Esrarlı Ada

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,7bin
Gösterim
Adı:
Esrarlı Ada
Baskı tarihi:
Mart 2021
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057482259
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sıfır6 Yayınevi
Köpeğiyle birlikte bir mühendis, bir uşak, bir gazeteci, bir denizci ve arkadaşı: 18 Mart 1865 gecesi esir oldukları kamptan gizlice balonla havalanırlar. Okyanusta fırtınaya yakalanan grup, balonları yırtıldığı için okyanusa düşmekten son anda kurtulur ve kendilerini bir adada bulurlar. Adada onları bekleyen büyük gizemi çözebilecekler mi hep birlikte göreceğiz.
716 syf.
·1 günde·7/10 puan
Jules Verne’in Denizler Altında 20.000 Fersah kitabından 14 yıl sonra yazdığı ve söz konusu eseri bağladığı bir kitap var karşımızda.
Amerikan iç savaşı yılları. Bir mühendis, mühendisin özgür bıraktığı zenci uşağı, bir gazeteci, bir gemici, 15 yaşında bir yetim ve mühendisin köpeği. Bu 6 canlı bir gün bir balona biner. Savaştan kaçalım derken de doluya tutulur ve ıssız bir adaya düşerler...
Sanırım her insanın içinde korkudan ziyade fantezi formunda bir ıssız adaya düşme hayali var. Öyle olmasaydı Lost dizisi ya da Survivor yarışma programı bu kadar ultra popülerlik yakalayabilir miydi acaba?
Bu kitabı neredeyse 40 sene önce 10 yaşımdayken okumuştum. O yaşla bu başın arasındaki zamanda köprünün altından çok sular aktı. Yine de ıssız ada klişesinin kendi içindeki cazibesi hala devam ediyor. Benim için kitabın en çekici hikayesi, adanın her bir köşesine isim verdikleri kısımdı. Şöyle bir kaç koyun, dağın, ırmağın isim annesi olmak pek hoş olurdu doğrusu!
208 syf.
·Puan vermedi
Kitap güzel..Maceralı.. Ama ya bu ciltte ya da çevirisinde bir sorun var.. Hikaye 23 Mart 1865 yılında başlıyor ve aradan 4 yıl geçiyor.. Ama hikayenin sonlarına doğru Ayrton soruyor hangi yıldayız? Smith cevap veriyor 1866.. Ama aslında 4. Senelerindeler ve normalde tarihin 1869 olması gerekiyor.. Esrarlı Ada
208 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap benim en sevdiğim 10 kitaptan biridir.Kitabın kahramanları Nab,Cyrus Smith,Pencroff,Gedeon Spilett ve Harbert Brown.Bu kişiler kitapta tutsak.Ve tutsak oldukları yerden (Richmond) kaçmak için şehrin ortasındaki balonu kullanıyorlar.Ve balondayken binbir güçlükle bir adaya ulaşıyorlar.Kitap adada nasıl uygarlık kurduklarını anlatıyor.Devamı kitapta.Me duruyorsunuz?Hadi,okuyun!
716 syf.
·5 günde·9/10 puan
Jules Verne'in Olağanüstü Yolculuklar serisinin en iyi, sürükleyici ve öğretici kitaplarından biri. Bu kitabı okumadan önce Denizler Altında 20.000 Fersah ve Kaptan Grant'in Çocukları okunmalıdır. Kitap bu iki maceranın devamı niteliğindedir. Bu kitapların kısaltılmış versiyonları değil, her biri yaklaşık 700'er sayfalık tam metinlerinin okunması tavsiye edilir. Alfa Yayınları tarafından basılan versiyonlarında illustrasyonlar da bulunmaktadır.
