Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
434
Basım Tarihi:
1991
Yayınevi:
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları
Orijinal Adı:
Les Confessions
ISBN:
9789751105137
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Fransa tarihinden izler...
8/10
·434 syf.··
2023 140. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2023 02:41
Ilk cilde göre daha zorlu bir okuma serüveni oldu. Öncesinde okuduğum kitaptan buraya yönelmiş olsam da anladım ki Jean-Jacques Rousseau okumaya yanlış bir eseriyle başladım. İtiraflarından önce onu bu itiraflara iten nedenleri okuyabilirdim. İçerik kadar biçim de yorucu idi bu ciltte. Kitabın sonuna ekli açiklamalı birinciden farklı olarak bu ciltte açıklamalar sayfa altında dipnot olarak eklenmiş, takibi daha kolay olsa da bazen yazar da kendi cümlelerine açıklama eklemiş altta ayrıca çevirmenin notu derken bir sayfada birbirinden bağımsız üç ayrı metni takip etmek yorucuydu. Reşat Nuri Güntekin çeviride yine muazzam bir iş çıkarmış yerli bir eser okur gibi okumamızı sağlamış ama orjinalinden kaynaklı mı yoksa çeviriden sebep mi bilmem ucu bucağı karışmış yarım sayfalık cümleleri de anlamak zordu. Bir eser ile yazar hakkında hüküm vermek doğru değil elbette ama kafamdaki koca düşünür Jean-Jacques Rousseau bildiğiniz mahalleden b8r amca, aileden bir kayınço havasındaydı bu kitabında. Edebî yönden zayıf olması bir nevi otobiyografi olmasındandır belki de...
Jean Jacques Rousseau
İtiraflar llJean-Jacques Rousseau · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1991169 okunma
7/10
·434 syf.··
Beğendi
·
2021 308. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 19:39
İlk kitaba göre daha dramatik bir havada geçen, heyecanlı ve merak uyandırıcı olaylar yerine kendini savunmayı; daha doğrusu kendini doğru anlatmayı ve ifade etmeyi amaçlayan devam kitabını okuyoruz. Ayrıca uygar toplumun kurucusunun tanımlaması yüzünüzü gülümsetecek, oldukça ironik tanımlamalardan birisidir. Düşünüyorum da ne kadar haklı diyorum. Siz yıllarda tek bir yerde oturacaksınız, oraya bakacaksınız, taşı toprağı sizin emeklerinizi taşıyacak sonra burası benim deyip bir başkası orayı elinizden alacak vs derken sinir bozucu bir durum. Diğer yandan da pandemi bahanesine sığınıp 3 aydır kira ödemeyen kiracımı ve evin içine etmesini düşünerek yazarı haksız gördüğüm taraflar da oluyor işte. Sigaraya para buluyorsan her gün... Neyse anlayacağınız katıldığım ve katılmadığım sonuçlara aynı konu içerisinden ulaşabildiğim bir romandı. İyi okumalar dilerim..
İtiraflar llJean-Jacques Rousseau · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1991169 okunma
Arkada bırakılan koca bir hayatın tanığı satırlar...
9/10
·414 syf.··
2023 142. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2023 12:42
Okunması diğer basıma göre çok daha rahat ve kolay ilerlediği için keşke doğrudan bunu okusaydım pişmanlığı yaşadım. Kitabın başındaki çevirmenin notunu da bilgilendirici buldum ve bir kısmını incelememe ekliyorum. İtiraflar , Rousseau'nun ölümünden sonra yayımlanan otobiyografik yapıtıdır. Rousseau (1712-1778) bu yapıtta, bazen kinizme varan bir açık yüreklilikle, hayatının doğumundan 1765 yılına kadar süren kesiminin öyküsünü anlatır. Ama Ro­usseau'nun kişiliği ve o "öykücük"lerini anlatma biçimi, İtiraflara alışılmış bir anılar kitabından çok, otobiyografik bir roman niteligi kazandırmıştır. Kitabın adı, Saint Augustin'in (354-430) aynı adı ta­şıyan ünlü yapıtından alınmış. On iki kitap ve ek notlardan oluşmakta.
