Kusma Kulübü

Mehmet Eroğlu
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
327
Basım Tarihi:
Aralık 2013
İlk Yayın Tarihi:
2004
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
ISBN:
9789750513589
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2023 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2023 16:18
Yazarın okuduğum ilk kitabı. O yüzden kitabı okumadan önce hayatına ufak bir göz gezdirdim ve 1970 dönemlerinde çalkantılı bir hayatının olması beni kendine daha çok çekti. Gelelim kitabımıza. Fikrimce bir solukta okunabilecek bir kitap. Özellikle son dönemde ülkemizde kara para aklama moda olmuşken kitapta genel olarak bu durumla karşılaşabiliyoruz. Genel olarak kapitalist sisteme karşı kurulmuş olan kulübün daha önceden tespit edilmiş, kapitalizmin kulu köpeği olmuş -belki kimine göre abartı gelecek bu benzetme ama benim için öyle;) - kişi ve kişilere kusmalarını okudukça bundan daha iyi bir isyan şekli olmadığına kanaat getiriyoruz. Hatta kitabı çok güzel özetleyen şöyle bir cümle okumuştum:"Kimine göre kusma kelimesi insanın midesini bulandırsa da kitabı okudukça asıl mide bulandırıcı şeyin insanlar olduğunu fark ediyorsunuz." Aslında bu cümleye okumamıza bile gerek yok insanların mide bulandırıcı olduğunu düşünmek için. Etrafımızda olup bitene göz yummayıp şöyle bir göz gezdirsek öyle oldukları kanısına varıyorsunuz ister istemez. Kitap içimizde mevcut düzene karşı bir isyan isteği uyandırıyor ister istemez.Tabii kitapta da dediği gibi vicdansız değilseniz:) İnsanın bir vicdanı olup olmadığını sorgulatıyor sürekli. Genel olarak etkileyici bir kitaptı. İnceleyi bitirmeden önce kitaba başlarken beni etkileyen şu cümleleri de eklemek istiyorum. " Hayat mutlu olmaktan ibadetmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret..."
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
9/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2017 69. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2017 23:42
Masum değiliz, hiçbirimiz dedirten kitap.. Baş karakter Umut ve onunla aynı apartmanda yaşayan bir sürü kişinin birbirinden trajik hayat hikâyeleri.. Karakterlerin kendilerine has acıları var çünkü kitapta hüzün ve umutsuzluk hâkim. Ve bu umutsuzluktan doğan öfke var, kapitalist düzene, siyasete, medyaya, zenginlere, bundan zerre şikayet etmemekte olan insanlara.. Kusma kulübü de bu yüzden var, bu düzene karşı çıkan bi' grup kişinin kendi içlerinde zenginleri kaçırıp, yargılayarak cezalarını kesmek, onlara dünyada ki acılardan söz etmek, iş adamları zevk-i sefa yaşarken, yoksul bebeklerin açlıktan öldüklerini yüzüne vurmak, eşitsizlikten, gamsızlıklarından, masum olmadıklarından dem vurmak.. Adeta yüzlerine kusmak evet.. esas olay bunun gibi bir sürü faktörü bir araya getirip, savunma yapan grubun en sonunda, dünyanın tüm pisliğini kapitalistlerin üstlerine boca eder gibi kusmaları elbette. Grubun devrim niteliğindeki eylemi; kusmak! Zengine, Mankene, Kapitale, Emperyale.. Soyut olarak kusun içinizdekileri, ya da somut olarak kusun yüzlerine. Çünkü en iyisi kusmaktır, her şeyi temizler! Yazar, burjuvaya eleştirel ve okkalı serzenişte bulunmuş bu kitapta, okuyun ve şahit olun sağlam mideyle...
