Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Soru cevap şeklinde hazırlanmış bir içerikten oluşan kitabı belli bir sayfaya kadar okudum. Fakat 100 soruluk kitabın 48. sorusuna geldiğimde okumayı bıraktım. Çünkü kitap bu kısımlarda bir sözlük haline gelmeye başladı. Sonraki sayfalara da hızlıca göz attığımda "sözlükvari" içeriğinin devam ettiğini gördüm. Halihazırda aynı yazara ait "Küçük Mitologya Sözlüğü"nü de edinmiştim zaten.. Kronolojisi olmayan ve rastgele terimleri, kişileri ya da yerleri çoğunlukla kısa maddeler halinde açıklayan içerikleri seviyorsanız severek okuyabilirsiniz. Mitolojiyi öğrenmek için doğru bir başlangıç kitabı olduğunu düşünmüyorum aksine daha çok kafa karışıklığı yaratarak başlangıç seviyesindeki mitoloji meraklısı kimseleri bu alandan soğutacağını düşünüyorum. (Konuyu sevdirici bir mitoloji başlangıcı için bkz: Say Yayınları, Derman Bayladı - Tanrıların Öyküsü)
MitologyaBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2024166 okunma
9/10
·148 syf.··
2022 63. kitabı
Tam bir mitoloji rehberi bu kitap. A’dan Z’ye özellikle de mitolojiye yeni başlayanlar için rehber bir kitap olabilir. Kaldı ki kesinlikle benim el kitabım olacak çünkü aklımdaki tüm fikirler için açıp bakabileceğim harika bir kaynak oldu. Her satırında beni aldı üniversite yıllarıma döndürdü. Mitoloji sevenlerin başucu kitabı, başlamak isteyenlerin de rehber kitabı olmalı bu kitap.
MitologyaBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2024166 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2025 107. kitabı
Mit, efsane, destan, Mitosun Türk edebiyatindaki yeri, Yunan ve Latin miti, Yunan ve Roma tanrıları, Homeros'un İlyada ve Odyssiea'sı, İlyada'da geçen konular hakkında kısa ,özet bilgiler içeren bir çalışma. Kolay değil, 16000 ve 12000 satırlık iki dev eserin özeti. Okuması ve adapte olması kolay değil, bir çok Latince isim geçiyor, hepsi birbiriyle bir şekilde bağlantılı olunca da hayli karmaşık bir hal alıyor. Genel bilgi sahibi olmak isteyenler bakabilir.
MitologyaBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 2024166 okunma
100 Soruda Mitologya - Behçet Necatigil
9/10
·144 syf.··
2021 67. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 21:34
Yazarı tanıyarak incelemeye başlayalım: Behçet Necatigil, modern Türk şiiri tarihinde yer etmiş önemli bir çevirmen ve öğretmendir. Hakkında daha fazla bilgi vermeye lüzum görmüyorum. Burayı hızlıca geçelim. Ve eserine gelelim; Behçet Necatigil bu eserinde, mitolojinin ana hatlarını anlatmaya çalışmış: mesela Mit nedir, epos nedir, mitoloji nedir gibi bu soruları uzatıp gidiyor. Fakat, şöyle bir sıkıntı var, ben bu eseri okumadan önce Türk mitolojisine ağırlık vereceğini düşünürken, Behçet Necatigil yalnızca birkaç Türk destanının adını vermekle yetinmiş, ve ağırlıklı olarak Yunan mitolojisini anlatmış: Zeus, Poseidon, Hera, Amazonlar, Olimpos gibi. Kitabı okurken aklıma şöyle bir soru geldi: Bir Türk aydını neden Yunan mitolojisini halka anlatsın? Bu Batı'ya, antik Batı'ya hayranlık neden? diye düşünürken, bu sorularımın cevabını, yazarın 100. sorusundaki cevabında bir paragraf halinde buldum: "... İlk sorularınızdan biri Yunan-Latin mitologyası neden gerekli sorusuydu... Son yıllarda çeviri çalışmaları yanında antik tragedya