Adı:
Masallar
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
97815423381
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınları
536 syf.
·10/10
Öncelikle bana bu değerli kitabı hediye eden değerli insan, başpiskopos Murat Ç ye teşekkür ederim. İnsanların çocukluğunu hatırlatan bir hediye alması çok güzel duygular yaşatıyor.

Geçen yılın ekim ayında başladığım kitabı anca bitirebildim. Yine 10 yaşında bir çocuk oldum ve bu güzel masalları tekrar okudum. İnsan çocukluğuna dönerek sıkıntı stresten arınıyormuş meğer. Ve de çocukluğumuzda öğrendiğimiz ancak gündelik hayatımıza pek uygulayamadığımız dersler çıkarmamızı sağlıyor. Dersleri çocukken çıkarmışız ama uygulamayı unutmuşuz. Hayat kılavuzu olarak sadece bu masalları kullansak bile daha yaşanılır daha insancıl bir dünyamız olabilirdi.

Genç fare yaşlı kediyi atlatırım der ama başarılı olamaz. Rakibi küçük görmemek lazım.

Hasta geyiğe gelen ziyaretçileri hasta geyiğin yiyeceklerini bitirmiş. Hasta geyik hastalıktan değil ama açlıktan ölmüş.

Anne kerevit kızına eğri yürüme doğru yürü dermiş. Kız kerevit annesine, ben senin kızınım senden farklı yürüyemem demiş.
568 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
La Fontaine yaşadığı çağda da sonrasında da ya çok sevilen ya da çok nefret edilen biri olmuştur. Masalları için, kimi onu bir melek kimi de çocukları yoldan çıkaran şeytan olarak görür. Tarihte La Fontaine kadar hem sevilen hem de nefret edilen çok az insan olsa gerek.
Kişisel yaşamında kimseye boyun eğmemiş, hep özgürlükten yana olmayı seçmiş olan La Fontaine, öncelikle şair olarak adlandırılmaktadır. Çünkü fabl türü masallarında dil kıvraklığı, kısa ve öz anlatma gücü ve yerinde kullandığı sözcükler onu Fransa’nın en büyük şairleri arasında konumlandırır.
La Fontaine’in masalları, konu çok bilindik olsa da bizi sıkmaz. Masallarında mitolojiden, halk ve hayvan hikayelerinden yararlanan La Fontaine, masallarını şiirsel bir dille akıcı ve anlaşılır olarak yazmıştır.
Masalları, hayvanlar aracılığıyla anlattığı geniş bir insanlık komedyasının sahneleridir yalnızca. Her sahne insanlık olarak bizleri, gerçekliğimizle yüzleştirme amacı güder.
Masallar; şiirsel bir zevkle yazılmasının yanı sıra bizlere kendi gerçekliğimizi hayvanlar aracılığıyla daha etkili bir şekilde aktardığından kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır…
536 syf.
Masallara inanır mısın?

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde.
Bir zamanlar ben minik bir çocuk iken. Bütün zamanlar mış'lı iken. Ve uykularım bulutların üstündeyken.. Bir minik prenses hayaliyle günümü gün eder iken..

Masal kitabım var idi, her gün bir hayvan dilek taşına çıkıyor ve bir masal anlatıyordu.. Ben de büyük bir merakla her gece dinliyordum annemden. Sonra okumayı sökünce hepsini yeniden yeniden okudum. Çünkü güzeldi masallar, hayal alemimdeki genişliğin inşasıydı.. Masal benim çocuk ruhumdu.

O kitapta okuduğum nice masal meğer La Fontaine'nin bu kitabından alınmış. Meğer bize masallar anlatan Ezop dedeler La Fontaine'ler varmış. Okuduğum masalın en ince ayrıntısına kadar hatırlayınca küçükken dinlediğim masalların bir küçüğün dünyasında neyi ifade ettiğini anladım. Bir masal biraz vicdanın sesiydi. Doğruyla yanlışı öğrenen bir çocuğun elindeki en güzel pusula.

Masallar ile göğüme yıldızlar takmışım. Küçük dünyama renkler katmışım. Bir çocuk mutlaka masal ile büyümeli...

