Salâh Birsel denemelerini okumaya bir süredir ara vermiştim. Ama bu ay tekrar başladım.
Kitaplarını okurken, bazen, nasıl bu kadar bilgi birikime sahip olabilmiş, bunca ayrıntıyı toparlamak ve bunu hoş bir dille okura aktarmak çok zor olsa gerek diye düşünüyorum. Ama zaten kendisi kaleme aldığı yazılarında bunun cevabını zaman zaman veriyor. Ben yine de sonsuzmuş gibi görünen bilgisine gıptayla bakıyorum. Üstelik onun yaşadığı dönemde bilgiye şimdiki gibi kolayca ulaşmak mümkün değildi.
Salâh Birsel okuyorsanız, hicive, alaya bazen de sokak diline hazırlıklı olmalısınız. Bu kitabında "Benim Sözcüklerim" başlığında bir denemesi var. Diğer yazılarında karşımıza çıkan, kendi uydurduğu ya da başka yazar ve şairlerden aldığı sözcüklerle karşılaşırsanız şaşırmayın uyarısı yapıyor bu bölümde. Oradan bir ALINTI yapmak daha doğru olacak
"Namık Kemal "fotoğraf" demez, "fotografi" der. Ahmet Mithat Efendi "aile" demez " familya" der. Emin Nihat (müsameretname) "elveda" demez, " adiyö" der.
Ben bu yazının kaldırımını bana atılan taşlarla ördüm. İstedim ki, yazılarımda bu ve buna benzer sözcüklere raslayanlar ŞARMAŞAŞKIN olmasınlar ve de bütün bilisiziklerini ortaya döküp al pancar kesilmesinler.
Kaldı ki, ben bu sözcükleri çokluk yazımı süse ve püse vurmak,ondan ALAYSAMA UÇAKLARI havalandırmak için kullanıyorum.
Bilmem anlatabildim mi ?
(Syf.127)
Böyle diyor işte, o nedenle şarmaşaşkın kalmayın satırlar arasında ☺
Son bir not, Salâh Birsel okurken kağıdı kalemi de eksik etmeyin yanınızdan, ne yazarlar, ne kitaplar çıkıyor okuduklarınızdan tahmin edemezsiniz. Bir de eskinin İstanbul'unu, İzmir'ini ondan okumak da çok hoş...
#salahbirsel #selyayıncılık #1001gecedenemeleri #kediler #deneme #kitaptavsiyesi #okumaönerisi #ağustosayındaokuduklarım #kadıköyokumalarim