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
Puan vermedi·327 syf.··
2016 14. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2016 11:33
Kusma kulübü...Kitapla ilgili tam olarak ne hissettiğimi anlatamıyorum,şu an bitirdim ve birbirinden farklı düşünceler kafamın içinde uçuşuyor...Sanırım en net ifade ,bu bir vicdan muhasebesi meselesiydi.Kitapta 32 yaşındaki Umut'un hayata tutunmakla hayattan kopmak arasında kalan içsel düşüncelerine yolculukları anlatılıyor.Neresinde yer almalıydı bu şehrin,bu gezegenin; parlak ışıkları mı seçmeliydi,yoksa açlıktan ölenlerin intikamını almayı mı...Bir sürü karakter,bir sürü hikaye,bir sürü acı...Okurken çoğu yerde içimin kasvetle daraldığını,bir çoğunun da gerçeğe yakınlığının acımı daha da artırdığını söylemeliyim. Bazı yazarların bunu kendilerine nasıl yaptığını anlayamıyorum; bu ,nasıl bir düşünce dünyası,nasıl bir muhakeme,nasıl bir bakış açısı...Benim okurken üzerime çöken bu hüznün ağırlığını ,yazarken kim bilir yazar nasıl hissetmiştir... Okuyun ya da okumayın diyemem,sadece okuduğum en ilginç kitaplardandı diyebilirim. Kitabı okumama vesile olan sevgili arkadaşıma da buradan teşekkürlerimi iletiyorum :)
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
Acımayı öğrenememiş, merhametsiz akıl, korkutucudur..
7/10
·327 syf.··
2026 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 15:09
Mehmet Eroğlu'nun Kusma Kulübü kitabını bitirdiğimde açıkçası zihnimde net bir beğendim ya da beğenmedim yargısı oluşmadı. Daha çok rahatsız edici ama düşündürücü bir deneyim yaşadığımı hissettim. Kitap, özellikle zenginlik, güç ve sistem eleştirisi konusunda oldukça sert ve cesur. Okurken yer yer huzursuz oldum ama sanırım yazarın da tam olarak yapmak istediği buydu. En çok dikkatimi çeken şey, "kusma" metaforunun sadece fiziksel değil, vicdani bir tepki olarak kullanılmasıydı. Bu açıdan bakınca roman, insanın sistem içinde kalırken ne kadar insan kalabildiğini sorguluyor. Bu yönüyle oldukça etkileyici buldum. Ancak kitabın dili ve anlatımı herkes için kolay değil. İç monologların yoğunluğu ve zaman zaman dağınık ilerleyen yapı beni bazı bölümlerde yordu. Ayrıca karakterlerin çokluğu nedeniyle zaman zaman kopukluk yaşadım. Bazı karakterlerle derin bir bağ kuramadım. Buna rağmen kitabın atmosferi ve yarattığı tiksinti hissi, beni düşünmeye zorladı. Özellikle modern insanın yabancılaşması ve içsel boşluğu üzerine söyledikleri oldukça çarpıcıydı. Kısacası, Kusma Kulübü benim için keyifli bir okuma deneyiminden çok, sarsıcı ve sorgulatan bir deneyim oldu. Herkese hitap etmeyebilir ama farklı ve cesur bir roman okumak isteyenler için kesinlikle dikkat çekici..