716 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bilim, bilim romanı dediğin nedir ki gülüm; Jules Verne olmadıktan sonra... Geçtiğiniz günlerde Jules Verne'in doğum günüydü. Tarihe adını bir bilim insanı olmadığı halde öyleymiş gibi yazdırmış, güçlü bir kalem. Genel olarak Jules Verne romanları, çocuk klasikleri diye lanse edilir. Ancak inanın olay o kadar dar boyutlu değil. Evet, tam da çocukların okuması gereken, gelişim evrelerinde bilgiyi sevdirecek, kitaplarla dolu odaları onların oyun alanı haline getirecek kitaplar. Aynı zamanda da büyüklerin de severek okuyacağı, bir sonraki sayfada ne olacağına dair heyecan duyacağı kitaplar. Alfa Yayınları'nın Jules Verne romanları içerisinden dizi haline getirmiş olduğu Olağanüstü Yolculuklar serisi her bireyin kütüphanesinde bulunması gereken türden kitaplar. Eğer çocuğunuz yoksa ilerisi için, varsa çocuğunuz için alıp, kütüphanenize ekleyin. İnanın çok faydasını göreceksiniz. Peki, o halde Esrarlı Ada'yla beraber biz de olağanüstü yolculuğumuza başlayalım. Bazı zamanlar gözlerinizi kapatıp düşünürsünüz. Issız bir adada, yalnız başıma tüm insanlardan uzakta huzur içerisinde yaşasam! Ama bu eskidendi. Artık sıcak sahilleri olan lüks otelleri bulunan adalarda huzur içerisinde yaşamak istiyoruz. Doğal olarak da yaşayamıyoruz. Çünkü ekonomik olarak imkanlarımız buna el vermiyor. Sanırım bir iki nesil daha elvermeyecek. Ancak bir kaza sonucu ıssız bir adaya düşebilirsiniz. Olmayacak şey değil, olabilir! Şimdi, düştüğünüz bu adanın haritalarda dahi yeri olmadığını yani henüz keşfedilmediğini düşünün. Uzun bir süre sonra kimsenin sizden sizin de kimseden haberiniz olmayacak, olamayacak. Ancak yalnız değilsiniz. Yanınızda ilme meraklı bir genç, korkusuz bir denizci, size sonsuz sadık bir köle, aynı sadakette bir köpek, bir gazeteci ve mühendis olarak da siz. Herkesin güçlerini birleştirdiği bir noktada, adanın size sunduklarıyla yaşam savaşına başlayabilirsiniz. Karakterlerimiz, Amerikan İç Savaşı sırasında karşı tarafa esir düşerler ve onların elinden kaçmak amacıyla, farklı amaç için hazır bulundurulan hava balonuna atlayarak kaçarlar. Ancak o gece hava oldukça kasvetli bir fırtınaya tutulmuştur. Uzun süre fırtınada sürüklenen balon işte tam da bu yukarıda sözünü ettiğimiz kimsesiz adaya düşüş yapar. Bu adaya düşenler kimlerdir peki? Cyrus Smith, mühendis -yani siz- ve birinci sınıf bir bilim adamıdır. 45 yaşlarında olan karakterimiz, adada büyük sorumluluk alacak, hatta kolonizatörlerimizin hayatını borçlu olacağı kişi olacaktır. Diğer karakterimiz New York Herald muhabiri olan Gedeon Spilett. Gazeteci deyince zaten az çok karakter özelliklerini tahmin edebilirsiniz. Nab, siyahi köle olarak Cyrus Smith'in hizmetkarı. Pencroff korkusuz denizcimiz ve onun yanında adaya düşen Harbert isimli genç delikanlı. Ve tabi Top, mühendisimizin dört ayaklı sadık dostu. Tabi konu Jules Verne olunca bilimsiz olmaz. Yeni bir hayata başlıyorsunuz ve yapabileceğiniz tek şey ümitsizliğe düşmeden çalışmaya başlamak. Kahramanlarımız da aynen bunu yapıyor. Cyrus Smith önderliğinde derhal adayı baştan yaratmaya başlıyorlar. Ama buna geçmeden önce baştan yaratmak demişken, bu ada nasıl ortaya çıkıyor? Oluşum süreci nasıl işliyor? Buna da bir değinelim. Eee ne demiştik söz konusu JLVerne olunca bilim yapmadan