Küçücük, sevimli bir kızdı. Bir kadının başparmağından daha uzun değildi. Bu yüzden ona 'Parmak Kız' adını verdiler."
Masalın sihirli ve olağanüstü başlangıcı. Küçüklük, onun hem savunmasızlığının hem de benzersizliğinin kaynağıdır.
Kurşun AskerHans Christian Andersen · Tramvay Yayıncılık · 20061,402 okunma
Kurşun Asker; Danimarkalı yazar Hans Christian Andersen’in sonu hüzünle biten bir aşkı anlatan masalı. Tek ayaklı kurşun bir askerin balerine olan aşkını kıskanan kötü bir perinin yüzünden başına gelenlerin anlatıldığı masalda; aşk, ayrılık, kötülük, macera, ayrılık ve ölüm gibi temalar ağırlıklı olarak işlenmektedir.
Kurşun Asker; oyuncak bir kurşun askerin yaşadıkları ve sonu dramatik biten aşk masalı olmasının yanı sıra sade ve anlaşılır anlatımından dolayı okunmaya değer olarak ele alınmalıdır…
Kurşun AskerHans Christian Andersen · Damla Yayıncılık · 20031,402 okunma
Ben bu kitabın adını,hikayesini hep duyardım ama hiç okumamıştım 8-9 yaşımdayken bu kitabın aynısını okumuştum fakat yarısını.Bu gün düşündüm ve okudum iyiki de okumuşum çünkü bu kitabın güzelliğini tekrar hatırlamış oldum okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Kurşun AskerHans Christian Andersen · Damla Yayıncılık · 20031,402 okunma
Kitap bana biraz tuhaf geldi. Başlangıcı ve sonu tuhaftı. O pencereden düşmesiyle macera başlıyor fakat o pencereden neden düştü! Sonu daha da tuhaf. Yani niye öyle bitti ki! (Spoiler vermek istemiyorum) Orta kısımda geçen macera dolu hikaye güzeldi. Çocukların ilgisini bu kısım çekebilir. Fakat özellikle kitabın son kısmı çocukların kafasını karıştırabilir...
Kurşun AskerHans Christian Andersen · Damla Yayıncılık · 20031,402 okunma
Küçükken okumuş çok sevmiştim. Tek ayaklı kurşun askerin bir balerine olan büyüleyici aşkı ve bu aşkı kıskanan bir perinin Kurşun Asker'in başına sardığı kötülükler anlatılıyor. Mutsuz sonla bitmesi, diğer masallardan farklı kılıyor bana göre... Aşkın ve iyiliğin olumlu oluşu; kıskançlık, hasetlik, kötülük ve ayrılığın ise olumsuz oluşu yönünde mesajlar veriyor. Yalın bir yazı dile sahip olmasının yanında oldukça dramatikti. Beni halen etkiler!
Kitap okuma alışkanlığımı kazandığım kitap diyebilirim aslında. Bu kitabı okuduktan sonra içimde hep okuma isteği uyanmıştı ve defalarca okumuştum. Hem çok beğendiğim için hem de o zamanlar kütüphanemde pek fazla kitap olmadığı için. Okuma yazma bilmeyen kardeşime fotoğraflarını göstererek tekrar tekrar okumuştum. Yıllar geçmiş üstüne ama hala aynı mutlulukla gülümseyerek hatırlıyorum bu kitabı. :)
KURŞUN ASKER küçükken en sevdigim masallrdandı neden bılmıyorum ama cok hosuma gıderdı bır kıtabı vardı elımden bırakmazdım hele ordakı balerıne bayılırdım.Baya kez okumustum anneme okuttururdum gercketen cocuklara gore tam ıgısını cekebılecek bır hıkayesı var bence....
Çocukken okuduğum bu kitapları hatırlayınca elimde olmadan ciddi sosyolojik sorgulamalar yapıyorum. Çocuğa aşkı için yanarak ölmeyi anlatan bir kitap ne kadar sağlıklı olabilir hatta bir masal olabilir mi?
1. Değişmez Sadakat (Steadfastness): Adının da çağrıştırdığı gibi, asker tüm felaketler karşısında "sadık" ve "dik" durur. Bu, insan ruhunun en değerli erdemlerinden biridir.
2. Kusurlu Olmanın Güzelliği: Eksik bacağına rağmen, asker diğerlerinden daha cesur ve duygu doludur. Kusur, karakteri tanımlar ve onu özel kılar.
3. Kaderin Acımasızlığı ve Şaşırtıcılığı: Hayat, kontrol edilemeyen rüzgarlar, balıklar ve çocukların ellerinde şekillenir. İnsan, ancak tutumunu seçebilir.
4. İmkansız ve Sessiz Aşk: Aşk, hiçbir zaman konuşulmaz, fiziksel olarak temas edilmez. Saf, platonik ve trajik bir hayranlıktır.
5. Kalıcı Olan: Maddi dünyadaki her şey yok olabilir (asker erir, dansçı kül olur), ancak duyguların özü (kalp) bir iz olarak kalır.
Kurşun AskerHans Christian Andersen · Damla Yayıncılık · 20031,402 okunma
2 Nisan 1805'te bir ayakkabıcının tek oğlu olarak dünyaya geldi. 11 yaşındayken babasının ölmesi üzerine okulu bıraktı ve annesiyle birlikte temizlikçi ve çamaşırcı olarak çalışmaya başladı. 1819'da tiyatro oyuncusu olmak ümidiyle gittiği Kopenhag'da başarılı olmadı ve 1828'de Kopenhag Üniversitesi'ne girdi.
1829'da ilk önemli yapıtı sayılan "Holmen Kanalından Amager Adasının Doğu Ucuna Bir Yürüyüş"'ü yayımladı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere'ye geziler yaptı ve yolculuklarından gezi kitaplarına birçok malzeme çıkardı. Oyun yazarlığındaki başarısız girişimlerinden sonra köleliğin kötülüklerini anlattığı "Mulatten" (1840) ile dikkat çekti. "Doğaçlamacı" (Improvisatoren, 1835) ve "İki Barones" (De to Baronnesser, 1847) romanlarından en tanınmışlarıdır.
Asıl başarısını "Kibritçi Kız", "Küçük Claus ve Büyük Claus" ve "Güzel Prenses ve Bezelye" gibi masalları içeren "Çocuk Masalları" (1835) kitabıyla yakaladı. Masallarının bazılarında iyiliğin ve güzelliğin zaferine olan iyimser bir inanç açığa vurulurken; bazıları da oldukça kötümser ve acıklıydı ve kendi yaşamından güçlü izler taşıyordu.
1872'ye kadar masal yazmayı sürdüren Andersen 4 Ağustos 1875'te Kopenhag'da hayata veda etti.
Kendine özgü masal anlatma yöntemiyle çocuk edebiyatına gerçek bir yenilik getirdi. Gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullandı. Masallarının çoğu Türkçeye de çevrildi.