Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
2016
Yayınevi:
İz Yayıncılık
ISBN:
9789753559188
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2023 19:59
Toplam üç hikayeden oluşan ama bin bir hakikatten de bahseden bir kitap. Ömer abinin en tatlı eserlerindendir ki ben ikinci defa okuyorum. Mevla'm Ömer abiye selamet versin, âmin.
Edebiyat
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2016845 okunma
Türklerin Hristiyanlaşması
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 22:51
Selamün Aleyküm. Yine Ömer abimiz burada da o sivri dilini ihmal etmemiş:) öteki kitapları kadar küfür ve argo olmasa da illaki kullanıyor bunu bir eksik olarak görüyorum ama onun dışında kitabı çok beğendim. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk iki bölüm Türklerin nasıl dininden uzaklaştığını yine o sivri diliyle anlatıyor ama üçüncü bölümde sanki bütün bu sorunların cevabını burada bahsetmiş gibi. En çok üçüncü bölümü beğendim çünkü tasavvuf ile şeriatı birleştirmiş ve bize bir yol göstermek istemiş. Okumanızı tavsiye ederim:)
Din
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2016845 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 31. kitabı
Beğendiğim bir kitabı tanıtmak oldukça huzur verici, özellikle de dava kardeşlerimle toplaşıp tahlil etmişsem🌺 Dava Hanımları Okuma Grubu Niğde olarak Ekim ayı tahlilimizi 'Dervişan' kitabı ile gerçekleştirdik Elhamdulillah. Sıcak tebessüm dolu yüzlerle, uzunca konuşabileceğin kültür ve donanımlarla, hayat tecrübeleri ile ortaya çıkan manzarayı tarif etmem imkansız. Rabbim hepimize şuurlu, ihlaslı, emektar kardeşlikler nasip eylesin. •Kitaba geçiyorum. Ömer Faruk Dönmez'i 'Hamza' kitabı ile tanımıştım. Hamza'yı yolculukta okuyup bitirmiştim ve sesli gülmemek için kendimi çok zor tutmuştum. Demem o ki espri zekasının çok iyi olduğunu düşündüğüm bir yazar. Dertli bir Müslüman oluşu da aklımın bir köşesinde kalmış.  'Dervişan' dertli yazarımızın dolu dolu okuduğum bir kitabı oldu. İçeriğinde dini ve kültürel yozlaşmamıza, insanımızın en  cahil olduğu din alanındaki pişkinliğine, bilmediğini dahi bilmeyişine, dindarlaşmaya çalışırken düşülen modernizm bataklığına, kendi tabirimle, entellektüel aydınların kendini nasıl da aydınlatamayışına vb. konulara değinip hikayeleştirilmiş bir kurgu ile bizlere sunuyor. İlgimi çeken ve kitabı daha çok istifadeli kılan bir diğer şey de, basıldıktan sonra apar topar toplatılan "Türklerin Hristiyan Oluşu" kitabının bir kısmını 'Dervişan' kitabında okumaktı. Bu kısmın muhteşem olduğunu söylemeliyim. Bir kısmı bildiğim ve daha önce okuduğum bilgiler olmasına rağmen gün yüzünde, açıkça okumak, çok çok daha verimli oldu. Not: Ömer Faruk abi maalesef bazen argo kullanıyor kardeşler yaa. Keşke yapmasa ama yapıyor :/ Bildirmek istedim bu yönüyle biraz rahatsız edebilir. Samimi, zeki, başarılı, kültürlü ve dertli bir yazar, her güzelin bir bozarı oluyor işte. :) Tanıttığım sebeplerden okumanızı isterim. İçten tavsiye ediyorum. Bereketli
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2016845 okunma
8/10
·168 syf.··
2025 79. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 21:42
Çok beğendim. Bu yıl iyi ki Ömer Faruk Dönmez'in kitaplarını okumaya başlamışım diyorum. Okuduğum ikinci kitabı oldu Dervişan.Bence yazara bu kitapla başlamak daha iyi olabilir. O kadar iyi bir kitap ki ben böyle bir kitabın yazılabileceğini düşünmezdim bile. Sonunda gerçekten İslamcı bir yazarın kaliteli mizah içeren bir kitabını okumanın verdiği güzellik bambaşka. Yazar gerçek karakterleri anlatıyor gerçek bizi anlatıyor. Arada da kendi görüşünü de yazmaktan çekinmiyor.Ben bayıldım kesinlikle öneririm.
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2016845 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 10:04
Birbiriyle bağlantılı 3 bölüm altında bir garip hikaye diyelim. Efendisinin dizinin dibinden ayrılıp yine bir vesile ona dönen iki abimizin bu aradaki zaman diliminde İslami çalışmalarla alakalı kötü tecrübeleri, onları hakiki mücadelenin sırlarını bulma eğilimine itiyor. Derken derken gelinen yer Peygamberimiz (asm)'ın bu din garib olarak başlamıştır ve yine garib olarak başladığı yere dönecektir, ne mutlu o Gariplere sözüne gelmektedir. O garipler ki peygamberin sünnetinden bozulani düzelten ve yıkılanı dogrultan kimselerdir.