olmaz. Hepimizin malumu olduğu üzere dünyamızda derinlere doğru giderseniz eğer sıcaklık ve basıncın arttığını ilk elden tecrübe edebilirsiniz. Bu şu anlama gelir, artan basınç ve sıcaklık kayaçları akışkan hale getirir. Bunun neticesinde de yoğunluk akıntıları (konveksiyonel akıntılar) meydana gelir. Sıcak kütleler yoğunluğu artınca ne olur; yükselmeye başlarlar. Yüzeye kadar gelirler. Sonra ne olur? Alttn gelmeye devam eder. Böylece yüzeye gelen her kayaç alttan gelen kayaç tarafından kenarlara itilir. Bu kayaçlar da soğuyarak tekrardan dünyanın merkezine doğru çökmeye başlarlar. Ama tabi ki bu oldukça fazla bir zaman diliminde meydana gelir. Ve bu devridaim yüzeyde sürekli olarak devam eder. İşte bu Kıt’a hareketleri birbirleriyle çarpışarak dağları oluştururlar. Okyanuslar açılıp kapanır, depremler meydana gelir. Tüm bunlar bu yatay hareketlerin sonucudur. Adaların oluşumunun burayla bağlanıtısı ise şöyle; Bazı adalar, kıtalardan kopan kara parçalarından ya da kıtaların uç kısımlarında bulunan kara parçalarının her yanı suyla çevrilen bölümlerinden oluşur. Bunlara kara yakını adalar denir. Dünyadaki büyük adaların çoğu kara yakını adalardır. Bazı adalar da okyanus tabanında bulunan yanardağların patlamalarısonucunda oluşur. Bu şekilde oluşan adalara okyanus adaları denir. Okyanusadaları yanardağ patlamalarıyla açığa çıkan lavların soğuyarak zaman içinde üst üste birikmesiyle oluşur. Yani tıpkı kayaçlar gibi yükseldikçe soğumaya başlıyorlar, soğudukça da artık tam bir ada halini alıyorlar. Örneğin; Güney Pasifik'teki 176 adalı Polinezya ülkesi Tonga açıklarında 2015 yılında patlayan su altı volkanının oluşturduğu dünyanın en yeni adasında yaşam belirtilerinin görüldü. Haber şöyle; “Radyo Yeni Zelanda’da yer alan habere göre, başkent Nuku’alofa’nın yaklaşık 70 kilometre kuzeybatısındaki Hunga Tonga ile Hunga Ha’apai adaları arasında 4 yıl önce patlayan su altı volkandan püsküren lavların oluşturduğu adaya bir grup bilim adamı ziyaret gerçekleştirdi. Tongalı jeologlar ve NASA’dan bilim adamlarının yer aldığı ekipte olduğunu aktaran Tonga Topraklar Bakanlığı Sekreter Yardımcısı Taaniela Kula, ziyaret sırasında adada yaşayan kuş türlerine ve çiçeklere rastladıklarını belirtti. Hunga Tonga ile Hunga Ha’apai adaları arasında patladıktan sonra zamanla iki adayı birbirine bağlayan volkanik adanın birkaç yıl içinde deniz sularının yıpratmasıyla eriyerek yok olacağı bekleniyordu. Ancak araştırmalara göre 30 yıl daha var olması bekleniyor.” İşte böyle… Güzel, burayı anladığımıza göre artık adanın bulunduğu konuma gelebiliriz. Biz neredeyiz? Fırtına, içi biz yüklü balonu tam olarak nereye savurdu? Kahramanlarımızın kaçış amaçlı yolculuklarına başladıkları nokta Richmond adında Amerika'da bir yer. Ancak balonu savuran rüzgar, kuzeydoğu yönünden oldukça şiddetli bir şekilde estiği ve hızı da kaybetmediği için balonun güneybatı istikametine hareketi muhtemel. Buna bağlı olarak da Pasifik Okyanusu’nu bir miktar kat etmiş olsalar Meksika’yı aşarlar. Avustralya’ya kadar gitmeleri pek mümkün değil. O halde Mikronezya Takım Adaları ile Melenezya Takım Adaları arasında bir yerde olmaları lazım. Rüzgarın şiddetinin belli bir süre sonra azalacağını ve etkin mesafesini de dahil edersek en yakın olan Mikronezya Takım Adaları oluyor. O halde bu adalardan