Adı:
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
238
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058834200
Kitabın türü:
Çeviri:
Selçuk Budak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim ve Sanat Yayınları
Baskılar:
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Bugün erkekle kadın arasındaki önemli bir fark, kadınların en azından baskı gördüklerinin bilincinde olmasıdır.

Eskiden beri erkekler dünyanın “erkeklerin dünyası”, kendilerinin ayrıcalıklı cins olduğunu duyagelmiştir.

Fark etmekte sıklıkla geç kaldıkları gerçek ise bu “ayrıcalığın” dağ gibi biriken hayal kırıklıkları, yorgunluk, yalnızlık ve çoğu kez kadın muhataplarından çok daha erken yaşta göçüp gitmek anlamına geldiğidir.

İyi bir aşık, koca, baba evin ekmeğini kazanan güçlü ve sessiz adam olması yönünde ebeveynlerinin yetiştirdiği, toplumun şartlandırdığı, sıklıkla kadınların da özendirdiği erkek, birbirine aykırı beklentilerin yarattığı ikilemlerin ağır yükü altında ezilip ruhsal anlamda kötürüm olmakta ve fiziki anlamda çökmektedir.

Bir erkekseniz, bu kitbı okuduğunuzda kendinizi aynada görmüş gibi olacak ve karşı karşıya bulunduğunuz tehlikeleri göreceksiniz.

Bir erkeği seven bir kadınsanız, bu kitabı hem okumak hem de erkeğinize okutmak isteyeceksiniz.
238 syf.
·Puan vermedi
İkili ilişkilerde duygusal manipülasyon kitabı ile beraber duygusal ilişkilerde ve toplumda erkekleri bekleyen tehlikeler ve manüplatif yaklaşımlara karşı farkındalık yaratan bir kitap.
"Ruh hastalığı, intihar ve ölüm konulu son araştırmalar, erkeğin kadına yönelik derin bağımlılığı ve onsuz maruz kaldığı duyarlılık teorisini desteklemektedir. Boşanmış ve dullara ilişkin çok sayıda araştırmayı analiz eden araştırmacılar şu sonuca varmıştır: Bekar erkekle bekar kadını, boşanmış erkekle boşanmış kadını ve dul erkekle dul kadını karşılaştırdığımız zaman, her bir durumda, akıl hastanelerine kaldırılmaya daha yatkın olan tarafın erkek olduğu görülür."
Ebevyenlerine sarılan erkek çocuk utandıncıdır. Annesinin eteğine yapışmayı bırakması için çocuk yaşta ve sayısız yollardan özendirilir. Buna karşılık mahçup bir tavırla saklanan ve annesine veya babasına sarılan kız çocuğu, zarif veya hayranlık uyandırıcı olarak görülür. Erkeklerde bağımlılık, normali bile çoğu kez bastırılacak
şekilde zayıflıkla eşleştirilir. Bir baba için, beş-altı yaşındaki oğlunun "küçük bir erkek" gibi davrandığını görmekten daha gururlandırıcı pek bir şey bulunmaz.
Uzun süre acı çeken kadın, artık geçmişte kaldı. İstatistikler, evliliğin belli evrelerinde boşanma için dava açan tarafın büyük çoğunlukla kadın olduğunu göstermektedir.
"Sapına kadar" erkeklerin çoğu, kadın elbisesi giydirildiği zaman soğuk terler dökecektir. Kızların, Marty, Ronnie veya Lenny gibi erkekçe gözüken isimler kullanma konusunda rahat gözükmesine karşın, Sally, Sue veya Wendy gibi bir kız adıyla hiçbir erkek rahat edemez, hatta yaşayamaz. Kız kardeşi babasının davranışlarına rahatlıkla özenebilir, ama onun annesine özenip onu taklit etmesi tabudur.

Kadının özgürleşmesi, onu, bir zamanlar geleneksel olarak erkeksi davranış ya da tarz olarak değerlendirilen her türlü işe ve uğraşa yönelmekte neredeyse tamamen serbest bırakmıştır. Buna karşılık içindeki kadınsı bileşeni dile getirmekten korkan erkek, hâlâ katı erkek rolündedir. Rol katılığı erkeğin yaşamını tehlikeli bir temele oturtur. Kadınların giderek artan ölçülerde geleneksel erkek işlerine yöneldiği değişen dünyada bu rol ona çok az seçenek bırakmaktadır.
Bir erkek için bir fahişeyi ziyaret etmekten daha küçük düşürücü, kendini yokedici ve daha az doyurucu bir deneyim yok gibidir; bu, erkeğin aşağılık bir hayvan olarak kendine ilişkin nefret dolu imajını hepten pekiştiren bir deneyimdir.
Erkeklere neden evlendiklerini ve evliliği sürdürdüklerini sorduğum zaman, sık sık duyulan bir cevap, "Beni iyi etkiledi. Istikrarlaşmamı sağlıyor. Uslanmama yardım etti," türünden şeyler olmaktadır. Tekrarlanan bu tema, erkeğin kendi yaşamını düzenleme becerisine olan güvensizliğini ve sonuçta kadının bunu onun için yapabileceğine ilişkin büyülü güçlerine inancını yansıtmaktadır. Özünde bu erkeklerin tamamı, iyi çocuklar gibi davrandıklarından emin olma sorumluluğunu verdikleri anne figürleriyle evlenmektedir.

Boşandıktan sonra bile birçok erkek bağsız geçecek birkaç yılın özgürlüğüne dayanamayacak gibi gözükmektedir. Bunun yerine, telaş içinde yeniden evlenirler ya da bir başka bağlayıcı ilişki kurarak olgun olduklannı kanıtlamaya çalışırlar.
Bir emlakçının söylediği gibi; "Hiç bir zaman kocaya satış yapmam. Hep kadına yaparım. Erkeğin evden hoşlanması bir anlam taşımaz. Ama kadının hoşuna giderse, satış tamam demektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
238
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058834200
Kitabın türü:
Çeviri:
Selçuk Budak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim ve Sanat Yayınları
Baskılar:
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Erkek Olmanın Tehlikeleri
Bugün erkekle kadın arasındaki önemli bir fark, kadınların en azından baskı gördüklerinin bilincinde olmasıdır.

Eskiden beri erkekler dünyanın “erkeklerin dünyası”, kendilerinin ayrıcalıklı cins olduğunu duyagelmiştir.

Fark etmekte sıklıkla geç kaldıkları gerçek ise bu “ayrıcalığın” dağ gibi biriken hayal kırıklıkları, yorgunluk, yalnızlık ve çoğu kez kadın muhataplarından çok daha erken yaşta göçüp gitmek anlamına geldiğidir.

İyi bir aşık, koca, baba evin ekmeğini kazanan güçlü ve sessiz adam olması yönünde ebeveynlerinin yetiştirdiği, toplumun şartlandırdığı, sıklıkla kadınların da özendirdiği erkek, birbirine aykırı beklentilerin yarattığı ikilemlerin ağır yükü altında ezilip ruhsal anlamda kötürüm olmakta ve fiziki anlamda çökmektedir.

Bir erkekseniz, bu kitbı okuduğunuzda kendinizi aynada görmüş gibi olacak ve karşı karşıya bulunduğunuz tehlikeleri göreceksiniz.

Bir erkeği seven bir kadınsanız, bu kitabı hem okumak hem de erkeğinize okutmak isteyeceksiniz.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Sadun terlemezler
  • Ebru Tekçe
  • Bora
  • Mitya

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%14.3 (1)
8
%14.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0