·
Okunma
·
Beğeni
·
189
Gösterim
Adı:
Frenk Mukallitliği ve Şapka
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Mücahid Korkmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yipar Yayınları
Frenk Mukallitliği ve Şapka (Batı Taklitçiliği ve Şapka), İskilipli Mehmed Âtıf Hoca tarafından kaleme alınmış, 1 Kasım 1925’te yürürlüğe giren Şapka Kanunu'ndan bir buçuk yıl önce yayımlanmıştır.

Mehmed Âtıf Hoca, 32 sayfalık bu kitabında Avrupa’nın ilim ve fennini almanın câiz, hattâ lüzumlu bulunmasına rağmen Türkiye’de yapılanın daha çok bilinçsiz bir Batı taklitçiliği olduğunu, kılık kıyafette onlara benzemenin aslında ruhtaki bir bozuluşa alâmet veya onun bedene aksetmesine sebebiyet vereceğini iddia etmekte, uluslararası geçerliliğe sahip Batı usulü giysiler giymenin görünüm dolayısıyla İslâm düşüncesine zıt düştüğünü, Muhammed’in Sünen-i Ebu Davud gibi kitaplarda geçen “Bir kavme benzemeye çalışan onlardandır” hadisini kaynak göstererek izah etmeye çalışıyor ve şu hükmü veriyordu:

“Bir Müslüman, şiar ve alâmet-i küfür addolunan bir şeyi zaruretsiz giymek ve takınmak sûretiyle Gayr-i Müslimleri taklîd etmesi ve kendini onlara benzetmesi şer’an memnû ve yasaktır.
Bu fetvâsıyla İskilipli Âtıf Hoca o zaman yalnız değildi. Said Nursî'nin de buna benzer görüşleri vardı.

Dönemin uygulamaları gereği kitaplar yayımlanmadan önce Maarif Vekâleti'nden izin alınmasını gerekli kılmaktaydı. Kitabı Maarif Vekâleti'ne gönderdi, izin hatta takdir aldı.

Kitap, İskilipli Mehmed Âtıf Hoca'nın duruşma kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Şapka Kanunu yürürlüğe girdikten sonra buna karşı hareket edenlerden bâzıları için dînî kaynak olmuş, ancak hoca bu kanun çıktıktan sonra kitabı dağıtmadığını beyân etmiştir. Toplam 5.000 nüsha olarak basılmış, hepsi de bir yıl içinde satılmıştı. Satıcılar da kanun çıktıktan sonra ellerindeki nüshaları imhâ etmişlerdi.

Milli Gazete 2 Nisan 2010 tarihinde aynı adlı eseri okuyucularına ücretsiz olarak ulaştırmıştır.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Selamün Aleyküm Canlar.
Öncelikle İskilipli Atıf hoca kimdir biraz ondan bahsetmek isterim.
1876 tarihinde İskilip'in tophane köyünde doğdu.
Tüm hayatı boyunca İslama canı gönülden hizmetler etti.
Öyle ki yabancı ülkelerden ilminden istifade edilmek üzere davetler almıştır.
1924 yılında “Frenk Mukallitliği ve Şapka” isimli kitabı yazmıştır.

1925 yılı sonrasında çıkan "şapka giyilmesi" hakkında çıkan kanuna muhalefetten tutuklandı.
İstiklâl mahkemesinde yargılandı ve suçsuz bulundu.
Serbest bırakılması beklenirken 1926 Ankara'ya İstiklal Mahkemesince yargılanmak üzere tekrar gönderildi.
İstiklal Mahkemesi; Erzurum, Rize, Giresun ve Sivas’ta meydana gelen şapkaya karşı hareketlerde Atıf Hoca’nın rolü olduğuna inanarak ithamlarına başlamıştı. Uzun süren soruşturmalar sonucu, savcı şüphe ve zan dolu bir iddianame okumuş ve “Falanca bunu şurada görmüş, falan şunu şöyle demiş” gibi gülünç ifadelerle okunan bu iddianame sonucunda, diğer arkadaşları çeşitli cezalara çarptırılan Atıf Hoca’nın da on yıl ile onbeş yıl arası bir süre kürek cezasına çarptırılması istenmişti. Daha sonra mahkeme reisi, müdafaaların ertesi gün dinlenmesini kararlaştırarak duruşmayı ertesi güne ertelemişti.
1926 yılının Şubat ayının üçüncü çarşamba günü müdafaaların dinlenmesinden sonra mahkeme Atıf Hoca’nın idamına karar vermiş ve Hüküm perşembe günü sabaha karşı infaz edilmiştir.

Tarih bu hunharca olayı da yazmıştır Canlar.
Çıkarılan kanundan bir yıl önce yazılan bir kitap bahane edilerek büyük bir İslam alimi haksız yere katledilmiştir!

Allah Atıf hocaya rahmet eylesin.
Makamını âli eylesin.
Ona kıyanların da Allahın laneti üzerlerine olsun.

"KELEBEKLER SONSUZA UÇAR" Filmi onun hayatını anlatıyor isteyenler izleyebilir.
Ya da "Tahir’ül Mevlevî, İstiklâI Mahkemeleri, Nehir Yayınları, İst., 1991”
Bu kaynaktan bilgi edinebilirler.

Kitaba gelirsek.
Müslüman'ın taklikten sakınması gerektiğini, özellikle İslama aykırı yaşam tarzlarına özenmemek gerektiğini, Batı taklitçiliğini ve bunun zararlarını ayet ve hadisler ışığında ele alıyor.
Diğer dinlerin simgesi sayılabilecek kıyafetleri giymenin neden haram olduğunu dahası insanı dinden bile çıkarabileceğini ayrıntılı olarak anlatıyor.

Beni kitaptan çok bu kitap bahane edilerek Atıf hoca efendinin yok yere idam edilmiş olması etkiledi!
Ve o tarihe gittim İstiklal Mahkemelerinin binlerce cinayetini hatırlattı bana :(
Birçoğumuz o olaylardan haberdar bile değiliz.
Kurgulanmış tarihi bilgilerden öteye gitmiyor bilgilerimiz.
Gerçekleri değil de gerçekmiş gibi lanse edilen şeyleri öğrendik hep.
Ne söylesem kelimelerim kifayetsiz Canlar.
Selametle.
64 syf.
·2 günde
İskilipli Atıf Hoca'nın asılmasına giden süreci başlatan kitap,şapka inkılabından önce yazılmış lakin inkılaba aykırılıktan idamına karar verilmiş,tarihin tozlu raflarından asla inmeyecek bir olayın baş aktörü.
64 syf.
·Beğendi·10/10
Eski okuduğum kitapları hiç eklemedim buraya ama bu kitap ayrıcalıklı benim için, kitap insanda değişmeyecek farkindalikların oluşmasını sağlıyor. Kitabı okurken bazı zor soruların cevaplarına ışık tutuyor, o zamanda neler yaşandı neden yaşandı gibi, batı bizim nelerimize özeniyordu ve biz batılılardan neleri ülkemize getirdik. Okumanızı tavsiye ederim
Vatan evladının kalbini yabancı ruh, yabancı terbiye, yabancı itikad ile aşılıyorlar. Aşılıyorlar da üzerlerinde toplanmış olan İslamlık ve Türklük ruhunu söküp atmaya uğraşıyorlar. Bu suretle milli mevcudiyetimizin istinatgahı olan temeller yıkılıp duruyor.
... ebedi saadet ve hakiki kemalâtı kazanmak için müslümanlar Batı medeniyetine değil, Batılılar İslâm medeniyetine muhtaçtırlar.
Kendisinde, o zamanlarda çok fazla ihmal edilmiş olan ibtidai dahil medreselerinin umum müdürlüğü verilmiş ve getirildiği bu mevkide insanüstü gayretlerle çalışarak kurumun işleyişini yoluna koymuş ve takdir toplamıştır.

Bu sıralarda bir Amerikan heyeti, medreseleri ziyareti sırasında Atıf Hoca ile karşılaşmış, İslâmiyet ile ilgili olarak sorular sormuş ve görüşme tamamlandığında hayranlıklarını gizlemiyerek, Hoca’nın ilminden faydalanmak üzere kendisini Amerika’ya davet etmişlerdir.
... batı medeniyeti gerçekte eksik ve hakiki tekamülü ihlal edici olduğundan İslâmın mukaddes usul ve kaidelerini ve peygamberlerin yolunu tamamen kabul etmedikçe işin esasında ve sağduyu sahipleri nazarında gerçek medeniyet sayılamaz.
... küfrün alamet ve işaretine gayr-i müslim milletleri taklid ve onlara benzemenin şer’an haram olduğu anlaşılmıştır.
İslâmda, küfür alâmeti sayılan şeyleri helal kılan veya haram olduğunu alaya alanların küfrü şüphesizdir. Küfür alametlerine benzemeyi helal kılmak da bu kabildendir.

Zira “Bizden başkasına benzeyen bizden değildir” Hadis-i şerifi ile küfür adetlerinde, kâfirlere benzemenin yasaklandığı, Peygamberimizin yaşadığı dönemden, günümüze kadar tevatüren naklolunagelmekte olup, Ummet-i Muhammedden her asırda bulunan muctehidler bunun haram olduğuna icma ve ittifak etmişlerdir.

Binaenaleyh kâfirlere âdet!erinde benzemenin haramlığı şer’i delillerden icma-ı ümmetle sabittir. Onun için helâl kılmak ve hafife almak küfürdür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Frenk Mukallitliği ve Şapka
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Mücahid Korkmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yipar Yayınları
Frenk Mukallitliği ve Şapka (Batı Taklitçiliği ve Şapka), İskilipli Mehmed Âtıf Hoca tarafından kaleme alınmış, 1 Kasım 1925’te yürürlüğe giren Şapka Kanunu'ndan bir buçuk yıl önce yayımlanmıştır.

Mehmed Âtıf Hoca, 32 sayfalık bu kitabında Avrupa’nın ilim ve fennini almanın câiz, hattâ lüzumlu bulunmasına rağmen Türkiye’de yapılanın daha çok bilinçsiz bir Batı taklitçiliği olduğunu, kılık kıyafette onlara benzemenin aslında ruhtaki bir bozuluşa alâmet veya onun bedene aksetmesine sebebiyet vereceğini iddia etmekte, uluslararası geçerliliğe sahip Batı usulü giysiler giymenin görünüm dolayısıyla İslâm düşüncesine zıt düştüğünü, Muhammed’in Sünen-i Ebu Davud gibi kitaplarda geçen “Bir kavme benzemeye çalışan onlardandır” hadisini kaynak göstererek izah etmeye çalışıyor ve şu hükmü veriyordu:

“Bir Müslüman, şiar ve alâmet-i küfür addolunan bir şeyi zaruretsiz giymek ve takınmak sûretiyle Gayr-i Müslimleri taklîd etmesi ve kendini onlara benzetmesi şer’an memnû ve yasaktır.
Bu fetvâsıyla İskilipli Âtıf Hoca o zaman yalnız değildi. Said Nursî'nin de buna benzer görüşleri vardı.

Dönemin uygulamaları gereği kitaplar yayımlanmadan önce Maarif Vekâleti'nden izin alınmasını gerekli kılmaktaydı. Kitabı Maarif Vekâleti'ne gönderdi, izin hatta takdir aldı.

Kitap, İskilipli Mehmed Âtıf Hoca'nın duruşma kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Şapka Kanunu yürürlüğe girdikten sonra buna karşı hareket edenlerden bâzıları için dînî kaynak olmuş, ancak hoca bu kanun çıktıktan sonra kitabı dağıtmadığını beyân etmiştir. Toplam 5.000 nüsha olarak basılmış, hepsi de bir yıl içinde satılmıştı. Satıcılar da kanun çıktıktan sonra ellerindeki nüshaları imhâ etmişlerdi.

Milli Gazete 2 Nisan 2010 tarihinde aynı adlı eseri okuyucularına ücretsiz olarak ulaştırmıştır.

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Sanat Eseri
  • Aydın Altınel
  • Selim Üstüner
  • Sena Erbay
  • Semrâ Sultân
  • Rumeysa Sarıca
  • Özgür UZUN
  • Aşk-ı Bendî
  • rukiye eglence
  • خاموش بشنو

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (5)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0