Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

-Din Üzerine mi ? -Just Gazprom...
Puan vermedi·109 syf.··
2021 19. kitabı
Vaziyet gösteriyor ki Komünizm bir ideolojiden öteye geçmez, geçemez. Evet; Kapitalist, Emperyalist, Burjuva Feodal v.b sömürgeci unsurlara karşılar ve bunlara karşı olmak gerçekten takdir edilecek bir meziyet lâkin komünistler sadece bir şeylere karşılar, karşı oldukları şeylerin yerine koyacak daha iyi ve realistik bir şeyleri ise yok sadece havalı jargonları ve karizmatik liderleri var o kadar. Komünizm Sâfi Rüzgâr...
Edebiyat
Din ÜzerineVladimir İlyiç Lenin · Ser Yayınları · 1975614 okunma
Puan vermedi·109 syf.··
2021 40. kitabı
Dünyanın en önemli siyasi figürlerinden biri olan Vladimir İlyiç Lenin'in "Din Üzerine" adlı eseri, din ve sosyalizm arasındaki ilişkiyi ele alan önemli bir kitaptır. Lenin, bu eserinde dini, insanların maddi koşullardan kaynaklanan bir yanılsama olarak tanımlar. Ona göre din, insanların acılarını ve baskılarını dindirmek için yarattığı bir hayal dünyasıdır. Lenin, kitabında din ile sosyalizm arasında bir çatışma olduğunu savunur. Ona göre din, sosyalist bir toplum inşa etmenin önündeki en büyük engellerden biridir. Din, insanları gerçeklikten uzaklaştırarak, onlara boyun eğmeyi öğretir. Lenin, kitabında din konusunda sosyalistlerin nasıl bir tavır takınması gerektiğini de açıklar. Ona göre sosyalistler, dinin özgürce var olabilmesini savunmalıdır. Ancak, din ile devlet arasında hiçbir bağlantı olmaması gerektiğini vurgular. "Din Üzerine", din ve sosyalizm arasındaki ilişkiyi anlamamızı sağlayan önemli bir kitaptır. Lenin'in bu eseri, din konusunda farklı bir bakış açısı sunarak, okuru düşündürmeyi ve tartışmaya davet eder.
Din ÜzerineVladimir İlyiç Lenin · Ser Yayınları · 1975614 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 152. kitabı
Din Üzerine,Vladimir İlyiç Lenin Lenin büyük bir düşünür. Din üzerine fikirlerin belirtilmesinde lenin ve marksist düşünürlerin en büyük yanılgısı, herkes bizim gibi düşünmeli görüşünü savunmaları. Ben farklı inanç ve fikirlerin sınıflaşma olmadan yaşanabileceği bir sistemin liberal bir düzen olması gerektiğine inanıyorum. Ancak devletin dini olmaması ve mutlak laiklik hakkında ki görüşlerine katılıyorum. Devlet tüm dinlere tüm insanlara eşit bir şekilde yaklaşmalıdır. Lenin, insanların marksist maddeci bilim anlayışını kavramaları sonucunda dinden uzaklaşacaklarını savunmuş. Ben fikre %100 katılmanın hata getireceğini düşünüyorum bir fikri ve inancı birbirinden ayıran noktada dinin bireysel inanç sistemine dayanması bir kişinin inandığı bir sistem vardır. Bu dini safsata olarak nitelendirmek insan için bir inancın ve dogmanın sorgulanabilirliği sorunsalını getirir. Lenin sosyal-demoktarların ateist olduğunu maddeci bilimin insanı bir afyon olmuş dinin elinden kurtaracağını söylüyor. Ben dinin insan etrafında şekillendiğini düşünüyorum ve din üzerine lenin'in öne sürdüğü fikirlerin gerçeklikten uzak ve bölgesel uygulanabilirlikle ancak bir statiko oluşturabilir. Günümüzde uygulanması gereken din ve inanç özgürlüklerini kapsayan laik düzeni savunmasının devlet yönünde bir eşitlik olması gerektiğini söylemeli insanların hatta farklı düşünce sistemleri ve inanç sistemleri ortaya atabilecekleri bir düzen oluşturabilmeli. Sınıf çatışması ve din üzerine iki farklı tartışması ile Vladimir İlyiç Lenin parti politikalarının ve sosyal demokratların dine olan bakışını açıklıyor. İyi okumalar... -Furkan DOLGUN
Felsefe
Din ÜzerineVladimir İlyiç Lenin · Alter Yayınları · 2013614 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 23:52
Kitabi nereden gördüm bilmiyorum ama ilgimi çektiği için okudum. Kitapta Lenin'in din konusundaki görüşleri kendi ağzından anlatılıyor. Lafı eveleyip gevelemeden açıkça fikirlerini belirten Lenin, dini sert bir şekilde eleştiriyor. Dini, kapitalist zulmüne maruz kalmış proleteryanın kendini avutması olarak niteliyor ve hatta Marx'ın "din toplumların afyonudur" sözünü de eklemeden geçmiyor. Bir sosyalistin dinsiz hâttâ ateist olması gerektiğini ifade eden Lenin, partisinin temel kaidelerinden birinin de bu olduğunu belirtiyor. Yalnız burada, dinin insanların kendi problemi olduğu ve partinin din noktasında fazla baskıcı olmaması gerektiğini belirtiyor. Tabii bu dine karşı bir hoşgörü değil; tam manada aydınlanamamış bir kısım proletaryanın, dini hassasiyeti noktasındaki tutumundan ileri geliyor. Kısa, açık ve net bir kitap. Siyasete, tarihe, sosyalizme, Lenin'e ilginiz varsa ya da benim gibi bu fikre tamamen zıt bir görüşe sahip olduğunuz halde sırf merak için okumak isterseniz, benim tavsiye edeceğim bir kitap olur.