Otobiyografi-Mektup-Anı
İtiraflar 2. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018169 okunma
8/10
·414 syf.··
2018 145. kitabı
Rousseau ismini orada burada duyardım. Saygı duyardım. "Helal olsun adama, büyük adammış, bayağı etkiliymiş" Mülkiyet hakkında dediği sözle tanışmıştım galiba kendisi ile. "Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip "Bu, bana aittir!" diyebilen, buna inanacak kadar saf insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun gerçek kurucusu oldu" sözü idi. İtiraflar'daki sıcak konuşmaları saygıya sevgi de ekledi. Bu arada Dostoyevski, Yeraltından Notlar'da Rousseau hakkında, Heine diye birinden laf taşıyarak, onun İtiraflar'ında yalan üstüne yalan kıvırdığını, üstelik bunları gururu yüzünden bile bile yaptığını söylemiş, bildiğin dedikoduculuk yapmış, çok ayıp etmiştir.
İtiraflar 2. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018169 okunma
7/10
·414 syf.··
2020 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2020 12:30
İtiraflar II. Cilt, Rousseau’nun okuduğum ilk eseri. Uzun zamandır kitaplığımdaydı. Okurken başlarda çok zorlandığımı itiraf etmeliyim. Kitabı elimden bırakmamak için kendimle mücadele ettim. Sonradan merak duygum ağır bastı da bitirebildim. İncelemesine gelince; Rousseau kitapta, neredeyse tesadüfen karşılaştığı herkese yer vermiş. Bu da aşina olmadığımız yüzlerce isim anlamına geliyor. Elli sayfa sonra aynı isimle karşılaştığınızda -tabi fark edebilirseniz- kişiyi hatırlamakta ve olayı çözümlemekte zorlanıyorsunuz. Rousseau, genel anlamda olayları bir kronolojik sıra içerisinde sunmaya çalışsa da iyi bir plan, sıralama ve kurgudan söz edemeyiz. Kitap, daldan dala atlayarak, bir ileri bir geri sararak, savruk bir şekilde ilerliyor. Kitapta son diye bir şey de yok. Aniden bitiveriyor. Yazar, kitabın III. Cildini yazmayı amaçladığı için bitiş üzerinde durmamış olsa da nihayetinde bir cilt bu şekilde bitmemeliymiş. Bununla birlikte; anlatımın yalınlığı ve ifadelerin netliği dikkat çekiyor. Cümleler su gibi akıyor. Kitap boyunca kulak tırmalayıcı, ağdalı veya karmaşık bir anlatımla karşılaşmıyorsunuz. Sonra açacağım üzere tek karmaşıklık Rousseau’nun kafasında ve duygularında. Yazarın, olayları ve kişileri okuyucuya aktarırken zaman zaman yaptığı tespitler, konu özelinde dile getirdiği düşünceler altı çizilmesi ve kulağa küpe olması gereken cinsten. Kitabı bitirince şöyle bir göz attım da epey yerin altını çizmişim. Anı türünde bir kitap olması ve adının “itiraflar” olarak konulması dolayısıyla içeriğe girmemek olmaz sanırım. Rousseau bu satırları okusaydı bana kızardı, belki de kızmazdı da yeni bir “itiraflar” kitabı hazırlardı, bilemiyorum, ama ben baştan sona kafası karışık (insan ilişkilerinde), duygu durumunu yönetmekte zorlanan, düşünce ve davranışları arasında
İtiraflar II.CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 1999169 okunma
Puan vermedi·414 syf.··
2021 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 00:36
İlk ciltteki macera havası bu ciltte yoktu. Yazarın Toplum Sözleşmesi ve Emile kitaplarının basımından sonra yaşadıkları gerçekten üzücü. Bu kısımları okuyup öğrenmekten memnun oldum. Ancak kendi yaşadığı şeyler dışında kitabın çoğu kısmında kısa dönemlerde etkileşimi olan herkesi uzun uzun tanıtması ve yorumlaması okurken insanı sıkıyor. Dönemin ahlak anlayışını çok net gösteren bir yapıt olması yönünden beğendim.
