Bir ceza avukatının karşılaştığı davalardan bazılarını bizlere aktardığı kitabı. Kuzenimin tavsiyesiyle okudum. Hoşuma giden bir kitap oldu bence okunabilir. Kitapta hayatımızın içinde olan çok fazla şey var. Okuyunca insan hayret ediyor. Tavsiye ederim.
SuçFerdinand Von Schirach · Ntv Yayınları · 20121,074 okunma
Kitabı bitirmeden puanlamak pek etik değil gibi duruyor lakin puanlamak istedim. (2018 başlarıydı sanırım bu kitabı okumaya çalıştığımda.)bu kitab ilgimi çok çekmişti. Bir avukatın hikayeleri kimin ilgisini çekmez ki... Zamanında baskısının da bulamamış ve nadir kitapta en son zorla yakalayıp almıştım. lakin gelin görün ki hayal kırıklığına uğradım. Belki de sorun bendedir lakin 50-60 sayfa okudum o zaman ama midem kaldırmamaya başladı bir süre sonra. kimse incelemede bundan bahsetmemiş bu yüzden ben inceleme yazmak istedim. küfür kıyamet kitap. onu da geçtim cinsellik tavan... özellikle cinsellik midemi bulandırdı. neden yazar böyle bir şey yapmış anlayamadım. cidden okuyacak kişilerin ve bitirebilen kişilere şaşkınlıkla bakarım. bir müslüman olarak kaldıramadım ve devam edemedim. o kadar beklentimin olduğu ve bitiremediğim bir kitap olarak kalacak daima. hayatımda 2 kitabı bitiremedim ikisinde de cinsellik mide bulandırıcı seviyenin bile üstündeydi... yazık. güzel hikayaleri mahfediyorlar. küfürü göz ardı etsek bile, cinsellik kitabı elimden atmama sebep oldu. dediğim gibi +18 kitap ve +18 olsanız bile mideniz bulanabilir. ben çok rahatsız oldum. olmayanlara da şaşırırım açıkçası. kitabın dili hafifti konuları iyidi ama işleniş kötüydü. büyük beklentilerim ve çabalarımın sonucu hüsran oğlu hüsran olunca 3 verdim...
Almanya Berlin’de yaşayan savunma avukatı Ferdinan Von Schirach’ın beğenerek okuduğum ilk kitabı tam kelimeyle muhteşem.. Suça karşı aldığınız tavırlara dair düşüncelerinizi büyük ölçüde sarsabilecek, sizi suça karşı tavır alırken defalarca düşünmeye sevk edecek bir kitap. Benim gibi ikincisini de hemen okumak isteyeceksiniz...
SuçFerdinand Von Schirach · Ntv Yayınları · 20121,074 okunma
Caanım arkadaşımın çok satanlarda görüp aldığı ama daha ilk hikayesini okuyup bir köşeye attığı, "kanka çok sapık bir kitap okuma sakın" diyerek tembihleyip memlekete giderken de sanki bu konuşmaları hiç yapmamış gibi bana hediye ettiği, aradan bunca yıl geçtikten sonra kitapsızlıktan bunu okuyayım diyerek başladığım ve çok beğendiğim bu kitabı sizlere tanıtmaktan büyük zevk duyuyorum. Ama öncelikle sanki hiç netflix dizisi izlememiş gibi bu kitaba sapık diyerek adeta hor gören arkadaşımın beynine tükürmem gerek. Çok daha önce okuyabilirmişim.
Kitap 11 hikayeden oluşuyor. Günümüz mottosu olan "gerçek yaşanmış hayat hikayelerinden oluşmaktadır" diyerek başlayayım ki kitabın değeri artsın değil mi? Bu detayı da söyledikten sonra bir ceza avukatının yazmış olduğu bu on bir hikaye hakkında bilgi vermek istiyorum.
İlk hikaye bir Japon mafyasının evine girip hırsızlık yapan ve bunları satma gafletinde bulunanlara hadlerini bildirmesiyle başlıyor.
Devam ettikçe hikayelerdeki heyecanda artıyor. Sonraki hikaye de ise sevdiği kız arkadaşının suçunu gizlemek için evdeki cesedi parçalayan bir adamın öyküsü var. Şans adlı bu bölüm bir filme de uyarlanmış.
En sevdiğim öykü ise çok sevdiği erkek kardeşini öldürmek zorunda kalan bölümdü. Çello adlı bu bölümü okuyunca çok etkilendim. Çocukken yüzü gülmeyenin büyüyünce de gülmüyor sanırım.
Diken adlı bölümde yirmi yılı aşkın bir süre de müzede güvenlik görevlisi olarak çalışan birinin bir heykele takıntılı hale gelmesi anlatılıyor. Eğer ayağınıza aniden bir raptiye batarsa çevrenize dikkatli bakın. Etrafınızda sizin acı çeken yüz ifadenizden rahatlık duyan birileri olabilir.
Aşık olduğunuz birinin etini kesip yemek istediniz mi hiç? Durun endişelenmeyin ben de böyle bir şey istemedim ama kitap kahramanlarımızdan biri çok sevdiği kız
Suç dediğimiz şeyin aslında hayatımızın ne kadar içinde olduğunu gözümüze sokan bir kitap. Anlatilanlarin kurgu mu yoksa gerçek mi olduğunu bilmem ama asla olmaz diyemeyecegimiz kesin.
SuçFerdinand Von Schirach · Ntv Yayınları · 20121,074 okunma
Yazarımız Alman bir ceza avukat. Kitapta da kendi müvekkillerinin davalarını kısa kısa anlatıyor. 11 farklı dava hikayeleştirilerek anlatılmış. Bazı davalardaki kişiler gerçekten çok uç karakterlerdi. Etiyopyalı, Meşru Müdafaa ve Diken en sevdiğim hikayeler oldu.