birine düşüyorlar ve bu ada daha önce keşfedilmemiş bir ada olduğu için de gemilerin rotasında bulunmuyor. Yani sizin anlayacağınız batıklar. Neyse ki Cyrus Smith adında mühendis görünümlü bilim kahramanımız var ve her işe yetişiyor. Cyrus olmasa bizimkilerin hali duman. Yani şunu düşünmeden edemiyorsunuz; ıssız bir adaya düşsem yanıma alacağım tek şey Cyrus Smith olur. Mesela baruta ihtiyaçları var ama barut yok. Bizim bilim adamı Cyrus keskin zekasını kullanıyor. En başta kav lazım; Kavmantarlarının kurutulmasıyla elde edilen, çabuk tutuşan, süngerimsi bir madde. Ama adada yok. Ancak Cyrus, Yavşan yani Çin Misk Otu’nu toplar. Bunları adada tabakalarca bulunan potasyum nitrata batırarak çok kolay tutuşabilir bir madde elde eder. Alın size barut. Ve bunun gibi daha bir sürü icat gerçekleştirir. Jules Verne’in öngörülerinin tıpkı kehanet gibi olduğunu daha önceki yazılarımızda söylemiştik. Bu sefer bulunduğu kehanet ise şu; Kömürün yerini alacak olan yakıtın SU olacağını söylemesi. Gerçekten ilginç değil mi? Suyun yakıt olarak kullanılabileceği o dönem kaç kişinin aklına gelir ki? “Hidrojen ve oksijenin ayrı ayrı ve aynı zamanda bir ısı, tükenmez bir ışık ve maden kömüründen müteşekkil daha yoğun bir sıcaklık kaynağı sağlayacağına inanıyorum.” Jules Verne, romanlarına gizem katmayı gerçekten seviyor. Muhteviyata baktığınız zaman bilim temelli öykülemeyle karşılaşıyorsunuz. Ama tartışma konusu da olmuştur; romanlarında Tanrı vurgusu da oldukça fazladır. Esrarlı Ada’daysa, kolonizetörlerimizin başı ne zaman sıkışsa, tam her şey bitti dedikleri anda gizemli bir güç yardımlarına yetişiyor. Ama Jules Verne bu yardımları öyle ustaca yerleştirmiş ki senaryo içerisine, ilk başta doğaüstü bir güç zannediyorsunuz sonra ortaya çıkan bir ip ucuyla bunun mantıklı bir açıklaması olduğunu görüyorsunuz ama farklı bir açıdan gören tanıklar konuşunca yeniden doğaüstü bir güç teorisine yöneliyorsunuz. Ustaca bir kurgu. Bu yazımızı da nihayete erdirme vakti geldi çattı artık. İnanır mısınız bilmiyorum ama bu iş artık gerçekten sizle diyalog haline geldi benim için. Yorum yapan pek yok, yapanlar da zaten tebrik şeklinde oluyor. Ki ben de yorumlardan bahsetmiyorum zaten. Anlattığım şey bu yazıları yazarken, kim bunları okuyorsa o an onlarla oluyorum. Ben yalnızlığa çok küçük yaşta alıştım. O yüzden kitaplarla dostluğum sevdiğimden ileri gelmiyor; yalnızlığımı onların güçlendirmiş olmasından kaynaklanıyor. Kitaplarım varsa insanlara gerek yok. Bir kere yalnızlığa alıştınız mı artık kimse sizin canınızı sıkamaz. Kaybedecek bir şeyleriniz olabilir ama duygusal anlamda kimse size çökertemez. Her darbede daha güçlü bir şekilde ayağa kalkarsınız. Olabilecekleri önceden öngörme ve ona göre hareket tarzı geliştirme kabiliyeti kazanırsınız. En önemlisi de insanlar hakkında tutarlı ve kesine yakın sonuçlar çıkarabilme yeteneğini kazanmış olmanızdır. Böylelikle kimin sizin canını yakacağını çok önceden görebilirsiniz. Ben bu yeteneği çok küçük yaşta kazandım. Ve hayat boyu beni koruyacağına inanıyorum. Öldürmeyen şey size güçlendirir. Jules Verne, kısa bir zaman dilimi dahilinde olsa da beni mutlu etmeyi sağladı. Öldüğümde bir gün cennetin bahçelerinde ya da cehennemin dehlizlerinde karşılaşırsak muhakkak bir teşekkür edeceğim. Kim bilir; Allah bilir değil mi?...
