Adı:
Güneş Ülkesi
Baskı tarihi:
23 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050200324
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Güneş Ülkesi
Güneş Ülkesi
Güneş Ülkesi
Güneş Ülkesi
Yapıtları en az on cilt tutan Campanella’nın uzun süren yaşamı tam bir özgürlük mücadelesidir. İtalyanca olarak kaleme aldığı Güneş Ülkesi, yaşamını adadığı “özgürlük” düşüncesinin ve otoriteye karşı boyun eğmezliğinin simgesi gibidir. Bu büyük yapıt, ona ilk kez yaklaşanlar için ilerlemekte tereddüt edilecek büyük ve gür bir orman ya da bir labirent havası verir. Aynı zamanda 30 yıllık hapislik hayatının yarattığı öfkeyle birlikte Campanella’nın ateşli ruhundan yayılan bir çığlık; insanları cehalet uykusundan uyandıran ve kederli dünyalarından çıkmaya çağıran bir çan sesi gibidir.

Güneş Ülkesi, adaletsizliğin bilincinde olan, toprağından sürülmüş, zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamakta güçlük çekmiş ve bunun acısını taşımış bir insanın, adil ve dayanışmacı, baskı ve sefaletten arınmış bir toplum düşünün somutlaştırıldığı bir ideal kent tasarımıdır. Mutlu bir cumhuriyetin betimlemesi olan bu küçük kitap, 17. yüzyılda Fransa’da ve Almanya’da konuşulup tartışılmış; 19. yüzyılda pozitivistler ve sosyalistler arasında yayılmıştır. Avrupa tarihine ve kültürüne karşı aldığı mesafe ve ele aldığı ekonomik kolektivizmin yanı sıra üslubu ve doğallığıyla da dikkat çekmiştir.
Güneş Ülkesi bir ada devletidir. Yönetiminde "Sol" denilen en büyük rahip vardır. Sol bizim dilimizde güneş olarak geçer. Ondan sonra gelen yardımcıları; Pon, Sin ve Mor'dur. Bunlar; Güç/Kudret, Bilgelik ve Sevgi anlamlarına gelmektedir. Bu devlette her şey eşitttir ve kadınla erkeğe aynı derecede haklar verilir. Bu ülke iç-içe girmiş yedi farklı duvarla çevrilmiştir. Savunma sistemi çok iyi olduğundan kimse ele geçiremiyor. Ülkeyi çeviren duvarların üstüne her türden bilgi resmedilmiş ve çocuklar dört farklı yaşlı hoca eşliğinde eğitilir. Çocuklara tüm bilgileri öğrettikten sonra en iyi oldukları alanlara yönlendirilir. Kadınla erkek aynı giysileri giyer sadece kadının eteği diz altı ve erkeğinki de diz üstündedir. Ve savaşmaya uygundur bu giysiler. Ülkelerinin ortasında onları temsil eden büyük bir kilise bulunur. Ayrıca özel mülkiyet kesinlikle yoktur, çünkü özel mülkiyet bencilliğin ilk adımıdır.

Campanella, orta cağda kilisenin baskın olduğu bir zamanda yazmıştır bu kitabı. Kiliseden çekindiği için ya da kendi inanışı olduğu için kiliseyi ve metafiziği ön plâna alır devletinde. "Utopie, utopia" yunanca bir kelime olup anlamı hiçbir yerde olmayan yurt anlamına gelen bir sözcüktür. O zamanın baskıcı şartlarını düşündüğümuz zaman insanların buna benzer arzularını kitaplarla dile getirdiğini anlayabiliriz ama o da çoğu zaman kilisenin kurallarının dışına çıkamamıştır. Campanella, Platon'dan farklı olarak papazların egemen olduğu bir devleti düşünür. Bundan şu sonuç çıkarılabilir kendisinden bin yıldan çok daha önce Devlet'i yazan Platon'un yöneticilerini bilen/bilge kişilerden seçerken, baskı ve kilisenin dayatması altında olan Campanella'nın bunu artık yaşam tarzı haline getirmesi, ona dayatılanın istenci olduğu yanılsamasının zihinlere yerleştirilmelerinden rahatsızlık duymaması ve yadırgamamasıdir. Hükümdar adlı eseri savunması da buna bağlanabilir. Filozoflar önceden dünyanın belki düzelir umuduyla ütopyalar tasvir ederlerdi. Artık sadece distopyalar yazılıyor çünkü kimse artık dünyanın düzeleceğinden umutlu değil.