yazarlarının yapıtları dâ sahnemizde "büyük ilgi" gördüler... Son zamanlarda şiirimizde gördüğümüz kullanılışlarıyla Hellen mitologyası, "bizim sanatçılarımıza da kişisel yaratışlar için" belli başlı bir imkân olmaktadır..." Yazar böyle diyor. Parça parça özetini aktarmaya çalıştığım bu bölümde yazar özetle şöyle diyor: Batı mitolojilerini kendi kültürümüze çevirdik çünkü hem büyük ilgi vardı hem de sanatçılarımızın ihtiyacı vardı, demeye getiriyor. Mâkul bir cevaptır. Yazar Behçet Necatigil Anadolu-Türk mitolojilerini incelemek isteyenlere bir isim öneriyor: Murat Uraz'ın Türk Mitolojisi adlı kitabı. Kaynak veriyor incelemek isteyenlere. Bu arada şunu belirtmeden geçemeyeceğim, büyük Türk aydınlarından rahmetli Cemil Meriç, Yunan edebiyatı için
Edebiyat
100 Soruda MitologyaBehçet Necatigil · Gerçek Yayınevi · 1983166 okunma
Mitologya Sözlüğü
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2019 132. kitabı
Kitap antik Yunan ve Latin dünyasının mitolojik kahraman ve öğelerini içinde barındıran bir başucu kitabı. Kim kimdir konuları için değerli bir kaynak.
Tarih
Mitologya SözlüğüBehçet Necatigil · Sel Yayıncılık · 2011166 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2025 209. kitabı
Bu kitabi okuyacaklara küçük bir hatırlatma: Yunan ve Roma mitini sözlüksel bir bakışla yazıldığını bilmeleridir. Ama yinede faydalı olduğunu söylemek isterim. Kitaba dair (ki Behçet Necatigil kitapta adını sıklıkla geçirir) Azra Erhat Mitoloji Sözlüğü de oldukça iyi bir çalışmadır. Ben şimdilerde okudugum ve üzerine sadece kendim için araştırma yaptığım Dönüşümler 1-15 okurken karşıma çıktığı için okumak istedim. Bu tip kitaplar baştan sona okunabilecegi gibi sözlük gibi de kullanılabilir.
100 Soruda MitologyaBehçet Necatigil · Gerçek Yayınevi · 1983166 okunma
10/10
·183 syf.··
2018 1. kitabı
——————————————————— ELEKTRONİK KİTAPLAR DİZİSİ - 1 ——————————————————— Mitos, (mitoloji veya mitologya) herkesin duyduğu az da olsa bildiği ve yaradılışa dair hikayelerdir. Dünya'da en çok Yunan Mitolojisi bilinmektedir. Çok zengin bir altyapıya sahip bu mitoloji hem semitik hem de anti-semitik dinler başta olmak üzere yazılı edebiyatı, tiyatroyu, şiiri, heykeli, resimi, sinemayı, müziği (yani bütün sanat dallarını) derinden etkilemiştir ve mitolojiden fazlasıyla yararlanılmıştır. Hal böyle olunca da mitoloji konusunda yetersiz bilgiye sahip olmak, diğer sanat yapıtlarında yer alan ögelerin tam anlaşılmasına engel oluyor. Mitoloji'nin çok derin bir yapısı, aşırı karaktere sahip olması da onu anlamakta güçlük çekmemize neden olmaktadır. İş böyle olunca, daha anlaşılır bir eser arayışına giriyoruz. İşte bu elimizdeki eser tam da bu amaçla bulunmaz bir nimettir. Özellikle mitolojiye derinlemesine girmek istemeyenler ama bilgi sahibi de olmak isteyen okurların özellikle okuması gereken bir eserdir.
100 Soruda MitologyaBehçet Necatigil · K Kitaplığı · 2003166 okunma
Puan vermedi·183 syf.··
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:53
Mitolojiyle ilgilenenler için başlangıç olarak tercih edilebilir bir kitap... Zaman zaman detaylara yer verilen soru-cevaplarla, Yunan ve Roma mitolojileriyle alakalı güzel bilgiler öğrenilebilir. Yabancı isimlerin çokluğu ve zor okunması bazen yorucu olsa da, güzel bir ilk adım kitabı...