Ki bu kitabı okuyan bir büyüğün de kendine çıkarması gereken çok ders var. Büyümek içinizdeki minik çocuğa tesir etmemiş ise koşun ve biraz masal okuyun.
568 syf.
·Puan vermedi
Oduncuyla Azrail
Yoksul bir oduncu varmış,
Yaş bir yandan, iş bir yandan belini bükmüş;
Yüklemiş odunları sırtına,
Yürüyormuş ahlaya oflaya.
Zor adım atıyormuş zavallı,
Karşı yamaçtaki kulübesine doğru.
Bakmış olacak gibi değil,
Yıkmış yükünü yere
Oturup başlamış düşünmeye:
—Nedir, demiş, şu dünyada çektiğim?
Bir gün rahat nefes almış değilim.
Kim var benden daha yoksul?
Dur yok, dinlen yok;
Ekmeksiz kaldığım günler çok.
Çoluk çocuk bir yandan,
Askeri, tahsildarı bir yandan;
Borç desen gırtlağıma kadar
Bir de üstelik bu odunlar!
—Yeter artık, demiş, bu işkence bitsin:
Hey Azrail, neredesin?
Sen misin çağıran:
Azrail inivermiş yukardan,
Dikilmiş oduncunun karşısına,
Sormuş ne istiyor diye.
— Şey, demiş oduncu; istediğim bir yardım:
Şu odunu sırtıma ver diye çağırdım.
Canımı almaya kalkma sakın;
Nasıl olsa yakında alacaksın.


Ölüm gelir siler bütün dertleri;
Siler ama, bize uğramasın daha iyi.
Gerçek dileği şudur her insanın:
Her mihnet kabul, tek ölüm olmasın.
72 syf.
·33 günde·Beğendi·10/10
kitap çok güzel herkes okusun. Çocuklar mutlaka okusun. kardeşimde okudu çok beğendi . umarım benim gibi herkes bunu okur ve beğenir. :) :) NOT:fabl cansız varlıkların veya hayvanların konuşturulmasıyla ortaya çıkar :)
536 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
İlginçtir ki; fabllarda geçen ana konuları bilen sayısı ne kadar fazlaysa, La Fontaine Masalları'nı baştan sona okuyan da o denli azdır. Ağustosböceği ile Karınca'yı, Tavşan ile Kaplumbağa'yı, Tilki ile Karga'yı bilenler sayılamayacak kadar fazlayken; Oduncuyla Hermes'i, Put Taşıyan Eşek'i bilen çok kişi bulamazsınız. Ve çok normaldir bu; çünkü içindeki birkaç şeyi bildikten sonra olayın tamamına hakim olduğunu düşünme gafletine düşüyoruz çoğu zaman. Halbuki, bir açıp baksak ne hazineler var La Fontaine'nin bizim için biriktirdiği.
Hiçbir şey için geç olmadığı gibi, bunun için de geç değil. Hatta "Sürekli anlatırlar ama dur bir de ben okuyayım." demenin tam sırası inanın. Bırakın 'masal bu, çocuk avutmaktan fazlası değil' gibi lafları. Ve bırakın La Fontaine sizi bir çocukmuşçasınıza eğitsin.
Kitaptaki birçok masala tutulduğumu itiraf etmeliyim; fakat fablların giriş niteliği taşıyan "Başlarken" bölümü tüm fablları 6 mısra ile sunabilecek nitelikte:

Ezop'tur babası benim kahramanların.
Tarihleri uydurma da olsa bunların
Ders olacak doğru şeyler vardır içinde.
Her şey konuşur burada, balıklar bile.
Bütün söyledikleri bizleredir ama:
İnsandır eğittiğim hayvanlar yoluyla

