(114 Günlük Maceram - Bütün Eserleri - XVII)

Mamak Günleri

Seyyid Ahmet Arvasi
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı:
52
Basım Tarihi:
2009
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
ISBN:
2789785859505
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·88 syf.·
2022 96. kitabı
Mamak Günleri Seyyid Ahmet Arvasi Seyyid Ahmed Arvasi hocamız kıymetini bilemediğimiz bir değerdir. Şehit liderim Muhsin Yazıcıoğlu yıllar yıllar önce Serdar Tuncer 'in canlı yayına konuk olduğu ve üstad Abdurrahim Karakoç 'un telefonla bağlandığı programda şöyle bir cümle söyler. "Biz sağcılar değerlerimizi yüceltemiyoruz, değerlerimize sahip çıkamıyoruz. " İşte o değerlerden biri de Seyyid Ahmet Arvasi hocamızdır. Kendisi çok önemli bir düşünürdür ve tam bir Türk filozofu diyebileceğimiz bir şahsiyettir. Ama milliyetçi ve müslüman olduğu için ismi anılmaz kıymeti bilinmez. Kitap 1980 darbesinde Seyyid Ahmet Arvasi hocamızın İstanbul'da gözaltına alınıp Ankara Mamak askeri cezaevinde ki geçirdiği 114 günlük dönemi anlatan bir anı kitabı. Kitap 80 darbesi öncesi ve darbeyi de kısaca anlatıyor. Çoğunlukla MHP'lilerin nasıl tutuklu kaldığına değiniliyor ve Arvasi hocamızın mektuplarına da yer veriliyor. Güzel hoş, kısa ama mühim bir hatıra kitabıydı...
Edebiyat
Mamak GünleriSeyyid Ahmet Arvasi · Bilgeoğuz Yayınları · 200943 okunma
10/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Anlık okunup bitirilecek bir anı kitabı. Mamak günlerinin nasıl olduğunu ve neler yaşadığını anlatmış. İnsan çoğu yerde üşüyor gerçekten, kolay değil elbette
Edebiyat
Mamak GünleriSeyyid Ahmet Arvasi · Bilgeoğuz Yayınları · 200943 okunma

Yazar Hakkında

Seyyid Ahmet ArvasiYazar · 37 kitap
Ahmet Arvasî (d. 15 Şubat 1932 - ö. 31 Aralık 1988) toplumbilimci, pedagog, yazar. Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde doğmuştur. Seyyid'tir. 56 yaşındayken, İstanbul'un Erenköy ilçesindeki evinde 31 Aralık 1988 - Saat: 11:00'da, daktilosu başında vefat etmiştir. Kökeni Arvaslar neslindendir. Atalarının Anadolu'ya gelişini kendisi şöyle anlatmaktadır: « ...Ailem "Arvasî" adı ile bilinir. 650 yıldan beri Anadolu'da yaşar. Orhan Gazi ile tanışan ceddim Hacı Kasım-ı Bağdadi adında bir zattır. Onun oğullarından biri Van Gölü'nün güneyine (Arvas Köyüne) yerleşmiştir. Biz ondan türemiş ve çoğalmışız... » "Arvasîler" olarak bilinen aile, Soyadı Kanunu'nun çıkmasıyla, "Arvasi" soyadını almıştır. Babası, Abdülhakim Arvasî'dir. Fakat, Necip Fazıl Kısakürek'in manevî hocası olarak bilinen Abdülhakim Arvasî ile aynı kişi değildir. Ahmet Arvasî'nin babası olan Abdülhakim Arvasi bu isim benzerliğini 18 Nisan 1980'de, Mehmet İlhan Bey'e yazmış olduğu bir mektupta şöyle anlatmaktadır: « Şu an Ankara'nın Bağlum nahiyesinde yatan S. Abdülhakim Arvasî hazretleri ile aynı ailedeniz. Kendileri aynı zamanda babamın da isim babalarıdır. Babama kendi adlarını vermişlerdir. » Hayatı Ailenin altı çocuğundan birincisi olan S.Ahmed Arvasî, ilköğretime Van'da başlayıp Doğubayazıt'ta tamamladı. Ortaokulu Erzurum'da okudu ve sonrasında Erzurum Erkek Öğretmen Okulu'nu bitirdi. 1952 yılında Konya'nın Doğanbeyli nahiyesinde ilkokul öğretmeni olarak göreve başlayan Arvasi, yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü -Pedagoji Bölümü'ne başladı ve buradan da 1958 yılında mezun oldu. Balıkesir, Bursa ve İstanbul'daki eğitim enstitülerinde hocalık yaptı. 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'nden 24 arkadaşıyla birlikte siyasî amaçlar için sürgün edilen Arvasî, 1979 yılında emekli olmak zorunda kaldı. « Hayretle gördüm ki, bu ülkede Türk kelimesinden ürkenler var. Yine hayretle gördüm ki, bu ülkede İslam kelimesinden ürkenler var. Ve yine ürpererek gördüm ki, bu ülkede Türk ve İslamkelimelerinin yan yana gelmesinden dehşete kapılan kişi ve çevreler var. » (Seyyid Ahmet Arvasî) Emekli olduğu yıl, Milliyetçi Hareket Partisi Olağan Kongresi'nde "Genel İdare Kurulu Üyesi" sıfatıyla aktif siyasete atıldı. Diğer yandan çeşitli gazete ve dergilerde yazdı. Her gün Gazetesi'nde, "Türk-İslam Ülküsü" başlığı ile günlük makaleleri yayımlandı. 12 Eylül 1980 darbesine kadar partideki görevini ve yazılarını sürdürdü. Darbenin ardından Mamak Cezaevi'ne hapsedildi. Burada işkencelere maruz kaldı ve ilk kalp krizini burada geçirdi. Tahliye olduktan sonra ülkücü gazete ve dergilerde yazdı. Türkiye Gazetesi'nde Hasbihal başlığı ile makaleleri yayımlandı. Arvasî'nin Mamak'ta geçirdiği kalp krizini Alpaslan Türkeş şöyle anlatıyordu: « Tutukevinde geçirdiği kalp rahatsızlığı dolayısıyla Ankara mevki hastanesi'ne kaldırıldı. O gün, daha dün gibi hatırımdadır. Görevliler kendisini hastaneye gitmesi için aşağıya indirdiler. Biz, yukarıda kalmıştık. Odamın penceresinden dış kapının açıldığı merdivenleri görebiliyordum. Arvasî hocamızı hastaneye götürecek cankurtaran henüz gelmemişti. Ayakta bekleyecek hali yoktu, bitkin bir vaziyette taş merdivenlere oturarak cankurtaranın gelmesini bekledi. Yukarıdan askerlere seslendim. Bir binbaşı çıktı. Kendisine Arvasî Bey'in rahatsız olduğunu, bir sandalye getirilmesi için emir buyurulmasını rica ettim. Bu ricamdan sonra bir sandalye getirdiler. Daha sonra cankurtaran geldi ve uzaktan birbirimize el sallayarak ayrıldık, vedâlaştık. » Eserleri - Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz - Doğu Anadolu Gerçeği - Eğitim Sosyolojisi - Hasbihal (6 cilt) (Hasbihal, daha sonra konularına göre şu isimlerde yayınlanmıştır:) 1- Emperyalizmin Oyunları 2- Devletin Dini Olur mu 3- Kadın Erkek Üzerine 4- İnsanın Yalnızlığı. - İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri - İnsan ve İnsan Ötesi - Kendini Arayan İnsan - Şiirlerim - Türk-İslâm Ülküsü (3 Cilt)