*Ölüm Kapısı Serisi 6/7*
İlk beş kitabın bütünleştiği, dolu dolu bir altıncı kitaptı. Bu seriyle olan duygusal bağım, onun bitmesini istemeyecek kadar yüksek. Son kitabına ulaştığım için buruk bir heyecandayım.
Hem çok seviyorum, sonunu aşırı merak ediyorum, hem de bitmesin diye kıyamıyorum.
Uzun zamana yaymış olduğum, okurken içerisinde kaybolduğum, beni gerçek hayattan çekip ayaklarımı yerden kesen seri.
Fantastiğin verdiği bu hazzı betimlemek güç.
Ölüm Kapısı, her düzeydeki fantastik okura tavsiyemdir.
edit: İthaki telifini alıp tekrar basmaya karar verir umarım.
Kesin kaynaktan aldığım bilgiye göre de böyle bir planları yok.
büdüt: Fantastik severlere, baskısı olmayan bu kitabı -en azından- epub olarak tadabilmeleri için yoruma kitabı bırakıyorum.
(robin hood is proud to present) kıps
Görünen buzdağının ötesine gidiyoruz.
Yolculuk sona ermek üzere.. çok sevdiğim karakteri de kaybettim. Bir ejderha gibi feryat ettim, daha ne diyeyim. Bu sözlerimi kitabı okursanız şayet.. işte o zaman daha iyi anlarsınız.
Son sözüme gelince, şu alıntıyı yapsam yeterli olacak;
"Bir nefret uçurumunun iki yakasına uzanan iki kişi. O anda, Alfred içine baktı ve kendini buldu.
Artık korkmuyordu."
Nexus Lordu Xar, Abarrach’ta Ölüçağırıcılığı öğreniyor, tabi tek öğrendiği şey bu değil.Yedinci kapının varlığını da öğreniyor.Bu kapının önemi ise kapıdan geçenlerin dünyaları yaratma ve yok etme gücüne sahip olmalarını sağlaması.Üstüne bir de son olarak Haplo’nun bu kapının yerini bildiğini de öğrenince Xar apar topar çok sevdiği evladı Haplo’yu yok etme planları yapmaya başlıyor.
Diğer yandan Haplo, usta Hugh ve Marit’in kendisini öldürmekle görevlendirilmelerinin şaşkınlığını yaşamakta ama asıl şaşkınlığı Alfred ile tekrar karşılaşıp, binbir zorluk ve acıyla kurtulmak için cebelleştiği korkunç labirente tekrar, bu sefer kendi isteğiyle girdiğinde yaşayacak.
500 küsür sayfayı 2 günde bitirdim çünkü muazzamdı.Alfred’i özlemişim.İkinci kitaptaki Roland, Rega, Paithan ve Aleatha ile tekrar karşılaşmak sürpriz oldu.Yine çok kritik bir noktada bitti kitabımız ve ben serinin son kitabına giriş yapmak için üzülerek kolları sıvıyorum.
Önceki kitapta yeniden Arianus’a gitmiştik Haplo ile. Bu sefer de kitabın büyük bölümünde Pryan’dayız. Kısa bir süre için Abarrach ve Chelestra’ya da uğruyoruz. Tabi sonlarda kitaba adını veren Labirent’e varıyoruz.
Beş kitaptır büyük bir merakla beklediğim Labirent’e daha çok sayfa ayırmasını beklerdim yazarların. Sanki yüzeysel kalmış Labirent’te olanlar. Oysaki böyle bir yer üzerine ayrı bir kitap bile yazılabilirdi. Yine de Labirent’teki savaş sahneleri güzeldi.
Alfred ile Haplo’nun dost olması, bu seride en sevdiğim karakter olan Hugh’un ve Haplo’nun çocuğunun annesi Marit’in zor da olsa Haplo’nun yanında yer alması, Haplo’nun Xar tarafından kaçırılması, Pryan’daki “mensch”lerin Xar ile yaşadıkları zorlu mücadelelerden sonra mutlu sona ulaşmaları 6. kitabın en önemli olaylarıydı.
Artık serinin bitmesine tek kitap kaldı. Son kitaba doğru yol alayım ben.
Haplo bir kez daha anne- babasının ve bir çok Patryn hayatını elindne alan Labirent' e düşmüştür. Ne var ki bu defa yalnız değildir. Labirentten bir kez daha çıkabilmek mümkün olacak mıdır ?
Margaret Weis, 16 Mart 1948 tarihinde Independence, Missouri'de dünyaya geldi. 1984 yılında Tracy Hickman'la birlikte yazdığı Ejderha Mızrağı Serisi ile tanınmaktadır.
Weis, 1970 yılında yaratıcı yazarlık bölümünden mezun oldu. Weis ilk olarak küçük bir yayınevinde çalışmaya başladı ve burada editör oldu. 1972-1983 yılları arasında Herald Yayınevi'nde reklam direktörü olarak çalıştı ve ardından Herald Yayınevi'nin alt şirketlerinden biri olan Independence Yayınevi'nin müdürü oldu. 1970li yılların sonu, 1980li yılların başında Weis, çocuklar için birçok kitap yazdı. 1983 yılında Weis TSR Inc'e oyun editörü olmak üzere başvurdu. TSR bu pozisyon için yazarı geri çevirdi, fakat kitap editörü olarak işe aldı.
Overlord (Derebeyi) Projesi' olarak bilinen ve bir roman ve üç modül yazılmasını içeren görevlerinden birinde iş arkadaşı olan Tracy Hickman ile birlikte hikayenin taslağını çıkararak, kitabı yazması için bir yazar tuttular, fakat bu işe yaramadı. İşte tam bu sıralarda Weis'in kendi sözleriyle "Tracy ile kendimizi bu işe o kadar çok vermiştik ki, bu kitabı bizim yazmamız gerektiğini hissettik." Hikayenin yazıya dökülmesinin ardından Overlord Projesi, Ejderha Mızrağı olarak bilinen ve tüm dünyada tanınan bir kitap serisi haline geldi.
Fantastik kurgu yazarı olarak bilinen kariyeri ve ününün aksine, Weis fantastik kitaplar okumadığını belirtmiştir. Güney Wisconsin'de ambardan çevrilen bir evde yaşamaktadır.