Șeker portakalının yazarı olan José Mauro de Vasconcelos bu defa kitabında kendi dünyalarını terk eden toplumsal olaylar, duygusal ilişkiler, ikiyüzlülük, aşağılanma duyguları, acı gibi temaları işlemiş.
Kitap 4 bölümden oluşuyor ve birbirine bağlı öyküler var. Hikaye bir noel sabahı ile başlayıp noel sabahı bitti. Ortak tema ermişler. Kitaptaki konu aslında şu. Antao ile Ananias Adlı başkahramanları bir kenar mahalle tarzı bir yere gelip sade hayat yaşama istekleri ama dünya sakin bir yer değil ️ Dünya zorluklarının anlatılması söz konusu.
Kitap beni pek içine çekemedi ama bazı bölümlerde doğru dünya böyle
bir yer dedim. Yada 'insanlar böyle ki' dedim. Kendi kendime sohbet ettim yani kitapla anlayacağınız.
Kitabın dili ağır değil gayet yumuşak anlaşılır bir şekilde yazılmış. Bir kitap daha bitmiş oldu. ⭐ İyi okumalar dilerim herkese.
Beklentimi karşılamayan bir kitap oldu. Şeker Portakalı serisini okuduktan sonra, yazarın diğer kitaplarını gözüm kapalı almıştım. Şu an bunu yaptığıma pişmanım. Çıplak Sokak kitabı için şunu söyleyebilirim; iki kardeş var Antao ve Ananias, bu kardeşlerin hayatı, yaşadıkları yerde yaşayan diğer insanların hayatları anlatılıyor. Ama olaylar ve bölümler o kadar kopuk ki birbirinden, hiçbir şey anlamadım okurken. 192 sayfacık kitabı dört gündür elimde süründürüyorum. Anlamak için yavaş yavaş okudum, yeri geldi sayfanın başına döndüm, yeri geldi biraz dinlendim derken yine de sevemedim, olmadı. Ne anlatmaya çalışıldığını anlamadım. Kitap için söyleyebileceğim çok da şey yok aslında, anlamadım çünkü. Bana göre anlamsız ve okunmasa da olur dediğim kitaplardan biriydi.
Çıplak SokakJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,221 okunma
Pinti manavı, tombul rahibi, " el Turco" namlı Lübnanlısı, yoksul kadın ve çocukları ve iki ermişiyle Brezilya'da bir dar sokak: Çıplak Sokak.
Bütün yoksulluğuna rağmen pek az yerde bulunan dostluğa ve yardımlaşmaya sahip bu sokağın hiçbir yerde bulunmayan ve mucizeler gerçekleştiren iki ermiş'i: Ananias ve Antao.
İhtişamlı bir hayata geride bırakıp, bu çaresiz muhitte birer çileci derviş gibidir Ananias ve Antao. Bütün bir mahalle de, bu iki iyi yürekli ve tokgözlü insanı ölesiye sever.
Yine de mahallede bu iki insana karşı oluşmuş bir cephe de yok değildir. Karşılıksız vermenin ve iyiliğin mümkün olmadığını düşünen bazı kimseler bu iki ermiş'e cephe alır.
Sokağın dışındaki dünyayı tamamen unutan bu iki kardeş, yeniden dünyanın ve insanların gerçek yüzünü görmek zorunda kalırlar.
Kitap okurken zaman zaman gözlerimin yaşarmasına engel olamadım. Vasconcelos; sevgiyi, inancı, umudu ve kardeşliği o kadar güzel anlatmış ki...
Okumayan herkese şiddetle tavsiye ederim.
Çıplak SokakJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,221 okunma
Hepiniz bu yazarın Şeker Portakalı kitabını bilirsiniz. Bir çoğunuz da devam kitaplarını. Onlar dışında pek azınızda diğer kitaplarını bilir veya okur.
O 'pek az' kesimde yer alıyorum. Daha önce Şeker Portakalı üçlemesini okuduğum yazarın, Yaban Muzu kitabını okuyup oldukça etkilenmiştim.
Yine yeniden aynı etkiler içinde kaldım.
***
Bir Ermiş ve bir Melek... Bir mahalleyi kurtarmaya dünyayı daha güzel bir yer yapmaya çalışırken, dünyayı unutursa neler olur... Okuyun efendim. Bu yazarda Şeker Portakalı'ndan fazlası mevcut.
Çıplak SokakJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,221 okunma
Kitap mistik bir atmosferi başarıyla kuran yazarın sakin, iddiadan uzak, tekdüze akışında sizi alıp dünyadan kaçırıyor.
Bir aile her şeylerini kaybedince şehrin varoşlarının çıplak bir sokağında oturulamayacak durumdaki bir eve sığınırlar. Önce çok zorlansalar da evin en büyük oğlu dışındakiler başlarına geleni önce kanıksar, ardından razı olur ve sevmeye bile başlarlar. Ancak olanlar olur ve tekrar eski şaşaalı evlerine dönebilme fırsatını yakalarlar.
Ancak ortanca oğul yeniden eski debdebeye dönmemeye karar verir. Küçük kardeşi de ona katılır ve çıplak sokakta kalırlar.
Aslında yaptıkları tercih iyilikle kötülük arasındadır. Bir müddet sonra kalan kardeşlerin büyüğünde mistik işaretler görünmeye başlar artık ermiş olmuştur. Küçük kardeşi ise melek konumundan ermiş olmayı hak etmeyi bekler.