Siyaset
Din ÜzerineVladimir İlyiç Lenin · Alter Yayınları · 2013614 okunma
8/10
·84 syf.··
2022 19. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 21:49
Lenin'in din hakkındaki fikirlerini kendisinin anlattığı bir kitap. Tanrı ve dini acımasızca eleştiriyor hatta yoksayıyor. Sosyalistin tanrıtanımaz olması gerektiğini sık sık vurguluyor. Din tüccarlarının halkı sömürmesine karşı düşüncelerini belirtiyor.Günümüzde de bu sorunla hala savaşmaktayız. Lenin'e her ne kadar katıldığım noktalar varsa da katılmadıklarım da mevcut. Herkesin onlar gibi düşünmesini bekleyen Lenin, burda karşı çıktığı tarafa benziyor aslında. Herkesin aynı dini yaşamadığı bir toplumda herkes aynı ideolojiyi de savunmak zorunda değildir. Bana göre devlet din, ideoloji,ırk,cinsiyet fark etmeksizin her bireye eşit ve adaletli davranmalıdır. "Dinsel önyargılarla savaşırken son derece dikkatli olmalıyız; kimileri, dinsel duyguları inciterek bu savaşımda çok zarara yol açıyorlar. Propagandayı ve eğitimi kullanmalıyız. Savaşımı aşırı sertleştirmekle yalnızca halkın öfkesini uyandırabiliriz; böyle savaşım yöntemleri, halkın dinsel yollar boyunca bölünmesinin sürmesine vesile olur; oysa bizim kuvvetimiz birliktedir. En derin dinsel önyargı kaynağı yoksulluk ve bilgisizliktir; savaşmamız gereken kötülük de budur."
Sosyalizm ve DinVladimir İlyiç Lenin · Evrensel Basım Yayın · 2014614 okunma
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2021 154. kitabı
"Devlet dinle ilgilenmemelidir, dinsel kurumlar devlete bağlı olmamalıdır.Herkes istediği dini savunmakta yada d i n s i z , yani genelde her sosyalist gibi a t e i s t olduğunu açıklamakta ö z g ü r olmalıdır." Lenin, Din üzerine, Sosyalizm ve din. Evet devlet din ile ilgilenmemelidir. Bugün baktığımızda laik olduğu söyleyen devletler Kanada, Fransa, Norveç, Küba, İzlanda, Çek Cumhuriyeti buna benzer ülkeler ülkenin refah düzeyi yükseltmek eğitim ve sağlık alanda ilerleme sağlama yapmak için dini kurumlarını devlet işinden uzak tutmuşlar destek vermemişler. Türkiye gibi ülkeler laiklik kağıt üzerinde kalıp dini kurum kurum din ile devlet işleri bir arada tutup asimilasyon politikaları uygulanmıştır. Eğitim ve sağlık ve halkın refah düzeyi yükseltmek yerine parasal durum tamamen dini kurum olan Diyanet kuruma aktarılıyor.
