Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
425
Basım Tarihi:
Aralık 1971
Yayınevi:
Altın Kitaplar
ISBN:
---
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Dünya acı çekiyor...
8/10
·351 syf.·
2024 15. kitabı
~~~Öyle çabuk, öyle çaresizce ölüyoruz ki.~~~ Bernard MalamudBernard Malamud 'un bu kitabında diğer okuduğum kitabında da olduğu gibi, sıkışık koşulların ve büyük beklentilerin olduğu bir göçmen dünyasını işler. Malamud, göçmen deneyimini, bazı dönem yazarları gibi onun için de hayati önem taşıyan bir şekilde tanımlar. Malamud'un 1957'de yayınlanan ikinci romanı olan Çırak, savaş sonrası Brooklyn'de kendisi ve ailesi için "daha iyisini isteyen" bir bakkal olan Morris Bober'in hikayesini anlatır. İki soyguncunun ortaya çıkması ve onu tutmasıyla kırık burunlu Frank Alpine'nin ortaya çıkmasıyla, onun çırağı olunca işler daha iyi bir hal alır. Ancak bazı sorunlar da var: Yahudilere karşı tepkisi kararsız olan Frank, Helen Bober'a aşık olur; fakat bir yandan da mağazadan da hırsızlık yapmaya başlar. Geçmişinden kaçan İtalyan-Amerikalı ( Philip RothPhilip Roth da aklıma gelmiştir ilk okuduğum kitabı NemesisNemesis te olduğu gibi İtalyan-Amerikalı, hiç iç açıcı değildi:) bir serseri olan Frank Alpine, Brooklyn'de mücadele eden bakkal Morris Bober'in yörüngesine takılır. Günahlarının kefareti için bir fırsat bulan Frank, Bober'in yardımcısı olur ve sahibi hastalanınca dükkânı yönetir. Ancak Frank'e hayatını değiştirmesi için gerçek bir neden veren kişi Bober'in kızı Helen'dir. Bernard Malamud, sınırlı potansiyele sahip insanlardan oluşan bir dünyayı doğru bir şekilde temsil ederek, göçmen deneyimini derinlik ve empatiyle anlatarak, birçok kuşaktan yazara da temsili örnek olmuştur. Şimdiye kadar yazılmış en büyük Yahudi romanlarından biri olarak kabul edilen "Çırak" 20.yüzyılın başlarında Amerika'daki sosyal ve ırksal ayrımlara klasik bir bakış sunar. Sınırdaki hayata dair durumların sahneleriyle dolu bu, sevginin ve insan ruhunun her türlü zorluğun üstesinden nasıl gelebileceğinin kalıcı bir hikayesinde vurgular
Külliyat Okumalarım
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
Spoiler içerir
8/10
·351 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 19:55
Yazarın tamirci kitabını çok sevmiştim. Bunu da sevdim. Sonunu ucu açık bırakması hoşuma gitmedi sadece. Frank ve Helen'in akıbeti ne oldu bilmiyorum, havada kaldı orası. Gerçi tahmin ediliyor ama okumak da isterdim mutlu sonu. Yazarın Kiracı ve sihirli fıçı kitaplarını da edinip okumak istiyorum. Frank serseri, kimsesiz bir genç. Morris küçük bir bakkal dükkânı işletiyor ve işleri çok kötü. Eşi Ida ve kızı Helen'le yaşıyor. Frank küçük bir para karşılığı dükkânda tezgahtar olarak çalışmaya başlayınca dükkân eskiye göre daha iyi iş yapıyor. Yoksa yakınlardaki başka bir bakkan dükkânının sahibinin hastalığından dolayı orayı sürekli açmamasından dolayı mı işler açılıyor! Kim bilir! Frank dükkândan gizlice para çalıyor. Bazen de buna pişman oluyor. Morris genci para çalarken görüyor ama suçu kendinde buluyor. Çünkü gence çok az miktar haftalık ödüyor. Ida'nın endişeleri doğru çıkıyor. Helen ve Frank birbirlerinden hoşlanmaya başlıyor. Helen ve Frank'ın aşklarına tanık olmak güzeldi. Çoğu yerde Helen'e hak verdim. Bir yahudi ve bir hristiyan evlenebilir pekala. Zaten Frank üzerine düşen her şeyi yapmaya hazırdı!
