·
Okunma
·
Beğeni
·
71
Gösterim
Adı:
Mitla Geçidi
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın
Tel Aviv 20 Ekim 1956 Bir Gün Öncesi Eski Alman kolonisinden kalmış olan Başkanlık evi Tel Aviv'in kuzeyinde geniş bir savunma biriminin ortalarındaydı. Saat gece yarısını geçiyordu. Ardı arkası kesilmeyen konuların en sonuncusu da gitmişti. David Ben-Gurion o gün ilke kez tek başına kalıp düşünmeye fırsat bulabilmişti. Yeşil çuha kaplı uzun toplantı masasının başındaydı. Meyva sepetlerinde çürümekte olan elmalar, armut çöpleri, üzüm ve şeftali çekirdekleri vardı. Yarı dolu gazoz şişeleri çaprazlama ateşe tutulmuş bir manganın erleri gibi sağa sola devrilmişti.
400 syf.
·8/10
Kitabı okuyalı 10 yıldan fazla oldu. Eski bir kitap şu an da basımı olduğunu sanmıyorum. Ancak karakteri ve konusu 1950.1960 lı yıllar İsrail devletinin kuruluş süreci. Aksiyon, heyecan hep var. İki günde bitirmiştim kitabı. Bu tarz tarihi romanlara merakı olanlar okuyabilir.
400 syf.
·21 günde·Beğendi·6/10
David Ben Gurion'u görüyoruz. Düşünceli ama sakin. Bildiği var ama yine sakin. Yaklaşmakta olan savaşın sesleri yanı başında, odasında, karargahta. Düşünceli. Mısır'ın 'yeni silahları'na karşı elinde bulunan eski silahlarla ne yapacağına düşünerek, plan yapmakta. Savaş yaklaşıyor. İngiliz ve Fransızlarla yaptığı işbirliğini düşünürken kendisini yarı yolda bırakacaklarından da emin. Amerikalılara da kızıyor. Mısır, Suriye, çöl, Suveyş, kanal...Savaş yaklaşırken ulusunu korumak için yapması gerekenleri gözden geçiren bir adamla karşı karşıyayız ve bu şekilde hikaye 20 Ekim 1956'dan bir gün öncesinden başlıyor. Tarihe Suveyş Krizi olarak geçen ve bir tarafta Mısır, diğer tarafta ise İsrail, İngiltere, Fransa ve dolaylı bir şekilde Amerika'nın olduğu ve Suveyş Kanalı'nı kamulaştırmak isteyen Nasır yönetimindeki Mısır ordusuna karşı kanalın kamulaştırılmasına karşı çıkan İngiltere ve Fransa ile buradan istifade edip toprak kazanmak isteyen İsrail'in 1956 Suveyş Savaşı (krizi) öncesi yaşanan olayların anlatımıyla başlıyor kitap. Ülkelerin konumu, siyasi tavırları, savaş araç gereçlerin durumu, hedefleri ve o hedeflere nasıl ulaşılacağı anlatılıyor.

Yazar, Gideon Zadok'un anlatımıyla konuyu ilerliyor. Roman içinde roman okuyoruz. İsrail devleti kurulduktan sonra
çeşitli ülkelerden gelen Yahudilerin bir arada olma çabası ve etraflarının kendilerinden olmayan milletlerden olması, kendilerini orada sıkışmış vaziyette hissetmelerine yol açsada, artık bir arada yaşayabilecekleri bir topraklarının olması onlar için büyük nimet olur.

Toplama kamplarından sağ kalanlarla başka yerlerden gelen Yahudilerin bu topraklarda tek çatı altında buluşmasını da
okuyoruz.

Gideon'un ailesiyle İsrail'de yaşadıkları sayfa içlerinde aralıklı bir şekilde anlatılır. Yeni kurulan bir devlet, savaş ve çatışmaların sürekli yaşandığı bir yerde aile bakımı, büyütme, hayatı idame ettirme mücadelesi de paralel bir şekilde anlatılır.

Koca savaşa gitmeyi dört gözle beklerken, karısı ise gitmemesi için yalvarır. Romandaki Gideon Zadok, hem gazeteci hem de
yazar kimliğiyle savaşın içinde. Suveyş Kanal harekatı üzerine kurgulanmış bir roman. Yaşanan gerçek, olaylar gerçek, savaş gerçek.

Kitap geçmişle kendi dönemi arasında sürekli gitgeller yaşatıyor. Bir orada bir burada ve farklı zaman dilimleri arasında gidip geliyoruz. Küçüklüğüne dönüş, babasıyla mektuplaşmalar, aile yaşamı gibi sosyal hayatın içinden kopup gelen yaşamdan kesitler sunarak, sadece savaş anlatımı da yapılmıyor. Savaşın dışında yaşanan sosyal hayata dair düşünceler, diyaloglar gözler önüne de seriliyor.

Gideon Zadok karakterinin ana karakter olarak kurgulandığı romanda ona eşlik eden aile, çevre ve savaş yer alıyor. Okula
giden çocuklar, evdeki yaşam, rutin yapılan işler, siyaset ve 'ne olacak şimdi'nin sorulduğu bir yerde hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.

Sosyal hayatın en önemli ögesi olan aile ve Yahudi gelenekleriyle yeni doğan tüm bireylere bunun benimsetilmesi; Yahudi dininin emirleri doğrultusunda konuşmalar, yapılan ayinler ve çevrede bulunan Hıristiyan nüfusla münasebetleri de
anlatılıyor.

Yahudi tarihinden kısa kesitler de sunuluyor. Rusya ve Polonya'daki zenginliklerinin sebepleri, sürekli göçe tabi
tutuldukları için yanlarında mesleklerini de götürmeleri; ama ilerki dönemlerde buralarda da din değiştirmeye zorlandıkları için yine göç ettiklerin de bahsediyor.

Kitabı okuduğunuzda Yahudilerin Avrupa içlerinde yaşadığı göçlerden kesitleri görüp, ezilen, sömürülen, hor görülen, yok sayılan bir ırk/dil mensuplarının çektiği acıdan da bahsediyor.

Gideon Zadok'un evlenmeden önceki hayatı ve onun da ötesine ailesinin geçmişine, dönüşler yaparak ailenin geçmişinden bugüne bir bağ kuruluyor. Ayrıca Rusya'daki Yahudiler ve oradan Filistin'e göçün zorluğu, ezikliği, horlanışları ve tarihi anlatılıyor.


Filistin'e 1920'lerde başlayan göçün içinde yaşamdan kesitler sunuyor. Orada yaşayan eski yerleşik Yahudilerle sonradan
oraya gelen Yahudiler arasında yaşanan kültür farklılıkları ama bunun yanında bataklık, kurak bir araziden, yaşanabilir
bir yer yapmak için verilen birlik mücadelesini de okuyoruz.

Notlar:

+ Kitap 1988 yılında ABD'de yayımlandıktan bir yıl sonra 1989 yılında Mehmet Harmancı çevirisi ile Altın Kitaplar tarafından yayımlanmış.
+ Eğer bir yazarın gözünden Suveyş Kanal harekatı anlatılsaydı çok daha iyi olurdu. Kitabın adı Mitla Geçidi ve Kanal harekatı
sadece sanki 'dekor' olarak duruyor. Önemli kısım yazarın, ailesinin geçmişi, yaşadıkları, aile bağları aile içinde yaşanan sıkıntılar, kırgınlıklar, kopukluklar gibi konular üzerinden gidiliyor. Tabi, olmazsa olmaz kadın, cinsellik, yaşanan ateşli geceler kitabın içine serpiştirilmiş.
+ Savaş kısmı sonlara doğru tekrar önplana çıkartılıp, akıcılık sağlanmaya çalışılmış.
+ Savaş kısımlarının anlatıldığı kısımlar akıcı olmakla beraber, diğer kısımlar çok durağan. Esasında o kısımları az bir şekilde geçişler yaparak kurgulansa çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Hem de hız ve akıcılık da korunmuş olurdu.
+ Kitap ileri de sinema filmi çekilecek havasıyla yazılmış görülüyor. Anlatım ve okurken kişilerin durumu, yazarın
kafasında sanki film gibi şekillenmiş yani macera filmi.
+ Kitabı ancak sahaflarda bulabilirsiniz. Okunmasında kesin şart var mı? Yok. Benim elimin altında yazarın tüm serisi
olduğu için hepsini bu şekilde teker teker okuyorum ve yazıyorum.
+Suveyş Kanal harekatı, onun Soğuk Savaş dönemine etkisi, Rusya ve Amerika'nın tavırları ve İngiltere'nin yenilmesi
sonucu bu coğrafyadan çıkıp, yerini ABD'ye bırakması ve bunlar üzerinden bir kurgu bekliyordum, yanılmışım.
+ Bu kitabı 26/08/2018 - 15/09/2018 tarihleri arası okuyup, yazı 19/11/2018 tarihinde yazılıp, siteye eklenmiştir.
Başının tepesi çıplaktı, geri kalan saçları beyaz bir aslan yelesi gibi fışkırıyordu sanki. Melek yüzüyle aldatıcı derecede sakindi.
Kalkın, ey açlık kurbanları
Kalkın yeryüzünün ezilmişleri
Yeni bir dünya doğuyor...
Yarı dolu gazoz şişeleri çaprazlama ateşe tutulmuş bir manganın erleri gibi sağa sola devrilmişti.
... Aydınlar arasında şöyle bir kanı var: bir yazar Hollyvvood’a gitti mi, edebi yeteneği, önemli konularda yazma arzusu söner, çaptan düşer ve yeteneğiyle adından vazgeçer.
»Ben bir yere ait olmak istiyorum. Bana ihtiyaç duyulmasını istiyorum. Bir yazar olmak istiyorum ve acı ve umutsuzluktan başka yazacak hiçbir şeyim yok.»
«Burada mutlu değilim. Sizinle ilgisi yok bunun. Molly'yle de. Okulda yine başarısızım. Hayatımda yapmam gerekeni yapamıyorum. Gidip kendimi bulmam gerek. Belki de savaş iyi bir mazeret, bilemiyorum.»

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mitla Geçidi
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın
Tel Aviv 20 Ekim 1956 Bir Gün Öncesi Eski Alman kolonisinden kalmış olan Başkanlık evi Tel Aviv'in kuzeyinde geniş bir savunma biriminin ortalarındaydı. Saat gece yarısını geçiyordu. Ardı arkası kesilmeyen konuların en sonuncusu da gitmişti. David Ben-Gurion o gün ilke kez tek başına kalıp düşünmeye fırsat bulabilmişti. Yeşil çuha kaplı uzun toplantı masasının başındaydı. Meyva sepetlerinde çürümekte olan elmalar, armut çöpleri, üzüm ve şeftali çekirdekleri vardı. Yarı dolu gazoz şişeleri çaprazlama ateşe tutulmuş bir manganın erleri gibi sağa sola devrilmişti.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Jacko Namet
  • S. Ali
  • Rıza ş
  • #tevfik#

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0