Doğu Mitolojisi (Tanrının Maskeleri 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
905
Gösterim
Adı:
Doğu Mitolojisi
Alt başlık:
Tanrının Maskeleri 2
Sayfa sayısı:
589
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755330518
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi
Baskılar:
Doğu Mitolojisi
Oriental Mythology
Doğu Mitolojisi
Kırılmamak için bükül,
Düz olmamak için eğril,
Dolmak için boşal,
Parçalan ki yenilen.
Doğu Mitolojisi, Hint, Çin ve Japonya'nın felsefe, sanat ve siyasetini, tarih ve toplumsal yapısını, mitoloji aracılığıyla, kökenlerine inereke, karşılaştırmalı bir yaklaşımla ortaya koymakta ve Doğu gizemini ülkemizde ilk kez bütünlüklü olarak sunmaktadır.
544 syf.
·23 günde·Beğendi·9/10
Tanrının Maskeleri bu kez Antik Mısır'ın derinliklerine iniyor.İlk ciltte insan kurban etme ritüelinin bu kez nasıl imgesel bir kavrama evrildiğini okuyoruz.Hindistan ve Mısır'ın tarihine, inancın benzerliklerine değinilmiştir.Ptah ve Şiva isimleri ile bildiğimiz iki yaratılış hikayesinin yaşam veren güçleri olarak karakteristik özellikleri irdelenmektedir.
Arkeolojik çalışmaların firavun mezarlarını gün yüzüne çıkarması.Bu toplu mezarlarda firavunu defin işlemleri eşliğinde öldürülen veya firavunla beraber ölmeyi seçen insanların yeraltında büyük odalar oluşturduğu biliyoruz.Bu piramitlerin inanç uğruna yapılan en ihtişamlı insan yapımları arasında yerini almasını sağlamıştır.Şayet benim inancım da bu yöndedir.

18 Mart 1813 tarihinde bir İngiliz yüzbaşı tarafından şahit olunan; Hintli bir erkeğin ölümünden sonra genç eşinin de kocasının mezara girip canlı canlı gömülmesine razı geldiği ve olayın başından sonuna kadar ne kendisini ne de akrabalarının en ufak bir pişmanlık dahi gösterilmediği belirtilmiştir.

Mitoloji tarihinin ilk anlamları ile değil daha derin kavramlara sahip olduğunu ve bunlar göz önüne alınarak araştırılması gerektiğine kanaat getiren bir görüş sunulmaktadır.Ancak tarihte görüyoruz ki her kültür ilk anlamları ile anlamlandırmaktadır.

Yoganın düşünsel ve fiziksel olarak doğuşunu, Cayna dininin barındırdığı hayat ve canlılar ile ilgili bilgileri okumak ufuk açıcı.Özellikle Cayna dini akılları karıştırabilir.İçerdiği bilgiler dönemsel olarak ileri düzeyde.Bu bilgilerin tarihin derinliklerinden geldiğini, bilinmesini görmek akıllara 'teknolojik ve bilgi bakımından tarihinin topluluklarından daha ileri düzeye sahip toplulukların varolduğu ve açıklanamayan sebeplerle kaybolmasını' söyleyen teoriyi daha destekli kıldığını gösterebilir.

Budizmin tüm mezheplerini hiçbir detayı atlamadan kavramların bir bütün olarak ele alınması, bizlere Hint inançları hakkında bilgi edinmemizi kolay bir üslupla aktarmıştır.

Campbell eserin 3. Kısmında Çin mitolojisini ele almış.Yalnız tamamen kaynakları bir araya getirmektedir.Bu 4 ciltlik eser bir kıyaslama değil daha iyi bir yolla mitoloji tarihinin toplumlar üstündeki etkisini yaşamlarımızın her yönü ile bağlantılarını gözler önüne seriyor.

Konfüçyüsçülük,Taoizm ve Çin ulusunun etkisi altına girdiği Budizmin tarihi hakkında detaylı bilgiler ile devam eden eserimiz.Konfüçyüsçülüğün uzun soluklu bir tarihi ve bu felsefik görüşün kitapları ve ibadethaneleri yakılıp yıkıldığından bugün ki öğretilerinin hangisinin gerçek hangisinin sahte olduğunu bilememektedir.Bu yüzden hepsi geçerli sayılmaktadır.Çin tarihide derinlemesine irdelenmiştir.

