Herkes Kadar

·
Okunma
·
Beğeni
·
710
Gösterim
Adı:
Herkes Kadar
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750712579
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Herkes Kadar
Herkes Kadar
Herkes Kadar'daki öyküler gücünü yalınlığından alıyor. Yüksek sesle konuşmuyor kahramanlar; dışarıdaki dünyadan kaçmak için değil, kendi içdünyalarına bakarak yaşananı daha derinden anlamak, kavramak için yapıyorlar bunu. Behçet Çelik, öykülerinin dilini de, kahramanlarını da okurun düş gücünün akışına bırakıyor. Böylece her kuşakta yeniden okunacak, değerlendirilecek metinler çıkıyor ortaya.

"Behçet Çelik'in öykü başlangıçları tatminsizlik duygusu yaratmıyor, çünkü devamın da kendi atılımları, kendi ustalıkları var onda. Maupassant'da, Çehov'da ve özellikle onun Amerikalı uzantısı sayılan Raymond Carver'da olduğu gibi, eksiltiler de enerji veriyor Çelik'in öykülerine, sezdirilmiş ama söylenmeden bırakılmış şeyler."
-Orhan Koçak-Virgül, Mayıs 2002

"Bütün öykülerde hâkim olan 'ben' merkezli anlatım nedeni ile kitapta bir bütünsellik havası ortaya çıksa da, her hikâyede farklı farklı kişilere odaklanıyor yazar, ama bütün bu farklı hikâye kahramanları, hayatta artık bir hikâyesi kalmayan insanlar olarak aynılaşıyorlar. Onların hikâyeleri geçmişte, hayatı coşku ve umut dolu yaşadıkları o gençlik günlerinde (...) başlamış ve bitmiş... Çelik, ağdalı bir geçmiş güzellemesine kaçmadan, iş hayatını, insan ilişkilerini ve bizzat varoluş biçimlerini sorguluyor, bundan böyle yaşanılacak şiirsel bir hikâyenin imkânsızlığını hissettiriyor okuyucuya."
-A. Ömer Türkeş-Radikal Kitap, 29 Mart 2002
120 syf.
·8/10 puan
Diken Ucu'ndan hemen sonra ara vermeden başka bir kitabını daha okumak istedim çünkü anlayamadığım bir nokta vardı. Belki cevabını başka bir kitabında bulurum diye başladım Herkes Kadar'a. Buldum cevabımı. İki kitapta da öyküleri okurken bazen aynı karakterler mi sorusu geliyor akla. Emin olamayıp tekrar tekrar okuduğum paragraflar oldu. Evet, farklı karakterler, farklı çevreler ama duygular, düşünceler o kadar benzer ki bazen anlatılanları sadece bir kişiye yüklüyorsunuz. Bu kitap da öyle hissettiriyor fakat aynı insanlarmış ya da benzermiş hissi vermesinin sebebi gerçekten karakterlerin his dünyalarının birbirine benziyor olması. Kendi hallerinde, şikayetleri, pişmanlıkları olsa bile sadece kendilerine itiraf edebilen öyküler bunlar. Bir başkasına haykırma, gösterme dertleri de yok. Kendi hayatımızdan kesitler bulabileceğimiz, belki de işte bu benim diyebileceğimiz insan görüntüleri..
120 syf.
·8 günde·6/10 puan
Arafta kalmış insanlar, başı sonu olmayan hikayeler ile hayattan kısa kesitler... Behçet Çelik'in Herkes Kadar kitabının özeti. Herbiri birbirinden bizden, ta içimizden öyküler ile keyifli bir okuma oldu. Yazarın yalın ve duru dili, anlatının daha da öne çıkmasını sağlıyor.

Herkese iyi okumalar!
“Yıllardır el sürmediğim ne çok kitap. Her biri, onu okuduğum zamana taşıdı beni. Hepsinden üç beş sayfa okudum, altını çizdiğim satırlara, dizelere baktım. Sabahı etmişim. O cümleler, hayal meyal, neden altları­nın çizildiğini söylediler..”
Sevgilisini sordum sonra. ''Ayrıl­dık," dedi. İyi göründüğünü söyledim, güldü, kendisi için birlikte olmanın şaşırtıcı olduğunu, ayrılıklara daha alış­kın olduğunu anlattı..
Ne çok kesilmişti oramız buramız. Kabukları düşmüş,izleri kalmıştı. Konuştukça izler de siliniyordu. Birisine anlatılmayı bekleyen ne çok şey kalmışmış içimizde. Unuttuk sanırken çürümeye terk etmişiz onları. Zaman zaman içimize dolan pis koku o çürüklerden geliyormuş da, biz başkalarını suçluyormuşuz.
Behçet Çelik
Sayfa 103 - İletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Herkes Kadar
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750712579
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Herkes Kadar
Herkes Kadar
Herkes Kadar'daki öyküler gücünü yalınlığından alıyor. Yüksek sesle konuşmuyor kahramanlar; dışarıdaki dünyadan kaçmak için değil, kendi içdünyalarına bakarak yaşananı daha derinden anlamak, kavramak için yapıyorlar bunu. Behçet Çelik, öykülerinin dilini de, kahramanlarını da okurun düş gücünün akışına bırakıyor. Böylece her kuşakta yeniden okunacak, değerlendirilecek metinler çıkıyor ortaya.

"Behçet Çelik'in öykü başlangıçları tatminsizlik duygusu yaratmıyor, çünkü devamın da kendi atılımları, kendi ustalıkları var onda. Maupassant'da, Çehov'da ve özellikle onun Amerikalı uzantısı sayılan Raymond Carver'da olduğu gibi, eksiltiler de enerji veriyor Çelik'in öykülerine, sezdirilmiş ama söylenmeden bırakılmış şeyler."
-Orhan Koçak-Virgül, Mayıs 2002

"Bütün öykülerde hâkim olan 'ben' merkezli anlatım nedeni ile kitapta bir bütünsellik havası ortaya çıksa da, her hikâyede farklı farklı kişilere odaklanıyor yazar, ama bütün bu farklı hikâye kahramanları, hayatta artık bir hikâyesi kalmayan insanlar olarak aynılaşıyorlar. Onların hikâyeleri geçmişte, hayatı coşku ve umut dolu yaşadıkları o gençlik günlerinde (...) başlamış ve bitmiş... Çelik, ağdalı bir geçmiş güzellemesine kaçmadan, iş hayatını, insan ilişkilerini ve bizzat varoluş biçimlerini sorguluyor, bundan böyle yaşanılacak şiirsel bir hikâyenin imkânsızlığını hissettiriyor okuyucuya."
-A. Ömer Türkeş-Radikal Kitap, 29 Mart 2002

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • nisa
  • Meli
  • Özgürlük Kurdu
  • Bahar T.
  • Meral
  • Ahmet
  • Prado
  • Zeynep Toksoy
  • Derya
  • Deryaa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%8.3 (1)
8
%41.7 (5)
7
%16.7 (2)
6
%8.3 (1)
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0