İdamlıklar

Kerim Korcan
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
315
Basım Tarihi:
1973
Yayınevi:
E Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·275 syf.··
Beğendi
·
2019 46. kitabı
yıllar önce okuduğum bu kitabı, hiç unutamadım. öyle bir gerçeklik, öyle bir akıcı dil hiçbir kitapta olmadı diyebilirim. bugün nedense aklıma geldi ve bu arada aratınca başkalarının da okuduğunu gördüm. en kısa zamanda kütüphanem için yeniden alacağım.
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma
Kesinlikle öneririm
10/10
·275 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 23:29
Zamanında Sinop cezaevinde yatmış olan Kerim Korcan İdamlık adlı eserinde ipe giden insanların hikayelerini anlatıyor. Bu kitapta bazı gardiyanların, bazı savcıların,bazı hakimlerin, bazı cezaevi müdürlerinin kanunları ve makamları keyiflerine göre nasıl haysiyetsizce kullandıklarını göreceksiniz. Cahil insanların eli sopalı haksızlığı hak edinmiş otoriteye nasıl boyun eğdiklerini göreceksiniz, boyun eğmeyen aydınların ise nasıl ipe götürüldüklerine şahit olacaksınız. Okuyun dostlar bu kitabı okuyun. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma
Gün _aydın mı ?
8/10
·277 syf.··
Beğendi
·
2019 52. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2019 21:13
"YAĞLI ILMEK BOYNUMA " Uzun zamandır listemde olan "Surmame" nin son bölümünde şöyle bir yazı vardı .. Aziz Nesin, Surnâme'yle mizahla ilgisi bulunmayan pek az yapıtlarından birini vermiş oluyor. Kerim Korcan’ın Tatar Ramazan'ı ile Linç'ini anmadan edemedik. Eğer bu iki kitap yazılmamış olsaydı Surnâme zor yazılırdı. Yazılsa bile havada kalabilirdi. Aziz Nesin, o iki romanın mapusane gerçeğini bütün anlamıyla yansıtmadığını görerek eksik yanlarını Surnâme'de vermeyi düşündü. Doğanın gösterdiği yönden, o çizgiden dışarı düşen kösnül şeytan, kültürün o güzelim kokularla süslü geometrik tarhlarını darmadağın eder. Selim Ileri /1976 Şimdi size en güzel okuma taktiği nedir ondan bahsedeceğim. . En iyi okuma kitabın içinden çıkan kitap ile yola devam etmektir .. hele de benzer konulu üç kitabı ard arda okursanız olaya tam vakıf olursunuz ..benden tavsiyedir . Kerim Korcan Tatar Ramazan efsanesini "mutlaka okuyun" derim sonrasında zaten diline hayran kalacak diğer kitaplarını da okumak isteyeceksiniz Ben üçlememi şöyle oluşturdum "Surname"Aziz Nesin "Linç"Kerim Korcan "Idamlıklar"Kerim Korcan Hem Linç hem idamlıklar bir arada olsun Kimdir Kerim Korcan .. Bir kere yazım dili sebebiyle "kaliteli" yazarlar sınıfına aldığım bir "isyan"suçlusu yazar.. 12 yıl hapis cezasının 10 yılı Sinop cezaevi 2 yılı ıstanbul da tamamlamış bir "mahpus" ve "insan"gözlemcisi. . MAHKEMEYE VERSEM SENI ASARLAR! #SPOİLER "DAR AĞACI " bitişik yazsan olmuyor ayrı yazsan olmuyor bir "sözcük" ve ne kadar yabancı duruyor hayatlarımızda değil mi? "Hapis gibi ,hücre gibi,mahkum gibi yani nereye koysam ne demek bunlar bilmiyorum gibi ..
