Cep Boy / 2 Cilt

Mahalle

Salahaddin Enis
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
14 Ocak 2022
İlk Yayın Tarihi:
1930
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
ISBN:
9786258462593
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hüznü derin..
10/10
·288 syf.··
2024 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2024 22:30
Ruhumu bıraktığım duygu yüklü bir kitap.. Savaşın soğuk yüzü, onca fedakarlık, ruhsal ve fiziksel alınmış onca yara ve dağılan hayatların yanında bu duruma kayıtsız kalan insanlar.. kitabın son sayfalarını hüngür şakır ağlamaktan okuyamadım desem yeridir. kitaptaki ana karakterin bir yoldan karlı paltosu ve savaş yaralariyla yürüyüp cikagelcekmis gibi gece vakti boş sokaklara beni baktırdığı, gözlerimin onu aradığı ve içimde caresizlikten huzursuzluk yarattığı doğrudur..
1000Kitap
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Acıklı Bir Hikâye Anlatırken Mahalleliyi Taşlamak
7/10
·288 syf.··
2023 74. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 16:30
Türkiye’de doğalcılığın ilk temsilcilerinden olan Selahattin Enis, eserlerinde genellikle Osmanlı İstanbul’unun son dönemlerini işleyen, I. Dünya Savaşı ve mütareke yıllarının yozlaşmış insanlarını toplumsal ve ahlaki yönden pervasızca gerçekçi bir şekilde eleştiren, maalesef ki unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizden biri. Enis, kaleme aldığı son eser olan Mahalle’de savaştan yeni çıkmış yorgun bir halkı tüm yönleriyle gözler önüne seriyor. Mahalle, romanın başkişisi olan yıllarca türlü cephelerde cenk etmiş ve ölüler diyarından bir gazi olarak dönen Rüştü’nün kasvetli ve acıklı hikâyesini anlatmaktadır. Rüştü İstanbul’a döndüğünde dehşetengiz bir manzarayla karşı karşıya kalır. Oturdukları muhitte şiddetli bir yangın çıkmış, mahalleleri büyük bir yıkıma uğramıştır. Bu manzara karşısında sevdiklerine kavuşma hayalleri yerle yeksan olan Rüştü’nün çok sevdiği eşi ve en son 6 aylıkken gördüğü biricik oğlu sırra kadem basmıştır. Yurdu birdenbire gurbete dönüşmüştür onun için. Rüştü, bir gün onları bulma ümidiyle yaşam mücadelesine zor da olsa devam eder ve bir mahallede bekçilik yapmaya başlar. Süregelen bekçilik macerasında Rüştü, bu mahallede olan olaylara ve insanların hayatlarına tanıklık etmeye başlar. Bir yandan Rüştü’nün hüzünlü arayış hikâyesini okurken, diğer yandan da mahallelinin hayatlarına misafir oluyoruz. Aslında bu mahallelilerden her biri yıkılmış bir imparatorluğun farklı sınıflarını temsil ediyor. Her türden ve her sınıftan insanın hayatından kesitler görüyoruz; paşa, asker, doktor, memur… Enis, ihtiyatı bir kenara bırakarak adeta halka bir ayna tutuyor. “Bakın,“ diyor, “Bakın, siz busunuz işte!“ Müthiş bir hüzne boğsa da severek okudum, hem toplumu eleştir hem de böylesine acıklı bir hikâye anlat… Enis’in diğer işlerine de mutlaka bakacağım. Sitayişle
Edebiyat
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2022 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 01:22
Osmanlının son dönemlerinde cepheden dönen Rüştü hemen eski evine dönmek ister, karısına ve çocuğuna kavuşmak ister bir an önce. Ama İstanbul bıraktığı eski İstanbul değildir artık. Karısı ve çocuğunu bırakun evini bile bulamaz yerinde. Bir yangın çıkmış ve evi de o yangında yanmıştır öğrwndiğine göre. Ama ne karısından ne çocuğundan kimsenin haberi yok. Öldüler mi kaldılar mı hiçbir şey öğrenemez Rüştü. Zaten bunun acısı yüreğini dağlarken bir de hayata tutunmaya çalışır bir taraftan da. Önce gece bekçiliği sonra mezar kazıcılığı yapmaya başlar başkalarının yardımlarıyla. Eşini ve çocuğunu aradığı bu dönemde tanıştığı her insan aslında o dönemin İstanbul'unu yansıtmakta bize. Konu olarak Wolfgang Borchert'ın "Kapıların Dışında" kitabına benzettim. Hüzünlü ama bir o kadar da keyif alarak okuduğum bir kitaptı.
