Metafizik

Aristoteles
Çevirmen:
Ahmet Arslan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Aristoteles - Metafizik"
9/10
·702 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 01:49
Aristoteles’in Metafizik adlı kitabı, felsefe tarihinin en önemli eserlerinden biridir. Metafizik’in ilk cümlesi “İnsan doğası gereği bilmek ister.” şeklindedir. Bu ifade, insanın bilgiye ve hakikate yöneliminin doğuştan geldiğini vurgular. Daha sonra Aristoteles, “varlık nedir?” sorusunu sorar ve bu sorunun peşinden gider. Kitap, 14 bölümden oluşur. Özellikle 11. ve 12. bölümler çok önemlidir. Aristoteles burada evrenin nasıl işlediğini, her şeyin neden var olduğunu ve bu nedenlerin başında bir ilk nedenin (Tanrı) bulunduğunu anlatır. Bu Tanrı, hiçbir şeye bağlı olmayan, değişmeyen ama her şeyi harekete geçiren bir varlıktır. Aristoteles’in düşüncesinde “töz” denen bir kavram çok önemlidir. Töz, başka bir şeye ihtiyaç duymadan var olabilen, temel varlıktır. Yani bir şeyin ne olduğu değil, kendi başına var olması önemlidir. Öz dediğimiz şey ise tözün bir parçasıdır, onsuz düşünülemez. Ayrıca Aristoteles, hocası Platon’un fikirlerini de eleştirir. Platon’un “idealar” dünyasını yeterli bulmaz ve bunun yerine kendi “form” anlayışını geliştirir. Yani gerçeklik hakkında daha somut ve mantıklı bir yol arar. Bu kitap zamanla hem Batı dünyasında hem de İslam dünyasında çok etkili olmuştur. Farabi, İbn Rüşd ve Thomas Aquinas gibi düşünürler tarafından derinlemesine incelenmiş, felsefi düşüncenin gelişiminde çok büyük etki yaratmıştır. Metafizik, hayatı, evreni, Tanrı’yı ve insanı anlamaya çalışan derin bir kitaptır. Herkes için kolay bir okuma olmasa da, eminim herkesi fazlasıyla düşünmeye sevk edecek bir başyapıttır. Kitabın ön sözünde ilgi çekici şöyle bir pasaj var: "__İbni Sina, bütün bilimlerde üstatlık
MetafizikAristoteles · Divan Kitap · 2017731 okunma
Metafizik - Aristoteles
8/10
·702 syf.··
2020 1. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2020 19:13
Bilmek isteyen kişi için bu çeviri oldukça güzel tanımlamalar içermektedir. Ben Metafizik kitabını inceleyip Varlık felsefesi dersim için bir makale hazırlamıştım. Bu makalemden yola çıkarak Metafizik nedir? Töz nedir? biraz bahsedeyim. Metafiziksel eylemle ilk defa “ilk felsefe” adı altında Aristoteles felsefesinde karşılaşırız. “İlk felsefe” de Aristoteles “Varlık ve onun temel belirlenimleri nelerdir?” sorusu ile meşguldür. Bu soru Metafizik ’in temel sorusudur. Metafizik, en bilinen ve en tartışılan kitaplardan birisidir. diyebiliriz. Aristoteles’in metafiziği, varlık olmak bakımından varlığı ve o varlığın özüne ait olan nitelikleri inceleyen bir bilim dalıdır. Çünkü Aristoteles’e göre, varlık olmak bakımından varlığı incelemek ya da bir ve aynı doğayla ilgili şeylerin incelenmesi metafiziğe ait bir şeydir. Aristoteles’in Metafizik kitabı 14 farklı bölümden oluşmaktadır. Metafizik’in ilk cümlesi “İnsan doğaları gereği bilmek ister” şeklinde başlamaktadır. Yani buradan anlayacağımız şey insan eğer doğası gereği bilmek istiyorsa, doğaya uygun davranmak, bilginin yolundan ve bilgelik sevgisi olan felsefeden sapmaması gerekmektedir. Bu sayede insan aklının feneri hiç sönmez ve gözleri aydınlığa her zaman açık olur. Metafizik kitabında töze ilişkin tanımların hepsini bulmak mümkündür. Metafizik kitabının ilk cümlesi “insan doğaları gereği bilmek ister” şeklinde başlamaktadır. Yani buradan anlayacağımız şey insan eğer doğası gereği bilmek istiyorsa, doğaya uygun davranmak, bilginin yolundan ve bilgelik sevgisi olan felsefeden sapmaması gerekmektedir. Bu sayede insan aklının feneri hiç sönmez ve gözleri aydınlığa her zaman açık olur. Aristoteles Metafizik kitabında varlığa “töz” olarak bakmıştır. Varlık birçok anlama gelmektedir. En genel anlamda bildiğimiz tanımı