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
Puan vermedi·351 syf.··
2021 22. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2021 01:01
Sürekli yokşullaşan saf, dürüst, merhametli Yahudi Bakkal Morris’in yolu dürüst ve iyi olmayı kendine telkin eden fakat bir türlü başarılı olamayan gayretkeş iyimser, Çırak Frank ile kesişir. Bir de kitabın hayat bulmuş bir başka kahramanı da bütün köhneliğiyle ve kasvetiyle dükkan olsa gerek... İki zıt karakter Morris ve Frank’in dükkanda başlayıp dükkanda biten hikayesi 2.Dünya savaşı sonrası ABD’nin ırksal ve toplumsal anlamda portresini çizerken aynı zamanda insanın karanlık bir yüzü olan iki yüzlü ahlak kavramını da sorgulatır. Bütün iyi niyetlerine ve dürüst duruşuna rağmen zihninde komşu dükkanın sahibinin ölmesini isteyen, dileyen Morris mi iyidir? Yoksa bütün kötülüklerinin farkında olup sürekli kendisiyle mücadele içinde olan Frank mi kötüdür? Gecenin bu saatinde, kitabın yankıları kafamda sürüp giderken öğlen çektiğim fotoğrafım ile iyi geceler diliyorum. Malum sabah iş var.
Edebiyat
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
8/10
·351 syf.··
2021 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 22:05
Malamud sade ve etkileyici bir dili var. Derdini sakince, olayları ajite etmekten anlatıyor. Yaşananlara karşı mesafesini çok iyi korumuş. Karakter insani yönleriyle ve içinde bulundukları durumlar ile ele alındığı için yaşayan, okuyucu ile bağ kuruyor. Açık sonunun da kitaba yakıştığını düşünüyorum.
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
Göçmen Edebiyatı
Puan vermedi·351 syf.··
2021 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 09:58
Göçmen edebiyatı denilen bir tür var. Ozellikle Amerika'ya goc etmis Yahudilerin  yazdigi bir tür bu.Paul Auster ,Philiph Roth ve bu kitabin yazarı Bernard Malamud bu türün en güzel örneklerini yazmışlar. Göçmenin dünyası zordur. Gittigin yerde kabul görmek, sil baştan yeni bir yaşam kurmak , hayatını idame ettirebilmek ,hem maddi hem sosyal sıkıntıların üstesinden gelebilmek,gittiğin yerin  dilini  öğrenebilmek.....gibi.  Bu romanda bir bakkal dükkanı işleten Yahudi bir ailenin yasama tutunma çabalarını okuruz.  Bana Morris inanılmaz iyi niyetli bir karakterdir. Bütün iyi niyetlilerin yaşadığı gibi suistimale açık biridir. Karısı  Ida  ve kızı Helen ile birlikte dükkanın üstünde yaşamaktadırlar. Helen üniversite okumak istemektedir ;ancak maddi sikintilar nedeniyle çalışmak  zorundadır . Derken bir gün dükkana Italyan göçmen Frank Alpine gelir ve işler değişmeye başlar...... Romanın anlatımından bahsedersek ,yazar sonradan Ingilizce öğrenen Morris ve Ida'nin diyaloglarında bozuk Ingilizce'yi cok guzel yansıtmış. Çevirmen de bu cümleleri Türkçe 'ye çok güzel çevirmiş. Ilk basta okurken neden böyle yazmış, acaba imla hataları mi yapmışlar diye düşündüm. Ama roman ilerledikce  bunun bir anlatim bicimi oldugunu gordum. Yine de bazi anlatim bozukluklari ve imla hataları gözümden kacmadi . Kitap ile ilgili yazacak şey var aslında. Mesela göçmenler gittikleri yerlerde genellikle bir arada yasamaya çalışırlar. Güya birbirlerine destek olurlar. Ama en  büyük  kazığı da yine kendileri atarlar. Bu romanda da bunu sıklıkla görüyoruz. Acaba Yahudi göçmenler mi böyle yoksa hepsi mi bunu bilemedim.  Iyi niyetli insanların sömürülmesi kadar beni bu hayatta rahatsız eden başka bir şey  olamaz. Ama maalesef dünya böyle saf,temiz insanların hatırına dönüyor.
