Bir kötülük yapacakları zaman niyetlerini o kadar iyi saklarlar ki, kimsenin bu niyete karşı bir tedbir almasına fırsat vermezler. Bir yabancıyı öldürmek, onların gözünde öldürmek sayılmaz." Birbirine yardım etmek ve başkalarını öldürmek yasanın bir yansıması hükmündedir.
Bu adamlar savaş konusunda hırslıydılar. Eski kinlerin acı sını daima içlerinde duyuyorlardı. Yalnız ortak bir düşmana karşı durma çabası anlan birleştirebilirdi.
Gobi'ye döner ken, alimler ve zanaat sahipleri dışında kalan bütün esirleri öldürmek, Moğollarda adetti.
.....Han; "Nasıl gökte tek bir Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır." dedi.
Tacirlerin idamını emreden İnalcık daha şehrin valisi bulunuyordu. Moğollardan bir zerre merhamet beklenemeyeceğini bildiği için, en iyi askerleriyle kaleye kapandı ve beş ay direniş gösterdi, sonuna kadar mücadeleyi bırakmadı. Moğollar son askerini de öldürdükleri veya esir ettikleri ve atacak oku kalma dığı zaman, kulelerden birine çekilerek onlara taşla karşılık ver di. Bu ümitsiz mücadeleye rağmen canlı olarak ele geçirildikten sonra, Han'a gönderildi ve Cengiz Han öç işkencesi olmak üzere kulaklarıyla gözlerine erimiş gümüş dökülmesini emretti.
Cengiz Han camiden çıkarak, hatiplerin halkı toplayarak ilim ve mezhep meseleleri hakkında vaazlar verdikleri meydana gitti. Yeni gelenlerden biri muhterem bir seyide: Bu adam kim?" diye sordu.
Öteki sesini alçaltarak:
"Sus!" dedi, "bu adam üstümüze inmiş ilahı gazaptır!" Tarihçinin anlattığına göre, Cengiz Han halka hitap· etmesini bilen bir adamdı. Hatiplerin kürsüsüne çıktı ve Buhara hal kının karşısına geçti. Önce Müslümanlara dinleri hakkında sorular yöneltti ve ağır bir tavırla da Mekke'ye kadar gitmenin hata olduğunu, zira Allah'ın kudretinin bir tek yerde değil, dün yanın her