Kitap edebi üslup dikkate alınarak yazılmamış, sanat kaygısı çok yok yani. Ama yine de oldukça sürükleyici. Her hikayenin sonunda ne olacak diye merakla okudum. Akıcı ve sade bir anlatımı da var. Hukukla ilgilenen, suç dizi-filmleri izlemeyi seven, polisiye okumaktan hoşlanan herkese tavsiye ederim.
Hukuk fakültesindeyken tanıştığım bir kitaptı ve okurken son derece etkilenmiştim. Alman yargısı ile ilgili birçok konuda fikir sahibi olmamızı da sağlıyor eser. Birçok hikayeyi soluksuz okuyup sonunda yer alan bilgileri gördüğümde şok olduğumu hala capcanlı bir şekilde hatırlıyorum.
Hukuk, ceza hukuku ve suç kavramlarına ilgi duyan herkesin, özellikle hukuk fakültesinde okuyan öğrencilerin, okuması gereken bir eserdir. Adeta yol göstericidir.
Merhaba,
Suç kitabını bi arkadaşım vermişti " Bak çok ilginç bi oku" demişti. Şimdi düşünüyorum da iyi ki okumuş muyum yoksa keşke okumasaymışmıyım hiç bir fikrim yok.
Kitap bir ceza avukatının yaşadığı ilginç olayları anlatıyor. Oldukça ilginç hikayeler ama güzel mi? Orası tartışılır. Kitabın uslübu gayet anlaşılır ve güzeldi.
Kitabın sevmediğim asıl yere gelelim; Cinsellik.
Kitabı okurken ben utandım o kadar. Başka incelemeleri okuyunca da buna dikkat çekildiğini gördüm.
Yazar gerçekten gereksiz yere bu konuda çok ayrıntı vermiş. Özellikle ilk hikâyelerde acaba erotik bi kitap mı yoksa cinayet kitabı mı okuyorum diye düşündüm. Yarım bırakmayı da çok düşündüm ama sonra dedim ki; Ayşe Semra madem başladın kitaba bitir. Hem kitapta sadece cinsel içerik değil ceza hukuku, Almanya'daki hukuk düzeni, Hukuk, Empati, Çaresizlik gibi gerçekten güzel konulara değiniyor. Dedim ve bitirdim.
Kitap bunun dışında gerçekten ilgi çekici ve güzeldi. Cinsel içeriği dert etmeyenlere tavsiye edilir. Cinsel içeriğe hassasiyeti olanlara ise tavsiye etmiyorum.
Suç, yazar avukatın bulunduğu davaları kısa kısa derleyip anlattığı bir kitap, anlatım edebi yönden epey zayıf, bu anlamda bir beklentiniz olmasın. Kitapta suçların neden ve nasıl işlendiği daha ön planda, cinayetler gayet ilgi çekici. Bazıları tuhaf, bazıları midenizin kaldırmayacağı türden olaylar.
Sadece cinayet değil, toplamda 11 farklı suç davaları yer alıyor. Bazı davaların sonu belirsiz bitiyor, suçlu kanıtlanamıyor, bu biraz can sıkıyor fakat kitabın amacı tuhaf suçları okuyucuya ulaştırmak, okuyucunun ilgisini çekmek olduğunu düşünüyorum. Bu tür konulara merakınız varsa çabucak okuyup bitirebileceğiniz bir kitap.
Evet, 11 ilginç suç hikayesi okuyup iyi vakit geçirip sonra bir sonraki kitaba geçeceğimi düşünüyordum; yani güzel, keyifli, biraz düşündürücü ama en nihayetinde çerezlik bir kitap. Lakin hiç de öyle değilmiş. Meşhur Nazi savaş suçlularından birinin torunu olan bir avukatın aktardığı ilkel suç içgüdülerimize dayanan ve aslında hepsi bir bütünün parçası olan 11 deneyimdi okuduğum. Şunu en baştan belirtmek lazım: Her vakada alakasız bir şekilde elmaların olduğunu fark ettim önce. Tesadüftür dedim ama sonlara doğru bu elmaların vakaları birbirine bağlayan ve ilk günaha atıf olan bir sembol olduğunu kavradım. Zaten son sayfa da size keşfettiğiniz şeyin haklı olduğunu muzipçe gösteriyor.
Kitap suç kavramını ve suç işleme potansiyelini bilindik "tehlikeli tiplerden" alıp sıradan insana da yüklüyor. Haliyle her birimizin içindeki potansiyelin varlığına işaret ediyor. İşlenen suçların her birinde mağdurların da bir şekilde suç işlediğini ama cezaya konu olanın o suç olmadığını gösteriyor. Suçun her zaman dehşet veren bir öyküsü olmadığını bir suçun aynı zamanda trajik sebepleri de olabildiğini gösteren birçok vakayla tanıştırıyor bizi.
Bir cinayet sebebi olarak sevgi; yemin etmenin bağlayıcılığının bedeli; yanlış insanlara çatmanın suç işlemenin klasik riski olabileceği; hırsızlığın her zaman motivasyonuyla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği; yaz saati/kış saati gibi ya da fiziki benzerlik gibi önemsiz görünen detayların hukuki kararların üzerindeki büyük etkisi; bir tür Stendhal Sendromu'nun takıntıya dönüştüğünde nelere mal olabileceği; Kutsal Kase inanınışının evrimsel bir işleyişle modern insanın da içine işleyebileceği ve her suçun ilk günahtan evrimleştiğine dair nefis 11 vaka incelemesi...
Kitabın ikincisi de senelerdir kitaplığımda öylece beklerken bu iki kitabı