Puan

7.410 üzerinden
2.845 kişi
Puan vermedi·128 syf.··
2025 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 20:46
Kitabi begendim mi? Begendim. Peki neden begendim? Kitap 80 sayfada bana kucuk bir cocuk olmayi hatirlatti oncelikle. Cocukken nasildik dunyayi ve insanlari nasil algilardik bunlari hep unuttum. Hikaye bu kucuk cocugun gozunden anlatildigi icin cocukluga dair butun hisleri, dusunceleri biraz da olsa hatirlatti. Zaman kavrami pek yok mesela gunler geciyor ama ne kadar gecti pek bilemiyorum. Babam tarafindan yabancilara birakiliyorum ve onlarla yasamam gerekiyor ama babam geri gelip alacak mi beni? Ne kadar kalicam? Peki bu yabancilar beni isteyecek mi evlerinde? Bana nasil davranacaklar? Kucucuk bir cocuk olarak bu bilinmezliklerle bas etmeye calisiyorum. Sonra bu hayata ve yabancilara alisiyorum, artik ailem gibi oluyorlar ama bu sefer eve geri donme vaktinin geldigini ogreniyorum. Bana gercekten aile olan beni sevgiyle sarmalayan bu aileden kopacak miyim? Burdaki hayati tattiktan sonra eski hayatima nasil donebilirim? Ki oraya gittigimde de oz ailem hâlâ benim ailem mi? Ama simdi onlar bana yabanci gibi hissediyorum. Gercek bir aile olmanin nasil bir sey oldugunu ogrendikten sonra oz aileme nasil ailem diyebilirim ki? Bu kucuk kizin zihninden cikip disardan bir goz olarak baktigimda da sunlari fark ediyorum: Kucuk kizin oz ailesiyle gecirdigi sessizlik anlari endiseli ve bilinmezlikle doluyken, ailesiyle gecirdigi sessizlikler huzurlu ve buyuten anlar. Oz baba cocuga ruhu olmayan bir varlik gibi davraniyorken baba cocugun birey oldugunu farkinda olarak davranıyor. Aile dedigimiz sey yalnizca kan bagiyla bagli oldugumuz insanlardan ibaret degilmis. İnsan bazen en cok bildigi yerde yabanci, hic bilmedigi bir yerde ise evinde hissedebiliyormus. Son sayfaya geldigimde ise aklima su soru geldi, bazen geri donmek zorunda oldugumuz bir yer hâlâ ait oldugumuz yer
FosterClaire Keegan · Grove Press · 20228,2bin okunma
Kız çocukları için altın satırlar.
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 42. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2024 14:02
Bu kadar kısa olup bu kadar edebi bir dile sahip çok az kitap vardır Emanet Çocuk eseri onlardan biri. Spoiler vermeden iki kelime yazmayı başaramam sanırım. Çocuklarını küçük yaşta kaybetmiş bir aileye emanet bırakılan isimsiz bir kız çocuğunu ele alıyor kitap ve bu kız çocuğunun etrafında şekilleniyor her şey. Kız çocuğunun isimsiz olması yazarın da bir kadın olması nedeniyle bütün kız çocuklarına yazdığını düşünüyorum. Öyle ki Cengiz Aytmatov Beyaz Gemi eserinin baş kahramanı küçük çocuğun ismini bu yüzden yazmadığını ve bütün küçük çocuklara, aslında bütün çocukları o karakter yaptığını söylemişti. Yazar Cengiz Aytmatov'dan etkilenmiş midir bilmiyorum. Bu iki eserden benim etkilendiğim açık. Zorunluluk nedeni ile başka bir aileye verilme olayı Sefiller (2 Cilt Takım) eserinde fantine karakterinin kızı cosette yine böyle bir zorunlulukla başka bir aileye emanet olarak verilmiştir. Bu eserdekilerin tam tersine kızın kendi ailesi daha doğrusu babası duygu olarak kızını çoktan terk etmiş ve çocuğunu küçük yaşta bir kaza eseri kaybetmiş bir aile onun ailesi yerini tutar. Tutabilir mi diye sormayın tutar. Herkesin ailesi sizin kadar iyi olmayabilir. Tanımadığı insanlar ona aile olabilir. Hiçbir şey söylememe fırsatını kaçırmamak gerektiğini bu kitapla öğrendim ben de. İnsanlara güvenmemem gerektiğini ama yine de güvenip aynı hayal kırıklığı ile karşılaşmak sanırım hepimizin başına gelmiştir. Aynı şeyleri tekrar tekrar deneyen ve farklı sonuç almak isteyen aptallar sürüsü olduğumuz doğrudur. Okuyun diyeceğim ama yapmak zorunda olmadığınız bir şey olarak hatırlayın bunu daima. Bu kitabın insanı daha iyi bir insan yaptığı kesin. Terk edilmişliğin tadı var bu kitapta. Bu eseri okuduktan sonra yazarın diğer eserlerine şans vermeyi düşünüyorum keyifli okumalar.
Edebiyat
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
“Korkuyorum demek istiyorum, ama demeye korkuyorum” İrlanda kırsalında bakım desteği için başka bir aileye bırakılan küçük bir kız çocuğunun iç dünyasını anlatan kısacık bir kitap. Aidiyetin sıcağına sırtımızı en fazla yasladığımız zaman, çocukluk..Çocukken aileden uzak kalma, kaybolma, yalnız kalma korkuları ne kadar baskındır. Başka insanların yanında kendini konumlandırabilmek de bir o kadar zor. Elini nereye koyacağını bilememek mesela, çoğu zaman kendini nereye koyacağının ifadesi değil midir? Dokunsalar ağlayacak olmak, küçücük bir sözün boğazda düğümlenmesi bastırılmış, sıkışmış olmanın ifadesi değil midir? Küçük, ama ağır meseleler bu kitabın konusu. Mesele acıklı. Ama yazar bunu bir çocuğun gözünden bakarak aktarmayı başarmış. Bir çocuk nasıl meseleleri karmaşıklaştırmadan, en sade ayrıntılarıyla görürse, o da öyle görmüş, öyle yazmış. Ben burdan ne yürürüm, yazsam roman olur dememiş. Tutmuş kendini. Bir çocuğun gözlerinden görülen basit ama önemli ayrıntılarla yetinmeyi bilmiş. Bu sayede çocukların gözünden, çocukların ağzından yazıldığı ilan edilip, koca koca laflarla, koca koca meselelerle boğulan kitaplardan biri olmamış bu. Bu tarz meseleleri ele alırken insanın yüreğini kanırtmadan anlatabilen, acıklı meseleleri yalın bir anlatımla sadece dokunaklı bir çizgide tutmayı başaran yazarlara bayılıyorum. İşbu yazar kısacık ama etkileyici bir kitap çıkarmış ortaya. Jaguar kitaptan okuyup sevmediğim bir kitap hala çıkmadı. “Mutlu azınlığa” bir defa daha dahil olmanın sevinciyle.. Çok çok güzel bir Behlül Dündar çevirisi..
Edebiyat
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
8/10
·80 syf.·
2024 36. kitabı
İrlandalı yazar Claire Keegan'ın okuduğum ilk kitabı oldu Emanet Çocuk. Emanet çocuk, ismini bilmediğimiz bir kız çocuğunun ailesi tarafından, geçici bir süreliğine bir başka ailenin çiftliğine gönderilmesini konu alan, kendisi mini ama etkisi büyük bir kitap. Birilerinin canı, yavrusu, değerli küçük kızı değil emaneten bırakılıverilen, sonra geri alınan bir çocuk işte. Değersiz; isimsiz ve önemsiz. Aile yoksul; bir bebek daha gelecek eve, bu zor ve yorucu süreçte, evden bir çocuğun en azından bir süreliğine gitmesi ailenin yükünü hafifletecek. Peki gönderilen çocuk ne hissedecek? Ev ve yuva gibi aynı manada kullanılan ama tınısı bile farklı olan bu iki sözcüğün, duygu dünyamızdaki karşılığını müthiş anlatmış yazar. Hem de bir çocuğun gözünden, sanki oymuşçasına. Çok, çok sevdim. "Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı."
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Claire Keegan / Emanet Çocuk Kısa, sade, akıcı ve finaliyle insanın içine dokunan bir hikâye. 1980’lerde İrlanda kırsalında geçen bu hikâyede, kalabalık ve yoksul bir ailenin küçük kızının, annesinin memleketinde yaşayan Kinsella ailesine bir süreliğine emanet edilişini okuyoruz. Sanki bir teyze evine gönderilmiş gibi ama aslında bambaşka bir dünyaya adım atıyor. Geldiği yerde sevgi ne demek, değer görmek ne demek, bir şeyleri paylaşmak ne demek hepsini ilk kez hissediyor. En sıradan şeyler bile sevgiyle yapıldığında bambaşka bir anlam kazanıyor. Kitabın en vurucu ve en etkileyici yeri sonuydu. Vedanın o sessiz ama yoğun ağırlığı. Kitap boyunca biriken her şey o kısa finalde insanın içine bir anda çöküyor. Bu hikâyede dikkatimi çeken bir diğer şey de kızın isminin hiç geçmemesiydi. Normalde bu tarz anlatımları sevmem ama burada o eksiklik bile anlamlıydı. Sanki herkes olabilecek bir çocuğun hikâyesini okuyormuş gibi. Kısa ama etkisi uzun süren, okuyan herkesin finalinde bir şeyler hissedeceğini düşündüğüm bir kitaptı. Bu naif hikaye 2022 yılında The Quiet Girl (Sessiz Kız) adıyla sinemaya da uyarlanmış. Hatta Oscar adaylığı bile olan bu film, kitaptaki o saf ve duygusal atmosferi ekrana muazzam bir görsellikle taşıyor. Okuduktan sonra izlemenizi de kesinlikle öneririm. Keyifli okumalar…
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma