Drizzt Efsanesi'nin 3. kitabı olan Göç'te Kara Elf'imiz Drizzt'i; Karanlıkaltı'ndan ayrılmış ve yüzeye çıkmış olarak buluyoruz. Drizzt bir türlü kendini ait hissetmediği Menzoberrazzan'dan ayrılmış ve bir bakıma kendisine yeni ve kendisini ait hissedebileceği bir yuva aramaktadır. Fakat kendisi de bildiği üzere, bu hiç de kolay olmayacaktır. Drizzt ne kadar barışçıl ve iyi niyetli olursa olsun, ırkının kötü şöhretinden dolayı nereye giderse gitsin ve kiminle karşılaşırsa karşılaşsın hep korkulacak biri olarak görülmektedir...
Drizzt yüzeye çıktığı ve yüzeyi incelemeye başladığı andan itibaren, bir insan kasabasını ve orada yaşayan insanları gözlemleyip, incelemeye başlamıştır. Bir gün bir çiftçi ailesinin - Thistledown-ların oğlu tarafından görülür ve tüm kasabanın bundan haberi olur. Drizzt her ne kadar iyi niyetiyle bu insanlarla tanışıp, onların arasında kendine bir yer bulmak istese de işler hiç onun düşündüğü gibi gitmeyecektir. Bu arada Drizzt'in yüzeye çıktığını öğrenen sadece İnsanlar değildir, kasabanın çok da uzak olmayan bir bölgesinde yaşayan Ork'larında Drizzt'ten haberleri olur ve onu kendilerine bir tehdit olarak gördükleri için onu yok etmek istemektedirler.
İşte hikâyemiz tam da burada başlıyor. Bir gün Ulgulu olarak bilinen yaratığın köleleri ve casusları olan Goblinler tarafından fark edilen Drizzt, Ulgulu tarafından öldürülmek istenir. Ulgulu, bir şeyleri yiyerek- insan, ork, gnol, cin- evrimleşip, güçlenen bir yaratıktır. Bir gün bu köye giden Ulgulu, Thistledown'ları adeta katleder ve bu olayla hikâyemiz tam olarak başlamış olur.
Bu katliamın sorumlusu tabii ki Drizzt olarak görülür, Drizzt her ne kadar kendini anlatmaya çalışsa da ona inanmazlar ve Drizzt oradan ayrılmak zorunda kalır.
Bu durum Drizzt'in umutlarını iyice azaltmıştır, büyük