İmparatorErol Toy
Dili hariç beğendim. Bir ailenin ve sermayenin nasıl büyüdüğünü, nasıl yıllara varan bir ağ kurduğunu anlatan bir romandır. Bu anlamda ben kitabın kapağını kitabın içeriği ile fevkalâde bir şekilde uyumlu buldum bence güzel tasarım... Cumhuriyet nasıl ilan edildi? Çokzade Fehmi nereden nereye nasıl geldi? Çokzade Fehmi'nin kurduğu yapı ile siyasetin ilişkisi nasıldı bu gibi konuları detaylı şekilde anlatan bir romandı. Ama dil konusunda biraz eksikti çünkü şive vs. yoktu herkes standart konuşuyordu yani bir şehirli ve bir köylü aynı kelimeler ile cümle kuruyordu insan okurken farklı bir ağız arıyor diye düşünüyorum 8/10
Yıllardır Türkiye'de sürüp giden "siyaset"in nasıl şekillendiğini görmek isteyenler için kaynak bir roman! Özellikle savaş zamanlarında ticaret sisteminin nasıl siyasallaştığı ve/veya siyaset sisteminin nasıl ticarete döndüğünü gözler önüne seren '74 yılında yazılmış bir roman. Fakat okurken göreceksiniz ki 2015'de hiçbir şey değişmemiş, aynı kurgu, aynı sistematik kaos sürüp gidiyor. Medyanın işlevi ise daha da başarılı (!). Okuyunuz ve okutunuz!
Erol Toy, Koç ailesinin gelişimini cumhuriyetin ilk zamanlarından başlayarak akıcı bir şekilde ele alıyor. Günümüzde Cumhuriyetçi ve Atatürkçü kesimin gıpta ile baktığı Koç Ailesinin aslında Cumhuriyetin değerlerinin lağvedilmesinde nasıl büyük bir katıkısının olduğunu anlamak için okunması gereken bir kitap. Sermaye sınıfının nihai hedefi kazanacağı paradır, isterse şeriat gelsin onlar kazanacakları paraya bakarlar!
İmparatorErol Toy · Doğu Kitabevi · 2015311 okunma
VEHBİ KOÇ'UN HAYAT HİKAYESİ
İmparator, Erol Toy İmparator, modası geçmeyen bir egemenlik oyunudur. Çokzade Fehmi, 1920 Ankara'sında çiçeği burnunda bir bakkal olarak oyuna girdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti de kuruluş günlerini yaşamaktadır. Roman bir küçük dükkandan ekonomik politik bir imparatorluğa uzanışın ekseninde ülke ve toplumun içinde geçtiği grev, yürüyüş ve miting gibi eylemlerin günümüze gelişinin destansı öyküsüdür.
İmparatorErol Toy · May Yayınları · 1974311 okunma
Çok uzatmayacağım… Dünya değişti, şartlar değişti, Türkiye değişti, sistemler değişti… hasılı her şey durmaksızın değişim içinde. Ancak, bizler bu değişimin içinde rutin, günlük yaşarken değişimin içini ve perde arkadını çoğu zaman bilemiyor, göremiyoruz. Demem o ki, Erol Toy’un bu kitabının ilk baskısı yanılmıyorsam 1974 yılında piyasada raflarda yerini aldı. Bu kitabı o zaman okumamakla Türkiyede ki bir çok siyasi, ekonomik, kültürel değişimi yakından takip ettiğimi sanan ben, bu kitapta ileri sürülen bazı fikirlerin, Türkiyedeki değişimin perde arkasını atlamışım. Şimdi diyorum ki o zaman okumuş olsaydım bu kitabı çok farklı gözlükle bakardım çok şeye… yazık geç kalmışım. Ama bu günden yarına daha iyi tahliller yapmak için bu günün olaylarında “acaba” sorusunu daima önde tutmaya anahtar olacak bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar…
İmparatorErol Toy · Doğu Kitabevi · 2015311 okunma
Akıcı bir dil ile Vehbi Koç’un hayatını anlatan bir kitap okurken dönem dönem yaşananlara şahitlik edebiliyor şekillendirenleri görüyorsun.Kuru ekmekle vatan savunanlar varken derdi cüzdanı olan imanı güç olan bir hayat..
İmparatorErol Toy · Doğu Kitabevi · 2015311 okunma
Ekonomi ve siyaset bağı bende hep merak uyandırmıştır. Günümüzde yaşanan çogu olayın arka odasında ekonomik ikinci aşamada ise siyasi sebepler olduğunu bilir ve çoğu zaman bu iki başlık altında anlamlandırmaya çalışırım. Koç ailesi son 1.5 yıldır hakkında çok şey duyduğum bir aile ve Türkiye'ye çok şey kattığını bu süre zarfında öğrendim. Mantalitelerinin kökenlerini, kendi zamanlarında ve sonrasında yildızı parlayan(örn;burla kardeşler) bir çok kişi ve şirket batarken koçlar neden zenginleşerek çıktığını merak etmişimdir. Bu kitap ise koç şirketlerinin kurucusu olan Vehbi Koç'un(kitapta Çokzade Vehbi olarak gecmekte) küçük bir bakkal dükkanından Türkiye'nin en büyük ve dünyada tanınan bir şirketler topluluğuna uzanan yolculuğunu anlatıyor. Kitapta çoğu karakter takma isim ile anlatılmış(Örn; Rober SalomBernar Nohum). Sabancılar ve Eczabışılar da kitabın kimi yerlerinde geçen isimler.