Güneş Ülkesi, Thomas More ve George Orwell'dan sonra okunması gereken bir başka ütopya kitabıdır. Kısadır, özdür, derindir ve sorgu ister, okuyucuya kendi dünyasını sunar Campanella, sonra da sen başlarsın düşünmeye... Hoş kalın...
Spoiler içerir
Thomas more sonra Francis bacon ülkesine gidip seyehat edip dönünce yolumun üstünde Campanellanın güneş ülkesini ziyaret ettim. Burda da dini lider Metafizikus gördüm .(Zaten Campanella hıristiyanlığa bağlıdır ve Campanella’ya göre bilginin temeli duyumdur. Doğa, Tanrı’nın bir görünümüdür ve inanç da bir bilgi biçimidir. Düşüncesine sahiptir. Bilgi konusunda sokratese de bağlılığı var.) Halkla sohbet ettim, toplumu tanıdım politik birlik olduklarını hepsinin birbirini tamamladığını gördüm. Üstünlük vasfı yok.Güneş Ülkesinde tek ayrım bilgi bakımındandır. Devleti en bilgili kişi yönetir.kimsenin hiçbir şeyi yoktur. Çünkü sahiplik duygusunun bencilliği körükleyeceğine inanıyorlar. Neyse siz gidin tanışın gezin o ülkeyi . büyük duvarlara her birinde farklı alanlarda bilgilerle dolu yazılar var. Turistik bi yer :)
Ütopik bir eser olarak okunması gerekenlerden biri... Acı ama gerçek bir şey varsa eğer o da: "Hayaller Thomas More'un Ütopya'sı, Campanella'nın Güneş Ülkesi; hayatlar George Orwell'ın Hayvan Çiftliği..."
İncelemeyi Öteki Yayınevi, Birinci Baskı: 2017, Özlem Pekcan(Çev) üzerine yapıyorum.
Eserin İtalyanca özgün adı "Citta del Sole", ve ilk defa Latince olarak "Civitas Solis" 1623'te Farankurt da basılıyor. Özgün metin ise ancak 1904'de basılıyor. Öteki'nin çeviride kaynak aldığı eser ise 1602'de Campanella'nın kaleme aldığı ilk metindir.
Eser, Ospitalario Tarikatı Rahibi ile Cenevizli Kaptan arasındaki diyaloglardan oluşur. Rahibin soruları doğrultusunda Cenevizli Kaptan, bir zamanlar topraklarında yaşamış olduğu Güneş Ülkesi'ni anlatır. Kentin coğrafyasını, fiziksel yapısını, eğitim, savaş, inanç ve astroloji anlayışını, toplumsal yaşamını aktarır meraklı rahibe. Güneş ülkesindekiler, aitlik-sahiplik duygusundan yoksundurlar, kendi evleri, kendi çocukları yoktur. Yöneticileri(buna "Güneş" derler.) tüm bilim ve sanat dallarını, varlığa ait olan bilgiyi en iyi şekilde bilmek durumundadır. Neslin sağlıklı olarak devam edebilmesi için hangi kadının ve erkeğin kiminle ilişkide bulunacağı yönetim tarafında belirlenir. Kadın ve erkek arasında tutkudan ziyade arkadaşlık daha öndedir. Ölümden korkmazlar çünkü ruh onlar için ölümsüzdür. Bilim ve felsefeyle uğraşırlar ve dünyadaki diğer halkların eninde sonunda kendileri gibi olacağını söylerler. Güneş ülkesindekiler, neye ihtiyaç duyuyorsa ona sahiptirler.
Pekcan, Tommaso Campanella adlı giriş metnini bitirirken şöyle diyor; "Elinizdeki kitap, gördüğü baskı ve işkenceler karşısında isyan eden, Altın Çağ özlemiyle yanıp tutuşan bir ruhun felsefe, astroloji ve dinle harmanlanarak dile gelmiş rüyasıdır."
Kitap sanki utopyadan daha çok hristiyanlığı tabliğen kaleme alınmış. Yazıların büyük bir bölümünü yıldızların konumundan bahsetmekle geçiriyor.Bi de mal varlığının topluma ait olduğu bir ülkede yiyeceklerin eşit paylaşılmaması adaletli değil. Sınıflandırma var,güç kullanımı var,taşlayarak öldürme akla zarar, Kadınların paylaşılması ve cinsel ilişkilerin yönetilmesi, aşk kavramının kalıbının değişdirilmesi, aile kavramının olmaması,bence bunlar utopya değil,daha çok sömürgeci bir ülkenin asker yetiştiren kommunasına benziyor. Böyle bir devletin var olması mümkün değil, adı bundan dolayı ÜTOPYA olsa gerek.