100 Soruda MitologyaBehçet Necatigil · K Kitaplığı · 2003166 okunma

Yazar Hakkında

Behçet NecatigilYazar · 50 kitap
Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa'da doğdu. Kastamonu'lu olan babası Mehmet Necati Gönül, dersiam vaizdi. Uzun yıllar İstanbul'da, Beyoğlu ilçesinde müftülük yaptıktan sonra Sarıyer müftülüğünden emekli oldu. Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve'li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi'nin kızıydı. Sanatkâr ruhlu, duyarlı bir hanım olan annesi Fatma Bedriye Hanım (1896-1918), "mide humması" olarak tanımlanan hastalığının nekahat dönemindeyken, yaşadıkları konak, büyük Fatih yangınında yandı ve Bedriye Hanım yangından son anda kurtarılabildi. Geçirdiği hastalık nedeniyle çok zayıf düşen bünyesi, bu yangının şokunu atlatamadı ve Necatigil, iki yaşındayken annesini kaybetti. Bir süre Karagümrük'te oturan anneannesi ile birlikte yaşadı. Bir yıl sonra babası, Beşiktaş'ta bir saray memurunun kızı olan Saime Hanım'la evlenince, Necatigil için anneannesinin evi ile babasının evi arasında geçecek bir dönem başladı. Babası Necati Efendi'nin ikinci evliliğinden iki kızı oldu (Sabahat, 1921 ve Fahamet, 1923). Behçet Necatigil ilkokula başlayacağı yıl, anneannesinin de hastalanması üzerine, Karagümrük'ten Beşiktaş'a, babasının yanına geri döndü ve 1923'de Beşiktaş Cevri Usta Okulu'na başladı. Babasının Singer Dikiş Makineleri firmasında müfettiş olarak işe başlaması ve ailesiyle birlikte Kastamonu'ya taşınmasıyla, Necatigil ilkokul son sınıfı Kastamonu Muallim Tatbikat Mektebi'nde okudu ve 1927'de mezun olarak Kastamonu Lisesi'nde ortaöğrenimine başladı. Ancak, yıllar önce yetersiz beslenme ve bakımsızlık nedeniyle başlamış olan hastalığı "adenit tüberküloz" yüzünden öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Aile yeniden İstanbul'a taşındı. İstanbul'da ameliyatlar ve elektrik tedavileriyle geçen uzunca bir süreden sonra öğrenimine 1931 yılında Kabataş Lisesi'nde, orta ikinci sınıftan yeniden başladı ve 1936'da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu. Edebiyata ilgisi, Kastamonu'da, ortaokul yıllarında başladı. İyi bir raslantı sonucu edebiyat öğretmeni olan şair Zeki Ömer Defne, onu hep destekledi ve yazması için teşvik etti. O yıllardan kalan bir kompozisyon defterinde Zeki Ömer Bey'in 23.1.1930 tarihli şu cümleleri var: "Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!" Necatigil ortaokul yıllarında bir de dergi çıkarmaya başladı. Kendi ifadesiyle "17 ekim 1927'den itibaren eskilerin eser-î cedid dedikleri kağıtları "El-Marifet" matbaası adını verdiği hususi matbaasında(yani kendi el yazısıyla) doldurarak hazırladığı Küçük Muharrir adındaki bu dergi, 14. sayısı ile birlikte birinci cildini kapamış ve iki yıllık bir tatilden sonra 20 haziran 1932'den itibaren ikinci cildine başlayarak 12 sayı daha çıkmış". Bugüne kadar saklanmış olan bu dergilerin okuyucuları arkadaşları ve akrabalarıydı. Aynı yıllarda, Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharrir imzasıyla şiirler,fıkralar, hikâyecikler yazmaya başladı. 1931-1933 yılları arasında sürdürdüğü bu çalışmalarının karşılığında, yıllar sonra yaptığı bir röportajda dediğine göre, dergi yönetiminden telif ücreti de aldı ya çikolata, ya da bonbon olarak! Necatigil Kabataş Lisesi'ni bitirdikten sonra öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etti. Bu arada Alman Filolojisi'ndeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda "Deutscher Akademischer Austauschdienst" kuruluşunun davetlisi olarak bursla Berlin'e gönderildi; dört ay Almanya'da kalarak Berlin Üniversitesi'nin dil kurslarına devam etti Yüksek öğrenimini 1940 yılında tamamlayarak okuldan birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Kars Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. İklim koşullarına uyum sağlamakta güçlük çekip hastalanması üzerine 1941 yılında Zonguldak Çelikel Lisesi'ne, 1943 Mart ayında da İstanbul'a, Pertevniyal Lisesi'ne tayin edildi. İki ay sonra, yaz dönemine girince yedek subaylık için başvurarak Ankara'ya gitti. Temel eğitim sonrası askerlik görevini İzmir'de levazım subayı olarak yaptı (Ekim 1943- Kasım 1945) ve terhis olmasının ardından İstanbul'a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesi'ne tayin edildi (Aralık 1945). İlk şiir kitabı "Kapalı Çarşı" da aynı yıl yayımlandı. Yine aynı yıl, İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi'ne kaydını yaptırarak iki yıl süreyle, öğretmenliği ve öğrenciliği birlikte sürdürdü. İki yıl sonra, lisedeki ders saatleri arttığı için, modern Almanca sertifikası alarak Alman Filolojisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Zonguldak'tan İstanbul'a döndükten bir süre sonra, 1948 yılında Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve o dönemde Sarıyer Ortaokulu'nda stajyer öğretmen olarak çalışan Huriye Korkut ile tanıştı. Ağustos 1949'da Necatigil'in ailesinin yaşadığı Beşiktaş, Valideçeşmesi, Dibekçi Kamil Sokağı (şimdi Enis Akaygen Sokağı), 22 numaralı evde, aile arasında kıyılan bir nikahla evlenerek yine Valideçeşmesi, Setüstü Sokak, 22 numaralı kiralık eve taşındılar. 1951 yılında ilk kızları Selma dünyaya geldi. 1955 yılında, Beşiktaş Camgöz Sokağı'ndaki 22 numaralı ahşap evi satın alarak oraya taşındılar. 1957 yılında küçük kızları Ayşe doğdu. 1964 yılında yine Beşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı'nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı. Necatigil, 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsü'ne tayin edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Emeklilik dönemini, evinde yoğun bir biçimde çalışarak geçirdi. 1979 yılının Kasım ayında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldı. Kısa bir tedavi döneminin ardından, 13 Aralık 1979 tarihinde aramızdan ayrıldı. İstanbul'da Zincirlikuyu mezarlığında yatıyor. Ölümünden sonra ailesi tarafından konulan Necatigil Şiir Ödülü, 1980'den beri verilmektedir. 1960 yılında yayımlanan Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü'nde, şiir serüvenini şöyle özetlemiş: "İlk şiiri lisede öğrenciyken, Varlık dergisinde çıkmıştı (Ekim 1935). Şiirde kırk yılını, doğumundan ölümüne, orta halli bir vatandaşın, birey olarak başından geçecek durumları hatırlatmaya; ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal yaşantılarını iletmeye, duyurmaya harcadı. Arada biçim yenileştirmelerinden ötürü yadırgandığı da oldu, ama genellikle, eleştirmenler, onun için, tutarlı ve özel bir dünyası olan bir şair dediler." Necatigil'in "Eski Sokak" şiirine konu olan Camgöz Sokağı'nın adı artık "Behçet Necatigil Sokağı". Ölümünün ardından, 1987 yılında yakın arkadaşlarının çabaları ve basının da desteğiyle, yaklaşık on yıl yaşadığı sokağın adı Belediye tarafından "Behçet Necatigil Sokağı" olarak değiştirildi. Şehr-i İstanbul Derneği de sanatçıların evlerini belgelemek amacıyla yaptığı çalışma kapsamında, 19 Mart 2005 günü düzenlenen bir törenle Behçet Necatigil'in 1964 yılından 1979 yılında ölümüne dek yaşadığı Deniz Apartmanı'nın girişine bir plaket koydu.