Felsefe
MetafizikAristoteles · Divan Kitap · 2017731 okunma
VARLIK OLMAK BAKIMINDAN VARLIĞIN BİLİMi
10/10
·702 syf.··
2024 5. kitabı
Bu eser, Batı düşüncesinin yönü ve içeriği üzerinde derin bir etkide bulunmuş, Batı düşüncesi, gerek doğrudan doğruya gerekse Ortaçağ düşünürleri ve teologları aracılığıyla dünya ve Tanrı anlayışının ana unsurlarını, ve metafizik yapısının temellerinin kendilerini bu eserden almıştır. Her doğal teoloji denemesi, tanrısal öz üzerine her spekülasyon, evreni var olan mekanik kuvvetlerin basit bir sonucundan başka bir şey olarak açıklamak yönündeki her çaba bu ünlü esere şu veya bu şekilde borçludurlar. Saf ve aşkın, en yüksek kişi olarak Tanrı, varlığın iki kutbu, madde ve saf düşünce arasında gelişen formlar dizisinin doruk noktası ve sonudur. Aristoteles'in evreni, bir gerçeklikler hiyerarşisinden oluşur. Bu gerçeklikler hiyerarşisi ise muayyen bir tarzda birbirine bağlı olan, hepsi farklı derecelerde madde ve formdan meydana gelen bileşimler olan ve bileşimlerden her birinin kendisini takip eden şeye bir dayanak ve özne ödevi gördüğü ve onu kendine özgü fiili ile aştığı sürekli bir merdivene göre düzenlenmiştir. Çünkü her tözsel form, kendisine dıştan olan bir maddede gerçekleşmesinin koşulunu bulur. Örneğin insan, bir gerçeklik olmak için, organlaşmış bir bedenin varlığını gerektirir. Daha üstün form, belirlenimlerinin daha büyük zenginliğinden ötürü, daha aşağıdaki formun varlık nedeni ve akılsal ilkesidir. Böylece tedrici olarak maddi öğe ve kuvveyi sürekli olarak dışarı atmak suretiyle kendisine ulaştığımız mutlak olarak saf olan form, artık gerçekleşmek için daha önceden var olan bir maddeye dayanmak ihtiyacı göstermez. O kendisinden başka bir koşula sahip değildir. O, en yüksek, en mükemmel anlamda gerçekliktir. Bütün diğerlerine varlık ve akılsallık veren en gerçek varlıktır. O halde var olan her şey, muayyen bir derecede ve kendisine has mükemmelliği
MetafizikAristoteles · Divan Kitap · 2017731 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2024 8. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 12:12
Merhaba, felsefe merakım biraz hüsrana uğradı diyebiliriz bu kitapla birlikte. Aristoteles'in temellendirmeleri genel olarak- dahası dünyanın ve düşünce yapılarının geldiği bu son noktada uzun bir zaman etkili olsa da şu an pek değil. Tam olarak ne beklediğimi ben de bilmiyorum ama beklediğim kesinlikle bu değildi. Birkaç hususta farklı arkadaşlarla da tartıştık Aristo'nun fikirlerini. Felsefenin yapı taşlarından vs, çok söylenmek de istemiyorum tabi. Sonuçta, MÖ bu şekilde yazılmış bir kitabın ve bu fikirlerin, zamanı da göz önünde bulundurarak değerlendirilmesi gerektiğini gördüm. Merak ediyorsanız okuyun.İyi okumalar.
Felsefe ve Düşünce
MetafizikAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2018731 okunma
Puan vermedi·702 syf.··
2023 43. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2023 13:40
Açıkçası daha okumadan önce bile biliyordum kitabın ağır geleceğini. Aslında biraz da ne kadar ağır geleceğini öğrenmek istedim. Tercümesinden mi kaynaklı yoksa felsefenin teknik terimlerinin bolluğundan (ki; birçoğunu ilk kez gördüm) mı bilmiyorum anlamakta zorlandığım yer çoktu. Hatta tekrar tekrar okuduğum halde yine de anlayamadığım yerler de var. Benim gibi keyfe keder okuyacak olanlara tavsiye ederim. Fakat anlamak için öncesinde epey felsefe bilgisi lazım. Bunu kendi gözlemimle müşahede etmiş bulunmaktayım:) İyi bir okuma diliyorum.
