Adı:
Kusma Kulübü
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
327
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750513589
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Hayat mutlu olmak içinmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret. Eğer hayat ölümümüze doğru akan, uzunluğu belirsiz bir ırmaksa, bana ait olana hiçbir kolun bağlanmadığını da söylemeliyim.

Yakın, çok yakın bir zamanda, İstanbul'dan bir yozlaşma manzarası. Zenginlerden nefret edenlerin kurduğu tuhaf bir kulüp... Babasına benzemek istemeyen Umut... Geride, derinlerde Vahit ve Hayalet! Acı çeken ve acıyı görmeyen kadınlar, erkekler ve diğer mahluklar... Geçmiş denen büyük yenilgiler, gelecek denen belirsizlikler ve dik bir mezarlıkta yatan karnı aç ölüler... Zenginler, zenginleri becermiyor, onlarla evleniyorlar işte... Kim kime acıyor bu hayatta? İnsan, nasıl insan kalıyor?

Mehmet Eroğlu, büyük roman evreninde bu defa duyarsızlığın bir başka merhalesini, başkalaşan medyayı, magazini, büyük yeryüzü yalanlarını anlatıyor. Acıma duygusunun olmadığı bir dünyaya lanetler yağdırıyor. Tiksinme, bulantı, öğürme, terleme, tükürük, istifra... En iyisi kusmaktır. Her şeyi temizler...
(Tanıtım Bülteninden)
Masum değiliz, hiçbirimiz dedirten kitap..
Baş karakter Umut ve onunla aynı apartmanda yaşayan bir sürü kişinin birbirinden trajik hayat hikâyeleri..
Karakterlerin kendilerine has acıları var çünkü kitapta hüzün ve umutsuzluk hâkim. Ve bu umutsuzluktan doğan öfke var, kapitalist düzene, siyasete, medyaya, zenginlere, bundan zerre şikayet etmemekte olan insanlara..