Japon dinleri ve Budizmin etkisi altına girdiği tarihte yaşananları aktarmıştır.Eser 1968 yılında yayınlanmış ve içerisinde o tarihte Japonya'da varlığını sürdüren dinleri ve inanan insanların istatistik bilgileri verilmiş.Budizm etkisini hala sürdürmekte olduğu görülmektedir.Ancak azınlıkta olan taraftadır.

Eserin son kısmında Tibet halkına Çin halkının inanç yüzünden yaptığı insanlığa aykırı davranışları aktarılmış.Okuyucu tarihin karanlık tarafı ile bağlantı kurunca dehşete düşüren bilgiler okuyabilir.

Benim şahsi görüşüm insan eliyle icat edilen dinlerin insan elinde kana bulanmasıdır.İnanç uğruna dökülen kanın, yapılan katliamların insan türünün (içerisinde barınan tüm canlıları ile) dünyasını ateşe atmıştır ve atmaktadır.
Sonu gelmeyecek ölümde yaşam yabancılaşmasının
özel gücü ve melankolisi Hint zihninin kendisidir. İnanılmaz biçimde sonsuzluğu her yerde bulmuş ve doldurmuştur. Bunu akılcı gözlemle değil, kendi ürünü olan akılcı hale getirilmiş kâbusla yapmıştır. Zamanın olmadığı zaman hiçbir zaman olmamıştır; zamanın olmadığı bir zaman hiçbir zaman olmayacaktır. Bu acılı dünya, bu durumuyla sonsuza kadar sürecektir. Ayrıca, gözün gördüğü acılar, hiçbir biçimde, bütünün boyutlarına ilişkin fikir veremez. İnsanların ve çevresindeki hayvanların, bitki dünyasının ve dayandığı yerin, kayaların ve suların, ateş, rüzgâr ve uçan bulutların, gezegenleriyle uzayın kendisinin sefaleti, toplam varlığıyla evrenin kendisi olan hep yaşayan, hep aldanan gövdenin ve kümenin sefaletinin ancak bir bölümüdür.
Joseph Campbell
Sayfa 245 - Islık Yayınları II. basım 2016
Halk mitolojileri, köyün normal akışının dışındaki ıssız her yere ait aldatıcı ve tehlikeli varlıklarla kaynar.
Joseph Campbell
Sayfa 95 - Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adlı kitaptan alıntıdır.
Spengler’in görüşüne göre: “Çocuk, yaşamını yitirmiş gövdeyi aniden olduğu gibi görür, bütünüyle madde, bütünüyle mekân haline gelmiştir; aynı anda kendini koca yabancı dünyada tek başına bir varlık olarak hisseder. ‘Beş yaşındaki çocukla aramda yalnızca bir adım vardır. Fakat yeni doğan bebekle beş yaşındaki çocuk arasında korku verici bir mesafe bulunur.’
Joseph Campbell
Sayfa 66 - Islık Yayınları II. basım 2016 Tanrı Kentleri (Hiyaretik Devlet)
Dr. Zimmer'in anlatımından: “Hint heykelleri dolu bir odaya
girdiğinizde, formlar çok canlı ve hareketli olsa bile odanın sessizliği sizi hemen etkiler. Buralar huzur havasıyla doludur, insan adımlarını yavaşlatır, hem içi hem dışı sessizliğe bürünür. Bu sanat eserleri insanda heyecanlı, takdir edici bir konuşma hevesi yaratmaz, güzel görünmek ve bulunmak istekleri yoktur. Kendi dünyalarında yaşarlar; ve Buddha bile açık elini kaldırmış veya aşağı çevirmişken, orada durmaktan çok sanki kendini bizim
önümüzde bulmuş gibidir, kendi havasında, kendini bize açık etmeden, bu hareketiyle kendi varlığını gerçekleştirir. Onun sakin varlığı yanında, bizler yokuzdur.”
Wu Ti: ‘Öyleyse en büyük anlamıyla Soylu Gerçek nedir?’
Bodhidharma: ‘Boştur. Soylu bir tarafı yoktur.’
Wu Ti: ‘Karşımdaki keşiş kim peki?’
Bodhidharma: ‘Bilmem.’

