound aynı zamanda, D. H. Lawrence gibi yeni kabiliyetleri, ressam ve eleştirmen Wyndham Lewis gibi yazarları yayınlayan English Review ile ilişkiye girer. 1911 yılında New Age dergisinde yenilikçi yazı kampanyasını başlatır. Pound için, yüzyılın şiiri; ciddi, direkt, coşkusallıktan kurtulmuş olmalıydı. Pound bir yıl sonra, İmgeci şiir akımını kurar. Bu dönemde, William Carlos Williams, T. S. Eliot, Robert Frost, Ernest Hemingway, James Joyce ve Richard Aldington gibi yazar ve şairlerin kariyerlerine yardımcı olmaya çalışıyordu. Aynı zamanda, kendinden 20 yaş büyük, dünyaca meşhur şair Yeats ile ilgileniyor ve T.S Eliot'ın The Waste Land (Çorak Ülke) adlı eserinin editörlüğünü de yapıyordu. Amerika ve İngiltere arasında bir bağ oluşturuyor, Harriet Monroe'nun önemli Chicago dergisi olan Poetry’de yardımcı editörlük yapıyor ve imgecilik şiir ekolüne bağlı şairleri yayınlıyordu. Bu akım açık ve oldukça görsel bir sunuşu savunuyordu. İmgecilikten sonra çeşitli şiirsel yorumları da yaydı. Pound imgeciliği mektuplarla, denemelerle ve bir antolojiyle daha da ilerletti. 1915’te Monroe’ya yazdığı bir mektupta klişeler ve belli cümleler den kaçınan, modern ses veren görsel bir şiiri tartışır. 1913’te yayınladığı A Few Don'ts of an Imagiste (Bir İmgecinin Yapmaması Gereken Birkaç Şey, 1913)'te imgeyi bir zaman biriminde zihinsel ve duygusal bir karışım sunan şey olarak tanımlar. Pound’un 1914’te yayınladığı 10 şairi kapsayan Des Imagistes (İmgeciler) adlı antolojisi William Carlos Williams, Hilda Doolittle ve Amy Lowell gibi önde gelen imgecilerin şiirlerinden örnekler içerir. 1914'te, İngiliz kültürü üzerinde sürekli bir etkisi olacak daha ciddi bir akımı, Vortisizm'i lanse edecekti. Fikrin temelinde, Henri Gaudier-Brzeska adlı genç bir heykeltıraş vardı. Wyndham Lewis ve diğer yakınlarıyla akımın gazetesi Blast'ı yayınladılar. Aynı yıl, birçok vortisist sanatçının ölümüne sebep olacak I. Dünya Savaşı patlayacaktı. Vortisizm, Pound için, ilk devrimci propaganda tecrübesinin aleti ve gelenekçilik sınırlarının dışına düşmesinin sebebi oldu. Pound, vortisizmi medeniyetin feneri ve önderi olarak, sanatı hak ettiği yere koyan bir akım olarak görüyordu. Böylece, sanatlar, daha evvel Yeats'in da öngördüğü gibi, mistik bir şekilde siyasete bağlanıyorlardı. Pound, ticariliği, kendi sanatsal ve siyasi idealine her zaman engel olarak gördü. 1918'de Sosyal Kredi'nin kurucusu C.H.Douglas'la karşılaşır; Douglas moneter reformdan yana bir teori geliştirmektedir; para, üretimin ve yaratıcılığın ölçüsü olmaktan çıkıp, kullanışlılık kazandıkça, bir millet ve kültürü, haliyle, ticari emellerin devamının kurbanı olurlar. Pound bu teoriyi şevkle kabullenir. Kültürü yozlaştıran paranın iktidarının ortadan kaldırılmasına gerekli bir vasıta vardı elinde. 1930 ve 1940'lı yıllarda, ekonomi ve politika üzerine birkaç broşür yayınları Sosyal Kredi: Bir Şok (1935), Bir Kartvizit (1942), Altın ve İş (1944) ve Amerika, Roosevelt ve Savaşın Sebepleri (1944) idi. Bu broşürlerin çoğu faşist İtalya'da yayınlanır. Pound'un bu tür ekonomi politik doktrinlerine varması, Yeats'in takip ettiği mistik yolla mukayese edilebilir. 