Edebiyat
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
10/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 15:04
Okumaya başlamadan önce kusmak kelimesinin bildiğimiz anlamında değil de başka bir anlamda kullanıldığını düşünebilirsiniz ama okuyunca gerçek anlamda kullanıldığını göreceksiniz. Ve iyi ki kusmak diye bir şey var diyeceksiniz. Dışarı atmanın yolu kusmaktan geçer. Yaşam içerisindeki gördüğümüz yaşadığımız şeylerden midemizi beynimi temizlemenin bir yoludur kusmak. Baş karakter Umut ve onunla aynı apartmanda yaşayan bir sürü kişinin birbirinden trajik hayat hikâyeleri var. Herkesin farklı bir hayatı olduğu için hikayeleri de farklıdır. Tanrı herkese farklı roller vermiş. Tanrı kimseye kaldıramayacağı yük vermez demeleri insanların fazla iyimser olmalarıdır. Tanrıya toz kondurmamak için yarattığı çözümlerdir. Umut ile aynı apartmanda yaşayanların hikayesi bir yana bir de Umut’un yolu, işsiz kaldığı dönemde Nihan’la kesişir ve Umut, Nihan’ın kurduğu Kusma Kulübü’ne üye olur. Kulübün amacı, yoksulları ezen, haksızlığa uğratan zenginleri cezalandırmaktır. Çete, zenginleri yakalayıp üzerlerine kusar. Hemen hemen herkesin kusmak isteyeceği durumlar kişiler vardır. Oh iyi yaptılar diyeceksiniz. Mehmet Eroğlu ile tanışın derim. Mehmet Eroğlu İyi okumalar
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
7/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2017 66. kitabı
Mehmet Eroğlu kitabında günümüz dünyasının iki yüzlü , yozlaşmış çıkar dostu insan tiplerini ustaca aktarırken bu çıkar çarkını bozmayı kafasına koymuş bir grup insanın hikayesi ile devam ediyor.Kusmak irade dışı bir durumdan yapılan çirkinliklere karşı bir duruş hâlini alıyor.İlk başta kusma fikri biraz tuhaf gelsede bizler de onca haberde okuduğumuz ve izlediğimiz insanlık dışı olaylara karşı bundan daha iyi bir tepki olamayacağına hak verir oluyoruz.Ve bunun gibi toplumu iyi analiz eden güzel kitapların neden tiyatro oyunlarının olmadığını merak ediyoruz.
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
Puan vermedi·327 syf.··
2020 3. kitabı
Türk edebiyatında ayrı bir yeri olan yazar Mehmet Eroğlu kimi zaman politik kimi zaman toplum üzerinde yola çıkarak kurguladığı romanlar bir çok okur tarafından takdiri hak edecek cinste. Bunlar dan biri Kusma kulübü popüler kültürü eleştiren bir roman sömürünün yolsuzluğun baskının gizlendiği magazin ve popülist olanın haber olduğu bir toplum . İşte böylesi bir zamanda toplumsal meselelere yönelik keskin bir gözlem şiddet dolu bir eleştiri çıkıyor karşimıza ,yani bir çeşit kusma eylemi yaşanıyor. Diğer kitapları da bu derece de iyi kurgulanmış romanlar Fay kırığı serisi ,İyi Adamın On Günü,9,75 Santimetrekare benim okuduğum ve belleğimde yer eden yazarlardan...
Edebiyat
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
Puan vermedi·327 syf.··
2020 31. kitabı
Yazar duyarsızlığın bir baska merhalesini, başkalaşan medyayı, magazini, büyük yeryüzü yalanlarını anlatıyor. Acıma duygusunun olmadığı bir dünyaya lanetler yağdırıyor. Tiksinme, bulantı, öğürme, terleme, tükürük, istifra... En iyisi kusmaktir. Herşeyi temizler...(arka kapaktan.)
