Ana karakterimiz Caspar Leinen, Collini'nin avukatı olarak görevlendirilir ve bu karmaşık cinayeti çözmeye çalışırken, içsel bir yolculuğa çıkıyor. Collini'nin sadece bir katil olarak değil, aynı zamanda bir insan olarak motivasyonunu anlamaya çalışırken, karşısına çıkan sürprizlerle başa çıkmak zorunda kalıyor. Cinayetin ardındaki derin sırlar ve kurbanın kimliği, Leinen'i hem hukuki bir mücadelede hem de kendi vicdanının kırılgan dünyasında dolaştırıyor.
Cinayetin ardındaki sırların çözülmesi, okurken o davanın içine atıyor. Üstelik hukukun karmaşıklığına dair önemli sorular sorma fırsatı veriyordu. Yazarın dili ve olay örgüsü aşırı akıcıydı. Kısa bir zaman içinde bitirdim. Diğer kitaplarını merak etmeye başladım.
Collini Davası sadece bir hukuki gerilim değil, aynı zamanda insan doğasının ve vicdanın derinliklerinin bir keşfini aramamızı yardımcı olan güzel bir eserdi.
Sanırım polisiye,gerilim türleriyle tekrar yıldızım barıştı.