1913 yılında Pound, Yeats'in sekreteri olmuştu. Pound, 1905 yılından bu yana , doğu dinlerine, yogaya, yıldız falcılığına merak salmıştı. Pound, aynı Yeats gibi yaratıcı ruhların belirli bir reenkarnasyonuna inanıyordu. Pound, gerçek dinin sanatta gerçekleşen vahiy olduğuna inanıyordu. Hristiyanlığı elinin tersiyle itiyor ve Filistin'de vaaz edilenden tamamen farklı, Roma vatandaşını köleleştirmeyi hedefleyen bir inanç olarak görüyordu; bu anlamda İsa tamamen ölmüştür. Pound, kiliselere tahammül edemiyordu; asırlardır istifade ettikleri parasal yardımları haksız buluyor, bunları esasında sanatçıların , filozofların ve bilim adamlarının hak ettiklerini iddia ediyordu. Pound, eski zaman gizem dinleri ve kilise tarafından ortadan kaldırılan halk şairlerinin aşk inancına sahip çıkıyordu. Köylüden imparatora, toplumdaki her bireye, sosyal bir görev veren Konfüçyüs'ün sivil dininin, dengeli bir devlete varmanın yollarından biri olduğuna inanıyordu. Daha sonra, Faşist İtalya'da böyle bir devletin gerçekleştiğini gördü ve inandı. Aynı Yeats de olduğu gibi, Pound'da da gizem ve kültür kavramları, onu liberal doktrinlere ve demokrasiye düşman olmaya itti. Pound, sosyal kredi politikası ile faşizmin gerçekleştiğine, bunun da plütokrasinin gücünü kıracağına inanıyordu. Ayrıca, sanatçıların, yönetmek için doğan bir sosyal seçkinler grubu teşkil ettiklerini, bunun için ise demokratik bir seçime ihtiyaç olmadığını savunuyordu. ''Sanatçılar ırkın antenleridirler fakat toplum hiçbir zaman büyük sanatçılarına güven duymaz. 1914'ten itibaren, Pound sanatçı, yeteri kadar sağduyuya sahip olduğundan, insanlığın çekilmez derecede aptal olduğunu anlamıştır . Buna rağmen, onu idare etmeye, eğitmeye, ikna etmeye, kendinden kurtarmaya çalışmıştır diyordu. 1922'de ise kitleler uysaldır, yoğrulabilirler ve onları şekillendiren kalıpları yaratan ise sanattır.'' neticesine varıyordu. Faşizm ise, Pound için, eski bir geleneğin doruk noktası oluyordu; bu noktada ise Mussolini, Hitler ve Sir Oswald Mosley gibi kişileri görüyordu. Pound 1920'den itibaren etnolog Frobenius'un doktrinlerini incelemiş, mistik bir ırk yorumuna varmıştı. Pound için kültürler ırkların ürünüdür ve her birinin kendine özgü ruhu, paideumu vardır; bunun bekçisi ise sanatçıdır. Pound için Mussolini, plutokrasiyi deviren bir devlet adamı olmanın da ötesinde, politikayı bir çeşit sanat haline getiren insandı: Pound, Mussolini, halkına, şiirin bir devlet davası olduğunu söyledi ve bu şekilde, Roma'da, Londra ve Washington'dan daha yüksek bir medeniyet seviyesini dile getirdi diyecek kadar ileriye gitti. 1935 yılında yazdığı Jefferson ve/veya Mussolini adlı eserde izah ediyor: Mussolini'nin mahkemesi, eğer yaratıcılığı, kuruculuğu göz önünde bulundurulmazsa geçerli olamaz. Bir sanatçı olarak muamele edin, tüm detayların yerli yerine oturacağını görürsünüz... Faşist devrim, bazı özgürlüklerin muhafazası, belirli bir kültür seviyesinin ve hayat kurallarının korunması içindi ... Pound, karısı Dorothy ile 1924'te İtalya'ya yerleştiler. 1933'te Mussolini'yle karşılaştı ve moneter bir reformla ilgili fikirlerini iletir. İngiliz faşist Mosley'le 1936'da tanışır ve sahibi olduğu British Union of Fascists dergisinde yazar ve 1959 yılına kadar yazışırlar. 1930 yılından itibaren Hitler Almanya'sının ekonomisi ile ilgilenir ve Berlin-Roma Mihverinin Lincoln'den bu yana tefeciliğe karşı ilk hücum olarak görmeye başlar. 1940'ta, Mihver ülkelerine karşı savaşa muhalefet gruplarına yardım için gittiği ABD turundan döndüğünde, İtalya'da radyo çalışmaları yapar. Amerikan saati adlı programları 1941'de başlar. Pound kendisini bir Amerika yurtseveri olarak gördüğünden, Japonların Pearl Harbor hücumundan sonra ABD'ye geri dönmek istese de Amerikan Başkonsolosluğu buna mani olur. Hiçbir geliri olmadığından, radyo çalışmalarına devam eder ve tüm gücüyle Roosevelt yönetimine hücum eder; hücumları ekonomik olmakla beraber, belirli bir sanat ve kültür eleştirisini de içerir. Mussolini'nin katledilmesinden iki gün sonra Pound, Amerikan askeri güçlerine teslim olmaya çalışmasına rağmen İtalyan partizanlar tarafından tutuldu. Büyük bir ihtimalle, kendisinin de katledileceğine inanmış olmalı; cebine Konfüçyus'la ilgili bir kitap alır. Bunun yerine, Pisa'da bulunan bir Amerikan kampında, tabanı betondan, tüm gece aydınlanan, demir bir kafes içerisine hapsedilir. Pound fiziken yıkılır ve bir sağlık merkezine yollanır; burada Pisan Cantosları üzerine çalışmak için izin elde eder. Aynı yıl Washington'a yollanır ve hapsedilir. 1943'te Pound, ABD'ye ihanetten suçlanır. Hemingway, eski dostunun savaştan sonra, geleceğinden endişe ederek, delilik savunması yapmanın mümkün olduğunu ileri sürer; bu fikir, Pound'un, Amerikan hükûmeti nezdinde ilişkileri olan yakın dostları tarafından kabul edilir. Diğer bir grup ise Pound'un ölümle cezalandırılmasından yanaydı. Fakat daha sonra deli olduğu kabul edilerek, St Elizabeth, katiller için akıl hastanesine kapatılır. Burada edebi çalışmalarına devam eder; çevirdiği 300 Çin şiiri 1954 yılında Harvard'da yayınlanır. 1950'li yılların ortasına doğru, birçok etkin sanatçı ve aydın, serbest bırakılması için kampanya başlatmışlardı. 1953 yılında, Pound henüz kesin ve yasal bir teşhise tâbi tutulmamıştı. Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı. 13 yıl hapis yattıktan sonra, 18 Nisan 1958 yılında, vatan hainliği ile ilgili suçu terk edildi. Aynı yıl, 30 Haziran'da İtalya'ya geri döndü ve Napoli'ye vardığında gazetecilere faşist selamı verirken, ''Tüm Amerika bir tımarhaneden ibaret'' dedi. Cantos eserine devam ederken, eski faşist dostlarıyla ilişkilerini sürdürdü. Amerikan diplomasisinin tüm kınamalarına rağmen, radyo ve gazetelere verdiği her söyleşide Amerikan sistemini eleştirdi. 1972 yılında Venedik'te hayata gözlerini yumdu. 1949'da Bollingen Şiir Ödülü'nü almıştır. Batı sanat ve kültürünü her yanıyla inceleyen Pound, klasik İlkçağdan Çin ve Japon şiirine ilgi göstermiş, bunlardan esinlenerek şiire yeni olanaklar ve zenginlikler kazandırmıştır. Pound aynı zamanda D.H. Lawrence gibi yeni yeteneklerle birlikte ressam ve eleştirmen Wyndam Lewis gibi yazarları yayınlayan English Review ile ilişki kurar. 1911 yılında New Age dergisinde yenilikçi yazı kampanyasını başlatır. Pound için, yüzyılın şiiri ciddi, direkt, coşkusallıktan kurtulmuş denilir.