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
Törkiş Fayt Kılap
8/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2022 14:34
Kusma Kulübü için Türkiş Fayt Klab desek bence başımız ağrımaz. Aynı ruh aynı isyan... Kitapta kapitalist sistemi sorgulayan ve bu sistemin sürdürücüsü olan para babalarının üzerlerine kusarak onları cezalandırmak gibi bir misyon edinmiş garip bir kulübün hikâyesini ve bir tesadüfle bu kulübe dahil olan "tutunamayan" Umut karakterinin "olma/kendini bulma" yolculuğunu okuyoruz. Ama bunları okurken aynı zamanda 2000'li yılların başındaki Türkiye'nin tam bir panoramasına da şahit oluyoruz.. Bugün hâlâ sürmekte olan malum iktidarın nasıl başa geldiğinden, o dönemdeki ölüm oruçlarına; 2000'ler başı pop kültüründen, medya gündemine kadar her şey var romanda. Bu romanı yazıldığı yıllarda yani 20'li yaşlarımdayken okumuş olsaydım muhtemelen acayip gaza gelirdim ve bu acayip kulübün bir parçası olmak isterdim. Zira başka bir dünyanın mümkün olduğuna inandığım ve bunun için mücadele verdiğim yıllardı. Bugün ise; insan denen malzemeyle tanışmış(ya da yüzleşmiş), yılgın bir birey olarak bana fayt klabı hatırlatan ve 2000'li yılların başını çok iyi anlatan başarılı bir roman olmanın ötesinde bir şey ifade etmedi. Bu cümle bir garip oldu, sanki romanın ve edebiyatın insanı "harekete geçirmek" gibi bir misyonu varmış gibi söyledim. Edebiyatın tabii ki böyle bir misyonu yok; edebiyat slogan atmaz, düşündürür. Ki bu zaten yeterlidir. Eroğlu'nun romanı da zaman zaman patinaj yapan olay örgüsüne rağmen bence vermek istediği ruh halini iyi hissettiren, dönemi iyi yansıtan başarılı bir roman. İnsanın yarattığı her türlü sistem sorgulanmaya ve yargılanmaya devam edecektir. Edebi metinler de bu sorgulama sürecinin her zaman önemli bir parçası olacaktır. (Romanın cinsellik ve şiddet sahnelerinin anlatımında korkak davranmadığını, muadili "yeraltı edebiyatı" eserlerinin seviyesine ulaştığını,
Edebiyat
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma
9/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 23:11
İzmir doğumlu yazarımız Mehmet Eroğlu, ODTÜ Mühendislik Fakültesi mezunu.12 Mart darbesi ardından sekiz yıl hapse mahkum edilen yazar 1974’teki aftan sonra yazmaya başlamış.Mehmet Eroğlu, romanları ve senaryo çalışmalarıyla önemli başarılar elde etmiş ve birçok ödüle layık görülmüş. Kusma Kulübü yazarın sekizinci romanı. Romanda olaylar, başkarakter Umut’un ağzından anlatılır. Tiyatro oyuncusu Umut’un yolu, işsiz kaldığı dönemde Nihan’la kesişir ve Umut, Nihan’ın kurduğu Kusma Kulübü’ne üye olur. Kulübün amacı , yoksulları ezen, haksızlığa uğratan zenginleri cezalandırmaktır. Çete, zenginleri yakalayıp üzerlerine kusar.Bu şekilde arındıklarını düşünürler. Asıl amaçları ise “Hayalet” adını verdikleri, kapitalist sistemi temsil eden iş adamına ulaşmaktır. Akıl ve vicdanlarını bu emellerini gerçekleştirmek için kullanırlar.Dünyadaki kötülüklere sessiz kalınmaması gerektiğine inanırlar. Onlara göre bebekler açlıktan ölürken bu durumdan sorumlu tuttukları zenginler ortalıkta rahatça dolaşmamalıdır. Kusma Kulübü; siyasi darbelerin, kısıtlamaların ardından oluşan toplumsal ve bireysel enkazı ele alarak farklı karakterler eşliğinde farklı yaşamları bize sunuyor. Romanda Umut, bireysel acılar yaşayan kişidir.Umut, babasına benzemek istemeyen, yaptığı işte başarılı olamayan, annesi tarafından bile yeterince sevilmeyen, hayata tutunamayan biridir. Yabancılaşma ve yalnızlık onun başlıca mutsuzluk sebebidir. Toplumcu-gerçekçi eserlere imza atan Mehmet Eroğlu, bu modern eserinde birçok kitaba da atıfta bulunmuş. Moby Dick, Dönüşüm vb. Yazar, montaj tekniğinden yararlanarak Attilla İlhan’ın “Ben Sana Mecburum” şiirine de eserinde yer vermiş. Mehmet Eroğlu’nun , duyarlı bir dil, sürekleyici anlatım ve başarılı bir kurguyla yazdığı bu romanını ben çok beğendim. Sizler de
Kusma KulübüMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2013310 okunma

Yazar Hakkında

Mehmet EroğluYazar · 22 kitap
Mehmet Eroğlu (d. 2 Ağustos 1948, İzmir) Türk yazar, senarist, romancı. Yazar, 2 Ağustos 1948 günü İzmir'de dünyaya geldi. Edebiyat öğretmeni olan babası Farik Eroğlu'nun tayinleri sebebiyle ilkokul döneminde birkaç şehir ve okul değiştirdikten sonra İzmir Karşıyaka'daki Ankara İlkokulu'nu 1960 yılında bitirdi. Daha sonra İzmir Maarif Koleji'nde (bugünkü adıyla Bornova Anadolu Lisesi) 7 yıl boyunca kesintisiz olarak yatılı okudu. Liseyi bitirdiği 1967 yılında ODTÜ Müh. Fak. İnşaat Mühendisliği Bölümüne girdi; öğrenciliği sırasında Öğrenci Derneği Başkanlığı yaptı. 1971 yılında üniversiteden mezun olan Eroğlu, mezun olduğu sırada 12 Mart Darbesi sonucu kurulan sıkıyönetim mahkemesinde Dev-Genç Davası nedeniyle yargılanmaya başladı. 1972 yılında dava devam etmekteyken evlendi. İki yıl süren dava sonucunda TCK'nın 141-142 maddesine muhalefetten 8 yıl ağır hapis ve 2 yıl sürgün cezasına mahkûm edildi. Sonuç kesinleşmeden 1974 genel affıyla mahkumiyeti ortadan kalktı. Bu tarihten sonra mühendislik yapmaya ve roman kaleme almaya başladı, 1974 yılında bir kızı dünyaya geldi. 1989 yılında bir devlet bankası olan Turizm Bankası'ndaki 15 yıl sürdürdüğü görevinden siyasi baskılar sonucu ayrıldıktan sonra mühendislik kariyerine ve yazarlığa devam etti. Sadece yazmak ve bir sivil toplum örgütünde gönüllü çalışmak amacıyla mühendislik yaşamını 1999'da noktaladı. 1999'dan bu yana Uğur Mumcu Gazetecilik Araştırmaları Vakfı'nda yazarlık seminerleri vermeyi sürdüren yazar, romanlarının yanı sıra televizyon dizisi ve sinema filmi senaryoları yazmıştır. İlk romanı Issızlığın Ortasında 1976 yılında tamamlandı ve 1979'da Milliyet Roman Ödülü'nü kazandı ancak 1980 Darbesi sonucunda kitap sakıncalı bulunarak yayınevi tarafından basımına son verildi. Birincisinin devamı niteliğindeki ikinci kitabı Geç Kalmış Ölü de aynı gerekçeyle uzn süre basılamadı. Her iki kitap da 1984 yılında yayımlandı ve ikisi birlikte hem Orhan Kemal Roman Armağanı'na hem de Madaralı Roman Ödülü'ne layık bulundular. Yazar, 1968 kuşağını anlatmaya "Yarım Kalan Yürüyüş" (1968); "Adını Unutan Adam"(1989) kitaplarıyla devam etti. 1994'te yayımlanan "Yürek Sürgünü" adlı romanından sonra roman yazmaya 5 yıl ara verdi, senaryo yazmaya eğildi ancak senaryo çalışmalarının sonuçlarından memnun kalmadığını ifade etmiştir. 2000 yılından itibaren art arda romanlar yayımlamayı sürdürdü. Yazar, kendisini "İnsan yaratılışının gölgeli alanlarında boy atan temaları” yazan bir yazar olarak tanımlamaktadır."