Vehbi Koç'un çalışkanlığı, tatilde dahi iş düşünmesi, disiplinli bir hayatı, hangi insandan nasıl verim alabilecegini bilmesi, çalışana değer vermesi ve bu değeri çalışanına hissettirmesi en çok dikkatimi çeken özelliğiydi. Tabiki eleştirilebilir yanı da var.Özellikle ülke ekonomisi ve siyasetine yöne veren bir kişlik haline gelmiştir ve kimi siyasi ve toplumsal olayların arka odasında yer almıştır. Demirel'in başa getirilmesi, İnönü'nün zayıflatılması, Ecevit'in ön plana çikarılmaya çalısılması vs.
Bu adam bunca işle uğrasirken ailesini nasıl idare ediyordu diye dusunuyordum. Sadberk Hanım eğitimli birisi olup Ankara'nın eşraflı ailelerinden birinin kızıdır. Piyano çalan,kitap okuyan, yabancı dil bilen birisi ve bence Vehbi Koç'un bu kadar başarılı olmasında etkili olan bir kimse.
(Bu kitabı ilerleyen zamanlarda bir kere daha okuyacağım)
Sadece Fehmi Çok adıyla anlatılan Vehbi Koç’un değil, 1920 Ankarasında kurulan yeni devletin gelişmesini, ekonomisinin kurulmasını, İş Bankası girişimini, sermaye-asker-sol-ABD arasındaki girift ilişkinin hikayesi. Kitapta Rober diye anlatılan karakterin Bernar Nahum, Sabit’in Sakıp Sabancı, Reşat’ın Nejat Eczacıbaşı olduğunu düşünüyorum. Mahir ile Saadet’in kimler olduğu zaten isim benzerliklerinden anlaşılıyor. Kitaba ismini veren imparator benzetmesi de çok güzel kurulmuş. Öneririm kitabı.
İmparatorErol Toy · May Yayınları · 1974311 okunma
Vehbi Koç'un hayatını, Fehmi Çok adı altında hikayeleştirerek anlatan, bakkallıktan imparatorluğa giden yolunu bence güzel bir şekilde aktarmayı başarmış, okuması ilginç bir kitap.
İmparatorErol Toy · Doğu Kitabevi · 2015311 okunma
Kitabin kapagindaki ahtapot figurunu merak etmistim ilk gördügümde... Ben olsaydim canavar resmi koyardim. Bunu söylediğim için kendime gülüyorum ama iç sesime hep saygi duymuşumdur kalsin silmeyeceğim... Bizler oy kullanarak seçtigimizi zannederken (gerçi onu da pek beceremiyoruz seçim süreçlerinde hileler, şiddet birbirimizi yemelerimizi ayri tutarsam) iş adamlari masa başinda kimin iktidara getirilirse kendilerinin daha kazançli çikacağini konuştuklarini sukut içinde anlatan bir kitap... Cumhuriyetin kuruluşundan 1970'lere dek yaşanan siyaset ekonomi ilişkisi... Kurtlu peynir ve meclis kiremitleri temini olayi Cumhuriyetin ilk yillari Cumhuriyete enkaz diyenlere atifla Osmanlidan devraldigimiz enkazi bence cok iyi anlatiyor...
#eroltoy #imparator
1 Ekim 1936'da Manisa'da doğdu. 1951'de ortaokulu bitirdikten sonra İzmir'de önce kol emeğine dayalı işler, daha sonra sigortacılık ve banka memurluğu yaptı. Ortaokul mezunu olan Toy, çocukluğundan itibaren çalışarak yaşamaya başladı. Fırıncılık, bankacılık, vurgun yiyen süngercileri sigortalama gibi işlerde çalıştıktan sonra, İstanbul'a yerleşti. Bank-İş sendikasının kurucuları arasında yer alarak sendikacılığa başladı. Yönetim kurulu başkanlığını da yaptığı Yazko'nun çıkardığı Somut dergisini yönetti. Halen İstanbul'da yaşamakta. İlk öyküsü 1952'de İzmir'de Çınar dergisinde çıktı. Akşam, Yön, May, Cumhuriyet, Milliyet, Barış ve Yeni Ortam dergi ve gazetelerinde yayımlanan fıkra, inceleme ve makaleleriyle tanındı. Romanlarında Osmanlı Devleti'nin beyliklerle ilişkileri, yükselme ve zayıflama dönemleri, I. Dünya Savaşı, Demokrat Parti'nin iktidar yılları, Türkiye'de sermaye gücünün ve işçi sınıfının gelişimi, 1971'deki askeri müdahale dönemi gibi Türkiye'nin tarihsel ve toplumsal gelişme sürecindeki önemli evreleri ele aldı. Romanlarında belgeselliğe özen göstererek yaşanan çelişkileri, olguları toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla yansıttı. Iğrıp adlı romanı dışında, klasik öyküleme tekniğine bağlı kaldı. İşadamı Vehbi Koç'u anlatan İmparator adlı romanı en çok baskı yapan kitabı oldu. Öykü, roman, deneme ve eleştiri yazılarının dışında sahnelenmiş tiyatro oyunları da bulunan Erol Toy, 1962 Ali Naci Karacan Üçüncülük Ödülü sahibidir.