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma
8/10
·275 syf.·
2017 52. kitabı
Yazarı ilk defa Tarihi Sinop Cezaevi'ni gezerken, girişte bulunan bir tabela görmüştüm. Bu cezaevinde yatan ünlüler yazılıydı. İçlerinde Kerim Korcan da bulunmaktaydı. Hatta Tatar Ramazan'ın yazarının, kendisi olduğunu orada öğrendim. Derhal kitaplarını edindim. Önce Linç'i okudum sonra İdamlıklar'ı. Bu kitapta cezaevinde yatan bazı suçluları yada kadere mahkumları ve onların hikayeleri çok içten ve çarpıcı bir şekilde anlatılmış. Özellikle Linç kitabından sonra burada da mahkumların yaşadığı eziyet işkence zulüm ve acıya tanık olmak açıkçası beni fazlasıyla rahatsız etti. Hele birde bu olayların yaşandığı yeri gözlerimle görünce tüylerim ürperdi okurken. Mesela bir zindan var, penceresi yok.Kapı kapandığı zaman zerre ışık girmiyor içeri. Mahkum zincire vuruluyor ve orada hapsediliyor. Yazarın da bu hapishanede yatığını düşünürsek, yazılanların sadece kurgudan ibaret olamayacağı kanısındayım. Zira yazar kitabın sonunda şunları eklemiş. "Konu vardır, yazarını üzer, sıkar, düşündürür, hatta ağlatır için için. Gene konu vardır, yazarını açar, umutlandırır, pespembe ufuklara alır götürür. Takdir edersiniz ki, İDAMLIKLAR sıkıcı bir çalışma. Onu meydana getirirken içimin zaman zaman daraldığını hatırlıyorum. Ama bu konuda susamazdım, gördüklerimi, bildiklerimi kendime saklayamazdım. İnsan toplumlarının asırlardır kanayan ve bir türlü dinmeyen yaraları söz konusuydu. Görmezlikten gelmek, susmak hakkımız değil" Ayrıca Kerim Korcan mahkumlardan şöyle söz ediyor: "Mahkumlar, benim felaket arkadaşlarım. Mahkumlar, perişan birçoğunun üstü-başı. Mahkumlar, sarı tespihler ellerinde. Mahkumlar, tütün dumanına boğulmuş yüzleri. Geceleri zaten batakta, mahkumlar, Karanlık gündüzleri. Hayat yalnız dışarıda yaşanmaz, dört duvar arasında da sürer. İnsanları mahkum etmek kolay,
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma
7/10
·275 syf.··
2017 50. kitabı
İdamlık mahkumların hikayelerinin sıralandığı kitap ,insana hayatın gerçeklerini tokat gibi vuruyor. İdam ve ölüm sözcükleri ikişer hecedir. Hükmü giyenlerin derdini kimler anlar? Yüreği parçalayan bilin ki son gecedir. Katil bir şafakta yapılır hep idamlar . Bir Gece...
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma
İdamlıklar / Kerim Korcan
8/10
·301 syf.··
2024 37. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2024 14:31
Kerim Korcan'ın diline aşina olanlar zaten bilecektir halk dili ile gayet akıcı ve insanımızın içinden gelen hikayeler olaylar anlatır,İdamlıklar da onlardan biri. İdam mahkumlarını anlatan uzun öyküler de denebilir eser için.
Edebiyat
İdamlıklarKerim Korcan · Yalçın Yayınları · 198542 okunma
8/10
·301 syf.·
2020 39. kitabı
İdamlıklar, bir romandan ziyade tarihi bir belge. Nâzım Hikmet gibi, ipe sapa gelmez iddialarla içeri tıkılıp on iki yıl yatırılmış yazar, bu süre içerisinde karşılaşmış olduğu idam mahkûmlarının hikayelerini, ruhsal durumları ile beraber anlatıyor. Edebi yönü sadece zaman zaman ortaya çıkan ışıltılı anlatımlarla kısıtlı... Türkiye Cumhuriyeti’nde adalet anlayışını, işleyişini gözler önüne serdiğini göz önünde bulundurursak, bir Soner Yalçın ya da Ahmet Şık kitabı gibi, edebi yönü değil toplumsal görev yönü ağır basan bir kitap olarak değerlendirilebilir. İyi okumalar!
Edebiyat
İdamlıklarKerim Korcan · Yalçın Yayınları · 198542 okunma
Puan vermedi·275 syf.··
Beğendi
·
2020 501. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 01:34
Ufukların kan rengi, güneşin doğuşuyla silinir gider. Ama, idamlıkların kanlı ayak izleri taban taban toprakta kalır. Bunları silip götürecek yağmur yoktur. Bir kısım insanlarımızı dertli gö­receğiz, ağlayan anaları dertli göreceğiz. Hep konuşacaklar onlar ağırdan ağırdan. Kin üretecekler, merhamet üretecekler. Toplumda huzur bulamayacağız. Şimdi tarlalarımızı sürerken, demirleri döğerken, zorluklara boynunu eğerken, demir parmaklıklara da bir göz atamaz mıyız? Orada insanlar var. Biz onları düşünmeğe mecburuz. Onların acılarını acılarımıza katmamak, ancak onlar￾la, onların meselleriyle ilgilenmekle mümkilndür. Bir iki çaresini biliyoruz bu derdin. Ama, bu kadarcığı ateşi söndürmeğe yetmiyor, yeteceğe de benzemiyor. Onun için binlerce, onbinlerce insanımızdan bu konuda ilgiler, dayanışmalar beklemek hakkı­ mız değil mi? Niye yazıldı binlerce kitap? Niçin okudu onları insanlarımız? Onca bilgiyi neden edindiler? Kanı kanla yıkamazlar. Böyle söylemiş atalarımız. Gözlerimiz ufuklara çevrili, gamlı akşamlarda boynumuzu bükmüş, sizlerden bu çağrıya cevap bekliyoruz! İDAMLIKLAR'da bekliyor!
Hukuk
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma
8/10
·275 syf.··
Beğendi
·
2018 12. kitabı
Yanlış hatırlamıyorsan üniversite yıllarımda okumuştum. Hatırladığım; kitabı elimden bırakamadığım olduğu. B.köy-Beyazıt otobüsünde ayakta iken bile okuduğumu hatırlıyorum şimdi. Genç okurların okuması gerektiğini düşünüyorum.
İdamlıklarKerim Korcan · Babil Yayınları · 200542 okunma

Yazar Hakkında

Kerim KorcanYazar · 12 kitap
1918 yılında Sakarya'nın Hendek ilçesine bağlı Aktefek köyünde doğdu. Ancak ilkokul 4. sınıfa kadar okuyabildi. 1934-35 yıllarında Eskişehir'den İstanbul'a ailesi ile geldi. Babası Murat usta Küçükpazar'da saat tamirciliği yaparken, kendisi de berberde çıraklık yaptı. 1938'de donanma gemisi Yavuz'da yapılan aramada kardeşi Haydar Korcan'da bulunan kitaplar nedeniyle kendisinin saatçi dükkanı da aranmış ele geçen kitaplar nedeni ile ve “yayımcılık yoluyla komünizm propagandası yaptıkları” iddiasıyla 30 Nisan 1938'de gözaltına alınmıştır. 1938'de Donanma Kor Askeri Mahkemesi'nde isyan suçlusu olarak yargılandı ve 12 yıl ağır hapse mahkûm edildi. Yazar hapis geçirdiği (1938-1948) ve (1957-1958) yıllarını İstanbul Polis Müdüriyeti Nezaret ve Müteferrikasında, Yavuz Harp Gemisi, Erkin Denizaltısı, İstanbul Merkez Kumandanlığı, Sultanahmet Tevkifhanesi ve Sinop Hapishanesi’nde tutuklu ve mahkûm olarak kalmıştır. 10 yıl kaldığı Sinop Cezaevinden 1948'de tahliye edildi. Hapisten çıkar çıkmaz askere alındı. Askerlik sonrası 1950'de İstanbul'a geldi, marangozluk yaparak yaşamını kazanmaya çalıştı. 