Kusma kulübü de bu yüzden var, bu düzene karşı çıkan bi' grup kişinin kendi içlerinde zenginleri kaçırıp, yargılayarak cezalarını kesmek, onlara dünyada ki acılardan söz etmek, iş adamları zevk-i sefa yaşarken, yoksul bebeklerin açlıktan öldüklerini yüzüne vurmak, eşitsizlikten, gamsızlıklarından, masum olmadıklarından dem vurmak..
Adeta yüzlerine kusmak evet.. esas olay bunun gibi bir sürü faktörü bir araya getirip, savunma yapan grubun en sonunda, dünyanın tüm pisliğini kapitalistlerin üstlerine boca eder gibi kusmaları elbette.
Grubun devrim niteliğindeki eylemi; kusmak! Zengine, Mankene, Kapitale, Emperyale..
Soyut olarak kusun içinizdekileri, ya da somut olarak kusun yüzlerine. Çünkü en iyisi kusmaktır, her şeyi temizler!
Yazar, burjuvaya eleştirel ve okkalı serzenişte bulunmuş bu kitapta, okuyun ve şahit olun sağlam mideyle...
Kusma kulübü...Kitapla ilgili tam olarak ne hissettiğimi anlatamıyorum,şu an bitirdim ve birbirinden farklı düşünceler kafamın içinde uçuşuyor...Sanırım en net ifade ,bu bir vicdan muhasebesi meselesiydi.Kitapta 32 yaşındaki Umut'un hayata tutunmakla hayattan kopmak arasında kalan içsel düşüncelerine yolculukları anlatılıyor.Neresinde yer almalıydı bu şehrin,bu gezegenin; parlak ışıkları mı seçmeliydi,yoksa açlıktan ölenlerin intikamını almayı mı...Bir sürü karakter,bir sürü hikaye,bir sürü acı...Okurken çoğu yerde içimin kasvetle daraldığını,bir çoğunun da gerçeğe yakınlığının acımı daha da artırdığını söylemeliyim.
Bazı yazarların bunu kendilerine nasıl yaptığını anlayamıyorum; bu ,nasıl bir düşünce dünyası,nasıl bir muhakeme,nasıl bir bakış açısı...Benim okurken üzerime çöken bu hüznün ağırlığını ,yazarken kim bilir yazar nasıl hissetmiştir...
Okuyun ya da okumayın diyemem,sadece okuduğum en ilginç kitaplardandı diyebilirim.
Kitabı okumama vesile olan sevgili arkadaşıma da buradan teşekkürlerimi iletiyorum :)
Mehmet Eroğlu kitabında günümüz dünyasının iki yüzlü , yozlaşmış çıkar dostu insan tiplerini ustaca aktarırken bu çıkar çarkını bozmayı kafasına koymuş bir grup insanın hikayesi ile devam ediyor.Kusmak irade dışı bir durumdan yapılan çirkinliklere karşı bir duruş hâlini alıyor.İlk başta kusma fikri biraz tuhaf gelsede bizler de onca haberde okuduğumuz ve izlediğimiz insanlık dışı olaylara karşı bundan daha iyi bir tepki olamayacağına hak verir oluyoruz.Ve bunun gibi toplumu iyi analiz eden güzel kitapların neden tiyatro oyunlarının olmadığını merak ediyoruz.
Hayat mutlu olmak içinmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret. Eğer Hayat ölümümüze doğru akan, uzunluğu belirsiz bir ırmaksa, bana ait olana hiçbir kolun bağlanmadığını da söylemeliyim: Dar kanyonların arasına sıkışmış,coşkusuz ve yatağını derinleştiremeyen cılız bir akıntı benimki...
"Anlamıyor musunuz? Bu toplum, üretmek değil avanta istiyor. Tercihlerini sırala diyorlar, özgürlüğü en alta yazıyorlar."
Mehmet Eroğlu
Sayfa 64 - iletişim
“Hayat mutlu olmak içinmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret. Eğer hayat ölümümüze doğru akan, uzunluğu belirsiz bir ırmaksa, bana ait olana hiç bir kolun bağlanmadığını da söylemeliyim: Dar kanyonların arasına sıkışmış, coşkusuz ve yatağını derinleştiremeyen cılız bir akıntı benimki... Dışarıda nakarat gibi bir yağmur, penceredeyse insanı itirafa zorlayan, buyurgan bir loşluk var. Cama gecenin kumaşından dokunmuş bir perde gibi asılmış bu belirsizliğin gerisinde, geçmişini yitirenlere özgü bir yalnızlığın koynunda ürperiyor ve telefona kurtuluşa uzanan, ırmağın üzerindeki yıkılmamış son köprüymüş gibi bakıyorum”
Mehmet Eroğlu
Sayfa 1 - iletişim
hicbir sevinç, hiçbir mutluluk, ne denli büyük olursa olsun, varoluşumuzun o hüzünlü varlığını yok edemiyordu.
Mehmet Eroğlu
Sayfa 246 - iletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kusma Kulübü
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
327
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750513589
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Hayat mutlu olmak içinmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret. Eğer hayat ölümümüze doğru akan, uzunluğu belirsiz bir ırmaksa, bana ait olana hiçbir kolun bağlanmadığını da söylemeliyim.

Yakın, çok yakın bir zamanda, İstanbul'dan bir yozlaşma manzarası. Zenginlerden nefret edenlerin kurduğu tuhaf bir kulüp... Babasına benzemek istemeyen Umut... Geride, derinlerde Vahit ve Hayalet! Acı çeken ve acıyı görmeyen kadınlar, erkekler ve diğer mahluklar... Geçmiş denen büyük yenilgiler, gelecek denen belirsizlikler ve dik bir mezarlıkta yatan karnı aç ölüler... Zenginler, zenginleri becermiyor, onlarla evleniyorlar işte... Kim kime acıyor bu hayatta? İnsan, nasıl insan kalıyor?

Mehmet Eroğlu, büyük roman evreninde bu defa duyarsızlığın bir başka merhalesini, başkalaşan medyayı, magazini, büyük yeryüzü yalanlarını anlatıyor. Acıma duygusunun olmadığı bir dünyaya lanetler yağdırıyor. Tiksinme, bulantı, öğürme, terleme, tükürük, istifra... En iyisi kusmaktır. Her şeyi temizler...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Bahar Karakaş
  • Seyhbani
  • Emre Alemdar
  • Eskici
  • Esen
  • ebru bakır
  • eniiyise
  • Halim Kaya
  • Hakan Özer
  • Gönül l

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%29.2
35-44 Yaş
%37.5
45-54 Yaş
%12.5
55-64 Yaş
%8.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.2 (6)
9
%23.1 (3)
8
%0
7
%15.4 (2)
6
%15.4 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0