Edebiyat
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2016845 okunma
Bir Dönmez klasiği
9/10
·168 syf.··
2023 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2023 01:27
Uzun zaman sonra tekrar Ömer Faruk Dönmez eseri okumak nasıl keyif verdi anlatamam . Kara mizahı bana okuduğum zaman keyif veriyor ve dem vurduğu konular öyle bizim dertlerimiz ki, okuyucunun üstüne alınmaması mümkün değil. Hikayemiz üç bölümden oluşuyor; Üç medrese arkadaşı olan Abdullah, Hüseyin ve Zâhid'in, üç farklı hayat (içsel) yolculuğunun bir kesimini okuyoruz her bölümde ve son iki bölümde bunlara eşlik eden bir kitap "Müslümanların Hristiyan Oluşu". Satırlarında insanların din, kültürel cahilliğinden, yozlaşmasından dem vuruyor yazar. Son bölümde yaptığı anlatım değişikliği ile sevgili Dönmez, tam anlamıyla yazarlığını konuşturmuş. Diğer bölümlerde, hatta eserlerinde okuduğumuz sadece şikayet eden karakterler değilde insanın 'aslına' vâkıf karakterleri konuşturması, müellif olarak fikirlerini, birikimlerini de sunmuş okuruna. Ömer Faruk Dönmez'in sert bir üslûbu var (argo'ya varabilen, neyse ki bu eserinde fazla kullanmamış), diğer kitap yorumlarımda söylediğim gibi, olduğu gibi yazıyor Dönmez, sevilip, sevilmeyeceğini umursamadan okur'a bırakmış bu kısmı. Benim nezdimde, doğruları söylediği için ben rahatsız olmuyor, alacağımı alıyorum, keyif de duyduğum bir kalem açıkçası. Hiç okumamış olanlara "Bir Yobazın Günlüğü", "Hamza" ile başlamayı tavsiye edebilirim, çünkü esprili dili hâkim, argoyu saymazsak, okutturuyor kendini. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam Dervişan Ömer Faruk Dönmez
İnsan
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2016845 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2014 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2014 14:39
Okuyali baya oldu ama okuyup da kitabı bitirince kapağını kapatıp dakikalarca daldiginiz kitaplar olur ya.. düşündüren .. Işte bu da öyleydi benim için .. bence okunmaya deger bir kitap.
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2020845 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2020 01:45
·
Ömer Faruk Dönmez'in her zamanki eleştirel diliyle yine tatlı tatlı eleştirdiği, ufuk açıp yol gösterdiği okunası kitabı. Birçok açıdan aydınlanma yaşıyor okuyucu. Kitapta iki ayrı anlatım mevcut. Birisinde nakil yoluyla direkt bilgi olarak kâfirlerin Müslümanlar üzerindeki planları önümüze sunuluyor. Bir diğerinde ise hikayeleştirilerek bir nevi bu planların sonucu bizlere gösterilip eleştiriliyor. Üç bölümden oluşan kitabın son bölümü olan 'Dervişan' kısmında ise rahatlatıcı bir şekilde yapılması gerekenler işleniyor. Dediğim gibi, okunası. Dervişan Ömer Faruk Dönmez
Edebiyat
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2020845 okunma
8/10
·168 syf.·
2020 14. kitabı
Hamza kitabından sonra diğer kitaplarını merak ettiğim yazarın, bir türlü alışamadığım o argolu üslubundan ötürü diğer kitaplarını okumak istememiştim. Şimdi bakıyorum da 4.kitabını bitirmişim. Neden böyle bir dil kullanıyor anlamıyorum. Ama sanırım bu kitaptan sonra kendimce bir yorum yapıcam. Kızdığı meselelerin insanlar, aslen de Müslümanlar tarafından asla kabul görmemesi gereken meseleler olduğundan, bunu olabilecek en aşağı seviye dil ve üslup kullanarak, malum meselelerin rezilliğini anlatabileceğini düşünmüş olmalı. Bendeki hissiyat artık böyle oldu. Yani edebi ya da güzel bir dille vaziyeti anlatmak, değeri büyük meseleler için olsa gerek. Güzel bir üslup bu noktada asla kabul görmeyecek durumların ehemmiyetini anlatamazdı. Yazarın radikal tutumu bu olsa gerek. Diğer taraftan her kitabında öyle cümleler oluyor ki, bu yüzden kendimi her defasında Ömer Faruk okurken buluyorum. Hayattan, hakikatten konuştuğu, gerçeklik hissini veren, otomatik pilotla giden bizleri sarsıp dümeni hatırlatan vs vs. Yani tuhaf bir histeyim, bu kitap Hamza'dan sonra en sevdiğim kitabı oldu ama garip bir biçimde de üslubundan rahatsız olup ilkokul çocuğuna hitap eder gibi basit ve anlamsız atladığım kısımlar var. Son bölüm kitabın da adını taşıyan Dervişan, yazar güzel yazarsa da nasıl yazar kanıtı gibi, sonunu da müthiş bağlamış. Diğer kitaplarında ağır eleştiri görmüş ama çok az yol gösteren kısım var gibi hissetmiştim (aslen çok farklı okuyan bilir), bu kitapta çok iyi bir final gördüm. Garip hissediyorum sayın Ömer Faruk, ne diyeyim orijinalliğin ve samimiyetin, hakikâtin bir başka silüeti gibisin. Allah razı olsun, bizleri gafletten uyandırmak için olan çabana..