Olaylar mahallenin kötülerini rahatsız eder ve iki kardeşi evlerinden çıkarmak için türlü planlar kuraralar.
Ve olaylar kendi seyrinde sürer...
Sürpriz bir sonun okuyucuyu beklediği roman Vasconcelos'un usta bir romancı olduğunun bir kere daha kanıtıdır.
Aksiyon aramayanların bu sıcak öyküyü çok seveceklerini düşünüyorum.
• Çıplak Sokak’ta: Toplumsal yalanlar, bireysel ikiyüzlülükler, insanca duyguları, Özlemleri altüst eden ince hesaplar, çevrilen dolaplar, dalavereler, azımasız alaylar, kargaşa içindeki bir toplumun açık belirtileri olan bir yığın tutarsızlık bir bir gözler önüne seriliyor bu kitapta.
Çıplak SokakJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,221 okunma
şeker portakalı ve serisini çok seven biri olarak yüksek umutlarla almıştım. fakat bana biraz her şeyden bahsederken aslında hiçbir şeyden bahsedememiş gibi geldi. devam etmek istemedim okumaya.
Çıplak Sokak, Vasconcelos’un duygusal ve felsefi derinlik sunan bir eseridir, ancak Şeker Portakalı kadar geniş bir kitleye hitap etmeyebilir. Roman, hızlı bir okuma yerine, üzerinde düşünerek ve yavaşça ilerleyerek okunmayı hak eder. Yazarın topluma ve bireye tuttuğu ayna, okuyucuyu rahatsız edici gerçeklerle yüzleştirirken, aynı zamanda umut ve insanlık arayışıyla da ilham verir. Eğer toplumsal eleştiriler, manevi sorgulamalar ve şiirsel bir anlatım ilginizi çekiyorsa, Çıplak Sokak etkileyici bir deneyim sunabilir. Ancak daha akıcı ve olay odaklı bir hikaye bekleyenler için tempo biraz ağır gelebilir.
Herkese merhaba arkadaşlar; bugün size “çıplak sokak “adlı kitabından bahsedeceğim :Kitabımız küçük bir köy sokağında iki kardeşin hikayesi olan ve Kıyıda köşede kalmış insanlar, yaşanılan hakedilmeyen hayatlar, toplumsal sorunlarını anlatıyor. Çok sade ve akıcı bir dille yazılmış kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap.
Çıplak SokakJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,221 okunma
Jose Mauro de Vasconcelos (d. 26 Şubat 1920 - ö. 24 Temmuz 1984) Brezilyalı yazar.
Yazar José Mauro de Vasconcelos, 26 Şubat 1920 de Brezilya'da Rio de Janeiro yakınlarındaki Bangu kasabasında doğdu. Yarı Kızılderili yarı Portekizli, yoksul bir ailede doğan Vasconcelos iki ayrı kültürün de izlerini taşıdı. Oldukça yoksul olan ailesi, onu öğrenimini devam ettirmesi amacıyla Natal kasabasındaki amcasının yanına gönderdi. Orada 19 yaşındayken Potengi Irmağı'nda yüzmeyi öğrendi ve ilerde bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayallerini kurdu. Liseyi Natal'da bitirdikten sonra 2 yıl tıp öğrenimi gördüyse de öğrenimini yarıda bırakıp yeni hayaller peşinde Rio de Janeiro'ya gitti. Orada ilk işi boks antrenörlüğü oldu. Tarım işçiliğinin yanı sıra balıkçılık da yapan yazar, yaşamı boyunca çeşitli işlerde çalıştı. Bu durum, ona yazdığı roman ve hikâyeler için önemli kaynak sağlamıştır. Değişik ortamlarda, değişik koşullarda farklı insanlar tanıdı. İyi bir gözlemci ve usta olan bu yazarın elinde bütün bu yaşamlardan pek çok roman çıktı ortaya. Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Genellikle romanlarında, roman karakterlerinin yaşamlarında ki zorlu yaşam koşullarını, yoksulluğu ve şiddeti tüm çıplaklığıyla anlatır; ama özellikle Şeker Portakalı ile onun devamı olan Güneşi Uyandıralım ve Delifişek gibi bazı romanları tüm bunlarla birlikte duygusallık ve iyimserlikte içermektedir. Brezilya'nın ormanlarında ya da step bölgesi sertaolarda yaşayan insanların, elmas avcısı garimpeiroların, yerlilerin, denizcilerin, değişik insanların yaşamlarından kesitleri ve ruh hallerini anlatır.
José Mauro de Vasconcelos'un yazdığı ilk eseri Yaban Muzu (1942)'dur. Beyaz Toprak (1945) isimli eseri en çok beğenilen eserleri arasındadır. Kayığım Rosinha (1961) ile ününün doruğuna çıkan yazarı dünya çapında tanıtan eseri Zéze'nin maceralarını anlatan üçleme romanın ilk kitabı olan Şeker Portakalı olmuştur. Bu romanı 12 günde yazdığını belirten yazar, eserine duyduğu sevgiyi "Ama onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreğimde" sözüyle özetlemiştir. Eserin özgün adı O Meu Pé de Laranja Lima'dır (1968). 24 Temmuz 1984'te hayatını kaybetmiştir.