Leviathan

Paul Auster
Çevirmen:
Seçkin Selvi
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
288
Basım Tarihi:
Nisan 2016
İlk Yayın Tarihi:
1998
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Leviathan
ISBN:
9789755104478
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·288 syf.··
2024 133. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2024 18:36
Auster daha kitabın en başında Sachs’ın ölümüyle sarsıcı bir giriş yapmış. Ama devamında bunun sonuçlarının üstüne gitmektense buna neden olan durumu bize anlatmak istercesine bizi geçmişi götürüp Sachs’ı anlatmaya başlamış. Ve kitap zaten tam olarak burada bir anlam kazanmaya başlıyor. İlk başta Sachs’a dair kapsamlı bir inceleme vardı. Çocukluğundan tutun ilişkilerine, olaylar ve kişiler karşısındaki tavırlarından insanlara olan etkisine kadar her şeyi en ince detayıyla anlatılmıştı. Sonra Auster bunu da az bulmuş olacak ki bu sefer de Sachs’ın hayatında etkili olmuş insanları ve başka durumları da tüm yönüyle anlatmıştı. Bu denli kapsamlı bir analiz beklemiyordum. Haliyle okudukça büyük bir haz duydum bu durumdan. Çünkü birinin hayatını sadece ona bakarak bilemeyiz. Çevresindeki o küçük ve önemsiz görünen ayrıntılar dahi çok önemli bir yere sahiptir. Auster’ın böyle düşünerek bir kurgu oluşturması o yüzden çok güzel olmuştu. Bu sayede sayfalar ilerledikçe ister istemez Sachs’ın gözünden bakıp anlamlandırıyorsunuz her şeyi. Bu yüzden de onu yıkımın eşiğine götüren süreci daha berrak bir şekilde görüyorsunuz. Tüm bunların yanında eksik bulduğum bir husus da var. Kitabın anlatıcısı yani Sachs’ın en iyi arkadaşının biraz üstünkörü şekilde anlatıldığını hissettim. Peter sanki kişileri ve olayları biz okuyucuya anlatmaya o kadar dalmış ki kendisini unutmuştu. Halbuki Peter’ın bazı eylemlerinin de Sachs’ın o karanlık yolculuğuna etkisi vardı. Bir başka olumsuz nokta da çevirmen Seçkin Selvi kaynaklıydı maalesef. Seçkin Selvi’nin çok iyi bir çevirmen olduğunu biliyorum ama birçok önemli noktayı dipnotlarından mahrum bırakmıştı. Kitap boyunca özellikle edebi göndermeleri çok kullanmıştı Auster. Onun dışında spor ve Amerikan kültürüne yönelik göndermeler de vardı. Bu durum
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
7/10
·288 syf.··
2020 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2020 21:06
Yazardan okuduğum ilk kitaptı.Arka kapağını okuduğum zaman polisiye türünde bir roman bekliyordum ama hiç de öyle bir kitapla karşılaşmadım. Kitabı 4 günde bitirdim,gayet akıcıydı.Okudukça okuyasım geliyordu.Yazar genellikle insanların ruhsal çözümlemelerini yapmış ve bu ruhsal çözümlemelerin oluşturduğu sonuçları okudum. Konusuna gelecek olursak iki yakın yazar arasında geçiyor olay.Esas kahramanımız Sachs eğlenceli bir adam ama yaşadıklarından sonra ülkesinde bir çok provokatörlük yapıyor.Ve en sonunda yaptığı bombanın kendi elinde patlamasıyla gözlerini hayata yumuyor.Aslında tam böyle değil konusu ama neresinden tutsam spoiler vereceğim için bu kadarını yazmayı uygun gördüm.
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2020 40. kitabı
Leviathan Tevrat'ta adı geçen bir deniz canavarıdır. Thomas Hobbes'in aynı adı taşıyan eserinde de LEVIATHAN devletin işlevini tanımlamak için metafor olarak kullanılmıştır. Kendini oluşturan bütün öğeleri içinde bulunduran, öğüten ve sindiren bir canavar olarak. İhtiyaç farklılıklarını homojenleştirme açısından olumlu, yönetimsel suistimallerden kaynaklı olarak eşitsizlikleri derinleştiren; adaletsizlikler ve kişisel ayrıcalıklar yaratma tarafında araç olarak kullanılması olumsuz anlamda yorumlanabilir bu bizim sevimli duruma göre sevimsiz canavar metaforumuz. Paul Auster'in LEVIATHAN'ına gelince, anlatıcı Peter Aaron'un New York'taki bir okuma-değerlendirme- eleştiri toplantısı için gittiği barda tanıştığı ve kitaptaki kurgunun merkezinde yer alan Benjamim Sachs adındaki bir yazarın hayat hikayesi metaforun hammadesi. Benjamin Sachs'ın evliliğindeki dönüşümler, Peter ile arkadaşlıkları ve birbirlerinin hayatlarında karşılıklı yarattıkları değişimler, çevrelerinin iç içe girmesiyle birlikte yaşamlarına yön veren tesadüfler ve çakışmalar ve bambaşka ruh hallerine evrimleşen psikolojik haller. Göle atılan küçük bir taşın yarattığı dalgaların geniş menzillere erişmesi gibi ,alınan ufacık doğru veya yanlış bir kararın sonrasında yaşamda açtıkları derin ve geniş değişikliklerin hikayesi. Bu eserdeki Leviathan ya da canavarımız Benjamin Sachs'ın bizzat kendisi. Kitap kapağındaki Özgürlük Heykeli'nin temsil ettiği değerler Sachs'ın eylemlerinin sonuçları ile birlikte farklı yorumlanabileceklerini de gösteriyor. Yazarın üslubuna gelince, okuyanların bilebileceği gibi, çok titiz kelime ve cümle seçimleri, tutarlılıktan taviz vermeyen mükemmeliyetçiliği, anlamda doğabilecek bütün boşlukları doldurmadaki becerisi. İyi okumalar...
Edebiyat
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
LEVIATHAN / Paul Auster (1992)
8/10
·288 syf.··
2021 84. kitabı
Leviathan çok ilginç bir kelime. İbranicede “balina” anlamına geliyor. Hz.Yunus’u yutan balina gibi. Tevrat’ta efsanevi bir deniz canavarı olarak anlatılıyor. Çeşitli dinlerde ve kaynaklarda ejder, timsah, yılan olarak da geçiyor. Mesela, bir kaynakta her okyanusta sadece bir tane bulunduğu ve tüm balinaların ona hizmet ettiğinden bahsediliyor. Kötülüklerin simgesiymiş bu canlı. Ünlü düşünür Hobbes’un aynı isimde bir kitabı var. Yazar kitabında insanların haklarının bir kısmından vazgecip, bunları üst kişiye devretmelerinin en iyi yol olacağını anlatır. Bu üst kişi devlettir. Hobbes, nedense bu devlete “leviathan” der. (Yukarıdaki balina benzetmesinden dolayı olabilir.) Kitaba gelince, Paul Auster'ın kendi deneyimlerinden ve hayat öyküsünden izlerin en fazla bulunduğu kitaplarından birisi. Polisiye, macera ve dram karışımı bir çalışma. Birbirini takip eden, beklenmedik her olaydan sonra neredeyse hep şaşırtan, çok yoğun bir olay örgüsüne sahip, anarşizmden sadakatsizliğe, cinayetten talihsizliğe, dostluktan yabancılaşmaya kadar içerdiği düzinelerce temanın iç içe ve bir bulmaca tadında işlendiği leziz bir eser bu. Sonunu merakla bekledim. Amerikalı yazar sayesinde ABD’de bir eyaletler turu attım. Öğrendiğim pek çok kitap ismi de cabası. Sadece kitabın adının neden Leviathan olarak seçildiğini anlayamadım.
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
Leviathan
Puan vermedi·288 syf.··
2019 1. kitabı
Paul Auster eserlerinin konusu belirlerken gerçekten çok yaratıcı. İnsan kitabı eline alıp arka kapağını okuduğunda bile heyecanlanıyor.Ancak bu kitabı alırken biraz mesafeli davrandım. Her ne kadar konusu önceki kitabı 'Yükseklik Korkusu' kadar ilgi çekici olsa da Yükseklik Korkusu'nda yaşadığım hayal kırıklığı beni buna zorladı.İyi ki öyle yapmışım.Çünkü bu kitapta harika bir girizgah yapıyor ancak yaklaşık yüz elli sayfa okuduktan sonra olaylar o kadar hızlı ve kısa anlatılıyor ki kitabın aslında 400-450 sayfa olması gerektiğini anlıyorsunuz.Karakterlerin tanıtımı belki de eserin yarısından fazlasını kapsıyor. Karakterlere gelince Sachs karakteri gerçekten çok iyi anlatılıyor.Diger karakterler yardımcı karakter olma hissini bile vermiyor. Kitap bir Ahmet Ümit eseri gibi akıcı.Keşke gizemi sonuçlandırma kısmı onun kadar iyi olabilseydi. Spoiler!! Şahsen kitapta psikolojik tahlile yer verilmesini isterdim. Özellikle Sachs'ın kazadan sonra hissettiklerini farklı ama küçük bir bölümde sunmasını isterdim. Böylece en azından küçük kuleleri patlatma nedenini iyice anlardım.
Edebiyat
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2021 117. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2021 20:59
Yazar zaten rüştünü çoktan ispat etmiş kuvvetli bir edebiyatçı. Bu kitabı da yaşar gibi yazılmış. Sohbet ediyor bazen. Başrollerde yazarlar var, bomba var, sevgi var. Auster iyi bir sanatçı sonuçta.
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2021 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 17:14
“Hiçbir zaman var olmayacak bir şeyi var edebilmek için, kitabıma Sach’ın kendi kitabı için tasarladığı adı koydum: Leviathan” Tevrat’ta sözü geçen, timsaha benzer bir deniz canavarı olarak tanımlanan Leviathan, kitabın başında kendini havaya uçurarak ölen Sach’ın yazdığı kitaba ismini veriyor. Sach’ın yakın arkadaşı ve kitabın esas karakteri Peter’in üniversitede aşık olduğu, sonradan Sach’ın eşi olacak Fanny ile yaşadığı karmaşık gönül ilişkisi bunun diğer ilişkileri için sadece bir basamak olduğunu anlamasıyla olaylar derinleşir. İlişki yaşadığı her karakterin bir sonradakine zemin hazırladığını anlayan Peter’in kendi iç hesaplaşmaları, yakın arkadaşının ihanetini bilen ama kendi çapkınlıklarından dolayı buna aldırış etmeyen, bir partide yaşadığı kaza sonucu hayatı değişen Sach ve diğer karakterlerin hikayesini okuyacaksınız. Karakter tahlilleri ve derin insan ilişkilerini okumayı seven arkadaşlara önerebileceğim bir eser.
1000Kitap
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2019 19:47
Bay Auster'ın en iyi kitaplarından biri... Polisiyeyi bu kadar edebî anlatan yazara zor rastlanır, gerçekten muhteşemdi. Kitabın konusundan şöyle bahsedeyim: Gazetede bir ölüm haberi okuyan yazarımız, bu kişinin arkadaşı Benjamin Sachs olduğunu düşünür ve Ben ile tanıştıkları andan ölümüne kadar olan sürecin -bildiği kadarıyla-hikayesini anlatır. Ben okurken çok keyif aldım, tavsiye ederim. =)
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
6/10
·288 syf.··
2020 384. kitabı
Kitabın adından başlayacak olursak; Leviathan, Tevrat'ta adı geçen bir deniz canavarı ayrıca kitaptaki baş karakter Sachs'ın yazmayı planladığı kitabın adı. Tanıtım yazısını okuyup kitaba başladığınızda çok sürükleyici bir kitap bekliyorsunuz. Kimliği ilk başlarda bilinmeyen, arkadaşı tarafından tahmin edilen bir yazar, bomba ile havaya uçuyor. Zaten yazar ve bomba yan yana gelince meraklanmamak elde olmuyor. İntihar bombacısı mı, banka soyguncusu mu diye düşündürüyor. İlk başlar hızlı başlasa da orta kısımların sonuna kadar klasik Amerikan filmi havasında sürüyor kitap. Sonradan olaylar daha da hızlanıp çözüme kavuşuyor. Tabi arada subliminal mesajları da görmemek elde değil.. ''Özgürlük Anıtı, dünyadaki herkesin benimsediği bir ideali simgeliyordu..'' (sf 224) ''FBI'dan bilgi kaçırmanın cezası olduğunu biliyorum...'' (sf 251) İlk tercihlerden olmasa da okunabilecek bir kitaptı.
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma
1/10
·288 syf.·
Şimidye kadar yarım bıraktığım kitap yoktu ama bu kitabı böyle bırakacağım bu kadar sıkıcı bir roman daha okumadım birde polisiye diye geçiyor benden not yok
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20161,033 okunma

Yazar Hakkında

Paul AusterYazar · 37 kitap
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey - 30 Nisan 2024, Brooklyn, New York, ABD) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist. Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar Lydia DavisLydia Davis ile yapan Auster, 1981 yılında, bir başka tanınmış Amerikalı yazar Siri HustvedtSiri Hustvedt ile evlendi. Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından Seçkin SelviSeçkin Selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır. 2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında Orhan PamukOrhan Pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti. Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir. Ödülleri 2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat