Eş-Şeceretü’n-Numaniyye Fi’d

Devleti'l Osmaniyye

Muhyiddin İbn Arabi
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
238
Basım Tarihi:
2018
Yayınevi:
IQ Kültür Sanat Yayınları
ISBN:
9789752554658
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·218 syf.·
2018 13. kitabı
Osmanlı hanedanlığı ortaya çıkmadan 70 yıl önce imparatorluk süresince gelişecek olaylara değinilmiş , Muhyiddin İbnü’l Arabi kendi mezarının kaybolacagından bununda Sultan Selim’in bulacağını "Sin Şın'a girince Mim'in kabri bulunur" Rivayet ettiği eser ( sin - Sultan Selim , şın - Şam , mim Muhyiddin İbnü’l Arabi) Bunun gibi birçok kerametin yer aldığı eserdir . Bu eseri üvey babalığını yaptığı aynı zamanda öğrencisi olan Sadrettin Konevi şerh etmiştir.
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
8/10
·218 syf.··
2018 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2018 19:44
Ebced, cifr ilimleri, harflerin karakterleri gibi gizli ilimlerin mevzu bahis olduğu bir kitap Arapça ve en azından kelimelerin, isimlerin islam harfleri ile yazılışına vakıf olmayanlar için ziyadesiyle ağır gelip pek fehm edemeyeceği vakıf olanların ise istifade ederek okuyabileceği bir eser.
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2023 3. kitabı
Muhyiddin İbn'ül Arabî hazretlerinin eserlerinden çeviri yapılan bu yapıt sır gizem gibi şeyleri sevenler için zirve diyebilirim. Fakat okuduğunuzun da çoğunu anlamayacaginiza eminim. Arstroloji var, matematik var, ilimin bilimin inancın hepsini bir harfe ve o harfin bir noktasina sığdıran var. Karmakarışık beynim yandı bazen ama okuyup vakit ayırdığım her saniyem helal olsun...
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
SADECE ANLAYANLAR ANLADI
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
KİTABI BEĞENDİNİZ Mİ DİYE SORMA EY 1001 KİTAP, SEN KİMSİN Kİ DE İBNİ ARABİNİN KİTABINI BEĞENDİN Mİ DİYE SORUYORSUN. ÇOK İYİ BİR GÖZLE VE TARİHSEL BİRİKİM VE ALTYAPI İLE OKUMAK GEREKİYOR. YOKSA BAĞLAMI KURMAK OKUYUCU İÇİN İMKANSIZ OLABİLİR.
Tasavvuf
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
Muhyiddin İbnul Arabi
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
Muhyiddin İbnul Arabi'nin asıl kitabı henüz elimizde yok(ulaşmadığı iddia ediliyor ama inanmıyorum ya Vatikan da ya İngiltere de ABD veya Avrupa'da çıkacaktır). Neyse elimizdeki eser son kısmında zaten paylaşılmış İbni Arabi'nin üvey oğlu Sadrettin Konevinin şerhinin Türkçe'ye çevrilmiş hali ancak burada bile bazı cümleleri defaatle okumak zorunda kalıyorsunuz bazılarını ise anlayamiyorsumuz , çoğu cümle için bunudamı yazmış dediğiniz oluyor. İlim sahipleri ve meraklılarına kesinlikle tavsiyemdir.
1000Kitap
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2022 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2022 14:32
Kitap ve İbnü'l Arabî için bir sözüm yok. Gelelim diğer yönlerine. Kitaba A. Ş.'nin sunum yazması zaten ne gibi bir şeyle karşılaşabileceğinizi size önceden söylüyor. Gelelim çevirmene. Çevirmenin öncelikli olarak Türkçe dil bilgisi kurallarını acilen öğrenmesi gerek. Çevirmen o kadar çok yazım hatası yapmış ki onları görmekten kitaba odaklanamadım. Kimi yeri İtalik kimi yeri ise Times New Roman formatında yazmış. Ne nerede belli değil. Kim kimin sözü hiç belli değil. Çevirmen kimi yeri kendisi yazmış ama o kadar karışık olmuş ki İbnü'l Arabî mi çevirmen mi zor ayırt ediyorsunuz. Evvela çevirmenin Türkçe kelime bilmesi de şart. Gelelim diğer nokta olan siyasete. Evet, maalesef bu kitapta da siyasete yeterince yer verilmiş. Veren ise elbette çevirmen. Günümüz siyaseti yapılmış resmen. Bu yorumları yazmak için kitabı bitirme kararı aldım. Bir açıklama yazıp bu kitapta bunlar var diyor ama bitirince anlıyorsunuz ki bunlar yok Kendi siyasi ideolojileri için İbnü'l Arabî'yi de bu işe âlet etmişler. Kitabın İbnü'l Arabî tarafından yazılan kısmına gelelim. Harf ilmini bilmeyen birisinin anlamasına imkân yok. Hele anlaşılmasın diye o kadar eski kelime kullanan bir çevirmen var ki... Bu ilmi biliyorsanız ya da merakınız varsa okuyabilirsiniz. Yok Osmanlı padişahları bildiriliyor falan tamamen komedi. 3-5 tanesinin ismi geçiyor o kadar. Öyle abartılacak bir yanı yok. Çevirmenin kendi yazdıklarındaki en komik unsur ise Mevlana'nın Sadreddin Konevi'nin öğrencisi olması. Haydi salladın bir şeyler, bari Hz. Google'dan baksaydın. Kısaca; Türkçe bilgisi olmayan biri tarafından çevrilen, siyasi ideoloji güdülen, fazlaca abartılan, anlaşılması zor, işinin ehli için 3-5 bilgi içeren ve A.Ş.'nin sunum yazdığı komedi kitabı (İbnü'l Arabî'nin yazdıkları hariç).
Din
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2024 16:03
Devleti'l Osmaniyye Muhyiddin İbn Arabi Bismillahirrahmanirrahim, On yılı aşkın olmuştur semtimizin eski adamlarından fatih akıncılar görmüş değerli yerel şairlerinden rahmet olsun Şahbaz Hulusi Efendi'ye sormuştum, baba Muhyiddin Arabi okuyacağım, o zaman 21 22 yaşlarındayım , samimiyetimizden sen kimsin lan, onu okuyacaksın ben üç kez okudum birşey anlamadım demişti, bende ona niyet bu seneye kadar hiç hz şeyhin kitaplarına bakmamıştım, bu sene içinde Füsul Hikem daha sonra da Şecere tül Numaniye okumuş oldum, tabiki okumakla anlamak arasında ki farkı en iyi Şeyhi Ekberden öğrenirsiniz, Fusül Hikeme göre daha teknik bir eserdir Numaniye , Cifr, Astroloji, Felekler ve Yıldız lar üzerine Sır'a erme ve Hu ya ulaşma . Havasın, Havusul Havasın , Sır ehlinin anlayacağı dilden yazılmış olup keşfe mâlik olanların bize ucundan bir kaç şey tatdırdığı bir zevk bir ilim.
Din
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2018 3. kitabı
Muhyiddin İbn Arabî(k.s.) tarafından Osmanlı Devletinin kuruluşundan 70 yıl evvel kaleme alınan bu eser üvey babalığını üstlendiği Sadreddin Konevî tarafından şerh edilmiştir. Pek çok kerametlerin izharı niteliğindeki eser meraklılarına tavsiye olunur.!
Devleti'l OsmaniyyeMuhyiddin İbn Arabi · IQ Kültür Sanat Yayınları · 201893 okunma

Yazar Hakkında

Muhyiddin İbn ArabiYazar · 166 kitap
Muhyiddin İbnü'l-Arabî (Arapça: مُحِي اَلدِّينْ اِبْنُ الْعَرَبِي; d. 28 Temmuz 1165 - 10 Kasım 1240) ya da tam adıyla Muhyiddîn Muhammed bin Ali bin Muhammed el-Arabî el-Hâtimî et-Tâî (Arapça: أَبُو عَبْدُ الله مُحَمَّدْ بِنْ عَلِي بِنْ مُحَمَّدْ بِنْ اَلْعَرَبِي اَلحَاتَمِي اَلطَّائِي), ünlü İslâm düşünürü, mutasavvıf, yazar ve şair. Şeyhü'l Ekber unvanı ile de bilinir. Muhyiddin İbn-i Arabi, Muvahhidun döneminde Mursiye (Murcia), İspanya’da doğdu. Bilinmeyen bir sebeple 8 yaşında ailesiyle birlikte İşbiliye’ye (bugünkü Sevilla) geldi (muhtemelen babasının memuriyeti nedeniyle). Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu. Yakın cedleri hakkında fazla bir şey bilinmiyorsa da, anne ve baba tarafından nüfuz ve itibar sahibi kimseler olduğu anlaşılıyor. Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı. İlk tahsilini bu şehirde yaptı, uzun bir süre burada kaldı. Çocuk yaşlarında 'Ahmed İbnu’l-Esirî' adında genç bir Sufi ile arkadaş oldu. Hakkındaki kayıtlara göre İbnu'l-Arabî, bu tahsil sırasında bir aralık Halvet'e çekilen İbnu'l-Arabi, halvetinden keşf yoluyla edindiği çeşitli bilgilerle çıkmıştır. Endülüs'de bir süre daha kaldıktan sonra, seyahate çıktı. Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle görüştü. 1182'de İbn-i Rüşd ile görüştü. Bu görüşmeyi eserinde anlatır. Bu İbnu Rüşd’ün bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır. 17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı. Bu senelerde 'Şekkaz' isminde bir şeyh'le tanıştı. Bu zat küçük yaşlardan itibaren ibadete başlayan, Allah korkusu taşıyan, hayatında bir kerecik olsun ‘ben’ dememiş olan ve uzun uzun secde eden bir kimsedir. Muhyiddin o ölene kadar onunla sohbete devam etti. 1182-1183'de İşbiliyye’ye bağlı Haniyye’de 'Lahmî' isimli bir şeyhden, bu zatın adını taşıyan bir mescidde Kur'an dersi aldı. 1184-1185'de 'Ureynî' isimli bir şeyh’le tanıştı. Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandığını söyler. 'Ureynî', Ubudiyet [kulluk] meselesinde derin bir bilgiye sahipti. Bu yıllar'da 'Martili' adlı bir şeyhten de istifade etti. Ureynî O’na:’Sadece Allah’a bak’ derken Martilî‘Sadece Nefsine bak, nefsin hususunda dikkatli ol, ona uyma’ diye öğüt vermişti. Martilî’ye bu zıt önerilerin içyüzünü sordu. Bu zat, kendi nasihatinin doğruluğunda ısrar edecek yerde, ‘Oğlum, 'Ureynî'’nin gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir. Ona uyman lazım. Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi. Bu yıllar'da İşbiliyye’de Kordovalı Fatma adında yaşlı bir kadına (tanıştıklarında 96 yaşındadır) 14 sene hizmet etti. Bu kadın, erkek ve kadınlar arasında müttaki ve mütevekkile olarak temayüz etmişti. Çok iyi bir kimseyle evliydi. Yüzünün İbn Arabi'nin bakmaktan utanacağı kadar güzel olduğu söylenir. 1189'da Ebu Abdullah Muhammed eş-Şerefî adında biriyle tanıştı. Kendisi doğu İşbiliyye’li olup, Hatve ehlindendi. Beş vakit namazını Addis Camii'nde kılan bu zatın ibadete aşırı düşkünlüğünden namaz kılmaktan ayaklarının şiştiği söylenir. Arabi, İşbiliyye’deyken (1190) hastalanıp okuma kabiliyyet'ini kaybetti. İki yıl bu halde kaldıktan sonra 589'da (Hicri) Sebte Şehri'ne giderek orada ahlak makamına erdiğini söylediği İbnu Cübeyr ile tanıştı. Bir süre sonra İşbiliyye’ye döndü. Aynı yıl Tlemsen’e geldi. Burada Ebu Medyen (ö.594)[1] hakkında gördüğü bir rüyayı anlatacaktır. 1196'da Fas’a gitti. Orada yaptığı Seyahatler sırasında büyük şöhret kazandı. 1198'de tekrar Endülüs’e geçti. Gırnata Şehri dolaylarındaki Bağa kasabasında Şekkaz isimli bir şeyhi ziyaret etti. Onun Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olduğunu söyler. 1199-1200'de İlk defa Hac için Mekke’ye gitti. Orada [el-Kassar] (Yunus ibnu Ebi’l-Hüseyin el-Haşimi el-Abbasi el-Kassar) isimli bir şahıs'la sohbet etti. Hac’dan sonra Mağrib’de, oradan da Ebu Medyen’in şehri olan Becaye'de bulundu. Bir süre sonra tekrar Mekke’ye geldi ve "Ruhu’l-Quds", "Tacu'r-Rasul" adlı eserler'ini yazdı. 1204'de Medine, Musul, Bağdad'da bulundu. Musul'da, "et-Tenezzülatu'l-Musuliyye" yi yazdı. Musul’dan ayrıldıktan sonra Konya’ya geldi. Orada tanıştığı Sadreddin Konevî’nin dul annesi ile evlendi. Konya’da iken "Risaletü’l-Envar" ı yazdı. Selçuk Meliki tarafından hürmet ve ikram gördü. Sonra Mısır’a geçti. Orada Futuhat-ı Mekkiye'deki sözlerinden ötürü Mısır uleması tarafından hakkında verilen idam fetvasıyla yüzyüze gelince gizlice oradan kaçtı.Tekrar Mekke’ye geldi ve burada bir süre kaldı. Bağdad ve Halep’de bir süre dolaştıktan sonra 612/1215 de tekrar Konya’ya geldi. 617 de Şam’a yerleşti. Zaman zaman civar şehirlere seyahatler yaptı.Şam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldı(627/1230). İbn Arabi bu eseri rüya'sında Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldığını belirtir. 638 de 22 R.Evvel’de (1240) Şam'da öldü. Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir. 1516 yılında I. Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetişdirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır.