Le Colibri

Sandro Veronesi
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı:
384
Basım Tarihi:
24 Ağustos 2022
İlk Yayın Tarihi:
2019
Yayınevi:
LGF
Orijinal Adı:
Il colibrì
ISBN:
9782253106807
Dil:
Fransızca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Ne kadar çok insan gömülü her birimizin içinde.”
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2022 165. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 23:30
Aile kurumunun bize kişiliğimizi kazandıran ya da bizi kişiliğimize mahkum eden o korkunç yetki gücüne dair uzun uzun düşündüren bir kitap. Bir solukta yıkılacak küçük ve kırılgan dünyalarımızı nasıl bir mirasın üstüne kurduğumuz üzerine de biraz. Ya aldatıcı bir balon içine sığınma eğilimiyse diye soruyor Veronesi, o miras? Soru, bu balonla nereye kadar uçacağız? Birilerinin çocuğu olmak kadar zor olan bir şey daha var kitapta; birilerinin ebeveyni olmak. Gece yarısı çalan telefonun başında ehvenişere sığınan bir ebeveyn..”Evladını yitirmek hayatı sıfırlar”, ama hepsinden daha acısı şu; “hayatta sıfır diye bir şey yoktur”. Soru, sıfırın altında nasıl yaşayabiliyoruz? “Senin olduğun yerde benim hiçbir zaman olmayışım, benim olduğum yerde senin hiçbir zaman olmayışın” tanımına sıkışıp kalan bir aşk da var satırlarda. Ama romantizmi biraz belinden bükerek anlatıyor Veronesi. Bir araya gelme koşullarını bulunca bile bir araya gelmemek tezatıyla lehimliyor bu aşkı. Soru, hayal ettiklerimize bazen kavuşmak için değil de, hayatta kalmak için ihtiyaç duyuyor olabilir miyiz? Yitirilen zaman, hani şu kendi zamanımız; mutluluk ve mutsuzluk, hani şu bizden bağımsız ve bizim elimizde olan; hayat, ilerlemek için çırpınıp durduğumuz..Soru, hayat biraz da Sinekkuşu misali, ilerlemek için değil de, olduğumuz yerde kalabilmek ve bazen geri gitmek için kanat çırpmak olabilir mi? Böyle. Çok şeye batıp çıkıyor bu Sinekkuşu’nun kanatları..Güzel kitap. Ama bu kitabı harika olmaktan vazgeçiren şeyler de var. İnanılmaz mucizevi benzerlikler yığını altında kalan insanlar, hikayeleri birbirine tutturmakta tutkal misali kullanılan tesadüfler ve dağınık bir kurgu..Ama kusurlarıyla da güzel mi, valla güzel. Ve belki birazdan fazla dokunaklı. Eren Yücesan Cendey’in enfes çevirisiyle.. Keyifle okunsun..
Edebiyat
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
10/10
·304 syf.··
2022 151. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 20:27
Selamlar! Bugünün kitabı Sandro Veronesi'nin şahane kitabı Sinekkuşu. İtalyan edebiyatı ile biten bir yıl oldu bu sayede 2022. Eren Yücesoy Cendey'e muazzam çevirisi için teşekkür ederim. 1960 ile 2030 yılları arasında gidip gelen, her bölümde zaman sıçramaları ile okurun başını döndüren bir kitap Sinekkuşu. Göz doktoru Marco Carrera'nın hayatına, 1999'da kliniğe gelen bir kişinin anlattıkları ile dahil oluruz önce. Bir çocuğu olan, ailesinde yaşadığı travmalar nedeni ile zor günler yaşayan Marco; aşkın en tuhafı ile de sınanır tüm hayatı boyunca. Sayısız mektup yazar, e-postalar ile kardeşine ulaşmaya çalışır Marco. Çabalar, uğraşır, hatalar yapsa da yine de herkesleşmez ve zaman değişse de kendisi değişmez. Çocukluğunda, yaşıtlarından daha küçük görünen Marco'ya annesinin taktığı bir isimdir esasen "sinekkuşu." Farkında olmasa da adının hakkını verir kitap boyunca aslında karakterimiz. Bazen sadece olduğu yerde durmak ve zamanı durdurmak ister, bazen geçmişe dönmek için çırpar kanatlarını. Peki ya yaşadığı her şeyin sonunda tek istediği, olduğu yerde kalmaksa Marco'nun? Ya hayatta bazen sadece durup beklemek gerekiyorsa ve biz boş yere çırpıyorsak kanatlarımızı sinekkuşu misali? Ailelerin, çocuklarının hayatında nasıl geri dönüşü olmayan yaralar bıraktığını düşündürdü bana yazar. Baba olmak, eş olmak, aile olmak bu denli zorken bir de bu zorlukları hayatının her döneminde yaşadı Marco. Birine bağlandı, birileri ona bağlandı. Birine aşık oldu, yanyana olsa da bazen hem ulaşamaz hem de ulaşılmaz oldu. Çok istese de kavuşamadığı aşkı, çocukluğundan itibaren zorlukla ve psikolojik sorunlarla büyüyen kızı, on yıllık evliliğindeki neredeyse her şeyin yalandan ibaret olması gibi birçok şey tesadüflerle birleşti onun hayatında. Bazen bu tesadüfler ve olanlar bana fazla