Ütopik bir eser.Bu kitaptan önce cesur yenı dünyayıda okumustum.Bir birlerine benzer kitaplar.Güneş ülkesinde görev bölümü var Metafizik,Güç,Sevgi ,Bilge olarak ayrılıyor .Metafizikçi bütün bilimlere hükmeder ve yönetir.bilgeliğin emrinde ise doğabılımcı mantıkcı, ahlakbılımcı astrolog ,gökbilimci vb.Sevgide ise doğumla çiftçi coban egıtımcı. Güç savas uzamanları savas teknıklerıyle ilgili bunlar 4 gruba ayrılmıslar .bütün yapacakları seylerı mesela üremelerı, mesleklerini,yıldızlara gezegenlere göre ayarlıyorlar.yıldızlara göre görev bölümü yapıyorlar.Herşeylerini bir arada yapıyorlar .herkes herkese aittir bu kavramı benımsıyorlar.Kadınları bıle ortak. Kadınlar boylarını uzun göstermek için topuk giyerlerse ya da yüzlerine makyaj yaparlarsa ceza verılıyor tekrarlandıgı takdırde idam cezası .Tek tek her ınsanın evı karısı cocugu olması onlara göre bencıl bir sevgi doğurur.Aile dıye bır kavram yok .Güneş ülkesi düşünüyor ki eger aile olmassa topluma duydugumuz sevgı kalacak sadece.Tanrıya ınanıyorlar.Toplumu düşünerek toplumun cıkarları doğrultusunda hareket edıyorlar bireysel düşünmüyorlar.İnsanlar sadece 4 Saat çalşıyor.diğer saatlerde ise eglence ,zihin jimnastıgı ve beden eğitimi vb şeyler yapıyorlar. Benım en cok hosuma gıden seyde adalet anlayısları ' Sana yapılmasını ıstemedıgın birşeyi baskasına yapma ,Sana yapılmasını istedıgın seyı baskalarına yap ! . Keyıfle okudum sohbet havası ıcınde gecıyor Tavsıye ederım :)
Campanella'nın yaşadığı dönem ve hapiste geçirdiği uzun yıllar düşünüldüğünde müthiş bir öngörü ile yazmış olduğu ütopya.Karşılıklı diyaloglarla sohbet havasında geçen kitap,başta Güneş Ülkesi'nin mimarisi ile cezbediyor sizi.Tüm sütunları ve duvarlarında sanatın, bilimin, keşiflerin, dillerin, hayvanların, gezegenlerin ve daha birçok şeyin resmedildiği bir ülke bu.Ortak bir toplum bilinci ve özel mülkiyet anlayışının olmaması komünist bir rejimi hatırlatsa da hiyerarşi basamaklarının net ve katı olması ile Devletçilik'in izlerine de rastlamak mümkün.
Huzurun sevginin olduğu yerde refah vardır o zaman menfaati yok edelim.!
İnsanlar için yaşayalım vatanımız için ölelim anlayışına hakim olup dünyaya ders veren bir ülke..!
Güneş Ülkesi kendi alanında söz sahibi bir kitap olarak nitelendirilmekte.Thomas Moore'un Ütopya'sından sonra 'Ütopik' bir dünyayı tarif ve idealize eden en önemli ikinci kitap dense yeridir.Bu ütopik dünyayı anlamak için yazarın hayatına bakmak da elzem sayılabilir.Çünkü böyle bir konuda bugün bile hala başucu sayılabilecek bir vasfa sahip böyle bir kitabın neşet ettiği duygu ve düşünce dünyasını incelemekte muhakkak fayda var.Şahsen okurken iki şey dikkatimi çekti ; 1 Yazarın çok çileli hapishane,tecrid,işkence sürecinden geçmiş olması (Ki örneğin Dostoyevski gibi hemen hemen dev isimlerin hepsi hep fırtınalı bir ortam/süreç içinde ortaya çıkmış.Kuş tüyü yatağında adaçayı içerken tarihe geçmek diye bir şey yok) 2 Güneş Ülkesi Kominist düşünce dünyasına ciddi derecede etki etmiş
Filozofça bir devlet tasarısı olan güneş ülkesi herkesin eşit haklara sahip olduğu bir devlet tasarısıdır işin ilginç tarafı güneş ülkesinin yönetimini din görevlileri tarafından sağlanması bu aynı zamanda dindar olan insanlara daha fazla güven duyulmasının sonucudur Aynı zamanda platonun devlet ve thomas more nin ütopyasına benzer bir devlet yapısını sergilemekte
Ütopyalar güzel eserler olur, okunulması gereken insana farklı açılardan, kanıksananın aksine görmesi dahi zor olan noktalardan baktırması açısından. Bu kitabı yıllardır duyup bir anda karşımda gördüm. Güzel yanları var çok ince benzetmeleri, farklı tarafları. Ama bitirdiğimde çok da bir şey katmadı. İçindeki yazılan çoğu şey kültürümüze, insanlığa ters kalan şeyler. Ahlaki yokluğun bazı konularda ne kadar insanı insanlıktan uzaklaştırdığını göstermesi açısından.
Dunyanin butun kitaplari doyuramaz kafamin acligini. Neler neler okumadim! Ama yine de kafamin acligindan ölüyorum... Anlayisim arttikca, bilgim eksiliyor...
Gucsuzluk, sevgisizlik ve bilgisizlik yuzunden gunah isler. Ya da gucsuzluk ve bilgisizlikten dolayi gunahkar bir dogasi olur ya da sevgisizligi huy edinip gunaha teslim olur. Bu yolla insan dogasi canavarlasarak gucsuzluk ya da bilgisizlikten kaynaklanan gunahlar isler.
''Dünyanın bütün kitapları kafamın açlığını doyuramaz.
Neler neler okumadım!
Ama yinede zihnimin açlığından ölüyorum.
Kavrayışım arttıkça, bilgim eksiliyor...''
Güneş Kentliler mala mülke köle olmazlar, sadece yaralanırlar ondan.
Tommaso Campanella
Sayfa 33 - Sahaf Yayıncılık
Oysa sizler nerde cahil adam var onu başınıza geçiriyorsunuz veya soylu bir aileden geldiğinden ya da güçlü bir parti tarafından seçildiğinden bu tür adamların yöneteciliğe uygun olduğunu düşünüyorsunuz.
Tommaso Campanella
Sayfa 50 - Alfa Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güneş Ülkesi
Baskı tarihi:
23 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050200324
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Güneş Ülkesi
Güneş Ülkesi
Güneş Ülkesi
Güneş Ülkesi
Yapıtları en az on cilt tutan Campanella’nın uzun süren yaşamı tam bir özgürlük mücadelesidir. İtalyanca olarak kaleme aldığı Güneş Ülkesi, yaşamını adadığı “özgürlük” düşüncesinin ve otoriteye karşı boyun eğmezliğinin simgesi gibidir. Bu büyük yapıt, ona ilk kez yaklaşanlar için ilerlemekte tereddüt edilecek büyük ve gür bir orman ya da bir labirent havası verir. Aynı zamanda 30 yıllık hapislik hayatının yarattığı öfkeyle birlikte Campanella’nın ateşli ruhundan yayılan bir çığlık; insanları cehalet uykusundan uyandıran ve kederli dünyalarından çıkmaya çağıran bir çan sesi gibidir.

Güneş Ülkesi, adaletsizliğin bilincinde olan, toprağından sürülmüş, zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamakta güçlük çekmiş ve bunun acısını taşımış bir insanın, adil ve dayanışmacı, baskı ve sefaletten arınmış bir toplum düşünün somutlaştırıldığı bir ideal kent tasarımıdır. Mutlu bir cumhuriyetin betimlemesi olan bu küçük kitap, 17. yüzyılda Fransa’da ve Almanya’da konuşulup tartışılmış; 19. yüzyılda pozitivistler ve sosyalistler arasında yayılmıştır. Avrupa tarihine ve kültürüne karşı aldığı mesafe ve ele aldığı ekonomik kolektivizmin yanı sıra üslubu ve doğallığıyla da dikkat çekmiştir.

Kitabı okuyanlar 350 okur

  • Adem Hatipoğlu
  • Burak Ö.
  • Kadir Kökten
  • Gökçe KARAKOCA
  • Sevilsee
  • Offman
  • Soner Tosun
  • MAHMUT AKINCI

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0