Edebiyat
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2020845 okunma
3/10
·168 syf.··
2017 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2017 11:46
Dervişan, yazarın okuduğum ikinci kitabı. Aslında ‘Hamza’ kitabını okuduktan sonra bir daha Ömer Faruk Dönmez kitaplarını asla okumam demiştim. Okumam dedim çünkü üslubunu hiç sevmiyorum. Özellikle de İslami kelamı kullanan kesimin argo ve basit cümleleri kullanarak yaptığı gevezeliğe tahammül edemiyorum. Gerçi çoğu espritüel yazış olarak değerlendirebiliyor ancak beni gerçekten rahatsız etti. Aslında yazdıkları Metin Karabaşoğlu gibi. Vurguladıkları çıkarımlar, eleştirdikleri gerçekler benzer ama arada kocaman bir uçurum var sanki. Ömer Faruk Dönmez’in İkinci kitabını da okudum çünkü dobra dobra -kitabın ortasından- lafı dolandırmadan can damarından konuşuyor. Kendisinin de ifade ettiği gibi biraz radikal. Neden bilmiyorum ama radikal fıtratlara kayıtsız kalamıyorum. Ve tek kitabı ile de haksızlık etmek istemedim. Ek olarak hem kitabın ismi hem de kapak tasarımı ilgimi çekti diyebilirim. Hamza kitabında olduğu gibi aynı üslüpla benzer şeyler paylaşılmış. İslam dininin aslından uzaklaşmış sözümona müslümanları hakkında yazdıkları. Ama ahirzaman müslümanlarının ameli yaşantısından ziyade sosyolojik çerçevesi, bozulmuş zihniyeti, değişmiş değerleri. Her satırı eleştiri... Kitabı okurken güzel duygular hissedemedim ki. Hatta okuduğum 2 gün boyunca anlayamadığım bir çemkirme, sorgulama, yadırgama ve eleştirme isteği hasıl oldu bende ve bundan hiç hoşlanmadım:( Bu yazarın tenkit zihniyeti de bulaşıcı galiba… Hoşlanmadım çünkü zaten uç olan günümüz insanını daha da uçlaştırabilecek üslubu fazlasıyla birikmiş duygular taşıyor zannımca. Tenkitle enaniyetin arasındaki o ince çizgiyi fazlasıyla aşmış. Kendisinden başka her şeyi herkesi çok yukarılardan eleştirirken kullandığı cümleler sessiz sessiz ’’ben ben!!! ‘’diyor ki duymamak elde değil! Bu tür kitaplarda devamlı
Din
DervişanÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2020845 okunma

Yazar Hakkında

Ömer Faruk DönmezYazar · 16 kitap
1976 Adana doğumlu olan Ömer Faruk Dönmez, 1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat bölümü mezunudur. On altı yaşındayken Türk Edebiyatı dergisinde ilk hikâyesi yayımlandı. Daha sonra Çınar, Ay Vakti, Atlılar, Huruç, Hece, Hece Öykü, Cafcaf, İhtiyar, Fayrap ve Müdahale dergilerinde yazdı. Evli ve iki çocuk sahibidir. Yazarın metinleri dil, anlatım ve kurguda kendine özgü nitelikler taşır. Türk hikâyesinde ironiyi başarıyla kullanan yazarlardandır. Hikâyelerini amaçtan ziyade araç olarak kullanan yazar, didaktik üslubu, metin ve dil üzerindeki hâkimiyetiyle toplumsal meselelere değinir. Modernizm, emperyalizm ve kapitalizmin içinde kaybolmuş insanın kendisini bulmasını sağlayan, bu amaçla okuru düşündüren ve okurun mantığını harekete geçiren bir anlatımı vardır. Modern hayatın garipsenmeyen alışkanlıklarına, insanoğlunun kabullenmişliklerine mizah yeteneğini kullanarak, aynı zamanda edebî bir dille dikkat çeker. Hamza karakteriyle modernleşmekte olan müslümanlara unuttuklarını veya görmezden geldiklerini hatırlatmaya çalışır. "Bir Yobazın Günlüğü" ile zihinleri meşgul eden "aydın, yobaz" gibi kavramları ve bu kavramların çağrışımlarını sorgulatır. Bu yönleriyle yazar, hikâyeyi romana tercih eder. "Tutuklu Kurbağa" hikâyesiyle kısa hikâyenin etkileyici ve vurucu bir anlatım gücüne sahip olduğunu gösterir. "Hamza" ve "Bir Yobazın Günlüğü"nü ise uzun hikâyeler olarak tanımlar.