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
9/10
·288 syf.··
2023 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2023 23:28
Çok hüzünlü bir dönem romanı aşırı sevdim kitabı #basakiletürkedebiyatı grubumuzun ağustos ayı kitabıydı ve şimdiye kadar okuduğum ve en sevdiğim grup kitabı bu oldu. Selahattin Enis için Türk edebiyatının Emile Zolası benzetmesini kullanmışlar. Toplumdaki çöküşün yozlaşmanın sefaletin ahlaksızlığın en gerçek halini Rüştü’nün hikayesi ile okuyoruz. Rüştü savaştan dönmüş bir gazi, savaşa gitmeden önce genç karısını ve altı aylık oldu Tufan’ı arkasında bırakmış. Döndükten sonra evlerinin bir yangında yok olduğunu görüyor bir yandan yaşadığı acı durum öteki yandan karısını ve çocuğunu araması, tabi bütün bunlar olurken Rüştü’nün gözünde mahallenin hikayesini okuyoruz. Mahalledeki farklı karakterlerin hayatına gidiyoruz. iyisiyle kötüsüyle bir sürü insanla tanışıyor rüştü, mahallede bekçilik yapıyor yaşamak için bazen de mezar kazıyor. Müthiş duygusal çok öğretici ve unutamayacağım bir hikayeydi tavsiye ederim.
Edebiyat
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2022 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2022 21:06
Natüralizm akımının temsilcilerinden, günümüzde unutulduğu düşünülen ilk hikayecilerimizden biriymiş Selahattin Enis. Ben de Mahalle ile tanıştım kalemiyle. Cepheden dönen bir adam var, ismi Rüştü. On sekiz yerinden yara almış harpte, zavallı denecek bir halde memleketine, İstanbul’a dönmüş. İstediği tek şey karısına ve altı aylıkken bırakıp gittiği oğluna kavuşmak. Fakat geldiğinde evinin yerinde yeller estiğini ve büyük bir yangının tüm Cihangir’i yok ettiğini öğreniyor. Sonrasında çalışmak için gittiği bir mahalleyi, oradaki insanların hikayelerini anlatıyor bize Rüştü. Ama arka planda sürekli karısı ve çocuğunun derdinde, bir yandan da onların ölmemiş olma umudu ile arayışı var. Ben Mahalle’yi milliyetçilikte Ömer Seyfettin hikayelerine, kadınlara bakış açısı ve dünya görüşüyle de Peyami Safa’nın ilk dönem romanlarına benzettim. Harpten gelen Rüştü’nün kitap boyunca karısı hakkındaki tek kaygısı onun bir orospu olup olmadığı. Genel olarak da kitapta bir tane bile akıllı kadın yok, sürekli “aklı eksik, bir şeyden anlamaz” olarak nitelendirilmiş kadınlar. Bu özellikleriyle beni çok kendine çekemeyen bir eser oldu.
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
8/10
·288 syf.··
2024 51. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 15:29
Osmanlı'nın son dönemlerinde savaşa giden, gazi olarak döndüğü zaman eşini ve çocuğunu bulamayan Rüştü, bir mahalleye bekçi olur. İçinde sürekli karısını ve çocuğunu bulma ümidi vardır bir yandan karısının kötü yola düşmüş olabileceğinden endişelidir. Bu ruh hâliyle günlerini geçirir. Kitap diğer taraftan mahallede yaşayan karakterleri de Rüştü'nün gözünden anlatır. Farklı insanların da geçtiği bir romandı. Bazı şeyler çok tanıdık gelecek hiç değişmemiş diyebilirsiniz. Bu yüzden tavsiye ederim, yazıldığı dönemin insan profilini iyi yansıtmış. Spoiler Rüştü sonunda karısının ve çocuğunun öldüğünü öğreniyor ve az olan umudunu kaybediyor. Hatta tesadüfen çocuğunun mezarını kendisi kazıyor :( Çocuğunu evlatlık alan adamdan karısının namusuyla hizmetçilik yaptığını ve hastalıktan öldüğünü öğreniyor.
Edebiyat
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2023 141. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 13:59
Salahaddin Enis, Türk edebiyatının Emile Zolası olarak tanınan natüralist bir yazardır. Mahalle kitabında savaştan dönen bir gazi olan Rüştü'nün geride bıraktığı ailesini arama yolculuğunu okuyoruz. Savaşa gitmeden genç karısı ve altı aylık olan oğlu Tufan' geride bırakmak zorunda kalan Rüştü, geriye döndüğünde evlerinin bir yangında yandığını öğrenir ve eşinden geriye kalan bir iz bulamaz. Issız sokaklarda başıboş dolanırken, iyi insanlara denk gelir ve mahalleye bekçi yapılır. Sonrasında Rüştü'nün gözünden hem eşini arama yolculuğunu, hem de mahallelinin hayatlarına şahitlik ederiz. Kitabın anlatımı, hikayesi çok etkileyici. Özellikle son bölüm içinizi paramparça edecek. Henüz okumadıysanız tavsiye ederim...
Edebiyat
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Muhafazakar Natüralizm
7/10
·288 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 14:36
Spoiler içerir. Selahattin Enis’in Mahalle’si, savaş gazisi Rüştü’nün savaştan döndüğünde evini yanıp kül olmuş halde bulması ve karısını ve çocuğunu kaybetmesi üzerine bir mahallede bekçilik yapmasını anlatıyor. Kitap 1930’da bölüm bölüm Vakit gazetesinde yayınlanmış, kitabın kendisi de 1910-20 yıllarında geçiyor. Bilmiyorsanız Vakit o dönemlerde daha çok halkın ve orta sınıfın okuduğu bir gazete. Selahattin Enis natüralizm akımını benimsemesiyle Türk edebiyatının Emile Zola’sı olarak biliniyor. Roman hakkında da tüm bu bilgiler ışığında yorum yapacağım. Kitapta bölüm bölüm Rüştü’nün bekçilik yaptığı mahallede yaşayan insanlar anlatılıyor. Biraz ‘memleketimden insan manzaraları’ minvalinde olsa da, anlatılan bir karakterden diğerine geçişte kurgu hiç smooth değil, öyle sanki “tamam bunu tanıdık şimdi başka birinden bahsedicem” der gibi odak değiştiriyor. Bu, gazetede bölüm bölüm yayınlanmaya uygun bir format olsa da kitapta ardı ardına okurken biraz sıkıyor ve bütüncüllüğü bozuyor. İçerik olarak da ilk eleştirim şu: kitapta toplumsal çürümeden bahsederken, erkek karakterler pek çok farklı açıdan konu edilirken (cimrilik, hırs, vatanseverlik, açgözlülük gibi), az sayıdaki kadın karakterler ise sadece bedenleri üzerinden konu ediliyor, iffetleri üzerinden sınıflandırılıyor. Kitaptaki kadın karakterlerin adeta başka karakteristik özelliği yok. Yani kitabı dönemine göre yargılayayım diyorum da dönem 1920’ler. O sırada Atatürk kadınları göklere çıkarıyor. O yıllarda gazetelerde kadınların seçme ve seçilme hakkı, çalışma hayatına girmesi tartışılırken hemen yandaki sütunda Selahattin Enis toplum mühendisliğine soyunuyor. Bu dediğimi desteklemek için şimdi roman içinden bir konudan bahsedeceğim. Şimdi, kitapta Rüştü baştan sona iyi bir karakter olarak lanse
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 00:00
Herkese merhaba, Roman ve hikâyeci aynı zamanda Türk edebiyatının “Zola”sı olarak bilinen Selahattin Enis Atabeyoğlu, 1892 yılında doğup 1942 de vefat eden yazarın aynı zamanda son romanıdır. Gürcistan Atabek hanedanı soyundan Jandarma Albayı Ahmet Enis Bey’in oğludur. Babasının görevi sebebiyle, çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Hukuk Fakültesi’nde öğrenci iken 1914 de 1. Dünya Savaşı çıkınca eğitimini yarıda bırakıp yedeksubay olarak askerlik görevini yapar. Rüştü 18 kurşuna hedef olup ölmemişken, askerlik görevine giderken geride bıraktığı eşi ve henüz minik bir bebek olan oğlunu döndüğünde bulamaz çünkü yangınlar da evleri de yok olmuştur. Ayrılamaz kül olmuş evin eşiğinden, orada yorgunluktan uyuya kalır. Bir mahalleye bekçi olmasından dolayı etrafı, farklı sınıflardan oluşan mahallede ki insanları gözlemlemeye, tanımaya başlar ve aynı zamanda da arayışa devam eder. Her karakterin iç yapısı, mekanların tasvirleri olağanüstüydü. Rüştü eşini ve oğlunu bulabilecek mi? Savaş yıllarının yozlaşmış insanlarını toplumun ahlaki yönlerini eleştiren, kitabın sonlarına doğru duygu sağanağının içinde kaybolacağınız bu kitabı okumalısınız. Kitap ve sevgiyle kalın..