1957'de Vatan Partisi yöneticiliğinden dolayı soruşturma açıldı. Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerine karşı gelmekten dolayı 1957'de tutuklandı, iki yıl tutuklu yargılandıktan sonra 1959'da beraat etti. Milliyet gazetesinin 1962'de açtığı "Bir Memleket Gerçeği" başlıklı yarışmasında "Köşe" adlı röportajıyla ikincilik kazandı. "Linç" adlı romanı 1970'de filme alındı, ardından oyun haline getirildi. 'Linç' filmi 70'li yılların en önemli filmlerinden biriydi. Kerim Korcan'ın romanından uyarlanan filmde cezaevindeki mahkûmlar arasında yaşanan iktidar savaşı anlatılıyordu. Linç Filmi1970 yılında Ali Yaver - En İyi Görüntü Yönetmeni, Bilge Olgaç - En İyi Yönetmen, En İyi 3. Film, En İyi Stüdyo Çalışması ödüllerini aldı. 1976 yılında Tatar Ramazan adlı öykü kitabı tiyatroya uyarlandı. AST ve İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahnelendi. "Ateşten Köprü" adlı romanında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla İstanbul DGM'de yargılanan yazar Kerim Korcan 4 Mayıs 1989'da beraat etti. 1990 yılında Kerim Korcan'ın Tatar Ramazan adlı öyküsü tiyatrodan sonra sinema filmine uyarlandı filmin başrolünü Kadir İnanır oynadı, filmin müziklerini Ahmet Kaya yaptı. Ölümsüz birçok esere imza atan Kerim Korcan 1990 yılının 9 Kasım günü tedavi gördüğü kanser hastalığına yenik düşerek hayata veda etti. Cezaevlerinde ağır koşullarda 12 yıl geçirdi. İçinde bulunduğu koşulları estetize eden Kerim Korcan yaşadıklarını birer sanat yapıtına dönüştürür. Eserlerinin çoğunda cezaevi gerçeğini anlattığından ezilenler, başkaldıranlar, idamlıklar kitaplarının kahramanı olmuştur. Kerim Korcan'ın yazın tarzında "Halk Hikayeciliği" niteliklerine sıkça rastlanır, eserlerinin genelinde kahramanlarının şivesiyle sade anlatımlarla okuru sıkmaz, kolay okunan bir tarza sahiptir. Kerim Korcan; "Ben üniversite kürsülerinde vatandaşların hak ve hukuk eşitliği için ağlayan ama içeride insanların anasını ağlatan adaleti, tekmil ters uygulamalarıyla mahpushanede cürmü meşut ettim, suçüstü yakaladım. Madem ki adalet mülkün temelidir, ben de toplum sorunlarına, başlangıç olarak oradan yaklaşmayı uygun buldum. Başkaları ne düşünür bilmem. İyi bir giriş yaptığım inancındayım ve devam etmek isterim. Tatar Ramazan'ın benim ilk eserim Linç'ten evvel kaleme alındığını açıklayabilirim. Dil konusunda tartışmaya girmek istemem. Hem birazda bineceğim dalı kesmek gibi olur bu. Dilde arınmaya gitmeye çalışıyorum ve bu gayreti sürdürenlerle esasta mutabıkım. Ancak zorlamaya kaçmaktan da sakınırım" diyerek kendi yazarlığını anlatır. Eserleri Roman Linç (1967) İdamlıklar (1971) Ter Adamları (1975) Patrona (1983) Ateşten Köprü (1988) Acılar Çemberi (1990) Öykü Köse Kadı (1962) Tatar Ramazan (1969) Canlı Bayraklar (1971) Ölüm Pusuda (1990) Capon (1990) Diğer Ey Gaziler (1989) (şiir) Dimitrof Geçiyor (1978) (tarih) Harbiye Kazanı (1989) (anı)