Bu kitabı 4-5 yıl önce lise 2'de iken okumuştum. Gülüm romanı benim hayatımın ve şu an ki aldığım kararların dahi belirleyicisi oldu diyebilirim. Kısacası bir dönüm noktası.
Çanakkale’nin o güzel tarihi dokusu ve müthiş bir hikaye. Hikayeyi okudukça gerçekliğine dair acaba şüphelerine düşseniz de bu eşsiz savaş bizlere o kadar güzel bir o kadar da acıklı hikayeler verdi ki. Bir solukta okunan bir kitap. Yazarın kitap arasında ikinci bir karakter olarak kullandığı kadının bir sonraki sayfaya geçme heyecanını dile getirdiği gibi siz de o heyecanı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitabın anlatılışında sanki o toprakları geziyor gibi hissediyorsunuz. Conbayırı Anıtını okurken o çamların kokusu, rüzgarın uğultusu sanki etrafımı sarmıştı yeniden. Eğer Çanakkale’ye bir kez olsun gitmişseniz veya bir Çanakkeleliyseniz kesinlikle okumalısınız.
"Gülüm"
Bu hitabı çok severim.
.
.
Ağlamayacağım galiba derken hıçkırıklara boğulmak...
Mübadele her iki taraf icin de yıkıcı oluyor.
Ask din,dil tanımazmış.
Anzak hemşire Helen ile Türk Subayı Suat'ın kabul edilemeyen aşkı...
******
.
Okunması gereken bir kitap.
Sevip de farklı kavuşanlar için güzel bir hikaye
Yine eski okumalardan birisini çıkardı karşıma 1000kitap. Demet Altınyeleklioğlu kitaplarının hepsini severek okudum. Sayfa sayısının fazlalığı başta gözünü korkutuyor okuyucunun ama hikâyeler alıp götürüyor insanı nasıl bitmiş anlamıyorsun. Ilk okuduklarım Osmanlı tarihinden kadın hikâyeleriydi. Bu kitap Çanakkale savaşında cephede geçiyor. Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan da Selanik ile nüfus mübadelesi, en çok onu ve Cariyenin Kızı Mihrimah kitaplarını sevmiştim.
Gülüm bir Çanakkale Romanıdır
Başından sonuna kadar elimden bırakamadım
İki düşman biri Anzak biri Türk, “aşkın” dil, din, ırk ve düşmanlık ayrımı yapmadığını okuyacaksınız
Hep inandığım şeydir; sevginin dini, dili, ırkı olmaz. Kitabı bu yüzden çok sevdim. Bir savaş ortamında bile sevginin, insanlığın aslında hep kalbimizde olduğunu ve en ufacık şeyde ortaya çıkabileceğini anlatıyor. Anzak hemşire Helen ve Türk Teğmen Suat’ın aşk hikayesi. Helen’in anı defterinden öğreniyoruz yaşananları. Okurken Helen ile beraber heyecanlandım, Helen ile beraber üzüldüm. Bir yandan da keşke Suat’ın hislerini de okuyabilseydim dedim ve olaylara onun bakış açısını çok merak ettim.
Kitaplar sadece hikaye anlatmaz bize, ders de verir aynı zamanda. İçimizdeki sevgiyi paylaşmayı öğrenmemiz gerek. İnsanı, doğayı, hayvanları sevmeliyiz, düşmanlık ve savaş için hayat çok kısa. Belki kitap sizlere de bu bakış açısını katabilir. Akıcı hikayesi ve kolay okunabilir bir dili olduğu için kitabı herkesin okuyabileceğini düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.
Gülüm
Kendimi Alinga'nın yerinde hissettim. Günlüğün her sayfası için yaptığı yorumlar, Anzak meleği Helen' in duygularını yaşaması ve uykusuz kalmayı göze alıp günlerini günlüğe ayırması. Bende böyleydim bir nefeste savaşın ortasında soluksuz okudum her bir satırı. Bitirdim bir kaç defada geri dönüp gözden geçirdim. Şuan hala Suat ve Helenle savaşın ortasında kalmış gibiyim. Çok güzeldi dillendirecek kelime bulamıyorum.
Bitti...
Beni bu kadar derinden etkileyeceğini bilmeden kor ateşin önünde çekmiştim bu fotoğrafı..
Anzak hemşiresi Helen ve onun düşman aşkı Türk Teğmen Suat'ın Çanakkale Savaşı'nın tam ortasında kalan aşkı..
Onların aşkını bulduğu anı defterinden öğrenip Çanakkale'ye giden muhabir Alinga.
Çanakkale'den geldi bu kitap bana, bugüne kadar neden beklettim diye de kızmadım kendime çünkü göndereni tanımıyordum o zaman. Şimdi daha bir hissederek okudum gerçek aşk denen sihri.
Yazarın kalemine hayran kaldım mutlaka diğer kitaplarını da okuyacağım..
Özellikle son sayfalarını ağlayarak okuduğum muhteşem bir roman. Demet Altinyeleklioglu tarihi romanların ilk 5 yazarı arasındadır benim nazarımda. Bir çanakkale şehit torunu olarak içim sızlayarak yüreğim yanarak okudum. Dünyanın en büyük savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşı ortasında filizlenen imkânsiz bir aşkın hikayesine tanıklık edeceksiniz. Soluksuz okuduğum bu güzel kitabı özellikle tarihi roman severlere tavsiye ederim.
"Tanrı birinin kalbine bizden olmayan birini sevmesini ilham ettiyse onun hükmünü kim günah diye yargılayabilir"
Çanakkalede başlayıp okyanusları aşan bir aşkın hikayesi..
Toprak cansız bedenler, yaralılar, sahipsiz kalmış silahlarla örtülü, Türk kanıyla Anzak kanı birbirine karıştığı bir atmosferde, sadece dini, dili, ırkı değil savaşta tarafları ayrı olan düşmana aşık olmaktan korkmayacak kadar birbirini seven dağ yürekli Helen ve Suatın hikayesi... Yazar her ne kadar yaşanan aşkı kurgulamış olsa da araya tarihi bilgiler de serpiştirip okuyucuya sunmuş ...
Savaşın zorluklarının yanında yaşanan içinizi ısıtacak bir hikaye, tavsiye edilirİ
13 Şubat 1955 doğumlu Türk yazar ve TRT prodüktörü. Daha çok tarihi kurgu türünde eser vermiştir; TRT televizyonlarında yüzlerce programın yapımcılığını üstlenmiştir. Altınyeleklioğlu, kendisi de bir yazar olan Ceyhan Altınyeleklioğlu ile evlidir.
Hayatı
13 Şubat 1955 yılında Ankara' da doğmuştur. TED Ankara Koleji'nin 1971 mezunlarındandır. 1975 yılında Ankara Üniversitesi / Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi'nde Eğitim İletişimleri konusunda yüksek lisans yaptı. 1980 yılından itibaren TRT Televizyonu'da çalışmaya başladı. Bu tarihten itibaren sayısız programın yapımcılığını üstlendi. Çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı. Yazarlığı ve prodüktörlüğünün yanı sıra çevirmenlik de yapmakta olan Altınyeleklioğlu'nun çevirileri arasında Philippa Gregory gibi tanınmış yazarların eserleri bulunmaktadır.
İlk romanı Moskof Cariye Hürrem 2009 yılında yayınlandı. Bu romanıyla büyük bir okur kitlesi edindi. Popüler edebiyatta ve TV dizilerinde Osmanlı Sultanları akımının başlamasını tetikleyen Moskof Cariye Hürrem, aylarca çoksatanlar listesinde yer aldı. Ardından Alkışlarla Lamia (2010), Cariyenin Kızı Mihrimah (2010), Cariyenin Gelini Nurbanu (2011), Altın Cariye Safiye (2011), Pargalı ve Hatice (2011), Kara Kraliçe Kösem (2012) romanları geldi. Bu romanlar da büyük ilgi gördü ve uzun süre çoksatanlar listesinde kaldı. Moskof Cariye Hürrem Bulgaristan’da yayınlandı. Yunanca, Rusça ve Arapça çeviri çalışmaları devam ediyor.
Alkışlarla Lamia adlı eserinde ilk romanından farklı olarak 20. yy. kadın yaşantısını işlemiştir. Türk sinemasının ilk kadın yıldızı olan Cahide Sonku'nun hayatını kendi kurgusuymuş gibi gösterdiği yönünde eleştiriler almıştır. Ancak konu kısa sürede gündem dışı kalmıştır.
Evli ve bir çocuk annesi olan Demet Altınyeleklioğlu İstanbul ve Miami’de yaşamaktadır.