Türk Edebiyatı Klasikleri
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
NEDEN BU KADAR GEÇ TANIŞTIM...
8/10
·288 syf.··
2024 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2024 17:59
Selahaddin Enis ile çok tesadüfi bir şekilde tanıştım. Ve bu kadar geç olmasına üzüldüm açıkçası. Mahalle Bataklık Çiçeği Zaniyeler şimdilik şu 3 eseri okudum ve şunu rahatlıkla söylemeliyim ki değeri bilinmeyen ve adı duyulmayan yazarlardan. Neden daha fazla tanınmıyor ve neden hakkında daha çok birşeyler yazılmıyor ve eserleri neden bu kadar kuytu köşede. Garip. 3 kitabında etrafinda döndüğü konular genellikle 1. Dünya savaşı, Osmanlı İstanbul'unun son dönemlerini ele alan, toplumsal ve ahlaki çöküşü gerçekçi bir dille bize okutan biri. Devir değişir ama ahlaksızlık, yağmalama, halkin yoksullukları, savaşlar, liyakatsızlık değişmez. Yıl 2024 kaç yıl geçmiş takribi 104 yıl ama aynısını şimdi birebir yaşıyoruz. Mesela Zaniyeler kitabında bir tarafta savaş yıllarında açlıkla yaşam mücadelesi verirken diğer tarafta bakanlar, paşalar, sonradan görme savaş zenginleri, vurguncular, edebiyatcilardan oluşan kodamanlarla kendi evlerinde yada mekanlarda geçirdikleri eğlenceler ve sınırsız paralar.. Gerçekten gerçekçi ve ironik gözlemlerini okumak çok iyiydi. Edebiyatın Zola'sı tabiri çok yerindeymiş. Aslında uzun uzun yazmak isterim ama spoiler verip keyfi kaçırmak istemem. Bence bir şans verilip başlanmalı.
Edebiyat
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma

Yazar Hakkında

Salahaddin EnisYazar · 13 kitap
Gürcistan Atabek Hanedanı soyundan Jandarma Albayı Ahmed Enis Bey’in oğludur. Babasının jandarma subayı olması nedeniyle çocukluğu Anadolu'nun çeşitli yörelerinde geçti. Küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başladı. I. Dünya Savaşı'nda askere alınınca hukuk öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı, yedek subay olarak İstanbul'da görev yaptı. Heyet-i Âyan katipliği ve Seyr-i Sefain İdaresi Neşriyat Müdürlüğü yaptı. Salahattin Enis 1912'de Tanin'de gazeteciliğe başladı. İkdam, Payitaht, İleri, Vakit, Son Saat, Cumhuriyet, Son Posta gibi gazetelerde düzelticilik, yazarlık, yazı işleri müdürlüğü görevlerinde bulundu. Fağfur, Şair, Nedim, Şebap, Düşünce dergilerinde yayımladığı hikayelerde doğalcı akıma bağlı göründü; toplumsal sorunların ortaya konması gerektiğine inanan yazılar yayımladı. Mütareke döneminde Kaplan adlı çok saldırgan, on beş günlük edebiyat dergisini çıkardı. Derginin başlığındaki "sert ve serbest sözlü edebi-içtimai mücadele risalesidir" sözleri derginin tutumunu ortaya koyuyordu. "Çingeneler" adlı hikayesi yüzünden kovuşturmaya uğradı. Öykü ve romanlarında genellikle I.Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un yozlaşmış çevrelerini konu aldı. Başlıca romanları arasında Neriman (1912), Zaniyeler (1923, 1989), Sârâ (1926), Cehennem Yolcuları (1926), Orta Malı (1926), Ayarı Bozuklar (1926), Endam Aynası (1927) sayılabilir. 1918-24 yıllarında yazdığı hikayelerinin on üç tanesinin toplandığı Bataklık Çiçeği (1924), konuları, kişileri, gerçekçi-doğalcı gözlem gücü, canlı, akıcı anlatma tekniği ile dikkati çekti. Yapıtları açık saçıklıkla suçlandı. En tanınmış romanı olan ve günlük biçiminde yazılan Zaniyeler, aşırı karamsarlığı bir yana bırakılırsa, Türkiye'nin I.Dünya Savaşı yıllarındaki toplumsal yaşamını canlandıran güçlü romanlarından biridir.