Sosyalizm ve DinVladimir İlyiç Lenin · Evrensel Basım Yayın · 2014614 okunma
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2016 4. kitabı
Bu kitapta Lenin,sosyalistlere din konusunda nasıl bir tutum sergileyeceklerini anlatmıştır.Sosyalistlere din ile mücadele edilmesi gerektiğini,dinin kapitalizme hizmet ettiğini çok güzel ifade etmiştir.Ama bir de önemli bir uyarıda bulunmuştur:Din ile mücadelenin açıktan açığa dine sataşmak ve halktan tepki toplamak manasına gelmediğini,çünkü böyle bir durumun dinin gücünü azaltmaya değil aksine onu güçlendirmeye yarayacağına değinmiştir.Lenin bu eserinde de sadece dinden söz etmeyerek diğer konulara da değinmiş.Tolstoy'un devrimciliğinden söz edilmiştir ve Rusya'daki dincilerin onu kullanıp istismar ettiğini de söylemiştir.
Tarih
Sosyalizm ve DinVladimir İlyiç Lenin · Evrensel Basım Yayın · 2014614 okunma
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2016 130. kitabı
Marksist-Leninistlerin din konusundaki uygulamalarına bakıldığında, Lenin'in çizdiği bazı çizgilerin dikkate alınmadığı görülmekte. Anarşistler ile var olan fark açısından, halkın din duyguları ile ilgili konuyu sonraki Marksist-Leninistler dikkate almayarak Lenin'in eleştirdiği hataları gerçekleştirmişlerdir.
Tarih
Sosyalizm ve DinVladimir İlyiç Lenin · Evrensel Basım Yayın · 2014614 okunma
6/10
·96 syf.·
2018 1. kitabı
Lenin bu kitabinda din uzerine dogru tesbitlerde bulunmus. Bu kitabi okurken bence bir komunist gibi ya da bir dindar gibi kitabi okumak yerine hic bir sey bilmeyen biri gibi lenin'in dunya gorusunu bilmiyormus gibi okumak daha fayda saglayacaktir. Lenin din konusunda din tuccarlarinin halki nasil somurdugunu, dinin dokunulmaz bir seymis gibi tabusunu nasil yiktigini usta bir dille anlatmis. Ayrica Lenin bir komunist olarak dine ve dindarlara karsi olmadigini bir seyi ne kadar yasaklar engellemeye calisirsan daha ilgi cekici oldugunu anlatmaya calismis. Dinin eger bir tabu olarak gorulmeye devam edildigi surece Lenin'in tabiriyle cahil isci ve koylu kesminin koyun gibi gudulmeye devam edecegini dini yasamak isteyenlerin elbet yasayabilecegini fakat dini kullanip inanmis insanlari somurmenin yanlisligini anlatmis. Bu gun ulkemizde de din tabularini kullanan din tuccarlarininda fazlaca oldugunu soylemeden gecemeyecegim. Lenin ayrica bir komunist olarak genclik derneklerine ve genc devrimcilerin uzerlerine dusen gorevlerin neler oldugunu da anlatmis. Komunist nasil olmali komunistim diyip populist entellektullige dusulmemesi gerektigini dile getirmis. Lenin tolstoy ve maksim gorki'ye de deginmis, elestirisel bir dille dunya goruslerine yaklasmis.
Felsefe
Din ÜzerineVladimir İlyiç Lenin · Alter Yayınları · 2013614 okunma
Din Üzerine
8/10
·96 syf.··
2020 1. kitabı
Kısa ve öz. Kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında. Toplumun sosyokültürel yapısını ve dinin kökenini materyalist bir bakış açısıyla sorguluyor. "Tanrıları yaratan korkulardır." V. İ. Lenin
Din
Din ÜzerineVladimir İlyiç Lenin · Alter Yayınları · 2013614 okunma

Yazar Hakkında

Vladimir İlyiç LeninYazar · 146 kitap
Vladimir İlyiç Ulyanov, bilinen adıyla Lenin (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova), Rus sosyalist devrimci, Ekim Devrimi'nin lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin öncülü olan Rus Komünist Partisi/Bolşevik lideridir. Lenin aynı zamanda Marksist teorik ve felsefi yazıların yazarı olarak bilimsel sosyalizmin Marx ve Engels sonrası geliştiricilerindendir. Lenin'in en büyük amacı; kapitalizmin uzlaşmaz sınıf çelişkilerinden proleter bir dünya devrimi oluşturup toplumsal sınıf karşıtlıklarının olmadığı insan toplumunun tarihsel oluşumuna öncülük etmekti. Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm'in de kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır. Rusya İmparatorluğu zamanında adı Simbirsk olan Ulyanovsk'ta doğan Lenin demokrasi ve özgür eğitim için mücadele veren devlet memuru İlya Nikolayeviç Ulyanov (1831-1886) ile liberal görüşlere sahip Maria Aleksandrovna Ulyanov'un (1835-1916) oğludur. Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir. "Lenin'in ataları Rus, Kalmuk (Oyrat), Tatar, Yahudi, Alman, İsveçli ve muhtemelen diğer birkaç halka daha mensuptur." Lenin Rus Ortodoks Kilisesi'nde vaftiz edilmiştir. Yaşamının ilk yıllarında iki trajedi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan birincisi 1886 yılında babasının beyin kanamasından ölümü, ikincisi de Mayıs 1887'de ağabeyi Aleksandr İlyiç Ulyanov'un Rus çarı III. Aleksandr'ın hayatına kasteden bir bombalama eylemine katılması nedeniyle asılmasıdır. Aleksandr tutuklandığı sırada yanında bulunan kızkardeşi Anna, Karzan yakınlarındaki küçük Kokuchkino kasabasına sürülmüştür. Resmi Sovyet biyografilerinde, devrimci eylemlerinin temelinin bu olaylarda yattığı söylenir. Sovyet ders kitabında basılan Beluzov'un ünlü resmi genç Lenin'i ve annesini Aleksandr'ın kaybı için yas tutarken gösterir. "Farklı bir yol izleyeceğiz" cümlesi Lenin'in halk devrimi için anarşist ve bireysel yöntemler yerine Marksist bir yaklaşım seçtiği anlamına gelmektedir. Lenin Marksizm ile ilgilenmeye başladıktan sonra öğrenci gösterilerine katıldı ve sonunda tutuklandı. Kazan Üniversitesi'nden atıldıktan sonra bağımsız olarak çalışmalarına devam etti ve 1891 yılında avukatlık yapmak için lisans aldı. Latince ve Yunanca konusunda kendini gösteren Lenin aynı zamanda Almanca, Fransızca ve İngilizce de öğrendi. Ancak Fransızca ve Almanca bilgileri yetersizdi. 1917'de Inessa Armand'ın yardımıyla Fransızca ve İngilizce ile yazılan makaleleri çevirmiş ve aynı yıl Cenevre'de S.N. Raviç'e Benim Fransızca ile ders verme kabiliyetim yok. demiştir. Lenin Samara'da birkaç yıl çalıştıktan sonra 1893 yılında St. Petersburg'a yerleşti. Kariyer yapmak yerine devrimci propaganda ile uğraşmayı tercih etti ve Marksizm üzerine çalıştı. 7 Aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay tutulduktan sonra Sibirya'daki Shushenskoye köyüne sürgüne gönderildi. Temmuz 1898'de bir sosyalist eylemci olan Nadejda Krupskaya ile evlendi. Nisan 1899'da Razvitiye kapitalizma v Rossi (Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi - Geniş-Çaplı Sanayi İçin Bir İçpazarın Oluşma Süreci) yayımlandı. 1900 yılında cezasının sona ermesinin ardından Rusya'da ve Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde çalıştı. Zürih, Cenevre, Münih, Prag, Viyana, Manchester ve Londra'da bulundu. Sürgünde iken, sonraları önde gelen rakiplerinden olacak olan Julius Martov ile Iskra gazetesini kurdu. Devrimci hareket üzerine çeşitli makaleler ve kitaplar yazdı. Bu dönemde çeşitli mahlaslar kullandıktan sonra sonunda Lenin mahlasını kullanmaya karar verdi. Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nde (RSDİP) etkin görev aldı. 1903 yılında yazdığı Çto delat? kitapçığının kısmen etkilemesiyle ortaya çıkan parti içi bölünmede Menşeviklere karşı Bolşeviklere önderlik etti. Bu kitapçığın devrim öncesi Rusya'sında en etkili kitapçıklardan biri olduğu söylenir. 1906 yılında RSDİP'nin başkanlığına seçildi ve güvenlik nedeniyle 1907 yılında Finlandiya'ya geçti. Avrupa'daki seyahatlerine devam ederek 1912'de Prag Parti Konferansı ve 1915'de Zimmerwald Konferansı gibi birçok sosyalist toplantıya ve etkinliğe katıldı. Lenin Zimmerwald Solu'nun en önemli lideriydi. Inessa Armand Rusya'yı terkedip Paris'e yerleştikten sonra sürgünde yaşayan Lenin ve diğer Bolşevikler'le karşılaştı. Armand'ın bu dönemde Lenin'in sevgilisi olduğuna inanılır. Lenin daha sonra İsviçre'ye geçti. 