Kitap Franz Kafka’nın sağlığında yayımlanan öykülerinden oluşuyor. İçerisinde oldukça kısa olanları da var ve toplam 40 tane öykü bulunuyor. Kafka’ya başlamak için mektuplar yerine, bu daha iyi bir seçim olabilir. Çünkü diğer eserlerinde ele aldığı konuları bu öykülerinde de görebiliyoruz. Örneğin adalet, özgürlük, bireyin var olma çabası, yabancılaşma, baskıcı otorite eleştirileri, sanat, sanatçı ve toplum ilişkileri, çeşitli metaforlar vb. gibi daha bir çok konuya değinip tespitler yapıyor. O yüzden yer yer yorucu olabiliyor ve herkese hitap etmeyeceğini söyleyeyim. Ama meraklısı bence mutlaka okusun ben çok beğendim.
Bundan sonrası öyküler ile alakalı şahsi düşüncelerim ve kısa kısa yorumlarım olacak. Çok var ama içlerinden beni en çok etkileyen ve en beğendiklerim arasından bazılarına değinmek istiyorum.
Mutsuz Olmak: Yalnızlığı artık dayanılmaz bir hal alan birinin aynaya haykırmasıyla bir kapı açılır ve içeriye bir çocuk girer ve muhabbet başlar. Bana okurken, bu birinin Kafka, içeriye giren çocuğun ise Kafka’nın çocukluğu olduğunu düşündürdü.
Yargı: Genç işadamı George Bendemann’ın sonunda babasıyla hesaplaşması. Bu da bana Kafka ile babasını düşündürttü.
Eski Bir Yaprak: Bunu özellikle çok beğendim. Vatan savunmasını ihmal eden bir halkın, saray rejimi yüzünden gelen göçmenlerle yaşadıkları problemler. Yorum yapmayacağım bir alıntı ekleyip geçelim. "Bu işin sonu ne olacak?" diye soruyoruz birbirimize, "Bu yüke ve işkenceye daha ne kadar katlanacağız? İmparatorluk sarayı göçebeleri buraya çekti, fakat şimdi nasıl defedecek bilmiyor. Sarayın cümle kapısı kapalı; eskiden gayet resmi bir șekilde içeride ve dışarıda nöbet tutan nöbetçi şimdi önünde demir parmaklık olan pencerelerin arkasında duruyor. Vatanın kurtarılması biz esnafa ve dükkan sahiplerine