Merhaba

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.014
Gösterim
Adı:
Merhaba
Baskı tarihi:
30 Aralık 1998
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754180268
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Merhaba
Merhaba
Nesin Vakfı'nın yedi yapısı vardır. Bunlardan ikisi işçi evidir; biri Nesin Vakfı'nın yönetmenevidir. Birinin alt katı ahır, üst katı yine işgören evidir. Birinin altı işgören evi, üst katı Aziz Nesin'in evidir. Dört katlı büyük yapı Nesin Vakfı çocuklarının evidir...

Aziz Nesin'in 32 dile çevrilmiş kitapları sırasıyla en çok şu dillere çevrilmiştir: İran'da (70), Yunanistan'da (20), Almanya'da (16), Rusya Sovyet Cumhuriyeti'nde (yani Rusça 15), Bulgaristan'da (10) ve daha birçok dillere... Romenceye Aziz Nesin'in 7 kitabı çevrilmiş ve "Biraz Gelir misiniz" adlı oyunu da "Braila Devlet Tiyatrosu'nda oynamıştır...

Aziz Nesin, Türkiye'de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, sahnelenecek oyunlarının, filme alınacak eserlerinin telif haklarıyla, bütün eserlerinin iç ve dış radyo ve televizyonlarda temsil ve yayınlarından elde edilecek telif haklarını tümüyle Nesin Vakfı'na bağışlamıştır...
200 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabı 1971 yılının, eylül ayına ait ilk baskısından okudum.Kokusu, sayfalarının yıpranmışlığı daha bir nostalji havası yarattı diyebilirim. :)
Aziz Nesin'in, daha önce yayınlanmış yazılarının toplamından oluşuyor kitap.Bir nevi zamanda yolculuk gibi. :) Dikkatimi çeken şey ise 46 yıl önceki sorunların çoğunun hala yerli yerinde duruyor olması, bazılarının ise sadece şekil değiştirmiş olması.
O döneme ait sorunları Aziz Nesin mizahıyla, onun kaleminden görmek adına çok önemli bir eser. Kitabı okuduktan sonra Aziz Nesin'in neden 4 kez kurşunlandığını,Madımak'ta yakılmaya çalışıldığını ve ardı arkası kesilmeyen yargılamaların nedenini çok iyi anladım. Bunu yapanların ya da yaptıranların sorunu, Aziz Nesin'in sivri dili,dini görüşü,muhalif duruşu olabilir fakat asıl sebebi gözlemlerini mizaha dökerek zekice eleştiriyor olması. Zekice eleştiriliyor olmak neden bir sorun olur, orasını anlayabilmiş değilim. Bu kitapla beraber Aziz Nesine olan sevgim ve saygım bir kat daha arttı. Kitapta ki ''Atatürk'le Konuştum'' bölümünü çok sevdim, ''Olmasaydın olmazdık'' ya da ''Olmasaydın da olurduk'' gibi hiçbir sonuca ulaşmayan, hiçbir sorunu çözmeyecek olan kısır tartışmalara girmek yerine, anlamak ve anladıklarını icraata dökebilmek adına, ders niteliğinde konuşmalardan oluşuyor.
215 syf.
·4 günde·9/10
İncelememi baştan sona okuyana, yanlışlıkla tıklayıp şöyle bir göz atana, ay yok işim var belki sonra okurum diyene, merhaba; Aziz Nesin okumayı çok sevene, daha önce okumamış ama okumayı düşünenlere, bana hitap etmiyor ama yine de bir göz atabilirim belki diyenlere, selam olsun. Nükteli, güldüren bir yandan da eleştiren yazılar okumaktan hoşlananlara, çok uzun olmasın, kısa olsun ama bir o kadar da dolu dolu olsun okuduklarım diyenlere, hayatın her anında karşılaşabileceğin belki de karakterin ta kendisi olabileceğin olayları sevenlere, merhaba. Yazılanları eleştirirken kendi özeleştirisini de atlamayanlara, hatta bu inceleme nereye gidiyor benden çok merak edenlere, selam olsun.

Evet, böyle uzar gider ama kendime bir dur demem gerekiyor sanırım, kitap aynı bu şekilde Selam ve Merhaba başlıklarıyla olaylara, kişilere yahut davranışlara gerekçeleriyle birlikte hitap ederek başlıyor. Bu sayfaları okurken içimden bende birçok olaya ve kişiye bol bol selamlarımı yolladım. :)

Kitap, dergi ve gazetelerde yer alan yazıların bir araya getirilmesinden oluşuyor, yazar aslında bu durumun zor olduğunu bazen güncelliğini ve o anki etkisini yitirmiş olduğundan her yazıyı kitaba alamadığını ve bu yüzden bu seçkilerin kitaplık değeri olanlardan oluştuğunu belirtmiş.

Kitabın başlarında yer alan Atatürk’e dair yazılar benim en çok sevdiklerimdi, özellikle Atatürk’le Konuştum’u çok beğendim, Atatürk’ün konuşmaları kendi sözlerinden oluşuyordu ve bütünlük çok iyiydi. Ardından, politik, güncel, hayata dair, dini birçok konuda kaleme aldığı yazılar vardı, bu kitabında kaleme aldıkları ilk okuyuşumdu, onun için kendi adıma okuması daha keyifliydi.

Yazma üzerine kaleme aldığı cümlelerindeki samimi ifadeleri de ayrıca çok beğendim. Nesin’in daha önce okuyup da beğendiği ‘kalem altıncı parmak olmuş, önümdeki kâğıt dipsiz kuyu’ ifadelerini kullanarak yazmaktan korkmadığını ama bazı zamanlar o kadar çok yazacak konu olmasına rağmen istediğini istediğince yazamamaktan ötürü yazmaya karşı bir tiksinme, direnç gösterdiğini belirtiyor. O satırları okurken bu duygulara rağmen bu kadar eser kaleme almış demek ki istediklerini gerçekleştirebilse daha neler neler yazabilecekmiş dedirtti.

Kısacası, klasik Aziz Nesin kitabıydı ama yine benzer konuları farklı şekilleri ele alışıyla da benzersizdi.
Hangi konuda olursa olsun, kutsal kavramları dillerine dolayıp yırtına yırtına bağıranların ahlakından şüphe ederiz.
Ey okurlarım,ey beni anlayanlarım, ey benim anladıklarım!
Biz,kendi kendimizi yiyoruz. Kalemimle göğsümü delip yüreğimi veriyorum size... Kalemimle kafamı delip beynimi veriyorum size... Kalemimi canıma batırıp kanımla besliyorum yazılarımı...
"Başımla gönlümü edemedim eş,
Biri kırk yaşında,biri yirmibeş."
(Samih Rıfat)
- Atam, umudumuzu nereye, kime bağlayalım?
- Bir adam ki, büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki, memleketi kurtarmak için evvelâ büyük olmak lâzımdır der ve bunun için bir numune intihap eder, onun gibi olmayınca memleketin kurtulmayacağı kanaatinde bulunur; bu, adam değildir.
İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, fâni Mustafa Kemal; diğeri milletin daima içinde yaşattığı Mustafa Kemaller idealidir. Ben onu temsil ediyorum. Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemaller doğurmayacak mı? Feyiz milletindir, benim değildir.
Aziz Nesin
Sayfa 23 - Bilgi Yayınevi
İSTİKLÂL: Bu, bir cadde adıdır. Türkiye'nin en çok gelip geçilen, üstünden en çok yürünen, en işlek caddesidir; İstiklâl Caddesi... İşlek olması bakımından adına istiklâl denilmesi belki doğru, ama o cadde, Türkiye'de istiklâlin en az olduğu yerdir. Hele kadınlar, hele hele geceleri o caddeden istiklâlleri ellenmeden, mıncıklanmadan geçemezler. Gidiş gelişin demir çubuklarla, geçit yerleriyle, trafik düdükleriyle; belediye cezalarıyla en çok sınırlandığı yer o caddedir. Karşıdan karşıya zor geçilir, zor yürünür, orada söz atılır, orada el atılır. En az Türkçe konuşulan yer orasıdır. Dükkân, mağaza, apartman adları bile yabancıdır.
Böyle bir yere İstiklâl adı verilmesinin elbet bir anlamı olacak; nedir zavallı İstiklâlden istedikleri?
VATAN: Bu da cadde adıdır. Türkiye'nin en önemli kenti İstanbul'un en önemli caddesidir: Vatan Caddesi... Ve bu Vatan Caddesi, Türkiye'de arsasının, yani toprağının en pahalı olduğu yerdir. Yoksullar, orada barınamaz, yerleşemez, duramaz. Bunu bilerek mi buraya Vatan Caddesi adını vermişler? Bir yazar çıksa da, ''Vatan'da yoksullara barınacak yer yok!'' diye yazsa, ona kötü gözle bakılır. Oysa Vatan Caddesi, salt zenginlerin caddesidir. Böyle bir yere Vatan adı verilmesinin elbet bir anlamı olacak...
Aziz Nesin
Sayfa 37 - Bilgi Yayınevi
Sevmek, insanın kendisinden vermesi,sevdiği şeye bir katkıda bulunması demektir. Kendimizden verebileceğimiz en değerli şey de zamandır.
Sevmek, insanın kendisinden vermesi, sevdiği şeye bir katkıda bulunması demektir. Kendimizden verebileceğimiz en değerli şey de zamanımızdır.
Aziz Nesin
Sayfa 158 - Kardeşler Basımevi, 1980, IV. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Merhaba
Baskı tarihi:
30 Aralık 1998
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754180268
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Merhaba
Merhaba
Nesin Vakfı'nın yedi yapısı vardır. Bunlardan ikisi işçi evidir; biri Nesin Vakfı'nın yönetmenevidir. Birinin alt katı ahır, üst katı yine işgören evidir. Birinin altı işgören evi, üst katı Aziz Nesin'in evidir. Dört katlı büyük yapı Nesin Vakfı çocuklarının evidir...

Aziz Nesin'in 32 dile çevrilmiş kitapları sırasıyla en çok şu dillere çevrilmiştir: İran'da (70), Yunanistan'da (20), Almanya'da (16), Rusya Sovyet Cumhuriyeti'nde (yani Rusça 15), Bulgaristan'da (10) ve daha birçok dillere... Romenceye Aziz Nesin'in 7 kitabı çevrilmiş ve "Biraz Gelir misiniz" adlı oyunu da "Braila Devlet Tiyatrosu'nda oynamıştır...

Aziz Nesin, Türkiye'de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, sahnelenecek oyunlarının, filme alınacak eserlerinin telif haklarıyla, bütün eserlerinin iç ve dış radyo ve televizyonlarda temsil ve yayınlarından elde edilecek telif haklarını tümüyle Nesin Vakfı'na bağışlamıştır...

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • Derya Özkan Lengerli

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0