1914 yılında I. Dünya Savaşı başladığında, o zamanlar kendilerini Marksist diye tanımlayan Avrupa'nın Sosyal Demokrat partileri kendi ülkelerinin savaş için harcadığı çabayı destekledi. Lenin, Alman Sosyal Demokratları'nın savaşı desteklediğine ilk başlarda inanmamıştı, bu olaylar neticesinde savaşı destekleyen partilerden oluşan İkinci Enternasyonal'den ayrıldı. Lenin "emperyalist savaş" olarak nitelediği bu durumun sınıflar arası savaşa dönmesi gerektiğini savunuyordu. Ekim Devrimi 8 Kasım'da Lenin, Rus Sovyet Kongresi tarafından "Halk Komiserleri Konsey Başkanı" (hükümet başkanı) seçildi. "Komünizm Sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır" diyen Lenin, Rusya'nın her yerine elektrik götürülmesinin ve tarım ile sanayinin modernize edilmesinin önemini vurgulamıştır. "Sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." Herkes için ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi kurmak, kadınlara haklarını iade etmek ve okur yazar olmayan Rus halkına okuma yazma öğretmek konularında çok hevesliydi. Ama Bolşevik hükümetinin öncelikli eylemi Rusya'yı I. Dünya Savaşı'ndan çekip kurtarmaktı. Yaşamının son yılları Lenin'in sağlığı, devrim ve savaşın getirdiği gerginlik sonucu oldukça zarar görmüş, suikast girişiminde aldığı yaralar sağlık durumunu daha da kötüye götürmüştü. Kurşun hala boynunda idi ve omuriliğe yakın durduğu için, o günün tıp tekniğiyle çıkarılması mümkün değildi. 1922 Mayıs'ında ilk defa felç geçirerek sağ tarafı kısmen felçli kalan Lenin'in hükümetteki rolü giderek azaldı. Aynı yılın Aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi. 1923 Mart'ında geçirdiği üçüncü felcin sonrasında konuşma yeteneğini de yitirerek ölene kadar yatağa bağımlı kaldı. İlk kez felç geçirdikten sonra, hükümet ile ilgili bazı yazıları eşine dikte ettirdi. Bunların arasında en ünlüsü Lenin'in Vasiyeti'dir. Bu vasiyette, başta Stalin olmak üzere önde gelen komünistleri eleştiriyordu. 1922 Nisan ayından itibaren Komünist Parti'nin genel sekreteri olan Stalin'in eline sınırsız bir otoritenin geçtiğini söylemiş ve yoldaşların Stalin'i bu görevden uzaklaştırmak için bir yol aramalarını önermiştir. Lenin'in ölümünden sonra eşi, 1924 Mayıs'ındaki 13. Parti Kongresi'nde okunmak üzere vasiyeti Merkez Komite Sekretaryasına teslim eder. Vasiyet o dönemde partiyi yöneten Grigori Zinoviev, Lev Kamenev ve Josef Stalin'i zor durumda bırakır. Partide Lenin'in büyük otoritesi ve saygınlığı metnin örtbas edilmesi ihtimalini imkansız kılıyordu. Ancak Leon Troçki'ye karşı iktidar mücadelesi veren Zinoviev, Kamenev ve Stalin ellerini zayıflatmak da istemiyorlardı. Bu durumda Merkez Komite toplanacak[29] ve metnin 13. Kongre delegelerine not tutmamaları ve metinden kongrede bahsetmemeleri şartıyla okutulmasına karar verilir. Lenin'in eşi Krupskaya karara karşı çıksa da sonuç değişmez. Metin delegeler tarafından ayrı ayrı okunur ve Lenin'in beklediği iddia edilen etkiyi yaratmaz. Stalin Genel Sekreterliğe devam eder. Vasiyetin bır kısmı ilk olarak 1926 yılında Max Eastman tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlandı. Troçki ise partiden tasfiye edilip sürgüne gittiği dönem içerisinde 1934 yılında metni basacaktır. Lenin 21 Ocak 1924 günü, 53 yaşında öldü. Lenin'in ölüm sebebi için yapılan resmi açıklama serebral arteriyoskleroz ya da dördüncü bir inme idi. Ancak Lenin'i tedavi etmeye çalışan 27 doktorun yalnız sekizi otopsi raporunda bu sonuca vardığı için, ölümü ile ilgili başka teoriler de ortaya atıldı. Tarihçilerin büyük çoğunluğu ölüm sebebinin, suikast neticesi boynunda kalan kurşunun neden olduğu bir felç olduğu konusunda hemfikirdir. Lenin'in ölümünden üç gün sonra Petrograd şehrinin adı Leningrad olarak değiştirildi. Sovyetler Birliği, 1991 yılında dağıldıktan sonra şehrin adı Sankt Petersburg oldu. Leonid Krasin'in önerisiyle mumyalanan naaşı 27 Ocak 1924 tarihinde Moskova'da Lenin'in Mozolesi'nde daimi istirahatgahına kondu.