63 syf.
·1 günde
Jules Verne gerçekten yaratıcı bir yazar ve kitapları okuyucuyu sürüklüyor ve farklı dünyalara götürüyor. Bu yüzden Jules Verne kesinlikle çok iyi bir yazar fakat kitaplarında beni rahatsız eden bir konu var. Jules Verne kitaplarında çok fazla isim kullanıyor ve bu benim dikkatimi dağıtıyor. Bu sebeple Jules Verne' nün kitaplarını çok sık okumayı tercih etmiyorum.
136 syf.
Yaptığım alışverişten hediye olarak bana gelen bir kitaptı bu. Tam metin olarak tekrar okumayı kendimce not aldım. Yaklaşık 150 yıl öncesinde yazılan bir kitap nasıl bugün bile insana heyecana sürükler merak ediyorsanız bu kitabı okumalısınız. Çocukken de J.Verne kitapları okumuştuk ama unutmuşuz bizlere verdiği keyifi. Bu kitabı bir solukta okuyabilirsiniz. Yazı puntosu tam çocuklara uygun olmuş sıkılmadan okuyabilirler.
716 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Yıllar önce okuduğum hatta okuduğum ilk roman olan, Esrarlı Ada beni aşırı derecede sürüklemişti. Kitabı okuduğum sıralar, ılkokuldaydim. O kadar sürüklemişti ki beni, tenefüslerde bile dışarı çıkmayıp sıramın altından kitabı çıkarıp, merakla okuyordum. Belki şu an okusam bu etkiyi bende birakmayabilir. Emin değilim lakin o an ki verdiği haz, tahmin edilemez boyuttaydı. Bence macera ve survival seven herkesin bakması gereken bir kitaptır.
63 syf.
·Puan vermedi
☃Çocuk kitapları özel ilgi alanım olmuştur her zaman. Çünkü bir öğretmen adayı olarak çocukların neler okuduğunu bilmeyi vazife bildim kendime. Bu yolda birçok çocuk klasiklerini okudum. Verilen mesajlara özenle dikkat ederim hep.Çünkü gelecek çocuklarımızından gelecek.Okudukları kitaplar gözle görülür direk bir etki vermese de zamanla kişiliklerin de iz bırakırlar. Bu yüzden özellikle çocuklarımızın okumak istediği her kitabı onlardan önce okumalı, kitabın asıl mesajlarına çok dikkat edilmeli.
Esrarlı Ada ise oldukça bilimsel, olumlu mesajlarla dolu bir kitap. Anlatımı çok yalın olduğundan çocukların rahatça anlayacağı bir eser.
☃ Velhasıl kelam çocuklarınızla gece mesaisinde kullanabileceğiniz en güzel araç olan kitaplardan biri olabilir kendileri.
136 syf.
Yazarımız jules verne yine şaşırtmadı tek cümle ile ifade etmek gerekirse harika bir kitap diyebilirim. Özellikle kitabı okurken sürekli merak ederek okuyorsunuz bence macera ve bilim kurgu seven herkes okumalı
"Yaylar ve oklar yüzyıllar boyunca dünyayı kana bulamaya yetti. Barut daha dünün icadı ve ne yazık ki, savaşlar insan türü kadar eski!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Esrarlı Ada
Baskı tarihi:
Mart 2021
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057482259
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sıfır6 Yayınevi
Köpeğiyle birlikte bir mühendis, bir uşak, bir gazeteci, bir denizci ve arkadaşı: 18 Mart 1865 gecesi esir oldukları kamptan gizlice balonla havalanırlar. Okyanusta fırtınaya yakalanan grup, balonları yırtıldığı için okyanusa düşmekten son anda kurtulur ve kendilerini bir adada bulurlar. Adada onları bekleyen büyük gizemi çözebilecekler mi hep birlikte göreceğiz.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0