Evrenin Direği ana fikri kavramayınca aziz Yangçe’yi geçip Wei ülkesinin başkenti Loyang’a gitti, Şaolin tapınağında dokuz yıl yüzü duvara dönük oturdu. Konfüçyusçu bir bilgin, Hui K’e ona yaklaştı, eğitilmek istedi, yanıt alamayınca günlerce hareketsiz oturdu. Kar yağdı. Dizlere kadar yükseldi. Ciddi olduğunu göstermek için kılıcıyla kolunu kesti ve Bodhidharma ona baktı.

Hui K’e: ‘Buddha öğretisi hakkında bilgilenmek istiyorum.’
Bodhidharma: ‘Bu başkasından bulunamaz,’
Hui K’e: ‘Öyleyse ruhumu huzura kavuşturman için yalvarıyorum.’
Bodhidharma: ‘Ruhun olunca bunu yapacağım.’
Hui K’e: ‘Yıllarca onun peşinden gittim, fakat aradığımda
bulamıyorum.’
Bodhidharma: ‘İşte! Huzura kavuştu.’
Böyle eğitim gören Hui K’e Uzakdoğu Yolu’nun ikinci patriği
oldu ve birincisi gitmek üzereyken öğrenciler toplandı.
Bodhidharma: ‘Gitme zamanım geldi. Elde ettiklerinizi göreyim.’
Tai Fu: ‘Doğruluk evet ve hayırın ötesindedir. Böyle hareket eder.’
Bodhidharma: ‘Benim tenime sahipsin.’
Rahibe Tsung Ç’ih: Ananda’nın, Akşobhya Buddha Diyarı’nı görmesi gibi: Bir kez görülür bir daha görülmez.’
Bodhidharma: ‘Etime sahipsin.’
Tao Yu: ‘Dört öğe boştur; beş içerik; biçim, duygu, kavram, düşünce ve bilinç de boştur. Gerçek diye tutulacak bir şey yoktur.’
Bodhidharma: ‘Kemiklerime sahipsin.’
Fakat Hui K’e Usta’nın önünde eğilip ses etmedi.
Bodhidharma: ‘Özüme sahipsin.’
Joseph Campbell
İmge Kitabevi 3.baskı 5. BÜYÜK İNANÇLAR ÇAĞI: MS y. 500-1500
Tepedekiler ise, muzafferler, bayraklılar, fatihler, görünmezler, tam kavrananlar, yarım metreden kısadırlar. En aşağı cehennemde olanların en uzunlar olduğu görülüyor. Bu tanrılardan biri bunların masasında çok hoş dururdu!
Yani dünyanın üstünde de, altı gibi yalnızca cevherlerin biçimlenişi var, Tanrı yok; ne alışılmış Batı anlamında ne de eski Vedacı anlamında tanrı yok.
En yukarıda bile, başın parlak cennetlerinde bayrak taşıyan muzafferler ruhlardan, cevherlerden ibaret; yaşamlarını iyi geçirdikleri için iyi biçimlenmişler, fakat gene de geçici yapıları var. İyiliklerinin karşılığını aldıklarında biçim değiştirmek kaderleri. Ayrıca, yapılan işleri ödüllendirmek veya cezalandırmak için yargıç da yok. Eylemlerin sonuçları otomatik. Şiddetli davranışlar doğal olarak, kendiliğinden ruha ağırlık ve karanlık getiriyor; iyiler ağırlığını azaltıyor, rengini açıyor. Cevherler kendiliğinden düşüp yükseliyor. Ve dünyanın hiçbir zaman yaratıcısı olmamış: Ezelden beri biçimi bu.

Caynacılık, yani tanrısız bir din.
Joseph Campbell
Sayfa 243 - Islık Yayınları II. basım 2016 (Eski Hindistan ) -DUMAN YOLU

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu Mitolojisi
Alt başlık:
Tanrının Maskeleri 2
Sayfa sayısı:
589
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755330518
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi
Baskılar:
Doğu Mitolojisi
Oriental Mythology
Doğu Mitolojisi
Kırılmamak için bükül,
Düz olmamak için eğril,
Dolmak için boşal,
Parçalan ki yenilen.
Doğu Mitolojisi, Hint, Çin ve Japonya'nın felsefe, sanat ve siyasetini, tarih ve toplumsal yapısını, mitoloji aracılığıyla, kökenlerine inereke, karşılaştırmalı bir yaklaşımla ortaya koymakta ve Doğu gizemini ülkemizde ilk kez bütünlüklü olarak sunmaktadır.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0