MetafizikAristoteles · Divan Kitap · 2017731 okunma
8/10
·328 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 11:49
Asıl mesele olmak ya da olmamak değilmiş. Hatta "olmak" bir mesele bile değilmiş. Asıl mesele nasıl olduğun, nereden geldiğin ve bir yere gidebilme ihtimalinin olup olmamasıymış. Bunlar içinde vuku bulansa "varolma" sanatıymış. ️ Aristoteles başlangıçta bilimi sanat olarak kabul ettiğini söylüyor. Nacizane yorumumu daha baştan okuyunca, ilk bağımızı burada kurduğumuzu söylemeliyim. İlk cisim, madde, var olma, var olmama diye okuyup diğer yandan da su, hava, toprak, ateş sıralaması yaparak düşünüyordum ki bildiğim tek şeyin hiçbir şey bilmediğim olduğuyla yüzleştim. Gerçi bu sürecin en kolay kısmıydı zira ben okudukça zaten hiçbir şey bilmiyorum diye hayıflananlardandım. Felsefenin üç büyüklerinden biri Aristoteles, diğer ikisi olan Sokrates ve Platon gibi (ki bilindiği üzere Aristo Platon'un öğrencisidir.) filozofların da yaklaşımlarına yer vererek oluşun, oluşu oluşturan maddelerin, maddeleri oluşturan güçlerin açılımını yaparak varlığın doğuşuna uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. ️ Platon'un idea'larıyla kendi varoluşsal tezlerini karşılaştırarak sunduğu bakış açılarıyla adeta sınırsızlığı ispatlıyor. Okurken zihnimde Spinoza'nın Etika'sı, Einstein'ın tanrıyı ispatlama savları dolaşıp durdu. Farklı zamanlarda da yaşadıklarını dikkate aldığımız da, varlığın ve yaradılışın sorgulanmasın da tarihsel başlangıcına doğru gittiğimizi hissettim. Bununla birlikte, kutsal kitaplarda geçen "Ben sizi bir toz zerresinden yarattım." ifadesi, insanın topraktan yaratıldığının ve toprağı oluşturan elementlerin insanın yapısında da olduğu bilgisi de kendini hatırlattı. Bu noktada da aldığım notlara ve sorularıma şu an değinmeyeceğim ama umarım bir gün bu alanın üstadlarının görüşlerini dinleme imkanı ve yeterliliği bulabilirim. Belki asla doğru cevap bulunamayacak olsa da
1000Kitap
MetafizikAristoteles · Ketebe Yayınevi · 2024731 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2019 92. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2019 01:14
Öncelikle tavsiye niteliğinde birkaç cümle kurmak istiyorum. Metafiziği okumaya başlamadan önce mutlaka ilkçağ felsefesi hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Ayrıca Aristoteles hakkında farklı kitaplardan okumalar da yapılmalıdır. Ve hatta yine bu kitaba başlamadan bu kitap için kısa da olsa okumalar yapmak lazım. Zira felsefi bir altyapı inşa etmeden bu kitabı okumak -ki bu altyapı atılmış olsa dahi güçlüğü ortadadır- oldukça zor olacaktır. Güçlüğüne rağmen, özellikle felsefeyle yakından ilgilenenler için, okunması zaruridir. Aristoteles bu kitapta, genel anlamda "varlık" ve "varolan"ı incelemektedir. Bununla birlikte kendisinden önce gelen filozofların görüşlerini zikreder, bilimlerin sınıflandırması üzerinde durur, "nedenler" ve "ilkeler" üzerine konuşur.
Felsefe
MetafizikAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2018731 okunma
metafizik
10/10
·702 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 00:59
"Sonsuz hiçbir şey var olamaz, çünkü aksi takdirde sonsuz kavramı sonsuz değildir" (sf181) (alıntı) Bu konuda Kindî üstadın şerhinden alıntı yapacağım Özetle şunu diyor. Tam sayılar sonsuzdur, doğal sayılar da sonsuzdur. Bu önermeye göre tam sayılar = doğal sayılar. Ya da tam sayılardan 1-100 arasını çıkarırsak. Çıkardığımız kısım sonlu malum. Kalan kısım sonlu mu sonsuz mu? Sonlu ile iki sonlunun toplamı nasıl sonsuz olur? Sonsuz ise sonsuza ekleme yaptığımızda yine sonsuz olur dememiz lazım. İlk hali (tam sayılar) ile çıkarılmış hali eşit demek lazım. Ama eşit değil. Öyle ise varlığa nispet edilen hiçbir şey sonsuz olamaz Vardığı sonuç (ya da şerhi) bu şekildeydi. Tabi bu önermelere sayılar ve sonsuzluk üzerine düşünmeyi sevenlerin cevabı sonsuzluğun bir sayı olmadığı dolayısıyla tam sayıların sayısı (sonsuzluğu) ile doğal sayıların sayısının (sonsuzluğunun) birbirine eşitliği ya da değilliği üzerine bir önerme kurulamayacağı olacaktır muhtemelen. Ama bu da ancak matemtiğin sonsuzluk söz konusu olduğunda işin peşini bırakıyor olması ve konudan uzak durması gerçeğini ortaya koyuyor olacaktır. Matematik ne varlığın kendisini ne de varlığın sonluluğunu ne sonsuzluğunu ispat edebilir. Sayı dediğimiz şey fiziksel dünyaya mı aittir, fizik ötesine mi? Şimdilik ilk incelemelerim bu kadar okudukça yazacağım.
Felsefe
MetafizikAristoteles · Divan Kitap · 2017731 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
“Genel olarak her şeyin kanıtının olması mümkün değildir (olsaydı sonsuza yürür, hiçbir şey de kanıtlanamazdı).” “Hareketin belirsiz görülmesinin nedeni ise onun varolanların imkanına da işlerliğine de yerleştirilememesidir.”
MetafizikAristoteles · Ketebe Yayınevi · 2024731 okunma
Metafizik - Aristoteles
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 149. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 00:10
Beni derinden etkileyen birkaç kitaptan biri oldu. Açıkçası bu kadar büyük ve önemli fikirler üzerine konuşmak benim için çok zevkli. Ama şimdilik ancak kısa bir özet yazabilirim. Aristoteles öncelikle deneyimin, sanatın ve bilgeliğin ne olduğunu açıklıyor. Diğer bilimlerden farklı olarak asıl bilgeliği aradığını ve bunun da ilk felsefe (yani metafizik) olduğunu söylüyor. Kendisinden önce gelen bilge ve filozofların varlık hakkındaki görüşlerinin ne olduğundan bahsedip, konuyu özellikle Pythagorasçılar ve Platon’a getiriyor. Çünkü onlar diğerlerinden farklı olarak duyulur olanın ötesinde varlıkların da olduğunu söylüyorlar. Pythagorasçılar bu türden varlıklara “sayılar” Platoncular ise “idealar” diyor. Aristoteles öncelikle varlığı sadece maddesel olan olarak ele alanların hata yaptığını, çünkü doğanın var olanların yalnızca bir cinsi olduğunu ve duyulur olanların dışında da varlıklar olduğunu söylüyor. Ayrıca bilgiyi sadece duyumlar olarak ele alanların da yanıldığını, çünkü onların duyuların yanıltıcı olduğu iddiasından hareketle bilgiyi imkansızlaştırdıklarını söylüyor. Bu konuda özellikle sofistlerin yaptığı mantıksız tartışma şekillerini eleştiriyor. Bir konuda konuşabilmek için tanımlara ihtiyaç olduğunu, tanımlama yapabilmek için de tikel ve tümel ayrımı yapılması gerektiğini söylüyor. İşte Aristoteles bu tümeller konusu üzerinden maddesel varlıkların dışındaki varlık türünü, yani ilk felsefenin uğraştığı alanı (metafiziği) tanımlıyor. Aristoteles Pythagorasçıları ve Platon’u ise, duyulur olan varlıklar ile sayılar veya idealar arasındaki ilişkiyi açıklamamış olmalarından dolayı eleştiriyor. Onlar maddesel varlıkların sayılar veya ideaları taklit ettiklerini veya onlardan pay aldıklarını söylüyorlar, ama bunun nasıl olduğunu açıklamıyorlar. Bu yüzden
MetafizikAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2018731 okunma

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.