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
GELECEĞİN İNSANINA SÖZLERİM;
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 22:51
1960 ve 2030 yıllarında İtalya'da yaşayan üç ailenin hayatına konuk oluyoruz. Davet eden de Göz Doktoru Marco... diğer namıyla Sinekkuşu.Anlamı cesaretli ve hareketli,yerinde enerjisini harcıyor olması...Öyle bir hayatı mı var Marco'nun ucundan,kıyısından değinelim... Huzursuzluğun üst safhada olduğu fakat anne babanın bu durumu çocuklara yansıtmadığı gerçeklerin gizlendiği bir çocuklukla başlıyor hayatı...Ve aynı hayat bunun devamın da da geliyor,sorunları, radikal değişimleri ve kayıplarıyla. Bütün kayıp ve değişimin arasında dibe vuracağı sırada geleceğin insanı yani torunu hayatının merkezinde yer alıyor. Sonrasın da ne olduğu satırlarda saklı... Üç kuşağı okurken bizi kendi hayatımızı okuyoruz gibi sıcak,muazzam bir çeviri ve samimiyetin üst safhada olduğu bir okuma bekliyor sizi... Sevgiler.
Edebiyat
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
Hayatın Yer Çekimi…
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 10:59
Hiçbir şey yapmamanın, en büyük direniş olduğu anlar var mıdır? Hayatın seni bir enkazın altına sıkıştırdığı, çırpınmanın her şeyi daha da beter edeceği o anlarda, sadece nefes alıp vermenin, o enkazın altında sabit kalmanın ne kadar muazzam bir irade gerektirdiğini hiç düşündün mü? İşte Sinekkuşu'nu bitirdiğimden beri zihnimde dönüp duran soru bu. Bu roman, büyük zaferlerin veya destansı maceraların hikâyesi değil. Bu, Marco Carrera'nın, yani bir Sinekkuşu’nun, etrafındaki dünya paramparça olurken kendi ruhunu bir arada tutma mücadelesinin sessiz çığlığı. Veronesi, zamanı bir makasla kesip rastgele yerlere fırlatmış sanki; bir sayfada gençliğin o tatlı melankolisine kapılırken, bir sonrakinde yaşlılığın getirdiği ağır bir kaybın altında eziliyorsun. Bu dağınık yapı, travmanın psikolojisini o kadar iyi anlatıyor ki... Tıpkı zihnimiz gibi; geçmiş, bir yara kabuğu gibi en beklenmedik anda kanayabiliyor. Kitabı kapattığımda anladım ki, Marco'nun kahramanlığı ileri atılmasında değil, sayısız darbeden sonra geriye savrulmamasında gizli. O, sevdikleri için fırtınanın ortasındaki o sabit nokta, herkesin tutunabildiği o sarsılmaz çapa olmanın bedelini bir ömür ödüyor. Sandro Veronesi , size kahramanın kim olduğunu söylemiyor; omuzlarınızdaki yükle nasıl ayakta kalacağınızı fısıldıyor ve bu fısıltı, kitabın son sayfasından sonra bile uzun süre susmuyor…
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2022 87. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2022 00:00
Bazı karakterler, uzun zamandır tanıdığınız biriymiş gibi hissettirir. Adımlarını takip etmişsiniz, gülüşlerini duymuş, ağlayışlarında ona omuz vermişsinizdir sanki. Marco Carrera benim için tam da o karakter. Olduğu yerde duran ama kimi zaman rüzgârdan kimi zaman akan sudan dolayı yavaş yavaş aşınan bir taş gibi Marco. . Sandro Veronesi bir yanıyla oldukça kişisel (özellikle mektup kısımlarında) diğer yanıyla üç kuşağı da kapsayan bir hikaye kuruyor. Sürekli zamanda atlamalar olsa da her sayfa zihninize bir tuğla koyuyor, son sayfayı da okuduğunuzda bir hane inşa etmiş oluyorsunuz. Çok, çok sevdim Sinekkuşu’nu. . Su duruluğundaki çeviride pek sevdiğim Eren Cendey yer alırken; kapak tasarımı Utku Lomlu çalışması –
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
6/10
·304 syf.··
2023 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2023 20:40
Kitabın tanıtımını okuyunca güzelmiş, okunabilir diyorsun. İlk başta yaşanan olayların tarihi karmaşık verilmiş, o yüzden hikayeye giremiyorsun. Çevirmenin de kafa karıştırıcı çevirisi ite kaka okumaya itiyor insanı. Yaşanılan üzücü şeyler ve talihsiz olaylar insanı hüzünlendiyor, onca acıya rağmen hayata tutunan bir adamın azmi iyi ki okumuşum dedirtiyor.
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
10/10
·304 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 14:24
Annesinin daha küçükken 'sinekkuşu' yakıştırmasının, ömrü boyunca hakkını veren bir adam Marco Carrera. Kardeşlerinin aksine ne fiziksel ne de duygusal olarak başına gelen her bir olaydan, felaketten, acıdan kaçmayarak, sebat ederek, çabalayarak, direnerek ama aynı zamanda kaderin her bir cilvesini iyisiyle kötüsüyle kabul ederek olduğu yerde kalır - aynı bir sinekkuşunun tam olarak olduğu yerde saniyede 70 kere kanat çırpması gibi. Bu, fiziksel bir durağanlık; çünkü ebeveynlerinin Roma'nın Savonarola meydanındaki ve Floransa'daki yazlık evlerini satmayarak, daha doğrusu satamayarak, aile mirasını tek başına korur. Kendi ailesini yine doğduğu topraklarda kurar. Bu, aynı zamanda zamansal bir durağanlık; çünkü gençlik yıllarında hayatına giren Luisa'ya duyduğu sevgi, onu hayatı boyunca takip eder; aynı Floransa'daki yazlık evlerine taşındıkları haliyle, hep o yaşlarıyla, tamamlanması hiç bir zaman mümkün gözükmeyen eylemlerle, hiç bir zaman ifade edilemeyecek sözcüklerle. Bu, duygusal bir durağanlık; çünkü ne annesinin ıstırabının, babasının kızgın sessizliklerinin tanığı olur, ne de aralarındaki bağırışlardan veya kavgalardan etkilenir. Onları duygusal olarak anlasaydı da ne kadar yardımı olurdu o aileyi bir arada tutmaya, bilinmez. Irene'nin kendini Girdap'ın kollarına iten gerçek itkiyi de göremez. Kardeşi Giacomo'nun kendisinden dolayı sandığı uzak kalışının altındaki nedenleri de anlayamaz. Luisa'ya sevgisi de apayrı bir duygusal tutunuşluk, kalışlık. İnsanlığın ortak duygu mirası, Marco Carrera'yı saran kayıplar, kopuşlar, acılar, biten/bitemeyen/başlayan ilişkiler, başlangıçlardan dolayı onu çok iyi anlamamızı sağlıyor. Kurgusu sağlam, onu bir kurgu kahramanından çıkarıp sıradan bir insan haline getiriyor. Sıradan gözüken mektuplaşmalar, e-postalar, telefon
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
8/10
·304 syf.··
2025 73. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 14:47
"İnsanlar arasındaki ilişkilerin kaderinin ta baştan çizildiği ve işlerin nasıl gideceğini önceden bilmek için nasıl başladıklarına bakmanın yeterli olduğu bilinmelidir - ama bilinmez." Bir yaşam düşünün, tüm ağır darbelere karşı bir Sinekkuşu gibi tüm enerjinizle olduğunuz yerde durma çabanızı... Bir şeylerin dağılmasına izin vermeden, çabasız duran bir kayıtsızlıkla her şeyi bir arada tutma hevesi... Ama aslında çabasız bir kayıtsızlık mı, göründüğü gibi mi her şey? Kitap, Marco Carrera ve ailesi etrafında şekilleniyor. 1959'lu yıllardan 2030'lara kadar olan bir süreci okuyoruz. Ancak, bunu tarih sıralaması olarak değil, gelecekten geçmişe, geçmişten geleceğe olarak okuyoruz ve bu bazen mektuplarla, bazen bir mail ile bazen de bir anı etrafında ya da bir telefon görüşmesinde olabiliyor. Marco'nun ablası Irene'nin 80'li yılların başında intiharı, öncesi, sonrası, kopamadığı gençlik aşkı Luisa, maillerine bir türlü yanıt vermeyen erkek kardeşi Giacomo, sorunlu boşandığı eşi Marina, annesi, babası, kızı Adele ve torunu -Japonca'da geleceğin insanı anlamına gelen- Miraijin, Dr. Daniele Carradori, ve eski yakın arkadaşı Duccio Chilleri nam-ı diğer Adı-Lazım-Değil ekseninde yası, aşkı, dostluğu, ihaneti, üzüntüyü, acıyı, mutluluğu yani bir insanı bir yandan öte yana savurabilen insani duyguların tümünü okuyoruz. Herkes bir yerlere savrulurken, Marco'nun kendi ekseninden ayrılmama çabasını ve umursamaz duran görüntünün ardını da her sayfada daha net görüyoruz. İnsan kaçtığını zannettiği şeylerin kölesi olabiliyor, reddettiği şeyleri ise yanı başında bulabiliyor. Herkesin bir imtihanı var bu dünyada, bazılarının çok fazla... Hangi birkaç kişi Sinekkuşu gibi idare edebiliyor hayatı, peki bu ne zaman başladı? Sanro Veronesi'nin ikinci kez Strega Ödülü almasına neden olan
Edebiyat
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
10/10
·304 syf.··
2023 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2023 08:20
Çok lezzetli bir kitap okudum. 1960-2030 yılları arasında bir göz doktoru olan Marco'nun aile bağlarını, ölümlerini, platonik aşkıyla olan ilişkisini anlatıyor. Karakterleri o kadar ustaca, o kadar bizlere yakın anlatıyor ki bazen Marco oluyorsun, bazen Luisa, bazen Giacomo. İlk başta parça parça görünse de sevgili çevirmenin dediği gibi "iki ileri bir geri". Anlatım benlik algıma çok yakın, duygular çok çıplak, tüm gerçekliğiyle karşımda. Söylenecek çok şey var fakat toparlayamıyorum, her cümlesi bir berceste örneği; tek kelime ile muazzam. O bir sinekkuşu; çünkü etrafındaki her şeyin, hayatın, insanların değişmesine rağmen sabitliğini koruyor.
Edebiyat
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma
10/10
·304 syf.··
2023 17. kitabı
Uzun zamandır yoktum çok sabırsızlanıyorum o yüzden en baştan söyleyeceğim, tavsiye ediyorum arkadaşlar. Çoook güzel bir kitap okudum. Ben son zamanlarda çok dokunaklı karakterlere mi denk geliyorum yoksa hassas dönemimdeyim fazla mı etkileniyorum bilmiyorum ama Marco Carrera da unutmak istemediğim karakterler arasına girdi. Mario Benedetti’nin “Mola” kitabından sonra da böyle hissetmiştim(onu da paylaşacağım yakında.) 1960’lardan 2030’lara uzanıyoruz ama doğrusal bir uzanma değil, bir ileri bir geri baş döndürücü bir format :) Bir bölümde 2000 yılındaysak sonraki bölümde 96’da olabiliyoruz. Dikkatinizi tümüyle isteyen bir kitap hem zaman sıçramaları hem de uzuuuun cümleleriyle. Daha ilk bölümden büyük merakla devam edeceğiniz bu kitapta size Marco Carrera eşlik edecek, genel itibarıyla 3 kuşağa yayılan bir aile hikayesi diyeceğim ama içinde bir sürü şey var. Kayıplar, trajediler, aşk, ölüm, mektuplar, e-postalar ne ararsanız.. İyi ki okudum dediğim kitaplardan oldu.
Edebiyat
SinekkuşuSandro Veronesi · Can Yayınları · 20221,072 okunma

Yazar Hakkında

Sandro VeronesiYazar · 3 kitap
1959’da Floransa’da doğdu. Floransa Üniversitesi’nde mimarlık öğrenimi gören Veronesi, romancılığın yanı sıra gazetecilik ve mimarlık alanlarında da faaliyet göstermektedir. Yirmili yaşlarının ortalarında ve sonlarında yazarlık kariyerine yöneldi. Veronesi ilk kitabını 25 yaşında yayımladı. 1988’de yayımladığı ilk romanı Per dove parte questo treno allegro’yu (Bu Neşeli Tren Nereye Gidiyor) izleyen Gli sfiorati (Teğet Geçilenler, 1990), Venite, venite B52 (Gelin, Gelin B52, 1995), pek çok dile çevrilen ve Campiello ile Viareggio ödüllerine layık görülen Yüzleşme (2000), çocuklar için kaleme aldığı Ring City (2001), Strega Ödülü’ne, Yabancılar İçin Akdeniz Ödülü’ne ve Paris Femina Ödülü’ne layık görülen Caos calmo (Dingin Kaos, 2005), XY (2010), Terre rare (NadirTopraklar, 2014),Un dio ti guarda (Seni İzleyen Bir Tanrı Var, 2016), Cani d’estate (Yaz Köpekleri, 2018) başlıca yapıtları arasındadır. Çoğu romanı sinemaya uyarlanan yazar, 2019’da yayımlanan Sinekkuşu’yla ikinci kez Strega Ödülü’ne layık görüldü. Veronesi, çocuklarıyla Roma’da yaşıyor.