Edebiyat
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
6/10
·351 syf.·
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Merhaba arkadaşlar, Pulitzer Edebiyat Ödülü ve Ulusal Kitap ödülü sahibi Bernard Malamud 'un ikinci romanı Çırak, 2.Dünya Savaşı sonrasında Amerika' ya göç eden Morris Bober 'in hikayesini anlatıyor. İlk kitabını okumadım, yazarı da ilk defa okudum. Kitap biraz ağır ilerliyor, yaklaşık otuz sayfa hep aynı şeylerden bahsediyor, tekrar cümleleri sıkıcı. Sonrasında açılsa da aynı mahallede altı yedi kişiyle geçiyor konu. Hani şu tek mekanda çekilen sitcomlar gibi. İlginçte bir kitap "amannn sıktı bırakayım diyip" merak edip devam ediyorsun. "Frank ne yaptı, kasadan yine para çaldı mı, Helen'i izlemeye asansör boşluğuna tırmandı mı" gibi sorular da oku oku diyor Bu gelgitler arasında bitirdim kitabı, fena da değil yani. Yahudi göçmenleri merak ediyorsanız okuyun derim. "Kendimi neye saklıyorum ben, hangi kahırlı yazıya?" Morris Bober, Brooklyn'de bakkalık yapmaktadır, hem kendisi hem de kızı Helen için daha iyi bir yaşam istemektedir. İşleri sıkıntılıdır, müşterileri gün geçtikçe azalmaktadır. Bu da yetmezmiş gibi bakkal bir gece soyulur, o esnada dükkanda bulunan Morris kafasından yaralanır. Sabahları dışarıdaki ekmek ve süt çalınmaya başlar. Arsalar da kimin çaldığını öğrenemezler. Frank Alpi diye biri gelip Morris'e yardım eder süt ve ekmeklerini içeri taşır. Kendisine iş vermesini ister. Boğazlarını zor doyuran bakkal istemez ama delikanlı ısrarlıdır. Aç olduğunu söyler böylelikle işe başlar. Karısı Ida, Frank'i yollamasını istese de Morris bir türlü yollayamaz. Morris, Ida, Frank, Helen hayatlarına nasıl devam ettiler, Frank'in katkısı oldu mu bakkala? Gerisi kitapta okuyun bir zahmet Kitapla kalın sevgili dostlar
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
Çırak/Bernard Malamud
9/10
·351 syf.··
2020 52. kitabı
Yine bir ekonomik kriz kitap incelemesiyle karşınızdayım! Bu kitap II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan değişimler ve ekonomik krizi anlatıyor. Mahallede bir bakkal işleten Morris Bober, ailesi için daha iyisini istiyordur. Ama durum hayatta kalmak veya günü atlatmaktan ibarettir. Bakkal gün geçtikçe batmaktadır. Aynı zamanda Bober ve ailesi bir yahudilerdir. Hıristiyanların hakim olduğu bu mahallede dışlanmakta ve küçük görülür. Zaten o sıralarda marketler ortaya çıkar. Tüm ilgiyi ve albeniyi kazanan marketler işleri iyi yürütüyor üstelik ucuza ürün satıyorlardı! Morris gün geçtikçe daha da kötü duruma geliyordu. Bir gün karşısına Frank Alpine adlı bir genç çıkar ve ona yardımcı olmak ister zamanla işi beraber yürütürler. Alpine genç olmasına rağmen zeki ve çekici bir gençtir. Üstelik hıristiyandır. Ve dükkanı insanların itibar edeceği şekilde düzenler. Bununla işler iyi gitmeye başlar. Çırak (Frank Alpine) 'i görmek, sohbet etmek için bile gelen insanlar vardı. Ama tek sorun Frank yazarkasadan para çalmaya başlamıştı ve bakkalın kızı Helen'e aşık oluyordu. . Pulitzer Edebiyat Ödülü ve Ulusal Kitap Ödülü'ne sahip olan bu kitap benim gibi eski zamanları okumayı seven insanların gönlünü kazanacaktır. İyi okumalar!
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
Puan vermedi
Bu kitabı okurken sanki sürekli aynı şeyleri okuyormuş gibi hissettim. Kitabın ilk birkaç sayfası o kadar durağandı ki bir an devam etmemeyi bile düşündüm. Kitapta savaş sonrası küçük bir mahallede bakkal işleten yahudi bir ailenin hikayesi anlatılıyor. Morrisin dükkanına bir gün frank adlı birisi geliyor ve dükkanda çalışmaya başlamasıyla olaylar gelişiyor. Kitapta birkaç olay hariç sürekli aynı şeylerden bahsedildi otuz kırk sayfa birden atlayıp okusanız bile pek bir şey kaybetmiş sayılmazsınız çünkü hep aynı mekan aynı betimlemeler. Kitap bakkal dükkanı üzerinden ilerlediği için bir yerden sonra o bakkalın içindeymiş gibi hissettim kendimi. Aslında kitap bakkal dükkanı içinde Frankin duyguları üzerinden ilerliyor. Frankin yaşadığı ikilemler ve duyguları kitaba bir nebze akıcılık katmış. Genel olarak 350 sayfalık kitapta sanki 100 sayfayı doldurmayacak bir olay örgüsü anlatılmaya çalışılmış. Kendimi zorlayarak okuduğum bir kitap oldu.