İtiraflar 2. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018169 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Jean-Jacques RousseauYazar · 28 kitap
İsviçre'nin Cenevre kentinde doğmuştur. Bir saatçinin oğludur. Babası Topkapı Sarayı'nda saat tamirciliği yapmıştır. On yaşında eğitimine bir din adamının yanında başlayan Rousseau, daha sonra bir gravürcü ustasının yanında çalışmıştır. 1728-1738 yılları arasında, sekreterlik, müzik hocalığı ve tercümanlık yaparak, Fransa, İtalya ve İsviçre'de dolaşmıştır. Fransa'da yazıları yasaklanınca daha sonra aralarının açıldığı dostu David Hume'un daveti üzerine İngiltere'ye gitti. Daha sonra Batı İsviçre'de Neuchatel'e sığındı. Kalvenist olarak vaftiz olmuştu. Torino'da Katolikliğe geçti, daha sonra tekrar Kalvenist oldu. Bu sebeple doğduğu şehir olan Cenevre'de ateist suçlamalarına mâruz kaldı. 1749'da Ansiklopedinin müzik bölümünü kaleme almıştır. Jean-Jacques Rousseau'nun yapıtlarındaki karmaşıklık onun; doğal hukuk kuramcısı, doğal hakları yadsıyan biri, aydınlanmacı, aydınlanma ilkelerini yerle bir eden biri, demokrasinin inançlı savunucusu, demokrasiyi ayaklar altına alan biri, burjuva liberal devriminin hazırlayıcısı, öte yandan böyle bir devrimin olumsuzluklarını çok önceden gösteren, hatta reformculuğu bile benimseyen biriymiş gibi birbiriyle çelişen ve çatışan çok karşıt düşüncelerle yorumlanmasına sebep olmuştur. Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur. Kendisini hep halktan birisi olarak görmüş, halktan kişiler arasında daha rahat etmiştir. Rousseau, doğru bir siyasal toplumun temellerini ortaya koyabilmek için olguların bir yana bırakılması gerektiğini belirtir. Çünkü ona göre salt olgulardan hareket edildiğinde, çıkarlar, yararlar ön plana yerleştirilmekte ve böylece adalet, hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Rousseau, güçlünün haklı kabul edildiği, siyasal toplumun kökenine olguları yerleştiren, olgusal verileri ve kuramları eleştirmektedir. Yurttaşı, ortak benliği, halkı, devleti yaratan bir toplum sözleşmesini ve bu sözleşmeye toplumdaki her bireyin dahil olması gerektiğini savunur. Halk olmanın temelinde egemenliğin var olması gerektiğini düşünür. Yasaların olmadığı bir yerde devletten söz edilemeyeceğini savunmuştur. Yasaların, halkın tümü için geçerli olması gerektiğini düşünmektedir. Halk sayısı arttıkça, yönetici sayısının azalması gerektiğini savunan Rousseau, demokrasi, aristokrasi, monarşi” şeklindeki sınıflandırmayı benimsemiştir. Rousseau'ya göre demokrasi biçimindeki hükümette yönetici, halkın tamamı ya da büyük bir kısmıdır. Aristokrasi biçimiyse küçük bir azınlığın yönetimidir. Monarşik hükümette ise yönetme yetkisi tek bir kişidedir. Rousseau'ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olamaz. Ayrıca devletin temelinde dinin de olması gerektiğini savunur. Rousseau; devletin iktidara değil, halka ait olduğunu savunmuş ve ulus-devlet anlayışını benimsemiştir.