Umarım bu masalların tadından kendinizi mahrum bırakmamaya karar verir, okunacak kitaplarınız arasına bunu da eklersiniz.
540 syf.
·132 günde·8/10
La fontaigne masalları her zaman bir ders vermeyi öğütleyerek yazılmıştır. Yazar 1621 yılında Fransa da dünyaya gelmiş.
Bu şair, çağında, yaşayışı, davranışı, şiir anlayışı, edası ve üslubuyla tek başınadır; bununla beraber en fazla orta malı olmuş Fransız şairi de odur. Bizim Nasreddin Hocaya benzer. Hiyayeler toplama tabiki alabildiği kadar Ezop’tab Phaidros’tan İtalya’dan ve duyduğu her yerden derlemiştir de.
Güzel okumalar :)
568 syf.
·9 günde·Puan vermedi
La Fontaıne 1621 yılından günümüze kadar hiç eskimeden gelen, açık yüreği, masallarında kullandığı hoş sohbeti, candan dostluğu, acıyı tatlı eden filozofluğu, kimseyi kırmadan kimseye boyun eğmezliği dikkatleri çekmektedir.
Sadece çocuklara hitap ediyor dersek yanılırız, bütün bu hayvan masalları geniş bir insan komedyasının birer sahnesidir sadece...
568 syf.
·3 günde
La fontaine, 1621 yılında Fransa’da orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Sıcakkanlılığıyla, hoş sohbetiyle anlattığı fabllarıyla kendini herkese sevdirmiş birçok dost edinmiş yaşamış, yaşadıklarını anlatmış ve yetmiş dört yaşında ölmüş. La Fontaine, Aisopos gibi fabllar yazmış onlarla ünlenmiştir. Ondan çokça etkilenmiş yer yer ondan da bahsetmiştir. La Fontaine Aisopos’tan farklı olarak daha sanatsal bir dille ifade etmiştir söylemek istediklerini. Yani Aisopos fablları mensur(düz yazı) La Fontaine fablları manzumdur(şiir).

Hayvanları, bitkileri, cansız varlıkları eserlerde birer karakter olarak kullanarak insan tipini, temsil etmeye dayalı oluşturulmuş bu metinler sadece yazıldığı dönemle kalmayıp bulunduğumuz zamana da ışık tutmakta ve bizlere yol göstermektedir. Masallar diye Türkçeye çevrilen bu kitap 7’den 70’e herkesin okuması ve ders çıkarması gereken öğretilerle doludur.

Başlangıçta karşılaştığımız şu yazı:

Başlarken
Ezop’tur babası benim kahramanların
Tarihleri uydurma da olsa bunların
Ders olacak doğru şeyler vardır içinde
Her şey konuşur burada balıklar bile.
Bütün söyledikleri bizleredir ama:
İnsandır eğittiğim hayvanlar yoluyla

La Fontaine’i özetler niteliktedir aslında. Burada öncelikle Aisopos fabllarından etkilendiğini dile getirir. Kurgusal bir metin olduğunun altını çizer. Ve ders vererek, bir yandan eğlendirip bir yandan öğreterek insanları eğittiğinin vurgusunu yapar.

Bütün fablların eğlenerek bir solukta okunacağına eminim tabii ki burada çevirmen etkisi göz ardı edilemez. Kitap aslında 12 kitabın ciltten oluşmuş günümüzde de tek kitap halinde toplanıp basılmıştır. Kalın bir kitap olmasına karşın çabucak bitirebilecek bir eser.

Herkese keyifli okumalar dilerim. :))
568 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Küçük büyük herkesin okuyarak ders alacağı fabl'larin bulunduğu masal kitabı. La fontaine herkes duymuştur. İçinde her konuda öğüt bulunmaktadır tavsiye ederim.
568 syf.
·10/10
Masaldan ziyade fabl kelimesini kullanmak istiyorum,zira hayvan hikayelerinden kurulu harika bir kitaptı.Ön sözde Eyüboglu'nun da dediği gibi hepimiz birkaçını okumuşuzdur ama bu fablların tamamını okuyan çok azdır.Ben de bir Türkçe öğretmeni olarak bu eksikliği tamamlamak istedim fakat bildiğimizfablların dışında hayata dair dersler veren oldukça yalın,özlü,eğlenceli bir anlatımla örülmüş bölümler okudum.Herkesin ama özellikle de büyüklerin okuması gerekiyor.
72 syf.
·Puan vermedi
Çocukken okuduğum kitaplardan. Aklımda pek bir şey kalmadı ama o zaman bana verdiği hayal gücü meyvesisidir. Çocukken okuduğum kitapların içeriği hatrımda olmasa da tadı damağımda.
Şu sözümü hiç unutma,
Kaptırdığın peynire değer:
Her dalkavuk çıkarı için över,
Yüzüne güler, peynirini yer.
Jean de La Fontaine
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Konuşmaya geldi mi,
Sarayda akıl ögreten bol;
İş yapmaya geldi mi,
Tek kişi ara da bul.
Jean de La Fontaine
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Masallar
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
97815423381
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınları

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0