Zamanın ManzarasıMehmet Eroğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
746
Gösterim
Adı:
Zamanın Manzarası
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
423
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750515491
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Acıya dayanacak kadar güçlü olduğumu düşünmüştüm. Garip ama
gerçek; aslında acısız yaşayamıyoruz. Çünkü bilgi ve gerçeğin asıl
kaynağı olan acı, varlığımızın farkına varmamızı da sağlıyor. Bizi sahici
kılıyor.
Yansız akıp giden, hayat denen saçmalık. Bitmek bilmeyen, kötü
geçmeye kararlı yıllar. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek.
“Neden komünist olmadığını anlamış değilim.” Kim bu Barış Utkan?
Yorgun gemiyi kucaklamaya hazır bir liman bulmalı. Aşk, insanı
uyumlu ve erdemli yaparmış. Duru ve gizemli, Botticelli’yi hatırlatan
Elif gelmiş kapıya.
Büyük aşklar ya ölümle bitermiş ya yasaklarla örülürmüş... Hayatın
rüyası kısaymış... Kim görmüş? Kim görüp de fark etmiş.
Mehmet Eroğlu, büyük bir aşkı ve bir dönemi, derinlikli ve ustaca
anlatıyor. Türlü alçaklıklar, kurtulamayanlar, sürüklenenler...
"Mücevherlerini takmamıştı ama gözleri vardı." Diye başlıyor kitabın arkasındaki tanıtım yazısı. Ateist bir adamın hayata karşı duruşu ve hayatın önemsenmeyecek kadar değersiz olabileceğini anlatmak istiyor zannimca. Aşk ve daha birçoğu..
“Garip, ama gerçek; aslında acısız yaşayamıyoruz. Çünkü bilgi ve gerçeğin asıl kaynağı olan acı, varlığımızın farkına varmamızı da sağlıyor. Bizi sahici kılıyor. Yine de, çektiği acıdan daha büyük, daha geniş, daha derin bir acı olmadığını, acının sonuna vardığını düşünenler eğer budala değillerse, Tanrı’nın hayalgücünün benzersizliğinden habersiz olanlardır.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Manzarası
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
423
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750515491
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Acıya dayanacak kadar güçlü olduğumu düşünmüştüm. Garip ama
gerçek; aslında acısız yaşayamıyoruz. Çünkü bilgi ve gerçeğin asıl
kaynağı olan acı, varlığımızın farkına varmamızı da sağlıyor. Bizi sahici
kılıyor.
Yansız akıp giden, hayat denen saçmalık. Bitmek bilmeyen, kötü
geçmeye kararlı yıllar. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek.
“Neden komünist olmadığını anlamış değilim.” Kim bu Barış Utkan?
Yorgun gemiyi kucaklamaya hazır bir liman bulmalı. Aşk, insanı
uyumlu ve erdemli yaparmış. Duru ve gizemli, Botticelli’yi hatırlatan
Elif gelmiş kapıya.
Büyük aşklar ya ölümle bitermiş ya yasaklarla örülürmüş... Hayatın
rüyası kısaymış... Kim görmüş? Kim görüp de fark etmiş.
Mehmet Eroğlu, büyük bir aşkı ve bir dönemi, derinlikli ve ustaca
anlatıyor. Türlü alçaklıklar, kurtulamayanlar, sürüklenenler...

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Ümit
  • Aynur Yılmaz
  • Bahar T
  • Gönül Tbk
  • Ipek Bazman
  • Fadim Nur
  • Arin Akin
  • des
  • Hakan Topaloğlu
  • Emel tosun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%20 (1)
8
%60 (3)
7
%20 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0