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
Puan vermedi·351 syf.··
2024 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 12:43
Çırak, Bernard Malamud (Amerikalı yahudi bir yazar) yazdığı bir öykü. Beğenerek okudum. Öykü ailesini geçindirmekte zorluk çeken bakkal Morris, eşine yardımcı olmaya çalışan İda ve kızları Helen'in öyküsü. Morris Bober ticari sıkıntı yaşadığı yetmez gibi dükkanın da hırsızlar tarafından soyulup gasp edilir. Kafasından yaralanan dükkancı Bober hastaneden taburcu edildikten sonra evde istirahat etmek zorunda kalır. Bu arada gaspa ortak olan Frank Alpin Morrise karın tokluğuna dükkancı iyileşene kadar ona yardım edeceğine söz verir ve çalışmaya başlar. Dükkanda işler oldukça düzelir kazanç artar. Bundan memnun kalan Morris Frank'a maaş ve yatacak yer verir. Bu arada Frank dükkandan para çalmaya başlar, bu yetmezmiş gibi Morrisin kızı Helene aşık olması işler sarpa sarmaya başlar... Bundan sonrasını mutlaka okuyun derim.
1000Kitap
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma
6/10
·351 syf.··
2017 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2017 09:05
Genel olarak bakıldığında, okur üzerinde iz bırakacak, hakkında bir şeyler tartışılabilecek bir kitap değil. Ancak her sayfada, bir sonraki sayfa heyecanlı bir şeyler olacak hissi okura başarılı bir şekilde verilmiş. Okumak istemiyorsunuz ama elinizden de bırakamıyorsunuz. O dükkanın kasaveti rutubeti, Morris ve İda’nın yoksulluğu, Helen’in umutsuzluğu, Frank’ın çarpık ahlak anlayışı çok iyi yansıtılmış. Hani şu sürekli karanlık ve ıslak atmosferli yerlerde geçen, iki üç kişi ile çekilen, sanatsal açıdan harika, görsel açıdan facia festival filmleri gibi. umutcalisan.com/2017/04/crak-be...
ÇırakBernard Malamud · Kafka Yayınevi · 2017147 okunma

Yazar Hakkında

Bernard MalamudYazar · 4 kitap
1914 yılında Brooklyn, New York’ta Rus Yahudi göçmeni bir ailede dünyaya gelen Bernard Malamud, ilk gençlik yıllarını Büyük Buhran koşullarında geçirdi. New York Şehir Üniversitesi’nde lisans, Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra çeşitli pozisyonlarda memurluk ve edebiyat öğretmenliği; 1949 yılından itibaren de uzun yıllar boyunca çeşitli üniversitelerde okutmanlık yaptı ve yaratıcı yazarlık dersleri verdi. 1967’de ABD Bilim ve Sanat Akademisi’ne kabul edildi. Yahudi olarak yetiştirilmesine karşın, kendini agnostik hümanist olarak gören Malamud, yazdığı sekiz roman ve dört öykü kitabında Amerika’daki göçmenlerin yaşadıkları umutsuzluk ve zorlukların yanında, tüm yoksulluklarına rağmen hayallerine erişme çabalarını tasvir etti. Rus İmparatorluğu’nun son yıllarında hüküm süren Yahudi düşmanlığını konu alan Tamirci (Kafka Kitap, 2013) romanıyla Pulitzer ve Amerikan Ulusal Kitap Ödüllerini; Sihirli Fıçı (Kafka Kitap, 2019) öykü kitabıyla da yine Amerikan Ulusal Kitap Ödülü’nü kazandı ve diğer eserleriyle PEN/Faulkner, O. Henry ile Ulusal Yahudi Kitap Ödüllerine layık görüldü. 1986 yılında Manhattan’da hayata veda eden Malamud, Joseph Heller ve Philip Roth’la birlikte yirminci yüzyılın en etkili Yahudi Amerikalı yazarlarından biridir ve 1988 yılından bu yana Uluslararası PEN bünyesinde öykü türünde üstün başarı sergileyen yazarlara PEN/Malamud Ödülü verilmektedir.